Kamu hizmetlerinin süreklilik ve düzenlilik ilkesi
2011
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Yrd. Doç. Cem Ayaydın
Özet (TR)
Kamu hizmeti kavramı, toplumsal gelişmelere de bağlı olarak, bugün çok farklı anlamlarda kullanılabilmekte, öğretide de buna ilişkin değişik yaklaşımlar bulunmaktadır.İdare Hukukunun, hatta kamu hukukunun ana kavramlarından biri olan kamu hizmeti kavramı, dar ve teknik anlamıyla, Devlet ya da diğer kamu tüzelkişileri tarafından veya onların gözetim ve denetimi altında, toplumun ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yürütülen sürekli ve düzenli faaliyetleri ifade etmektedir.Kamu hizmetlerinin birtakım temel ilkeleri bulunmaktadır. Hizmetlerin, bu ilkelere uygun olarak yaşama geçirilmesi beklenir. İçtihat kökenli bu ilkeler öğreti tarafından sistemleştirilmeye çalışılmıştır.Rolland yasaları olarak bilinen ``süreklilik ve düzenlilik, genellik ve tarafsızlık, değişkenlik ve yeniliklere uyarlanma, bedelsizlik'' ilkeleri, hukuk sistemimizde de, pek çok mahkeme kararıyla birlikte, kamu hizmetlerine hakim ilkeler olarak kabul edilmiştir.Kamu hizmeti ilkeleri, birbirine sıkı sıkıya bağlı bir bütünün parçalarını teşkil eder. Her ilke, diğeri ile bağlantılıdır; biri olmazsa diğeri de anlamını yitirir. Süreklilik ve düzenlilik, hem kamu hizmeti kavramının bir unsuru, hem de uyulması gereken en temel ilke olarak karşımıza çıkmaktadır.Süreklilik ilkesi hizmetin, karşıladığı toplumsal ihtiyacın sürekliliğine bağlı olarak yerine getirilmesini ifade eder. Ancak şüphesiz, kamu hizmetlerinin sürekli olarak yürütülmesi demek, günün her an ve saatinde ve hep aynı yoğunlukta yürütüleceği anlamına da gelmemektedir. Burada, önemli olan husus, kamu hizmetinin nitelikleri ve gerekleridir. Eğer bir kamu hizmeti, niteliği gereği sürekli olarak sunulması gerekiyorsa, yılın 365 günü, 24 saat kesintisiz olarak yürütülmelidir. Bu nitelikte değilse, günün belli saatlerinde, hatta yılın belli aylarında sunulabilecektir.Hizmetin sürekli olarak yürütülmesi de yeterli değildir. Hizmetin toplumsal ihtiyaçla olan bağı, onun belli bir plan ve program çerçevesinde, başka bir deyişle düzenlilik ilkesine uygun bir biçimde sunulmasını da gerektirir. Kamu hizmetlerinin düzenliliği, hizmetin işleyişi ile ilgilidir. Kamu hizmetleri, önceden belirlenmiş koşullara uygun olarak yürütülmelidir.Hizmetlerin belli bir düzen içinde, sürekli olarak sunulması durumunda, kişilerin verilen hizmetlerden en iyi şekilde yararlanabilmeleri sağlanmış olacaktır.Bu çalışmada, ``süreklilik ve düzenlilik ilkesi''nin anlamı, kapsamı, diğer ilkelerle olan ilişki ve etkileşimleri de göz önüne alınarak ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Bu bağlamda, süreklilik ve düzenlilik ilkesi; sadece kronolojik bir anlama sahip olmamakta; hizmetlerin, toplumsal ihtiyaçlara bağlı olarak, hizmetten yararlanacak kişiler arasında ayrım gözetilmeksizin (hatta, gerekirse, hizmetten yararlananların sosyo-kültürel, ekonomik, fiziksel birtakım kişisel özellikleri de göz önüne alınarak), belli bir nitelikte ve yoğunlukta, kaliteli, verimli, etkili, bir başka deyişle ``gereği gibi'' sunulmasını ifade etmektedir.Bu ilkelerinin yanı sıra, süreklilik ve düzenlilik ilkesini, kamu hizmetinin dayandığı Anayasal esas ve ilkelerle birlikte okumak ve yorumlamak da gerekmektedir.Bu çerçevede, süreklilik ve düzenlilik ilkesi, hizmetin her hal ve koşulda, ne olursa olsun kesintiye uğramamasını değil; insan haklarına dayanan, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinde sürekli ve düzenli olarak yürütülmesini gerekli kılmaktadır.Süreklilik ve düzenlilik ilkesi, incelenirken şu sonuca da varılabilecektir ki; bu ilke, sadece kamu hizmeti kavramı ile sınırlı olmayıp esasında İdare Hukukunun bütün temel konu başlıklarıyla bağlantılı olmaktadır.Bir başka deyişle, bu çalışma, İdare Hukuku'nun ``süreklilik ve düzenlilik ilkesi'' penceresinden yeniden yazılması denemesidir.