Bingol University
Institute

Institute of Fine Arts

Bingol University

64

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Johann Sebastian Bach'ın 1. Solo Sonatının dönemsel, yapısal ve teknik açıdan incelenmesi

Bu çalışma, kaynaklar esas alınarak keman repertuvarının en seçkin eserlerinden biri olan Johann Sebastian Bach'ın BWV 1001 1 numaralı Keman için Solo Sonatı'nı incelemektedir. Çalışmanın birinci bölümünde Barok dönemin genel özellikleri, dönemi etkileyen bestecileri ve dönemin müziğe kattığı yeniliklerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde eserin bestecisi olan Johann Sebastian Bach'ın hayatı incelenmiş, yaşadığı hayatın ve aldığı eğitimlerin müziğe olan katkılarından ve eserlerini yaratma süreçlerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise genel olarak bestecinin solo keman için yazdığı sonat ve partitalardan bahsedilmiş ve son olarak eserin her bölümünün dönemsel, teknik ve yapısal olarak örneklerle incelenmesini içermektedir. Bu çalışma ile keman repertuvarının vazgeçilmezi olan ve her kemancının repertuvarına alması gereken bu eserin önemi vurgulanmıştır. Eseri çalışacak ve çalışmakta olanların eser hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olması ve yorumlarına katkı sunması amaçlanmıştır.

Bach, Jean SebastienBarok ÇağBarok üslubu+7
Ceren Gün
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bir ortak dil olarak görsel iletişim tasarımı ve insan hakları örgütleri özelinde uygulamaları

Görsel iletişim, görüntü aracılığı ile oluşturulmuş bilginin, sözcüklere gereksinim duyulmaksızın varlıklar arasındaki alışveriştir. Görmenin konuşmadan önce gelişmesi; iletişimin temelini oluşturmuştur. Görme yeteneği, iletişimin en önemli yapı taşıdır. Görüntünün deneyimsel boyutu, varlıkların görme yetenekleri doğrultusunda şekillenmiştir. Var olan görsel tecrübe ve veriler aracılığıyla, evren mekanizması sürekli yeni bir görsel iletişim sürecini yaşatmaktadır. Bu süreklilik içinde, her canlı bu döngüsel oluşuma dahil olarak varlıklarını devam ettirmektedir. İnsanlar yaşam boyunca iletişim evreleri içerisinde gereksinim duydukları bilgiyi sözlü ve sözsüz olarak aktarmaktadırlar. Bu noktada iletişim sürecinin bir parçası olan görsel iletişim tasarımı, günümüzde gelişen teknolojinin iletişim aracı bağlamında kullanılması ile güçlü bir bildirişim ağı yaratmıştır. Böylelikle görsel edimlerin sanatla buluşması ve tasarım dili ile konuşması görsel iletişimin önemini arttırmıştır. "Bir Ortak Dil Olarak Görsel İletişim Tasarımı Ve İnsan Hakları Örgütleri Özelinde Uygulamaları" adlı tezimde, görsel iletişimin ortak bir dil olduğunu ortaya koymak ve iletişim tasarımının sosyal içerikli bir kampanyaya dönüşmesi üzerinden hareketle oluşturan çalışmalardan meydana gelmiştir. Tezin görsel tasarım çerçevesi üç ana bölümden eklemlenmiş olup, sosyal içerikli afişlerle sunulmuş ve örneklendirilmiştir. Tezin uygulama projesi aşamasında uluslararası afiş yarışmaları için sosyal içerikli afişler sunulmuştur. Bir ortak dil olarak kabul edilen görsel iletişim tasarımı, toplumsal bilinci artırmak adına hem amaç hem de araç olarak ele alınmıştır.

