Krzysztof Kieslowski sinemasının kaygı kavramı ekseninde incelenmesi
2017
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Zühal Çetin Özkan
Özet (TR)
İnsanın ruhsal durumundaki tedirginlik halini ifade eden kaygı kavramının, gündelik dildeki karşılığının ve öncelikli olan çağrışımının ötesinde, psikoloji ve felsefede çok daha karmaşık ve katmanlı bir yapısı vardır. Keskin bir şekilde belirgin bir lezyona bağlanamayan, bu nedenle de kurtuluşu zor olan nevrotik kaygının, içten geldiği için varoluşsal kaygı ile de ilintili tarafları mevcuttur. Genel olarak psikanalizm ve varoluşçu düşünce içerisinde tinin yükseltici bir gereği olarak kabul edilen kaygı kavramı, varlık için kaçınılmazdır. İnsan, düşürüldüğü/ fırlatıldığı bu dünyada kaygıya ve ölüme yazgılıdır. Ancak kaygı kavramı, psikanalizm ve varoluşçu felsefe içerisinde asla negatif bir kavram değildir. Kaygı; en büyük olanak sağlayıcı, eylemlere yön verici, imkan yaratıcı bir misyon üstlenmektedir ve varlık için asli bir duygu halidir. Çünkü varlık, ancak varlıksal yüceliğe erişme kaygısı duyarsa varoluşunu sorgulayıp duyumsayabilir ve bu sayede tinini yükseltip otantik/sahici varlık olma yolunda atılım gösterebilir. Dolayısıyla kaygı, tinin bir gereğidir ve kaygı yokluğu esasında tin yokluğudur. Öte taraftan, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra kaygı; savaşlar, ekonomik buhranlar, nükleer silahlar, salgın hastalıklar, artan terörizm ve çeşitli kimlik krizleri etrafında bocalayan çağdaş insanın genel ruh halini ifade eden başat kavramlardan biri olmuştur. Küresel boyuttaki bu tekinsiz atmosferden fazlasıyla etkilenen Polonya Sineması' da, kendi siyasi tarihinin gündelik yaşamdaki karşılığını perdeye yansıtmayı başaran politize olmuş bir sinemadır. Polonya toplumunda giderek yükselen bir hissiyat olan bu kaygı ise, bilinçli bir sinema eğilimi olan Ahlaki Kaygı Sineması dönemini başlatmıştır. Çalışmada da; Dünya Sineması'nda kendine özgü anlatım dili ile özel bir yer edinen Kieslowski Sinemasının etkilendiği bilişsel ve duygusal kaygı faktörlerinin hangi koşular içerisinde, hangi kaynaklardan beslendiği araştırılmış ve seçilen filmler bu bağlamda incelenmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde; varoluşçu düşünürler tarafından sık sık kaygı etkeni olarak gösterilen -Kieslowski Sineması'nda da karşılığını fazlasıyla bulan- günah, sorumluluk, özgürlük, hiçlik, kader, rastlantı ve zorunluluk gibi temel kavramların kaygıyla olan ilişkileri saptanmış, film çözümlemeleri de bu çıkarımlar doğrultusunda yapılmıştır.
Yazar
Dr. Gülseren Dinvar
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Gülseren Dinvar (Yüksek Lisans Tezi). Krzysztof Kieslowski sinemasının kaygı kavramı ekseninde incelenmesi, 2017, Bingol University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Bingol University tezlerinden daha fazlası
- Konaklama işletmelerinde işe adanmışlık, iş kontrol odağı, tutku ve asalaklık arasındaki ilişkinin analizi(2017)
- İnanç turizmi kapsamında İmam-ı Birgivi Türbesi'ni ziyaret eden kadınların inanca ilişkin beklenti ve deneyimlerinin analizi(2017)
- CNC makinaların esnekliğinin ortez tabanlık üretim hassasiyetine etkisi(2017)
- Hastanelerde maliyet muhasebesi ve bir özel hastane uygulaması(2017)
- Johann Sebastian Bach'ın 1. Solo Sonatının dönemsel, yapısal ve teknik açıdan incelenmesi(2017)
- Oleuropein ve sisplatin'in nöroblastom hücreleri üzerine etkisi(2017)