Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Kronik ürtiker hastalarında antihistaminik ve omalizumab tedavilerinde kalım

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Deniz Aksu Arıca

Özet (TR)

Amaç: Kronik ürtiker toplumda yaklaşık %1,8 sıklığında rastlanan, yaşam kalitesini olumsuz olarak etkileyen bir hastalıktır. Hastalık süresinin öngörülememesi ve tedavi seçeneklerinin sınırlı olması, hastalık yönetimini zorlaştırmaktadır. Son yıllarda tedaviye farklı yanıt veren hasta grupları tanımlanmıştır. Çalışmamızda, hastaların tedavide kalım sürelerini ve bunu etkileyen hasta ve hastaya ait değişkenleri belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif gözlemsel nitelikteki bu çalışma, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı tarafından yürütülmüştür. Çalışmaya Mart 2022- Mart 2023 tarihleri arasında dermatoloji polikliniklerimize başvuran yeni tanı almış veya daha önceden takipli 93 kronik ürtiker hastası dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, özgeçmiş ve soygeçmişindeki hastalıklar, aldıkları tedaviler, tedavi süreleri, hastalığa ait değişkenler, ayrıca tedavi başlangıcı ve takibindeki laboratuvar değerleri, hasta vizitleri sırasında olgu rapor formuna kaydedilmiştir. Ayrıca gerekli bilgilere hastane kayıt sisteminden retrospektif olarak ulaşılmıştır. Bulgular: Bu çalışmaya dahil edilen 93 kronik ürtiker hastasının 70'i (%75,3) kadın, 23'ü (%24,7) erkekti. 93 hastanın %61,3'ü (n=57) hastalığının bir döneminde omalizumab kullanmış, kalan %38,7'si (n= 36) ise sadece antihistaminiklerle tedavi almıştır. Omalizumab kullanan 56 hastanın 40'ı bir nedenden dolayı tedaviyi en az bir defa bırakmıştır. Çalışmanın sonlanım noktasında omalizumab tedavisini sonlandırmış olan hastalarda tedaviyi bırakma nedenlerine bakıldığında; tedaviyi bırakan 15 hastanın 10'unda (%66,7) iyileşme, 2'sinde (%13,3) takipsizlik, 1'inde (%6,7) omalizumaba dış merkezde gereğinden önce başlanması nedeniyle, 1'inde (%6,7) gebelik isteği ve 1'inde (%6,7) ise etkisizlik nedeniyle omalizumab tedavisinin sonlandırıldığı görülmüştür. Kaplan-Meier analizi ile omalizumab tedavisi almış olan 56 hastada ilk omalizumab siklusunda tedavide kalım süresi medyan 9 ay olarak saptanmıştır. Antihistaminikte medyan kalım süresi tüm KÜ hastaları için 67 ay hesaplanmıştır. Omalizumab altında geçen medyan süre 21 ay bulunmuştur. Omalizumab iii tedavisi sırasında acil başvurusu olan hastalarda, olmayanlara göre omalizumab altında geçen süre anlamlı olarak daha uzun bulunmuştur (p=0,02). Tedavi başlangıcındaki fibrinojen düzeyi (n=15) ile omalizumab altında geçen süre arasında istatiksel olarak anlamlı (p=0,008) güçlü pozitif korelasyon saptanmıştır. Omalizumab total doz sayısı ile tedavi başlangıcındaki fibrinojen düzeyi (n=6) arasında istatiksel olarak anlamlı güçlü bir pozitif korelasyon saptanmıştır (p=0,02). Tedavi başlangıcındaki bazofil seviyesiyle hastalık süresi arasında istatiksel olarak anlamlı düzeyde düşük kuvvette negatif korelasyon saptanmıştır. Antihistaminik kullanırken maksimum doza çıkma ihtiyacı olan hastalarda, günde dörtten daha az antihistaminik kullananlara göre; ortanca hastalık süresi anlamlı olarak daha uzun bulunmuştur (p=0,009). Omalizumab altında acile başvuran hastalarda, glukokortikoid ihtiyacı olan hastalarda, astımı, gıda allerjisi, ve akar allerjisi olan hastalarda hastalık süresi başvurmayanlara göre anlamlı olarak daha uzun saptanmıştır (sırayla; p = 0,023 ve p=0,002, p=0,046, p=0,023, p=0,041). Ayrıca omalizumaba geçildikten sonra acil başvurusunda istatiksel olarak anlamlı bir düşüş saptanmıştır (p=0,04). Lökosit ve nötrofil düzeyinde takipte başlangıca göre istatiksel olarak anlamlı bir düşüş (sırayla p=0,02, p=0,006) görülmüştür. Total IgE değerinde tedavi takip döneminde başlangıca göre istatiksel olarak anlamlı bir artış (p=0,021); anti-TPO değerinde ise takip döneminde başlangıca göre istatiksel olarak anlamlı bir düşüş (p=0,045) saptanmıştır. Çalışma verilerimizin ürtiker hastalarında hastalık şiddeti ve süresini öngörmede klinisyene ışık tutacağını düşünmekteyiz. Sonuç: Omalizumabın hastanede yatış ihtiyacı ve acile başvuruyu azalttığı gösterilmiştir. Tedavinin başlangıcında yüksek fibrinojen düzeyi, maksimum dozda antihistaminiğe ihtiyaç duyanlarda, omalizumab altında acile başvuranlarda, hastalık seyri sırasında kortikosteroide ihtiyaç duyanlarda, astım, gıda allerjisi, ev-tozu akarı allerjisi olanlarda hastalık süresi daha uzun bulunmuştur. Tedavi başlangıcındaki bazofil seviyesi ile hastalık süresi arasında negatif korelasyon saptanmıştır.

Yazar

Dr. Hande Ermiş Akkuş

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Hande Ermiş Akkuş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Kronik ürtiker hastalarında antihistaminik ve omalizumab tedavilerinde kalım, 2023, Karadeniz Technical University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Karadeniz Technical University tezlerinden daha fazlası