AfişlerDilGörsel iletişim+6
Amır Ahmadoghlı
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

11 Eylül sonrası Amerikan sineması ve televizyonunda İslam'ın ve Müslüman karakterlerin sunumu

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bütün kurumların yöntem ve çalışmaları Amerikan kaderine hizmet etmektedir. Beyaz Anglosakson Protestanların elinde tuttuğu bu kaderi ayakta tutan, Amerikalı olmanın ve Amerikan yaşam tarzını benimsemenin bir bireyin başına gelebilecek en iyi şey ve bildiğiniz her kutsaldan daha kutsal olduğuna duyulan inançtır. Varoluşunu düşmana dayandıran ülke, ilk ötekisi vahşi Kızılderililerden son ötekisi barbar Araplara hep aynı strateji ile ilerlemiş tehdit üretimi ile kol kola giren korku üretimi hem iç hem de dış siyasetinde Amerika Birleşik Devletleri için belirleyici olmuştur. Kıyamet günü olarak yorumlandığına sıkça rastladığımız 11 Eylül terör saldırılarının öncesi ve sonrasında İslam'ın ve Müslüman karakterlerin sinema ve televizyondaki temsilini ötekinin temsili paralelliğinde incelemek ve bu düzlemde Reagan döneminden günümüze özellikle terörizm ve İslamiyet özdeşleşmesinin dayanaklarını, oryantalizmden İslamofobiye kullanılan kavramları ve bunların yansımalarını ortaya koymak çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Görüntünün yaşamı yorumlamasından ziyade yaşamın kendisi haline geldiğinin yadsınamayacağı Amerika Birleşik Devletleri'nde milli güvenliği esas alan bir zihniyet eşliğinde, sineması ve televizyonunda İslam algısının çoğunlukla dünyayı kutuplara ayıran strateji bağlamında sıklıkla başvurulan medeniyetler çatışması tezine dayandırıldığı bilinmelidir. Bu çalışma, kendi varlığını betimlerken erime potası (melting pot) olarak özetleyen Amerika Birleşik Devletleri'nin demografisinin bir parçası olan Müslümanların geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki konumunun bütün şifrelerinin, ülkedeki diğer toplumsal dönüşümlerde olduğu gibi sineması ve televizyonu üzerinden okunabileceğinin doğrulanmasını amaçlamıştır.

11 Eylül 2001 olayıAmerika Birleşik DevletleriAmerikan sineması+7
Hilal Süreyya Yılmaz
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bir rol çalışma yöntemi olarak Meisner tekniği

Geçmişten günümüze oyunculuk ile ilgili birçok yaklaşım ileri sürülmüştür. 1900'lerin başında yaptığı çalışmalarla kendisinden sonra gelen tiyatro uygulayıcıları için bir ekol olan Stanislavski, oyunculuk yöntemini gerçekçi oyunculuk anlayışından yola çıkarak oluşturmuştur. Dünya tiyatrosundan pek çok önemli isim kendi oyunculuk yaklaşımını Stanislavski'nin çalışmalarından ilham alarak ortaya koymuştur. Bu önemli isimlerin Amerikan Tiyatrosu'ndaki temsilcilerinden biri de Sanford Meisner'dir. Bu çalışmada Meisner Tekniği bir rol çalışma yöntemi olarak ele alınmış, bu rol çalışma yönteminin nasıl bir sistematiğinin olduğu örnek uygulamalarla tartışmaya açılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde Sanford Meisner'in yaşamına, özellikle yöntemin temel düşüncesini oluşturan unsurlara detaylı olarak yer vermeye çalıştık. Bunun yanında aynı bölümde Meisner'in oyunculuk yaklaşımının American Laboratory Theater'dan başlayarak Guild ve Grup tiyatrolarına uzanan kökenleri inceledik. Buna ek olarak Stanislavski, Lee Strasberg ve Stella Adler'in oyunculuk yaklaşımlarını inceleyerek Meisner'den ayrıştıkları noktaları tartışmaya çalıştık. İkinci bölümde ise Sanford Meisner Master Class belgeselindeki, Sanford Meisner On Acting ve Larry Silverberg'in The Sanford Meisner Approach kitabındaki örneklerden yola çıkarak Meisner'ın ilkeleri çerçevesinde tekniğin egzersizlerini inceledik. Ayrıca yine bu bölümde Meisner Tekniği ile oyun metnine ve sahne çalışmasına nasıl yaklaşılması gerektiğini ele almaya çalıştık. Sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yaptıktan sonra tiyatro eğitiminde Meisner tekniğinden nasıl yararlanılabileceğini tartıştık.

