Hasta kan yönetimi polikliniğine başvuran hastaların depresyon anksiyete düzeylerinin değerlendirilmesi ve ilişkili faktörlerin incelenmesi
2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Abdülkadir Aydın
Özet (TR)
GİRİŞ VE AMAÇ: Demir eksikliği anemisi (DEA), dünya genelinde en yaygın görülen anemi türü olup, önemli bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilimsel araştırmalar, DEA ile depresyon ve anksiyete bozuklukları gibi psikiyatrik rahatsızlıklar arasında anlamlı bir bağlantı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmada demir eksikliği anemisi olan hastaların anksiyete ve depresyon düzeylerinin ölçülmesi ve ilişkili faktörleri dosya taraması yaparak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. YÖNTEM: Çalışmamız 01.02.2024- 31.04.2024 tarihleri arasında Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hasta Kan Yönetimi / Anemi polikliniğine başvuran kişilere yapılmıştır. Araştırmacılar tarafından hazırlanan anket, çalışmaya dahil edilme özelliklerine uygun ve çalışmayı yapmaya razı olanlara, yüz yüze uygulanmıştır. Anket formunun ilk bölümünde sosyo-demografik özellikleri sorgulayan sorular, ikinci bölümde ise 'Beck Depresyon Öleçeği' ve 'STAI I VE II Ölçeği' yer almaktadır. Veriler, IBM SPSS Statistics v20.0 programına aktarılarak analiz edilmiştir. Gruplar arasında farklılık için normal dağılıma uygunluğa göre bağımsız örnekler t testi, Mann Whitney U testi ile grup sayısı ikiden fazla ise One-way ANOVA ya da Kruskal Wallis testi ile değerlendirilmiştir. Kategorik değişkenler arasındaki ilişki için ki-kare testinden yararlanılmıştır. BULGULAR: Toplam 281 katılımcı ile yapılan çalışmamızda katılan hastaların %2,5'i (n=7) erkek, %97,5'i (n=274) kadındır. Bu çalışmada, DEA tanısı ile tedavi edilen hastalarda başvuru anında yüksek düzeyde kaygı ve depresyon belirtileri saptanmıştır. Tedavi sonrasında ise depresyon ve anksiyete düzeylerinde anlamlı düşüş gözlenmiştir. Çalışmada DEA semptomlarının şiddeti ile depresyon ve anksiyete düzeyleri arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. Kronik hastalığı olanlarda DEA semptomları ve depresyon skorları daha yüksek olarak saptanmıştır. Tedavi sonrası demir durumuna göre yapılan gruplandırmada ise depresyon ve anksiyete puanları açısından anlamlı fark gözlenmemiştir. SONUÇ: Sonuç olarak, çalışmamız, DEA hastalarında tedavi ile birlikte depresyon ve anksiyete düzeylerinin anlamlı şekilde düzeldiğini ortaya koymuştur. DEA semptomları ile ruhsal belirtiler arasındaki ilişki gösterilmiştir. DEA'nin erken tanı ve tedavisi, bireylerin yaşam kalitesini artırmada ve psikiyatrik komorbiditelerin önlenmesinde etkili olabileceği saptanmıştır. Gelecekte yapılacak prospektif ve geniş örneklemli çalışmalarla, DEA'nin psikiyatrik bozukluklarla ilişkisinin daha kapsamlı bir şekilde incelenmesi, bu alandaki bilgi birikimini artıracak ve daha etkili tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Demir Eksikliği Anemisi, Depresyon, Anksiyete
Yazar
Dr. Betül Dertli
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Betül Dertli (Tıpta Uzmanlık Tezi). Hasta kan yönetimi polikliniğine başvuran hastaların depresyon anksiyete düzeylerinin değerlendirilmesi ve ilişkili faktörlerin incelenmesi, 2024, Sakarya University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Sakarya University tezlerinden daha fazlası
- Yoğunluk fonksiyonel teorisi kullanılarak pil malzemelerinin hesaplamalı incelenmesi(2023)
- Hacı Ahmed b. Seyyid el-Bigavî ve Terceme-i Avârifu'l-maârif'i (22-43. bablar)(2024)
- Karbazol substıtüye 3,4-dihydropyrimidin-2(1h)-tion türevi bileşiklerin sentezi(2024)
- Geri dönüştürülebilir atıkların derin öğrenme modelleri ile sınıflandırılması: Veri seti boyutunun etkisi üzerine bir karşılaştırma(2024)
- Türk mitolojisinde kurban, kutsal şiddet ve günah keçisi motiflerinin hermeneutik incelemesi(2024)
- Tiyokalkon ile sübstitüe edilmiş metalli ftalosiyaninlerin sentezi ve karakterizasyonu(2018)
