İnrauterin inseminasyon sikluslarında prognostik faktörler
Is this your thesis?
This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.
Abstract (TR)
Amaç: İntrauterin inseminasyon (IUI), hazıranmış spermin intrauterin kaviteye verilmesi esasına dayanan, minimal invaziv ve maliyet etkinliği nedeniyle açıklanamayan infertilite, hafif erkek faktörü, anovulasyon ve hafif endometriozis gibi durumlarda ilk basamak tedavi yöntemi olarak önerilen bir yardımcı üreme yöntemidir. Bu çalışmada, IUI uygulanan bireylerde tedavi başarısını etkileyebilecek klinik ve laboratuvar parametrelerin belirlenmesi ve elde edilen bulguların literatürle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 2014–2024 yılları arasında Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'nde IUI uygulanan 539 siklusu kapsamaktadır. Çalışmaya 18–38 yaş aralığında, en az bir tubası açık olan, yeterli over rezervine sahip ve yıkama sonrası toplam motil sperm sayısı (TMSS) >5 milyon olan çiftler dahil edilmiştir. Olgulara ait yaş, infertilite süresi ve nedeni, antral folikül sayısı (AFS), AMH ve hormon düzeyleri (FSH, LH, E2, PRL, progesteron), Histerosalpingografi (HSG) bulguları, endometrial kalınlık, kullanılan ovulasyon indüksiyon protokolü ve insemine edilen sperm sayısını içeren tüm parametler gebelik elde edilen ve edilmeyen grupta karşılaştırılmışıtır. İstatistiksel analizlerde non parametrik testler çoklu karşılaştırmalarda Ki-kare analizi kullanılmış, p <0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Toplam 539 siklus değerlendirildiğinde, %17,4 oranında gebelik, %69,14 oranında canlı doğum elde edilmiştir. Gebelik elde edilen grupta yaş ortalaması 27,89 ± 4,13 yıl, infertilite süresi ise 2,52 ± 3,88 yıl olarak bulunmuştur. Gebelik elde edilemeyen grupta ise yaş ortalaması 28,12 ± 4,37 ve infertilite süresi 4,54 ± 6,89 yıl olup yalnızca infertilite süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p = 0,013). Her iki grupta da en sık infertilite nedeni açıklanamayan infertilite olarak saptanmış olup gebelik elde edilen grupta da açıklanamayan infertilitenin ilk sırada olduğu ve bunu da anovulatuar infertilitenin takip ettiği görülmektedir. FSH, LH, E2, PRL, progesteron, AMH, AFS, endometrial kalınlık ve TMSS gibi parametrelerde gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Ovulasyon indüksiyonunda en sık gonadotropin (GND) protokolü tercih edilmiştir. GND ve GND + letrozol kombinasyonu, gebelik oranı açısından daha yüksek başarı göstermiş ancak bu fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre, IUI sikluslarımızda gebelik oranı %17,4 olup bu oran literatür ile uyumludur. IUI başarısında en belirleyici faktörün infertilite süresi olduğunu görülmektedir. Kısa süreli infertil olan bireylerde tedavi başarısı daha yüksek bulunmuştur. Açıklanamayan infertilite ve anovulasyon gibi etiyolojilerde IUI daha yüksek başarı oranı sunarken; endometriozis, tubal faktör ve erkek infertilitesi gibi yapısal nedenlerde başarı sınırlı kalmaktadır. Çalışmamızın sonuçlarına göre, gonadotropin ile ovulasyon indüksiyonu (OI) yapılan sikluslarda gebelik oranının daha yüksek saptanmış olması, OI protokolünün seçiminde göz önüne alınmalıdır. Hormon profili, endometrial kalınlık ve TMSS gibi değişkenler fizyolojik aralıkta olduğunda klinik başarıyı öngörmede tek başına yeterli değildir. Sonuç olarak, IUI sikluslarında bireyselleştirilmiş hasta seçimi ve protokol planlaması önem arz etmektedir. Anahtar kelimeler: Gebelik oranı, infertilite süresi, intrauterin inseminasyon, prognostik faktörler
Author
Melike Güleç Kaçar
How to Cite
Melike Güleç Kaçar (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnrauterin inseminasyon sikluslarında prognostik faktörler, 2025, Balıkesir University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Balıkesir University
- Otel yöneticilerinin kişilik özellikleri ve duygu durumlarının, etik karar almalarına etkisi(2023)
- Medikal turizm pazarlamasında pazarlama iletişiminin önemi(2023)
- Kişilik özellikleri ve değerlere göre işyerinde kişi uyumunun iş tatmini ve görev performansı üzerindeki etkisi: Kişi-iş, kişi-yönetici, kişi-çalışma grubu ve kişi-örgüt uyumu açısından bir değerlendirme(2023)
- Ülke imajının Türkiye'yi ziyaret etme niyeti üzerine etkisinde yumuşak güç unsurlarının düzenleyici rolü: Çin pazarı(2023)
- Tüketicilerin seyahat motivasyonları ile turistik ürün tercihleri arasındaki ilişkide kişilik özelliklerinin etkisi: Z kuşağı bireyleri üzerine bir araştırma(2023)
- Paraoksonaz enziminin hidrofobik etkileşim tekniği ile saflaştırılması ve bazı bileşiklere karşı afinitesinin incelenmesi(2023)
