Medical SpecialtyOpen Access

KTÜ Göğüs Cerrahisi kliniğinde trakeal rezeksiyon ve rekonstruksiyon yapılan postentübasyon trakeal stenozlu olguların değerlendirilmesi

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Celal Tekinbaş

Abstract (TR)

AMAÇ: Postentübasyon trakeal stenoz (PETS), trakeal darlıkların en sık görülen nedenidir. Hastaların büyük çoğunluğu stridor ve dispne ile başvurur. PETS tedavi edilmezse önemli morbidite ve mortalite sebebidir. Rijit bronkoskopi en iyi tanı koyma yöntemidir ve lezyonun lokalizasyonu ve sınırlarının değerlendirilmesinde çok faydalıdır. Bunun yanında çekilen 3 boyutlu boyun ve toraks BT darlığın etraf dokularla ilişkisini, boyutunu ve yerleşim yerini göstermede önemlidir. Bu değerlendirmeler hastaların nonoperatif tedavi seçenekleri (t-tüp, stent vb) veya cerrahi için uygunluklarını belirler. Uygun hastada cerrahi tedavi altın standart olarak uygulanmaktadır. Bu çalışmada merkezimizde PETS nedenli trakea rezeksiyonu yapılan hastalarda tedavi seçenekleri, takip ve komplikasyonlara neden olabilecek faktörleri belirlemeye çalıştık. GEREÇ VE YÖNTEMLER: Çalışmamız retrospektif ve gözlemsel olarak tasarlandı. Ocak 2014 – Aralık 2021 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği'nde trakeal rezeksiyon ve rekonstruksiyon yapılan postentübasyon trakeal stenozlu 44 hastanın verileri incelendi. Dahil edilme kriterleri tüm yaşlar (mevcut hastalar için 13-68), trakeal rezeksiyon ve rekonstruksion yapılan postentübasyon trakeal stenozlu olgular, hastane veri tabanında anamnez, radyolojik görüntüleme ve laboratuar sonuçlarının bulunması kabul edildi. Bu analizde değişkenler yaş, cinsiyet, entübasyon nedeni, stenozun yerleşim yeri rezeksiyon uzunluğu, komplikasyonlar olarak belirlendi. BULGULAR: Çalışmaya alınan hastalarda en sık entübasyon nedeninin travma olduğu görüldü. Hastaların tamamında stridor mevcuttu. Hastaların 26 (%59.1)' sının en az bir ek hastalığı vardı.. Stenoz, hastaların 33 (%75)'inde trakea üst yarısında, 11 (%25)'inde trakea alt yarısınında yer almaktaydı. Hastaların 26 (%59.1)'sında ameliyatta çıkarılan trakeal segmentin uzunluğu 3 cm'nin altında, 18 (%40.9)'inde 3 cm'nin üzerinde oldu. Toplamda 5'i kadın 11'i erkek olmak üzere 16 (%36) hastada komplikasyon görüldü. Trakeal rezeksiyon ve rekonstrüksiyon uygulanan hastaların post op hastane yatış süreleri 4-16 gün arasında değişiklik gösterdi. SONUÇ: Bu tez çalışmasında, trakeal rezeksiyon sonrası uç-uca anastomoz uygulanan postentübasyon trakeal stenozlu olgular değerlendirilmiştir. Komplikasyon gelişen hastalarda anlamlı bir p değerine ulaşılmasa da preop trakeostomi öyküsü, ek hastalık varlığı ve trakea üst yarısına yapılan rezeksiyonlar komplikasyon için önemli predispozan faktör olarak görüldü. Kliniğimizde uygulanan retansiyon sütürleri sayesinde hastaya çene-boyun sutürü atılmadı. Bu durum post op dönemde hasta konforu sağlanmış, anastomoz ilşkili komplikasyon görülme sıklığı azalmıştır. Anahtar Kelimeler: postentübasyon trakeal stenoz, retansiyon süturu, bronkoskopi

Author

Dr. Mustafa Şişman

How to Cite

Mustafa Şişman (Tıpta Uzmanlık Tezi). KTÜ Göğüs Cerrahisi kliniğinde trakeal rezeksiyon ve rekonstruksiyon yapılan postentübasyon trakeal stenozlu olguların değerlendirilmesi, 2022, Karadeniz Technical University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Karadeniz Technical University