Düzensiz göçmenler ile geçici koruma altında bulunan bireyler tarafından jandarma sorumluluk bölgesinde işlenen asayiş suçlarına ilişkin bir analiz
2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Ceyda Kuloğlu
Özet (TR)
Bireyler varoluşlarından bu yana çeşitli etmenlerin etkisiyle daha refah bir yaşam kurmak, ekonomik yeterliliklerini sağlamak ve daha güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürmek amacıyla sürekli göç etmişlerdir. Ancak göç olgusu sadece fiziksel bir hareketten ibaret değildir. Hem göç eden bireylerde hem de göç edilen topluluklarda önemli sosyal ve kültürel değişimler meydana getirmektedir. Göç sürecinde en fazla etkilenen bireyler olduğundan yeni topluma uyum süreçleri de kolay olmamaktadır. Bireyler, kimliklerini yansıtan geleneklerini, değerlerini ve normlarını da beraberlerinde getirerek yeni toplumlarında yaşamaya çalışmaktadırlar. Göç sürecinin bu özelliği, bireylerin yeni toplumlarıyla uyumsuzluk seviyesinin artmasına ve entegrasyonun yavaş ilerlemesine yol açmaktadır. Bu durum, göç eden bireylerin toplumdan soyutlanmasına, dışlanmasına ve etiketlenmesine neden olmaktadır. Entegrasyon sürecinin uzaması, bireylerin sapmış veya suç davranışlarını göstermesini sağlayabilmektedir. Bu kapsamda, 2011 yılından itibaren Orta Doğu bölgesinde meydana gelen kaos ve kargaşa ortamı özellikle Suriye'de yaşayan bireylerin kitlesel göçüne yol açmıştır. Bununla birlikte, Güney Doğu Asya ile Afrika ülkelerinde yaşayan bireyler ekonomik, siyasal ve güvenlik sebepleriyle Türkiye'ye göç etmeye devam etmiştir. Her iki göçmen grubunun Türkiye'yi transit ülke olarak görmeyip hedef ülke kapsamında değerlendirmesi nedeniyle ülke genelinde önemli sosyal, ekonomik ve güvenlik alanlarında sorunlar yaşanmasını sağlamıştır. Bu temel çerçeveden hareketle, düzensiz göçmenler ile geçici koruma statüsünde bulunan Suriyelilerin 2012-2021 yılları arasında Jandarma Genel Komutanlığının sorumluluk bölgesinde işledikleri asayiş suçları analiz edilmiştir. İşlenen suçların asayiş suç verilerine yansıması, suçların kaynağındaki etmenler ve toplum genelinde oluşturdukları etkiler kültürel özellikler ve sosyal yapı unsurları doğrultusunda incelenmiştir. Yapılan analiz neticesinde, göçmen grupların toplum genelinde algılandığı gibi çok yüksek suç oranlarına sahip olmadıkları tespit edilmiştir. Ancak her iki grup tarafından işlenen asayiş suç miktarlarının, yıllara sari olacak şekilde yükseliş eğiliminde olduğu ifade edilmelidir. Bununla beraber, geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin ekonomik yeterliliklerini sürdürmek ve kazanmak amacıyla ekonomik temelli suçları işledikleri tespit edilmiştir. Ekonomik yetersizliğin neden olduğu gerilimler nedeniyle şiddet esaslı suçları da işledikleri saptanmıştır. Diğer taraftan Güney Doğu Asya ülkelerinden gelen düzensiz göçmenlerin, kültürel faktörlerin etkisiyle cinsel suçlar ile daha fazla ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Tespit edilen bu sonuçlar doğrultusunda, suç oranlarındaki artışın durdurulması ve azaltılması amacıyla toplumsal odaklı ve kırık camlar temelli kolluk stratejileri ile compStat türü analizlerin uygulanması yönünde önerilerde bulunulmuştur.
Yazar
Dr. Murat Koçanlı
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Murat Koçanlı (Doktora Tezi). Düzensiz göçmenler ile geçici koruma altında bulunan bireyler tarafından jandarma sorumluluk bölgesinde işlenen asayiş suçlarına ilişkin bir analiz, 2024, Başkent University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Başkent University tezlerinden daha fazlası
- Film kaplama kalınlığının akort çatalı frekansına etkisi: Deneysel ölçüm ve dinamik hesaplamalar(2023)
- Askerler ve eşlerinin evlilik deneyimlerinin sosyal hizmet bakış açısıyla incelenmesi(2023)
- Hematopoietik kök hücre nakil hastalarında mobil uygulama ile verilen eğitimin destekleyici bakım, distres ve yaşam kalitesine etkisi(2023)
- Suriyeli göçmenlerin mesleki ve teknik ortaöğretimde okullaşmaya etkisi(2023)
- Leni Zumas'ın Red Clocks ve Christina Dalcher'ın Vox eserlerinde kadınların güçlenmesinin incelenmesi(2023)
- Diz protezi cerrahisi geçiren hastalarda preoperatif ve postoperatif kinezyofobinin karşılaştırılması(2023)