İdari Teşkilat Hukukunda, ilke;?``İdarenin bütünlüğü ilkesi'',?İdarenin hiyerarşik denetim ve idari vesayet denetimi yapabilme yetkisi,?Kamu tüzelkişilerinin sona erdirilmesine ilişkin esaslar,?Merkezi idare ve yerel idarelere verilen görevlerin aksamadan, belli bir düzen içerisinde, yani gereği gibi yürütülmesi hususları ile ilintili olarak karşımıza çıkmaktadır.Kamu Personel Hukukunda ise;?Kariyer ve liyakat ilkesi,?Kadro kavramı ve statü hukuku,?Naklen atama yapma yetkisi,?Vekalet kurumu,?Kamu görevlilerinin sorumluluklarına ilişkin olan hükümler ile görevleri sırasında işledikleri suçların kovuşturması hakkında düzenlenen özel hükümler;?Kamu görevlilerinin hizmeti kesintisiz ve gereği gibi yerine getirebilmeleri için öngörülen ödevler ve yasaklar,?Görevin gereği gibi yürütülmesi açısından görev başında kalmasında sakınca bulunan görevlinin görevden uzaklaştırılması tedbiri,?Kamu görevinin sona erdirilmesine ilişkin düzenlemeler de bu ilkenin bir yansıması olarak yorumlanabilecektir.Kamu Malları Rejiminde ilke;?İdarenin kamu hizmetlerini sürekli ve düzenli olarak yerine getirebilmesi için gereken malları edinebilme usullerini,?Kamusal görevlerle ilişkilendirilmiş olan malları ve onların niteliklerini (hizmet malları ile orta malları) koruyacak olan ilke ve kuralları,?Hizmetlerin gereği gibi sunulabilmesi için gereken paranın sürekli ve düzenli şekilde elde edilmesi, kamu parasının korunmasına ilişkin düzenlemeleri de beraberinde getirmektedir.İdari İşlemler Teorisinde;?İdarenin, özel hukuk kişilerinden farklı olarak sahip olduğu tek taraflı, icrai nitelikte olan, re'sen ?bazı hallerde de cebren- uygulanabilen, hukuka uygunluk karinesinden yararlanan hukuki işlemler yapabilme yetkisi akla gelebilecektir.?Ayrıca, idari işlemlerin geri alınmasına ilişkin ilkelerden olan hukuki istikrar ve güven ilkesi de hem kişilerin kazanılmış haklarının ve haklı beklentilerinin korunması, hem de hizmetlerin sürekli, düzenli olması bağlamında düşünülebilecektir.İdari Sözleşmeler Hukukunda ise,?Bir kamu görevinin yürütülmesini konu edinen idari sözleşmelerin, kamusal görevlerin sürekliliği ve düzenliliğinin sağlanması açısından daha güvenceli bir statü öngördüğü söylenebilecektir.?İdari sözleşmelerde, özel hukuk sözleşmelerinde yer alan sözleşme serbestisi ve tarafların eşitliği ilkeleri yerine İdarenin, kamu yararını sağlayabilmek, bu çerçevede hizmetlerin sürekliliği ve düzenliliğini yaşama geçirebilmek adına gerektiğinde kamu kudreti kullanabilme, örneğin sözleşmede tek taraflı değişiklik yapabilme gibi üstün yetkileri bulunmaktadır.