Meisner, SanfordOyunculukRol+6
Osman Yiğit Can Kocabıyık
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Dokuma kumaş tasarımı ve üretiminde termoplastik yapılı ipliklerle rölyef etkilerinin araştırılması

Geçmişten günümüze tekstil tasarımında dokuma yapıların oluşturulmasında doğal ve doğal olmayan liflerden yapılan pek çok iplik kullanılmıştır. Bu lifler ile tasarlanan ve üretilen tekstiller, giyimden ev tekstiline, tıptan otomotiv sektörüne kadar pek çok alana hizmet etmektedir. Tüm bu alanlarda, sağlık, estetik, konfor, moda gibi arayışlar; üretici, tasarımcı ve sanatçıları tekstilde hem malzeme hem de teknik açısından yenilikçi arayışlara itmiştir. Bu arayışların yanı sıra doğal hammaddelerin hızlı üretim kapasitesi, teknik ve estetik açılardan yetersiz kalması, alternatif liflerin arayışını tetikleyen etkenlerdir. Toplumun gelişimi, toplum yapısındaki ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel farklılıklar tekstili de etkilemiş ve tekstilden etkilenmiştir. Doğal liflerin talepleri karşılayamaması, estetik ve fonksiyonellik arayışı gibi sebepler yeni lif türlerinin araştırılmasına neden olmuş ve termoplastik yapılı lifleri kapsayan yapay liflerin keşfedilmesini sağlamıştır. Isı ile çekerek yüzeylerde hacimli, oylumlu, girinti ve çıkıntılı, rölyef etkili bir görünüm ile estetik değerin artmasını sağlayan termoplastik yapılı iplikler; tasarıma teknik ve estetik açıdan etki eden faktörler ile bütünlük sağlayarak dokuma kumaşları oluşturmaktadır. Hammadde ve iplik ile birlikte kumaş yapısı, örgü, sıklık, bitim işlemi, renk gibi tasarıma yön veren faktörlerin uyumlu bir biçimde tasarımda yer alması ile dokuma kumaşlarda estetik farklılıklar ve çeşitlilik sağlanabilmektedir. Sentetik lifler ile rejenere selüloz esterlerinin ısıl işlemler ile çekerek kalıcı şekil almalarını sağlayan termoplastik yapıları tekstil yüzeylere farklı hacim, şekil, yüzey görünümleri ve rölyef etkiler kazandırılarak estetik değeri arttırılabilmektedir. Bu tezde de termoplastik yapılı lif ve ipliklerin gelişim sürecinden, dokuma kumaşlarda rölyef etkileri ve bu etkilerin oluşumunda teknik ve estetik açıdan katkı sağlayan tasarım öğelerinden ve termoplastik yapılı iplik kullanılarak tasarlanan ve üretilen rölyef etkili kumaşlardan bahsedilmiştir. Rölyef etkilerin incelenmesindeki amaç, dokuma kumaş tasarımına ısıl işlemler ile çekerek kalıcı şekil kazanan iplikler ile dokuma kumaşlarının tasarımında yenilikçi yüzeyler oluşturmak, estetik değeri arttırmak ve hedef kitlede ilgi uyandırmaktır. İç mekân tekstilleri olarak düşünülen tasarım ve uygulama çalışmalarında; termoplastik yapılı malzemenin yanı sıra, termoplastik yapılı olmayan malzemelerin de rölyef açısından etkileri gözlemlenmiştir.

Dokuma kumaşlarDokuma teknikleriJakarlı dokuma+5
Elif Kurtuldu
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Performans metni olarak Sevgi Soysal'ın Tutkulu Perçem öyküleri

