İnterstisyel akciğer hastalarında bağ doku hastalıklarının ayırıcı tanısında klinik bulgularla laboratuvar belirteçlerin rolünün karşılaştırılması
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Olcay Ayçiçek ; Prof. Dr. Refik Ali Sarı
Abstract (TR)
Amaç: Bu çalışma, bağ doku hastalıklarına sekonder interstisyel akciğer hastalığı (BDH-İAH) tanısı alan hastalarda klinik, laboratuvar ve radyolojik bulguların tanısal süreçteki rollerini karşılaştırmak, hasta alt gruplarındaki belirgin özellikleri tanımlamak ve erken tanıya katkı sunabilecek göstergeleri belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, tek merkezli, prospektif ve kesitsel tasarımlı bir klinik gözlem çalışması olarak planlandı. 2023-2025 yılları arasında KTÜ Göğüs Hastalıkları, Romatoloji ve İmmünoloji birimlerine interstisyel akciğer hastalığı ön tanısı ile başvuran, daha önce BDH-İAH tanısı almamış 18 yaş üstü yapılan power analiz doğrultusunda 147 hasta ardışık olarak çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalarda demografik özellikler, solunumsal ve sistemik semptomlar, fizik muayene bulguları, otoantikor profilleri, solunum fonksiyon testleri, 6 dakika yürüme testi ve toraks BT sonuçları değerlendirildi. BDH tanısı, ilgili uzmanlık birimlerinin konsültasyonu ile klinik ve serolojik kriterlere göre belirlendi. Veriler istatistiksel testler ile karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 64,6 ± 10,8 olup %59,9'u kadındı. En sık BDH tanısı undiferansiye bağ doku hastalığı saptandı. En sık solunumsal semptom öksürük (%65,3) ve efor dispnesi (%60,5) olarak bulundu; fizik muayenede velcro ral %53,7 oranında izlendi. En sık görülen klinik bulgu artralji/artrit (%72,1) saptandı. Toraks BT'de en sık bulgu retikülasyon ve interlobüler/interseptal kalınlaşma (%78,2) olup lezyonlar çoğunlukla bazal yerleşimliydi (%51). Hastaların ANA pozitifliği (%75,5) en yaygın laboratuvar bulgusu olarak öne çıktı. Öncesinde BDH tanısı olan hastalar sıklıkla asemptomatikti; bu grupta RF, anti-CCP, anti-SSA/SSB pozitifliği ve eklem bulguları anlamlı derecede yüksekti. Öncesinde BDH tanısı olmayan hastalarda ANA, anti-SM/RNP, ACE ve total IgE pozitifliğinin yüksek olması bu hasta grubunda subklinik otoimmünite olasılığını destekledi. Solunumsal açıdan asemptomatik hastalarda RF ve anti-CCP pozitifliği daha yüksekti; semptomatiklerde ise antiSM/RNP pozitifliği anlamlıydı. Klinik bulgularla laboratuvar bulgular karşılaştırıldığında; efor dispnesi ile RF, ENA Panel KU2; alopesi ile anti-SCL 70; iii eklemde ağrısız şişlik ile anti-SM/RNP ve CRP; eklem deformitesi ile anti-SM/RNP; raynaud ile ANA, anti-CENP-B, CRP arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı. Radyolojik bulgular ile klinik bulgular değerlendirildi: retikülasyon/interseptal kalınlaşma ile tırnak deformitesi, velcro ral, eklem deformitesi; bal peteği ile velcro ral, tırnak deformitesi; traksiyon bronşektazisi ile cilt kalınlaşması, velcro ral varlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Laboratuvar belirteçleri ile tomografi paternleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. BDH tanı gruplarında RF ve anti-CCP pozitifliği RA hastalarında belirgin olarak yüksekti; ANA pozitifliği ise UBDH grubunda, anti-CENP-B SS grubunda en yüksek oranda görüldü. Sonuç Bu çalışma, BDH-İAH hastalarında tanı sürecinin yalnızca solunumsal semptomlara dayanamayacağını, klinik ve laboratuvar bulguların, otoantikorların ve radyolojik paternlerin birlikte değerlendirilmesinin gerekli olduğunu göstermiştir. Özellikle RF, anti-CCP, ANA ve anti-SM/RNP gibi otoantikorların erken veya asemptomatik pulmoner tutulumla ilişkili olabileceği, bu hastaların daha yakından izlenmesi gerektiği belirlenmiştir. Radyolojik bulguların klinik bulgularla anlamlı ilişki göstermesi toraks BT bulgularının tanıdaki temel rolünü desteklemektedir. Çalışmanın sonuçları, BDH-İAH fenotiplerinin daha iyi anlaşılması için çok merkezli ve uzunlamasına araştırmalara ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler Bağ doku hastalığı, interstisyel akciğer hastalığı, bağ doku hastalığına sekonder interstisyel akciğer hastalığı, otoantikor
Author
Dr. Kübra Nur Özdemir
How to Cite
Kübra Nur Özdemir (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnterstisyel akciğer hastalarında bağ doku hastalıklarının ayırıcı tanısında klinik bulgularla laboratuvar belirteçlerin rolünün karşılaştırılması, 2025, Karadeniz Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Karadeniz Technical University
- Plaser yataklardan gravite yöntemleriyle altın kazanımı optimizasyonu(2025)
- Harşit çayından (Tirebolu-Giresun) elde edilen kırılmış dere malzemesinin beton agregası olarak kullanılabilirliğinin incelenmesi(2005)
- Yaşlandırma Süresinin Zn-27Al-1Cu Alaşımının Yapı ve Mekanik Özelliklerine Etkisi(2016)
- Trabzon ilinde yaşayan 20 yaş ve üzeri bireylerde tütün ürünleri kullanımı, alkol kullanımı, alkol kullanım bozukluğu prevalansı ve etkileyen faktörler(2025)
- Trabzon güney çevre yolu güzergahı Darıca (Akçaabat) - Yalı mahallesi (Trabzon) arasının mühendislik jeolojisi / Investigation of the planned route of the southern highway between Darıca (Akçaabat) - Yalı mahallesi (Trabzon) in terms of engineering geolog(2001)
- EXPERIMENTAL AND NUMERICAL INVESTIGATION OF FATIGUE BEHAVIOUR IN RADIAL JOURNAL BEARINGS MANUFACTURED FROM ZA-27 ALLOY(2025)
