Master'sOpen Access

The art of performing music in public sphere: An investigation of street musicians in Beyoğlu, İstiklal Street, Tunnel Area

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Marcus Graf

Abstract (TR)

17. Yüzyıldan beri toplumbilimciler tarafından üzerine konuşulan ve 2000'li yıllarda yeniden gündeme gelen Batı toplumlarındaki kamusal alan kavramı Habermas'ın tanımıyla devlet ve sivil toplum arasındaki bir arabuluculuk mekanıdır. Herkese açık olan kamusal alanlarda bir aradalık içinde olan yurttaşlar, genel yarara ilişkin konular için toplanma, örgütlenme, düşündüklerini ifade edebilme hakkına sahiptirler. Devlet ise hiçbir özgürlüğünü kısıtlamadan halkın bu hakkını kullanmasını güvence altına almakla yükümlüdür. Bir toplumun demokrasi seviyesi halkının kamusal alanlarını ne derece özgür kullandığıyla doğru orantılıdır. Habermas'ın kuramı kendinden sonra gelen sosyal bilimciler ve akademisyenler için bir referans noktası olmuştur. Bunun en önemli sebebi tanımın kamusal alanla demokrasi arasındaki ilişkiyi net bir biçimde ortaya koymasıdır. İngilizce'de halk anlamına gelen kamu Türkçedeki kullanımıyla devleti çağrıştırmaktadır. Bu kullanım devletin kamusal alanlarda halkın güvencesini sağlamakla yükümlü olmasından çok Türkiye'de kamusal alanların kullanımının devlet otoritesinde olmasından kaynaklanmaktadır. Konusu Kamusal Alanlar Oluşturmak Olan 13. İstanbul Bienali'yle kamusal alanların ne derece eşit olarak halka açık olduğu ve Gezi Parkı Olgusu ile de kamusal alanlardaki devlet otoritesi şiddeti Türkiye gündemine dahil olmuştur. Bu topraklarda geçmişe doğru kamusal alanların izi sürüldüğünde Osmanlı İmparatorluğu'nda Batı toplumlarındaki meydan ve sokak gibi kamusal alanların bulunmadığı, kamusallıkların ağırlıkta olarak kadınlar için hamamda, erkekler için ise hamam ve kahvehanelerde yaşandığı görülmüştür. Antik Çağ'daki forumların işlevini Osmanlı'da cami avluları, çarşılar, hamamlar, kahvehaneler görmüştür. Beyoğlu Osmanlı tarihinden itibaren yüzü Batı'ya dönük bir semt olmuştur. Sanat, kültür alanında, belediyecilikte, ulaşımda, toplumsal ilişkilerde hep öncü olan bu semt Batı kavramı olan sokak müzisyenliği ile ilk tanışan caddelerdendir. İstiklal Caddesi 1991 yılında araç trafiğine kapatıldığından beri sokak şenlikleri, festivalleri, kutlamaları ve sokak müziği için büyük bir sahne işlevi görmektedir. Bu tezin amacı İstiklal Caddesi'nde müzik yapan sokak müzisyenlerinin sokağı nasıl deneyimlediklerini incelemektir. İnceleme bir saha analizidir, röportaj derlemelerinden ve gözlemlerden oluşmaktadır. Müzisyenlerin çaldığı müzik türü ve kalitesi değerlendirmede bir kriter olarak alınmamıştır. Ekteki DVD'de sokak müzisyenlerinin performanslarından ve röportaj kesitlerinden derlemeler yapılmıştır. Anahtar sözcükler: kamusal alan, sokak, İstiklal Caddesi, Beyoğlu, sokak müzisyenleri

Author

Elif Evin

How to Cite

Elif Evin (Yüksek Lisans Tezi). The art of performing music in public sphere: An investigation of street musicians in Beyoğlu, İstiklal Street, Tunnel Area, 2015, Yeditepe University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Yeditepe University