Medical SpecialtyOpen Access

Düşük immünolojik riskli böbrek nakilli hastalarda antitimosit globulin ve basiliksimab indüksiyon tedavilerinin etkinliklerinin ve güvenilirliklerinin karşılaştırılması

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Hüseyin Koçak

Abstract (TR)

Giriş: Böbrek nakli sonrası greft rejeksiyonu riskini azaltmak amacıyla, immünolojik risk değerlendirilerek indüksiyon ve idame tedavisi uygulanmaktadır. İmmünolojik olarak düşük riskli hastalarda indüksiyon tedavisinde antitimosit globulin (ATG) ve anti-IL2 reseptör antagonisti olan basiliksimab kullanılmaktadır. Bu çalışmada indüksiyon tedavisinde kullanılan basiliksimab ve ATG‟nin, düşük immünolojik riskli hastalarda etkinlik ve güvenilirliklerini karşılaştırmayı ve literatüre katkıda bulunmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi‟nde 1 Ocak 2020 ile 31 Aralık 2022 tarihleri arasında canlı donörden böbrek nakli yapılmış, 18 yaş üstü ve düşük immünolojik riskli olan, indüksiyon tedavisinde basiliksimab protokolü uygulanan 100 hasta ve ATG uygulanan 100 hasta olmak üzere toplam 200 hastanın dosyaları ve hastane veri tabanı taranarak retrospektif bir çalışma tasarlanmıştır. Hastaların retrospektif değerlendirmesinde en fazla 41 aylık dönem değerlendirilmiştir. Çalışmada alıcıların cinsiyeti, yaşı, HLA doku grubu verileri, ulaşılabilen son kreatinin değeri, biyopsi ile kanıtlanmış rejeksiyon atağı varlığı, greft ve hasta sağkalımı, sağkalım süresi, böbrek biyopsi sonucu, nakil sonrasında bakılan CMV ve BKV PCR testi sonuçları, nakil sonrası DM veya HT varlığı karşılaştırılmıştır. Alıcıların tamamı idame tedavide tacrolimus, MMF ve steroid almıştır. CMV PCR değeri 1000 kopya/ml ve üzerinde olanlar ve BKV PCR değeri 10.000 kopya/ml ve üzerinde olanlar pozitif kabul edilmiştir. Kadavra donörden böbrek nakli yapılan, PRA sonucu pozitif olan, kombine organ nakli yapılan, ikinci veya daha fazla böbrek nakli yapılan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Bulgular: Çalışmamızda düşük immünolojik riskli olup indüksiyon tedavisi olarak basiliksimab uygulanan 100 hasta ve ATG uygulanan 100 hastayı değerlendirdik. Basiliksimab alan ve ATG alan her iki grup yaş, cinsiyet ve son serum kreatinin düzeyleri açısından benzerdi. Basiliksimab alan hastalarda HLA uyumu ve DR uyumu ortalaması ATG alanlara göre daha fazla olup anlamlı saptanmıştır (sırasıyla 3,46 ± 1,13‟e karşı 1,57 ± 1, p<0,05; 1,14 ± 0,42‟e karşı 0,55 ± 0,63, p<0,05). Basiliksimab ve ATG alan iki grup arasında renal biyopsi ile kanıtlanmış rejeksiyon oranları (sırasıyla %19‟a karşı %13, p=0,335), ölüm sansürlü greft sağkalım oranları (sırasıyla %96‟ya karşı %96, p=1,0) ve hasta sağkalım oranları (sırasıyla %96‟ya karşı %95, p=0,733) benzer saptanmıştır. Nakil sonrası dönemde CMV ve BKV enfeksiyonu gelişmesi açısından her iki grup benzerdi. Nakil sonrası gelişen DM (NODAT) ve nakil sonrası HT varlığı açısından her iki grup benzerdi. Yaş ve cinsiyetin greft sağkalımına etkisi saptanmamıştır. Greft kaybı olan hastalarda son serum kreatinin düzeyleri 7,5 ± 2,4 mg/dL olup grefti sağlam olanlarda 1,2 ± 0,3 mg/dL saptanmıştır (p<0,05). Greft kaybı olan ve olmayan hastalarda HLA uyumu ve DR uyumu ortalaması arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark saptanmıştır (sırasıyla 2,63 ± 1‟e karşı 2,51 ± 1,58 , p<0,05 ; 1,13 ± 0,36‟ya karşı 0,83 ± 0,61 , p<0,05). Greft kaybı olan hastaların %100‟ünde, grefti sağlam olan hastaların %12,5‟unda renal biyopsi ile kanıtlanmış rejeksiyon mevcuttur ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Greft kaybı olan hastaların biyopsi sonuçları grefti sağlam hastalar ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p=0,007). Nakil sonrası görülen CMV ve BKV enfeksiyonu, greft sağkalımına anlamlı derecede etki etmiştir (sırasıyla p=0,002 ve p=0,004). Nakil sonrası gelişen DM (NODAT) ve nakil sonrası HT varlığının greft kaybına etkisi saptanmamıştır. Basiliksimab alan hastalarda 12 aylık, 24 aylık ve 36 aylık ölüm sansürlü greft sağkalım oranları sırasıyla %99, %94,2 ve %94,2 iken ATG alanlarda ise sırasıyla %99, %93,5 ve %93,5 olarak saptanmıştır. Ortalama greft sağkalım süresi basiliksimab alanlarda 39,6 ay, ATG alanlarda 39,3 ay saptanmış olup benzerdir (log-rank: 0,791). Sonuç: Çalışmamızda basiliksimab ve ATG indüksiyon tedavileri arasında biyopsiyle kanıtlanmış rejeksiyon, greft sağkalımı ve hasta sağkalımı açısından anlamlı fark olmadığı gözlenmiştir. Ölüm sansürlü greft sağkalım süreleri benzer saptanmıştır. Nakil sonrası CMV ve BKV enfeksiyonu açısından da iki tedavi arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Nakil sonrası CMV ve BKV enfeksiyonunun greft kaybı riskini arttırdığı gözlenmiştir. Basiliksimab alan hastalarda HLA ve DR uyumunun daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Böbrek nakli indüksiyon tedavisi, basiliksimab, antitimosit globülin, rejeksiyon, greft sağkalımı

Author

Dr. Müge Tekin

How to Cite

Müge Tekin (Tıpta Uzmanlık Tezi). Düşük immünolojik riskli böbrek nakilli hastalarda antitimosit globulin ve basiliksimab indüksiyon tedavilerinin etkinliklerinin ve güvenilirliklerinin karşılaştırılması, 2024, Akdeniz University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University