Performans, bütün sonuçlara direnen, deneyimi yeniden ve yeniden yapılandıran, fiziksel, konuşan ve icra edilen bir metin yahut ritüel özelliği taşır. Bu özellikler kendine özgü olduğundan tekrarlanamaz, kopya edilemezdir. Bir antidisiplin olarak performans, değişen dünya algısına karşı katılımcılarla birlikte prova edilir. Bu çalışmanın amacı, tiyatro ve temsil ilişkileri bağlamında bir 'ara tür' yahut bir 'ara zemin' olarak performansı araştırmaya ve sorgulamaya başlamaktır. Bu amaç için öncelikle performansın doğuşu, gelişimi ve özelliklerini araştırmaya yönelik dergi, makale, kitap gibi basılı kaynaklar ile tezler gibi basılı olmayan kaynaklar taranarak performansın ritüelle ilişkisi incelenerek Antik Yunan'a geri dönülmüştür. Çalışmanın izleyen bölümlerinde ise Apollon ve Dionysos ilişkisi üzerinden bugünkü tarihsel avangardın ve performansın gelişim çizgisi değerlendirilmiş, bunlar üzerine kesin yargılardan kaçınılarak sorular sorulmuştur. Bu bölümde sunulan sorular, performans araştırması yapanlar için en temel sorulardır: Performans sanatı için disiplinlerarası bir anlayışın sonucu diyebilir miyiz? Yahut 1960'ların avangart tiyatrosu metni parçalamasıyla, dil ve biçimin birbirine girmesi, zaman ve uzamın birbirine karışması gibi özelliklerin geçişkenliği de düşünüldüğünde performans sanatı için çoksesli bir enstrüman diyebilir miyiz? İşte bu araştırma ve soruların ışığında Sevgi Soysal'ın Tutkulu Perçem kitabı bu özellikleriyle bir performans metnine dönüştürülmüştür. Sevgi Soysal Tutkulu Perçem'deki kesik kesik anlatısıyla ve türlerin birbirine geçmesiyle öykülerin performans metnine dönüştürülmesine olanak sağlamıştır. Kitaptaki öykülerin –neredeyse- tamamı performans metni yazılırken ayrı ayrı işlenmiştir. Öncelikle her bir öykünün ne anlattığı üzerinden okuma yapılıp sonra bu öykülerle yeni bir metin denemesine girişilmiştir. Soysal'ın perçemleri kitaptaki onun tutkularını açığa çıkartan en önemli metafordur. Bu metafor performans metni yazmak isteyen herkese ayrı bir deneyim alanı oluşturacaktır.

HikayeMetaforMetin örgüsü+6
Duygu Kankaytsın
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Aktivist bir eylem pratiği olarak fotoğraf sanatı

İnsanlık tarihi boyunca toplumsal dönüşümler ve bunların sonuçları, günümüz kültürlerinin şekillenmesinde etkili olmuştur. Sanat bu bakımdan ilerlemenin diğer bileşenleri olan toplumsal hareket pratikleri ve dönemin siyasal, sosyal, ekonomik dinamiklerinden bağımsız değildir. Özellikle işçi sınıfının tarih sahnesine çıktığı 1848 devrimleri ve sonrasındaki toplumsal hareketlerle oluşan mücadele ve direniş kültürü, hayatın her alanında dönüşüm sağladığı gibi sanatın da muhalif karakterini belirginleştirmiştir. Bu çerçevede görsel sanatlarda estetik dışavurum biçimlerinin ve özelinde fotoğraf sanatının aktivist niteliğini ve toplumsal hareketlerle etkileşimlerini analiz etmek amacıyla bu tez çalışması hazırlanmıştır. Tez çalışmasında 19.yy'dan itibaren var olan sisteme karşı alternatif öneriler sunan, Avrupa merkezli toplumsal hareketler ve aktivist eylemler değişen paradigmalar çerçevesinde incelenmiş, bu bağlamda ülkemizdeki gelişmeler de değerlendirilmiştir. Toplumsal değişimin temel dinamiklerinden olan aktivist eylem pratikleri ideolojisini kitleselleştirebilmek için algıya dayalı söylemler geliştirmiştir. Tarihsel süreç içerisinde aktivizmin estetik dışavurum biçimleriyle birlikteliği sanat üretim faaliyetlerini dönüştürmüş, 20.yy avangard anlayışıyla birlikte muhalif-aktivist sanat pratiklerini biçimlendirip, örgütlü bir yapıya kavuşturmuştur. Çağdaş sanat pratiklerinde ise performansa dayalı farklı muhalefet kanalları oluşturmuştur. Sistem karşıtı sanat pratikleri günümüz teknolojik olanakları ve yeni medya araçlarıyla birlikte toplumla daha hızlı ve koordineli bir şekilde temas kurmaktadır. Aktivist sanat özellikle Occupy hareketleriyle birlikte eylemlerin yöntem ve söylemini dönüştürmüş, bu pratiklerin önemli bir parçası olmuştur. Sanatın aktivist dönüşümünde fotoğraf, gerçekle kurduğu ilişki paralelinde özel bir öneme sahiptir. Bireysel ve toplumsal muhalefetin en çok kullanılan mediumu olması fotoğrafı da aktivist bir eylem pratiği haline getirmiştir. Yanı sıra toplumsal hareketlerin ve direnişlerin belleğini oluşturan fotoğraf, avangard sanat pratikleriyle birlikte yaratıcılık bağlamında da muhalif bir dil inşa edip, direnişi estetize etmeye başlamıştır. Tez çalışmasında farklı tarihsel dönemlere ilişkin fotoğrafın bu özelliklerini vurgulayan örnekler yer almıştır. Sanatın tüm formlarının kullandığı bir medium olan fotoğraf, çağdaş sanat pratiklerinde ve günümüz dijital çağında da yukarıda belirttiğimiz önemini ve niteliklerini korumaktadır.

