Medical SpecialtyOpen Access

Karotid arter darlıklarının menyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirlmesi: Konvansiyonel anjiyiografi ve ultrasonografi ile karşılaştırma

2014
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ömer Faruk Kutsi Köseoğlu

Abstract (TR)

Amaç Serebrovaskuler olaylar yaşlı hastalarda morbiditenin ve mortalitenin önemli nedenlerindendir. Ateroskleroz damar duvarında plak oluşumuyla sonlanan dejeneratif bir süreçtir. Bu süreç içerinde plakda lipid, kolesterol granülü, nekrotik hücre birikimi olabilir ya da plak içerisinde kanama saptanabilir. Plaklar emboliye, tromboza ya da stenoza yol açabilirler ki bu da tüm dünyada ölümlerin en sık 3. nedeni olan inmeyle sonuçlanır. Embolik inme riskini belirleyen darlık oranından çok aterosklerotik plağın tipidir. Çalışmamızda aterosklerotik plakların yapısının MRG ile değerlendirebilmeyi amaçladık. 7.2 Materyal ve Metod Bu çalışmaya Ağustos 2011- Mayıs 2013 tarihleri arasında karotid arter darlığına bağlı serebrovaskuler şikayetleri olan ve ya karotis arter hastalığı ön tanısıyla bölümümüze başvurmuş 37 olguya ait (29 erkek ve 8 kadın) işlemler retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Semptomatik şikayetleri ya da bulguları olan, konvansiyonel anjiyografide ve ultrasonda %50 ve üzerinde darlığa neden olan plaklar MR incelemesinde retrospektif olarak değerlendirilerek MR bulguları US ve DSA nın plak bulguları ile karşılaştırılmıştır. Konvansiyonel anjiiyografi yapılmış ve karotid arterlerinde semptomatik ya da asemptomatik %70 üzerinde anlamlı darlığı olan hastaların ya da karotid arterlerinde %50-70 darlığı olup semptomatik olan hastaların USG ve MRG de saptanan plak özellikleri-darlık oranları retrospektif olarak değerlendirildi ve karşılaştırıldı. Yoğun hareket artefatları olan görüntüler değerlendirilmedi, %50-70 darlığı olup asemptomatik olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Kontrast madde alerjisi olup DSA ya da MRA yapılamayan hastalar da çalışma dışı bırakıldı. 7.3 Bulgular Tüm çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken, istatistiksel analizler için "SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 15.0" programı kullanıldı. Çalışmamızda 9 u kadın (%25) ve 27 si erkek (%75) olmak üzere toplam 36 hasta mevcuttu. Olguların yaşları 25 ila 81 arasında değişmekteydi (ort 65.86±9.91). Eşlik eden HT, DM ya da sigara içim öyküsü ile plak tipi, intraplak hemoraji ya da fibröz kep rüptürü arasında Fischer –Exact Testine göre anlamlı ilişki bulunamadı (p>0.5). Anjiyografide saptanan darlık oranları ile plak içi kanama ya da fibröz kep rüptürü arasında ki ilişki Fischer-Exact Testine göre değerlendirildi. Fibröz kep rüptürü izlenen 19 olgunun, plak içi kanama saptanan 20 olgunun onyedisinin darlık oranı %70 ve üzeriydi ve bu ilişki istatiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Ancak USG de saptanan plak tipi ile darlık arasında anlamlı ilişki saptanamadı. Darlık düzeylerinde saptanan plakların ondördü tip 1 ve 2 (Grup 1) , yirmiikisi tip 3 (Grup 2), dokuzu tip 4 (Grup 3) plak özelliğinde idi. Aksiyel MRG kesitlerinde ondokuz plakta fibröz kep rüptürü ile uyumlu kep düzensizliği (%42.2), yirmi plakta plak içi kanama ile uyumlu sinyal değişiklikleri saptandı. Fibröz kep rüptürü bulgularının altısı tip 1 ve 2 plaklarda (%21,1), onüçü tip 3 (%52,6) plaklarda görüldü. Plak içi kanama bulgularının yedisi tip 1 ve 2 (%25), onüçü tip 3 (%55) plaklarda (%20) görüldü. Plak içi kanama ve fibröz kep rüptürü saptanan plak tarafında bulunan serebral hemisferlerde yirmi olguda akut kronik iskemiye bağlı değişiklikler ve akut enfarkt odakları izlenmekteydi. Tip 4 ekojenik plaklarda diffüzyon MRG sekanslarında akut enfarkt izlenmedi. Bu hastalarda aksiyel MRG kesitlerinde kalsifikasyona ait tüm serilerde hipointens lineer odaklar saptandı. Fischer –Exact testi ile kalsifikasyon miktarı ile akut enfarkt arasında ilişki saptanmamıştır (p>0.5). Kranyal MRG de ensefalomalazik değişkilikler izlenen ancak diffüzyon MRG de akut enfarkt saptanmayan tüm hastalarda lipidden zengin nekrotik kor ve değişik kalınlıklarda bütünlüğü korunmuş fibröz kep ile uyumlu lineer hipointens odaklar izlenmiştir. Grup 1 hipoekoik plaklarda izlenen lipid kor ile kronik iskemik değişiklikler arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05) ayrıca plak içi kanama ya da fibröz kep rüptürü bulguları ile akut enfarkt arasında gruplar bazında Fischer- Exact testine göre anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). 7.4 Sonuç Karotid arter darlıklarının tedavisinde son dönemde getirilen yenilikler tanısal amaçla kullandığımız metodların yeniden gözden geçirilmesi ve daha etkin kullanım için geliştirilmesi zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Ultrasonografinn plak içi kanama ve fibröz kep rüptürünü göstermede ki düşük duyarlılığı nedeniyle MRG plak tiplendirilmesi için kullanılabilecek yeni bir modalite olarak ön plana çıkmaktadır. Anahtar kalimeler: Ateroskleroz, karotis, ultrasonografi, manyetik rezonans, plak

Author

Dr. Ebru Uysal

How to Cite

Ebru Uysal (Tıpta Uzmanlık Tezi). Karotid arter darlıklarının menyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirlmesi: Konvansiyonel anjiyiografi ve ultrasonografi ile karşılaştırma, 2014, Adnan Menderes University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Adnan Menderes University