İdarenin yürüttüğü diğer faaliyetlerle (kolluk faaliyeti, planlama faaliyeti) süreklilik ve düzenlilik ilkesi arasında da çeşitli ilişki ve yansımalar bulunmaktadır. Kamu hizmetlerinin sürekli ve düzenli olarak yürütülmesi, kolluk faaliyetlerinin de ifasını kolaylaştırıcı bir etki yaratabilmektedir ya da kamu düzeninin korunması amacıyla gerçekleştirilen bir faaliyet, kamu hizmetlerinin sürekli ve düzenli olarak yerine getirilebilmesini de kolaylaştırabilmektedir. Bununla birlikte, bazı durumlarda ise, kolluk faaliyeti bir kamu hizmetinin yürütülmesini önlemek amacıyla müdahalelerde de bulunabilmekte, hizmeti kesintiye uğratabilmektedir.Planlama faaliyeti ise, kamu hizmetlerinin sürekli ve düzenli olarak yürütülebilmesi için bir ``ön faaliyet'' niteliği taşımaktadır.Sorumluluk Hukukunda, kamu hizmetlerinin sürekli ve düzenli olarak yerine getirilememesi (hizmetin kötü, geç işlemesi ya da hiç işlememesi) hizmet kusuru olarak nitelendirilmekte; diğer koşullar (zarar ve nedensellik bağı) da gerçekleştiği takdirde, İdarenin sorumluluğu gündeme gelebilmektedir.İdari Yargılama Hukukunda ise, İdari Yargının işlevi ve bu işlevin yaşama geçirilmesi için öngörülmüş bulunan ilkelerin, -sosyal hukuk devletinin korunması bağlamında- kamu hizmetlerinin sürekliliğinin ve düzenliliğini de sağlamayı amaçladığı söylenebilecektir.Son olarak, bu ilkeye uyulmaması durumunda, yapılacak yargısal denetim ve bu denetimin kapsamı konusu ortaya çıkmaktadır. Hukuk sistemimizde benimsenen idari rejim çerçevesinde, kural olarak, kamu hizmetlerinden doğan uyuşmazlıklar, temel varlık nedeni sosyal hukuk devletini korumak olan İdari Yargı'da çözümlenmektedir. Bununla birlikte, yasal düzenlemelerle buna istisnalar getirilebilmekte; Anayasa Mahkemesi de, özellikle 2000'li yıllardan itibaren vermiş olduğu kararlarında bu yasaları Anayasa uygun bulmaktadır. Bu tür yasal düzenlemelerin ve bu düzenlemeleri Anayasa uygun bulan Yüksek Mahkeme kararlarının kamu hizmetlerinin sürekliliği ve düzenliliğini ne ölçüde sağlayabileceği ise tartışmalıdır.Süreklilik ve düzenlilik ilkesine uyulmaması durumunda başvurulabilecek idari davalar; iptal davaları ile tam yargı davalarıdır. Bir kamu hizmetinin sürekli ve düzenli olarak yürütülememesi durumunda, bu hizmetin dayandığı işlem hukuka aykırı ise, iptal davası; hizmetin sürekli ve düzenli olarak yürütülememesi sonucunda bir zarar doğmuşsa tam yargı davası açılabilecektir.Bu idari davaların yanı sıra, 2010 Anayasa değişiklikleri ile Anayasal sistemimizde yer alan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru imkanı da söz konusu olabilecektir. Bir kamu hizmetinin sürekli ve düzenli sunulamaması sonucunda, AİHS kapsamında yer alan temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kişilerin, İdari Yargı'da (ya da yasada öngörülmüşse, Adli Yargı'da) bir sonuç alamaması halinde, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabileceklerdir. Bununla birlikte, bu hakkın düzenlendiği 30.3.2011 tarih ve 6212 sayılı Yasada yer alan bazı ifadelerin belirsizliği ve yoruma açık olması nedeniyle bireysel başvuru imkanının ne şekilde kullanılabileceğini ve ne gibi sonuçlar doğurabileceğini bu konuda verilecek olan yargı kararları belirleyecektir.Görüldüğü üzere, süreklilik ve düzenlilik ilkesi, sadece kamu hizmeti kavramıyla değil; İdare Hukukunun bütün temel konularıyla bir ilişki ve etki içerisindedir. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda yer aldığının aksine, süreklilik ve düzenlilik ilkesi, sadece kamu hizmeti konusuna sığmamakta; diğer kamu hizmeti ilkeleriyle birlikte, İdare Hukukunun ve temel olarak da kamu hukukunun ana damarlarını beslemekte ve yine onlardan beslenmektedir.
Yazar
Dr. M. Gözde Atasayan
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
M. Gözde Atasayan (Yüksek Lisans Tezi). Kamu hizmetlerinin süreklilik ve düzenlilik ilkesi, 2011, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