AktivizmEylemFotoğraf+4
Özlem Demircan
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Pişmemiş toprak malzeme ile form üretimi ve bir uygulama

Tarih öncesi çağlardan günümüze kadar toprak yapılar, insanlar tarafından barınma, savunma ve dini amaçlar için kullanılmış, ayrıca malzemenin plastikliğinden dolayı, yapı yüzeylerinde dekoratif (bezeme, rölyef v.b.) etkiler sıkça kullanılmıştır. Toprak mimarisine form açısından bakıldığında, heykelsi ve anıtsal toprak yapıların üretildiği gözlemlenmektedir. Bu tür anıtsal toprak yapı mimarilerine Batı Afrika'da sıkça rastlanmaktadır. Bu noktada, toprak yapıların genellikle kırsalda bulunmasından yola çıkılarak, toprağa duyulan saygının bir yapıya dönüştüğünde, katlanarak arttığı ve mimariye, işlevsel yönünün yanında anıtsal bir özellik de kazandırdığı düşünülmektedir. Ayrıca bunun, toprak mimari ve kültür açısından sürdürülebilir bir durumu ortaya çıkardığı söylenebilmektedir. Bugün bu etkileşim, sanat alanında sanatçıların ve mimarların ürettikleri projeler ile yaratılmaya çalışılmaktadır. Literatürde toprağın yapı malzemesi olarak kullanılması ile ilgili mevcut bilgiler, inşa teknikleri ve malzemenin geliştirilmesi dışına çıkmamaktadır. Ayrıca, sanatsal bir form olarak toprak mimariyi kapsayan bir araştırma da bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, özellikle yabancı kaynaklarda bu konu ile yapılan araştırmalar referans alınarak, dünyadaki form yönünden özgün mimari örnekleri araştırmak ve insanın çevresi ile olan etkileşiminde toprak yapıların yerini belirlemektir. Sonuç olarak, pişmemiş toprak malzemenin dünü, bugünü, kullanılan inşa teknikleri ve yapı formları (mimari, heykelsi, anıtsal) hakkında geniş kapsamlı bir derleme oluşturmak hedeflenmiştir. Anahtar kelimeler: Pişmemiş toprak malzeme, Kerpiç, Toprak mimari, Heykelsi mimari, Anıtsal mimari, İlkel, Geleneksel

AnıtlarAnıtsal heykelBiçim+7
Onur Fındık
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Güncel tarihsel oyunlar bağlamında Gezi oyunları

