İdari işlem olarak ÇED ve katılım hakkı
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Yasin Söyler
Abstract (TR)
İnsanlık ilk çağlardan itibaren içerisinde yaşadığı çevreyi yaşamını devam ettirmek için kullanmış, değiştirmiş ve dönüştürmüştür. Teknik, teknolojik ilerlemeler ve Sanayi Devrimi ile birlikte insanlığın çevreyi kullanma hızı giderek artmıştır. Sanayi Devrimi sonrası artan üretim ve değişen tüketim alışkanlıkları, çevrenin ham madde olarak daha yoğun bir şekilde kullanılmasına neden olmuştur. Çevremizdeki doğal ham maddeler enerjiye çevrilmiş ve bu enerji ile birlikte tüketim maddeleri üretilmiştir. Enerji üretimi sonucu karbon salınımı ile üretim faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan zehirli atıkların toprağa, deniz ve okyanus sularına sızması içinde yaşadığımız çevrenin kirlenmesine neden olmuştur. Üretim faaliyetleri dışında üretilen ürünün kullanımından geriye kalan atıklar ve tek kullanımlık plastiklerden oluşan ambalajlar, üretim esnasında ortaya çıkan atıklar kadar çevreyi kirletici bir unsur olmuştur. Dünyanın artan nüfusu ve insanların yeni talepleri sonucu artan enerji ihtiyacını karşılamak üzere Yirminci Yüzyılda nükleer enerji üretim tesisleri kurulmuş ve imhası oldukça zahmetli nükleer atıklar ortaya çıkmıştır. Çevreyi kirleten bu unsurların atık bırakma hızının dünyanın kendini yenileme hızının çok üzerinde olması; küresel ısınma, ozon tabakasında seyrelme, buzulların hızla erimesi gibi iklim krizine sebebiyet veren sonuçlar doğurmuştur. İklim krizi; biyoçeşitliliğin yok olması, kuraklık, gıda kıtlığı ve temiz su sorunu gibi yaşam hakkını derinden etkileyen ve sınıraşan sorunları beraberinde getirmiştir. İnsanlığın yaşayacak bir çevresinin kalmaması tehlikesi, çevre hakkını ve kirliliğin önlenmesini çağımızın en önemli konularından birisi haline getirmiştir. Çevrenin kirletici unsurlar tarafından kirletilmesi sonucu ortaya çıkan neticelerin onarılması ve kirliliğin temizlenmesine ilişkin maliyeti, kirliliğin kaynağında henüz oluşmadan engellenmesi maliyetinden daha fazla olduğunun fark edilmesi ile birlikte kirliliği oluşmadan önleyecek araçlar geliştirilmiştir. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), kirliliğin henüz oluşmadan kaynağında engellenebilmesi noktasında geliştirilen en etkili ve önemli araçtır. Bir yatırım faaliyetinin henüz gerçekleşmeden çevreye verebileceği muhtemel zararları ve kirliliği tespit ile bu sonuçların oluşmasını önleyecek tedbirleri belirleyerek idari makamlara yol gösteren ÇED, idari makamlar, yatırımcı, sivil toplum kuruluşları ile halkın etkin katılımını içeren bir iş birliği sürecidir. Muhtemel zararlar ve kirliliğin tespit edilebilmesinde en etkili unsur, söz konusu sürece halkın etkin katılımının sağlanmasıdır. Bir çevrede yaşayan insanlar, o çevreyi en iyi bilen ve söz konusu yatırım faaliyetinin meydana getireceği muhtemel sonuçları en iyi görebilecek kişilerdir. Yatırım faaliyetinin gerçekleşeceği çevrede yaşayan insanların ÇED sürecine etkin katılımının sağlanması, uzmanların muhtemel zarar ve kirliliği tespit ile alınacak tedbirleri belirleyebilmesinde oldukça önemlidir. Halkın söz konusu karar alma sürecine etkin katılımı, muhtemel zarar ve kirliliğin tespiti kadar idari makamların karar alma sürecinin şeffaflığı ile demokrasinin sağlanabilmesi bakımından da oldukça önemlidir. Çalışmamızda çevrenin korunmasında etkili bir araç olan ÇED ve ÇED'in en önemli aşaması olan halkın katılımı incelenecek olup katılımın etkili ve verimli olabilmesi adına önerilerde bulunulacaktır.
Author
Dr. Özge Nur Dölen
Institution
How to Cite
Özge Nur Dölen (Yüksek Lisans Tezi). İdari işlem olarak ÇED ve katılım hakkı, 2023, Ankara Social Science University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Ankara Social Science University
- 1924 anayasasında yasama organı(2025)
- Cinsel suçlarda medya ve adil yargılanma: İfade özgürlüğü ile masumiyet karinesinin çatışması(2025)
- COMESA ülkelerinde dış ticaretin iktisadi büyümeye etkileri(2016)
- Ulusal kimliğin inşasında bir araç olarak dış politika: Çanakkale Savaşı örneği(2017)
- Avrupada kan bağışına yönelik teşvikler konusundaki tutum(2017)
- Vergi kaçakçılığı için optimal denetim(2016)