Seçilen yerel buğday (Triticum spp.) çeşitlerinde bazı biyoaktif bileşenlerin tanımlanması ve karakterizasyonu
Is this your thesis?
This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.
Abstract (TR)
Bu çalışma, koruma programı kapsamındaki bazı yerel buğday genotiplerinin (4 monococcum, 3 dicoccum, 4 durum, 7 aestivum çeşitler) biyoaktif bileşikleri ve antioksidan özelliklerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tam buğdayların bileşimi ayrıntılı araştırılmış olsa da yerel buğday genotiplerinin biyoaktif içerikleri hakkındaki literatür sınırlıdır. Bu amaçla, TAGEM (Ankara)'den sağlanan 4 farklı genotipi içeren 18 buğday çeşidinde toplam fenolik madde (çözünür-serbest, çözünür-bağlı ve çözünmez-bağlı fenolik madde), fenolik asit kompozisyonu, toplam flavonoidler, yağ asidi içeriği, fitosterol ve steril ferulat profili, UV/Vis Spektrofotometre, GC-FID, GC-MS ve HPLC-DAD kullanılarak belirlenmiştir. Genel olarak, tüm sonuçların kapsamlı bir analizi, Heatmap gibi istatistiksel araçlar kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tüm yerel buğday örneklerini temsil etmek üzere ileri saflaştırma (TLC, PTLC ve MPLC) ve tanımlama analizleri için fenolik madde içeriği yüksek olan Sünter çeşidi seçilmiştir. Yapılan saflaştırma ve tanımlama sonucunda fenolik asitler, yağ asitleri, sterol/stanoller, steril ferulatlar, α-tokoferol, fosfolipitler, şekerler, şeker alkolleri, organik asitler vb. gibi metabolitler GC-MS, GC-FID, HPLC-DAD, 1H ve 13C NMR ile tanımlanmıştır. Dicoccum genotipi buğdaylarda çözünür-serbest ve çözünür-bağlı fenolik bileşikler yüksek miktarlarda bulunurken, aestivum genotiplerinin çözünmeyen-bağlı fenolik ve toplam fenolik madde ile flavonoid bakımından zengin olduğu gözlenmiştir. Monococcum ve dicoccum buğdaylarının antioksidan kapasitesi durum ve aestivum genotiplerinden daha yüksek bulunmuştur. Tüm buğday çeşitlerinde linoleik, oleik ve palmitik asitler temel yağ asitleri olarak saptanmış olup, fıtosterol/stanol olarak; kampesterol, kampestanol, stigmasterol, β-sitosterol, β-sitostanol, Δ5-avenasterol ile steril ferulat olarak da; kampesteril, kampestanil & sitosteril, ve sitostanil ferulat belirlenmiştir. Monococcum buğday genotipleri, diğer genotiplere göre daha az doymuş yağ asidi içerirken, fitosterol ve steril ferulat bakımından da daha zengin bulunmuştur. Genel olarak sonuçlar, dicoccum ve aestivum'un hem fenolik hem de antioksidan bileşikler açısından önemli bir kaynak olduğunu göstermiştir. Sünter, Zerun, AK-702, Köse 220/33, Spelt S. başak Siyez-4 ve Karakılçık gibi bazı yerel çeşitlerin fenolik madde içerikleri, flavonoidleri, ferulik asitleri, çoklu-doymamış yağ asidi içerikleri ve fitosterol/stanol, steril ferulat içerikleri bazı ticari buğday çeşitlerinden yüksek bulunmuştur. Bu nedenle, belirtilen yerel çeşitlerin ticarileştirilme şansı yüksektir. Bu çalışmada uygulanan prosedür yerel buğday çeşitlerindeki biyoaktif bileşiklerle ilgili bir izleme programında kullanılabilecek bir protokol ve gelecekteki buğday ıslah programları için önemli bir temel kaynak oluşturabilir. Ayrıca tez sonuçları yerel Türk buğdaylarının biyoaktif madde kompozisyonu konusunda literatüre önemli katkılar sağlayabilir.
Author
Muhammad Usman Akram
How to Cite
Muhammad Usman Akram (Doktora Tezi). Seçilen yerel buğday (Triticum spp.) çeşitlerinde bazı biyoaktif bileşenlerin tanımlanması ve karakterizasyonu, 2023, Hacettepe University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Hacettepe University
- The discord between the elements and human nature: Ecophobia and Renaissance English drama(2018)
- Gençlerin ve Gençlik Çalışanlarının Gözünden Gençlik Politikaları ve Hizmetlerinin Değerlendirilmesi(2022)
- Characterization of Ayvalik (Edremit yaglik) extra virgin olive oils volatile compounds with SPME-GC/MS and Raman spectroscopy(2018)
- An analysis of the intonation patterns of if-clauses in Turkish English majors(2017)
- A critical evaluation of pronunciation teaching in an ELT department in Turkey(2023)
- Çocuk işçi nedenli boykot tehdidinin Fildişi Sahili kakao üretimine etkisi(2018)