Kentli bir toplumsal hareket olarak sınıflandırılan Gezi Parkı eylemleri kent hakkı tartışmaları çerçevesinde ortaya çıkmış, süreçte toplumsal ve siyasal taleplerin de eklemlendiği geniş tabanlı bir toplumsal ittifaka dönüşmüştür. Kısa sürede bir fenomen haline gelen Gezi, toplumsal muhalefetten, sosyal yaşama, güncel siyasetten sanata kadar pek çok alanda eşi görülmemiş depremler yaratmıştır. Ülkemizde Gezi parkı eylemleriyle birlikte başlayan süreç özelde ekolojistlerin ve kadın hareketinin, genelde toplumsal muhalefetin ezberini bozarak yeni bir dil yaratma zorunluluğunu gözler önüne sermiştir. Bu bağlamda çağın sanatının da alımlayıcıyla kurduğu ilişki yeniden tartışma konusu olmuş, sanatsal üretimlerde çağın ruhunu yansıtan yeni bir dil arayışı gündeme gelmiştir. Eylemlerin başından beri bir direniş aracına dönüşen sanatsal üretimler Gezi'ye özgün kimliğini kazandırırken tarihsel birer belge yerine geçerek Gezi'nin geleceğe taşınmasında rol oynamıştır. Çalışmamızın giriş bölümünde tarih algısının nasıl şekillendiğini tartışmaya açarak tiyatro sanatının tarihsel oyunlarla olan ilişkisini tanımlamaya çalıştık. İlk bölümde Neo-liberal politikalar sonucu dünya çapında meydana gelen küresel ayaklanmaları tartışarak Gezi Parkı örneğini bir direniş estetiği bağlamında inceledik. Son bölümde ise Gezi Parkı direnişinin tiyatro oyunlarına nasıl yansıdığını süreçte kaleme alınan oyunları inceleyerek tartıştık. Gezi Parkı eylemlerinin yaşandığı süreçte yazılan ve sahnelenen oyunlar literatüre olduğu kadar toplumsal belleğe katkılarından dolayı bu çalışma kapsamında "Güncel Tarihsel Oyunlar" olarak değerlendirilmiştir. Söz konusu oyunlarda gözlenen; çağının tanığı olan yazarların, yaşananları sanatın süzgecinden geçirerek çağdaş bir dil ve yeni bir estetik algıyla geleceğe aktarma sürecidir.

Gezi ParkıSahneye koymaSanat+5
Yunus Emre Gümüş
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Avangart ve Sovyet avangart sahne tasarımı

20. yüzyılda sanat hareketlerini ortaya çıkaran koĢullar, Avrupa'da ortaya çıkan 1. Dünya SavaĢ'ı öncesi ve bu savaĢın sonrası geliĢen koĢullardır. Bu koĢullar içinde geliĢen sanat; yeni biçim arayıĢlarından, savaĢları hazırlayan faktörlerden ve sorunlardan yoğun biçimde etkilenmiĢtir. Yeni geliĢen hareketler, kapitalizmin hayatın her alanına hakim olma durumuna yönelik bir farkındalık yaratarak, sanatçıların bu durum karĢısındaki duruĢlarını ortaya koymaları sonucunu doğurmuĢtur. GeliĢen bu olay ve olgular sanatçılar yeni bir estetik değer oluĢturmalarının da önünü açmıĢtır. Bu dönem sanatçıları, politik olan her olayın parçası olmuĢ ve yaĢamın her alanına aktif bir Ģekilde nüfus etmiĢledir. Özellikle, Sovyetler Birliği'nde geliĢen hareketlerle birlikte sanatçıların ve sanatın ilk defa muktedir olma duygusunu yaĢadıkları görülmüĢtür. Sanatçıların öyle ki, BolĢevik devriminde, etkin bir rol oynadıkları da bilinmektedir. Bu tezde, ilk olarak tarihsel avangartların hangi ortamda ortaya çıkıp geliĢtikleri ve özellikle sahne tasarımına getirdikleri yenilikler incelenmeye çalıĢılmıĢtır. Ġkinci olarak ise Sovyetler Birliğinde ortaya çıkan düĢünce ve sanat hareketlerinin sanatçılara ve sanata etkileri üzerinde durulmaya çalıĢılmıĢtır. Sovyetler Birliği'nin anılan dönemdeki sahne tasarımcıları, sahne, mekân ve kostüm tasarımına büyük yeniliklere sahne tasarımında önemli köĢe taĢı oldukları görülmektedir. Ġlerleyen bölümlerde tanıtılacak tasarımcıların, sahne tasarımına getirdikleri yenilikler; kendilerinden sonra gelen sahne tasarımcılarını ile tiyatro yönetmenlerini, büyük oranda etkilemiĢ ve günümüz modern tiyatrosunun sahne plastiğinin geliĢmesine katkıda bulunmuĢtur ve halende bulundukları düĢünülmektedir. ĠĢte bu nedenlerle, bu tez; Sovyet Sahne Tasarımcılarının, sahne tasarımına getirdikleri yeni estetik anlayıĢlar üzerinden bir okuma yapmaya, bunları görünür kılmaya odaklanmıĢtır.

AvangardAvangard sanatSahne sanatları+6
Memet Ali Zeren
Bingol University · Institute of Fine Arts
2017
00