Hemoroidal hastalıklı bireylerde anal sfinkter morfolojik yapısının incelenmesi
2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Evren Köse ; Prof. Dr. Ahmet Kavaklı
Özet (TR)
Amaç: Bu çalışmada, canalis analis'i çevreleyen m. sphincter ani externus/internus kalınlıklarının, m. puborectalis kalınlığının ve trigonum anale alanının evre IV hemoroidal hastalık gelişimi ile ilişkisinin sağlıklı bireylerle karşılaştırılarak incelenmesi amaçlandı. Aynı zamanda çalışmaya dahil edilen tüm bireylerin somatotip farklılıklarına göre anal kanal etrafındaki kas yapısının ve anal üçgen alanının ilişkisi incelendi. Materyal ve metot: Çalışmaya 18-65 yaş arası evre IV hemoroidal hastalık tanısı almış 76 birey ve 75 sağlıklı (kontrol) birey olmak üzere toplam 151 gönüllü birey dahil edildi. Tüm bireylerin m. sphincter ani externus/internus ve m. puborectalis kas kalınlıkları üç boyutlu endoanal ultrasonografi ile ölçüldü. M. sphincter ani externus/internus kalınlıkları orta anal kanal seviyesinde sağ, sol, ön ve arka olmak üzere dört kadranda ölçüldü ve bu ölçümlerin ortalama değeri alındı. M. puborectalis kalınlığı ise üst anal kanal seviyesinde sağ ve sol olmak üzere iki kadranda ölçüldü ve bu iki ölçümün ortalaması alındı. Her iki gruptaki bireylerin anal üçgen boyutları dijital kumpas kullanılarak ölçüldü. Bireylerin antropometrik ölçümleri International Biological Program (IBP)'ın önerdiği tekniğe uygun olarak alındı. Bulgular: M. sphincter ani externus kalınlığının hasta grubundaki bireylerde kontrol grubundaki bireylere göre sağ ve arka kadranlarda daha kalın olduğu görülürken (p=0.046, 0.017 sırasıyla), ortalama değer açısından gruplar arasında fark olmadığı belirlendi. M. sphincter ani internus kalınlığında da ortalama değer açısından hasta ve kontrol grubu arasında bir fark bulunmazken sağ ve ön kadranlarda hasta grubunda daha kalın olduğu görüldü (p=0.041, 0.006 sırasıyla). M. puborectalis kalınlığı açısından gruplar arasında fark görülmedi. Tüm bireylerin somatotip özelliklerine göre kas kalınlıkları ve trigonum anale alan boyutu karşılaştırıldığında; m. sphincter ani externus kalınlığında sağ ve arka kadranlar ile ortalama değer açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (p=0.012; 0.035; 0.009 sırasıyla). M. sphincter ani internus kalınlığı ise sağ, ön ve arka kadranlarda ve dört kadranda alınan ölçümlerin ortalama değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (p=0.036; 0.007; 0.001; 0.004). Gruplar arasında trigonum anale alanı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (0.010). Sonuç: Sonuç olarak hasta grubundaki bireylerde anal sfinkter kas kalınlıklarının bazı kadranlarda artmış olduğu görülse de ortalama değerler açısından iki grup arasında istatistiksel olarak bir fark olmadığı görüldü. Bu nedenle anal sfinkter kasların morfolojik yapısında meydana gelen bu değişikliğin hemoroidal hastalıkla bir ilişkisi olmadığı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Hemoroidal hastalık, anal sfinkter, anal üçgen, 3D-endoanal USG, morfoloji
Yazar
Dr. Nesibe Yılmaz
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Nesibe Yılmaz (Doktora Tezi). Hemoroidal hastalıklı bireylerde anal sfinkter morfolojik yapısının incelenmesi, 2020, İnönü University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İnönü University tezlerinden daha fazlası
- Pediatri hemşirelerinin terapötik oyuna yönelik bilgi, görüş ve uygulamaları(2017)
- Deneysel periodontitis oluşturulmuş ratlarda pistacia eurycarpa yalt uygulamasının periodontal kemik yıkımı ve oksidatif stres üzerine etkilerinin incelenmesi(2021)
- Normal doğum inancı düşük olan primipar gebelere yapılan motivasyonel görüşmelerin medikal ve doğal doğum inancına etkisi(2022)
- Epilepsi tanılı çocuk hastalarda genetik etiyolojinin hedeflenmiş yeni nesil dizi analizi verilerine dayanarak retrospektif olarak araştırılması(2022)
- İbn Hacer el-Heytemî ve el-Fethu'l-Mubîn bi-Şerḥi'l-Erbaʿîn isimli eserindeki şerh metodu(2022)
- Bipolar bozukluk tanılı hastaların mani ve remisyon dönemlerindeki serum BDNF, S100B düzeylerinin sağlıklı gönüllülerle karşılaştırılması ve sonuçların nöropsikolojiktestlerle değerlendirilmesi(2022)
