DoktoraAçık Erişim

Gelişmekte olan ülkelerde finansal liberalizasyon uygulamaları ve ekonomik istikrar

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2004
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

ÖZET Son yirmi beş yıllık dönemdeki önemli gelişmelerden birisi küreselleşme olgusunun ivme kazanmasıdır. Temelde ülkelerin ve dünya halklarının bütünleşmesi olarak tanımlanabilecek küreselleşme, bilgi teknolojisinin ulaşım ve iletişim maliyetlerini önemli ölçüde düşürmesi sayesinde malların, hizmetlerin, sermayenin, bilginin ve daha az ölçüde insanların sınırları aşmasının önündeki yapay engellerin kaldırılması anlamına gelmektedir. Küreselleşme olgusu finansal piyasalarda da etkisini göstermektedir. Sermaye ülkeler arasında rahatça dolaşabilmekte, özellikle yüksek getiri potansiyeli olan piyasalara yoğun sermaye girişleri olmaktadır. Öte yandan, ekonomilerinde tasarrufların yetersizliği ve döviz açığı gibi iki yapısal sorunu bulunan gelişmekte olan ülkelerin temel amacı, istikrarlı bir ekonomik büyüme sürecini yakalamaktır. Küreselleşmenin bu durumu, gelişmekte olan ülkelerin sözkonusu amacını gerçekleştirmeye yardımcı olma fırsatı sunmaktadır. Bunun temin edilebilmesi için öne sürülen politikalardan birisi de finansal liberalizasyon uygulamalarıdır. Yapılması gereken, finansal baskı politikalarından vazgeçmek ve sermayenin önündeki yapay ulusal engelleri kaldırmaktır. Böylece, sermaye en verimli olacağı yerde değerlendirilebilecektir. Dünya ekonomilerinin finansal açıdan bütünleşmesini öngören bu yaklaşım, geçtiğimiz çeyrek yüzyılda bir çok gelişmekte olan ülkede uygulama şansı bulmuştur. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bu ülkeler, Latin Amerika'dan Güney Doğu Asya'ya uzanan coğrafyada yer almaktadır. Ancak, finansal piyasaların giderek bütünleştiği günümüz dünyasında herhangi bir ülkenin finansal piyasasında meydana gelen istikrarsızlık uluslararası finansal piyasalarda zincirleme şekilde istikrarsızlıklara peşinden de ekonomik krizlere neden olabilmektedir. Uluslararası piyasalarda gerçekleşen krizlerin bir çoğunun kendine has özellikleri olması ve daha önceki krizlerin belirtilerinin farklılık göstermesi krizlerin öngörülememesine yol açmaktadır. Ancak krizlerin nedenleri ne olursa olsun sonuçları aynı olmaktadır. Zira, milli gelirin düşmesi sonucu halk fakirleşmekte, işsizlik yükselmekte ve finansal piyasalardaki dalgalanmaların artması sonucu yatırımcılar zarar etmektedir. Özellikle etkileri tüm dünyada hissedilen 1997 Asya Krizi sonrasında tartışmalar küreselleşme ve finansal liberalizasyon politikalarının üzerinde yoğunlaşmıştır. Gelişmekte olan ülkeler açısından bu politikaların ekonomik açıdan istikrarlı büyüme amacına hizmet eder olup olmadığının sorgulanması gündeme gelmiştir. Bu çerçevede, çalışmada finansal liberalizasyon teorisi incelenmiştir. Teorinin uygulamaya aktarıldığı gelişmekte olan ülkelerin deneyimleri ekonomik istikrarın seyri ile birlikte değerlendirilmiştir. Ulaşılan sonuçlar, finansal liberalizasyon politikalarını uygulayan gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik istikrarsızlıkların kaynağının ekonominin yapısal zayıflıkları olduğuna işaret etmektedir. Finansal liberalizasyon politikalarının bu sorunlar ortadan kaldırılmadan uygulamaya konması durumunda finansal, peşinden ekonomik krizlerin kaçınılmaz olduğu vurgulanmalıdır. Türkiye'de 1980 sonrası dönemde yaşanan 1982, 1987, 1994 ve 2001 finansal krizleri bu durumun örneklerini oluşturmaktadır.

Yazar

Ahmet Utkuseven

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ahmet Utkuseven (Doktora Tezi). Gelişmekte olan ülkelerde finansal liberalizasyon uygulamaları ve ekonomik istikrar, 2004, Manisa Celal Bayar University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Manisa Celal Bayar University tezlerinden daha fazlası