Master'sOpen Access

İslam düşüncesinin seküler anlayışlara bakışı

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Vechi Sönmez

Abstract (TR)

Din, inanan bireyin yaşamında önemli bir belirleyicidir. İnanan kişiye düşen görev, inandığı dinin inanç ve esaslarına uygun bir şekilde hayatını sürdürmektir. Bu bağlamda din, inançlı birey açısından yaşamın nasıl sürdürülmesi gerektiğine dair bir çerçeve ve sınır çizmektedir. Dinin özünü oluşturan iki temel alan bulunmaktadır: itikad ve amel. Bu iki alanın birleşimi sonucunda ahlak ortaya çıkmaktadır. İtikadî hükümler, günlük yaşamın temelini oluşturur. Bu inanç doğrultusunda bireyin günlük hayatta gerçekleştirdiği eylemler, yani ameller meydana gelir. Varlığın gerçekliğini esas alan Kelâm düşüncesi, Tanrı'yı ve dünyayı doğru biçimde tanımlamayı ilk aşama olarak kabul eder. Bu nedenle dünyanın doğru anlaşılması büyük bir önem taşır. Kelâm ilminin, dinin inanç alanı ile ilgilenen bir ilim dalı olması bu durumdan kaynaklanmaktadır. Kelâm ilmi, dinin inanç boyutunu temellendiren bir disiplin olarak Tanrı ve dünya arasındaki ilişkiyi doğru bir biçimde tanımlamayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede İslam âlimleri, sekülerizmin varlık ve anlam anlayışını eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmiştir. Onlara göre sekülerizm, iman ile hayat arasındaki bağı kopararak insanı bir değer boşluğuna sürüklemektedir. Din, insanlığın varoluşu ile birlikte ortaya çıkan ve insanlık var olduğu sürece devam eden bir olgudur. Bu nedenle insanın dünyayı nasıl anladığı büyük bir önem taşımaktadır. İnsanı hayatta tutan unsur, aşkın bir varlığa olan inancıdır. Bu kaçınılmaz bir durumdur. Çeşitli nedenlerden dolayı hem toplumlar hem de bireyler sekülerleşmeye zorlanmışlardır. Ancak insanın fıtratı ve ilahî değerler bu duruma izin vermemektedir. Dinin toplumsal hayattaki görünür etkisi azalsa bile, insanın iç dünyasında varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Çünkü insan, anlam arayışını ve varoluşunu yalnızca maddi dünya ile sınırlayamaz. Bu nedenle din, yalnızca ibadetlerden ibaret değildir. Aynı zamanda insanın düşüncelerini, davranışlarını ve ahlakını şekillendiren bir rehber niteliği taşımaktadır. Kelâm ilminin ortaya çıkışı da bu ihtiyacın bir sonucu olarak değerlendirilebilir. İslam düşünürleri, inanç esaslarını akıl yoluyla temellendirerek hem dinin doğru anlaşılmasını hem de farklı fikir akımlarına karşı savunulmasını amaçlamışlardır. Bu doğrultuda Kelâm ilmi, akıl ve vahyi bir araya getirerek inancın sağlam bir temele oturmasına katkı sağlamıştır. Sonuç olarak din, insan hayatını anlamlandıran ve varlığını yönlendiren en temel olgulardan biridir. Seküler düşünceler, dinin etkisini geçici olarak azaltabilir. Ancak insanın yaratılışında bulunan inanç ihtiyacı, dini her zaman canlı tutmaktadır. Bu nedenle din, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde insan yaşamının merkezinde yer almaya devam edecektir. Seküler düşünce, dinin toplumsal, kültürel ve siyasal alanlardaki etkisini azaltmayı ve inancı özel alana hapsetmeyi amaçlamaktadır. Bu yaklaşım, Batı tecrübesinin tarihsel bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır ve insan ile Tanrı arasındaki bağı zayıflatmaktadır. İslam düşüncesine göre bu kopuş, insan fıtratına aykırıdır. Çünkü insanın varlık bilinci, aşkın bir yaratıcıya yönelme ihtiyacıyla şekillenmektedir. Anahtar Kelimeler: Kelam, Din, İslam, Sekülerizm, Sekülerleşme

Author

Dr. Zeynep Başaran

How to Cite

Zeynep Başaran (Yüksek Lisans Tezi). İslam düşüncesinin seküler anlayışlara bakışı, 2025, Batman University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Batman University