Medical SpecialtyOpen Access

Lökositoklastik vaskülitin demografik özellikleri ve etyolojik faktörler

2012
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Özlem Su Küçük

Abstract (TR)

Amaç: Bu çalışmada, lökositoklastik vaskülit tanısı alan 75 hastanın klinik ve demografik özelliklerini, etyolojide yeralan faktörleri ve tedavi seçeneklerini belirlemek amaçlandı.Gereç ve Yöntem: Çalışmaya klinik ve histopatolojikolarak lökositoklastik vaskülit tanısı alan 75 hasta dahil edildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, özgeçmiş ve soygeçmişözellikleri, kullandıkları ilaçlar, hastalığın görüldüğü mevsim ve atak sayısı, lezyonların yerleşim yeri ve tipi,lezyonlardaki semptom varlığı ve deri dışı bulguların varlığı kaydedildi. Hastalardan istenen hemogram, eritrositsedimantasyon hızı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, Antistreptolysin O titresi (ASO), antinükleer antikor(ANA) , Anti çift sarmal DNA (dsDNA) , C-reaktif protein (CRP), romatoid faktör (RF) , anti- HIV, hepatit serolojisi ,kriyoglobulinler, tam idrar tetkiki, gaytada gizli kan, posterior-anterior akciğer grafisi ve batın ultrasonografisisonuçları kaydedildi. Hastalar ile ilgili tüm veriler geriye dönük olarak hasta dosyalarından elde edildi.Verilerinistatistiksel analizinde ortalama değerleri ve standart sapmayı saptamak için student-T testi kullanıldı. Kategorizeedilebilen sonuçlar ki-kare testi ile analiz edildi. Ki-kare testi ile belirlenemeyenler için Fischer'in exact testikullanıldı. İstatistiksel olarak anlamlılık için p<0,05 olarak kabul edildi. Elde edilen bulgular değerlendirilirken SPSS(Statistical Package for Social Sciences) for windows 13.0 istatistik paket programı kullanıldı.Bulgular: Hastalarınortalama yaşı 43,57 (4-86) olup 43'ü kadın, 32'si erkekti.Lezyonlar hastaların % 80' inde (n=60) sadece altekstremitede yerleşirken en sık görülen klinik bulgu palpabl purpura (%64,n=48) idi. Hastaların 48 `i (%64)asemtomatikken, en sık eşlik eden deri dışı semptomlar artralji ( n=20 , %26.7) ve karın ağrısı (n=14, %18.6) idi.Lökositoklastik vaskülitin en sık idyopatik (% 20,6) ikinci sıklıkta enfeksiyonlarla (%17,3) ilişkili olduğu desteklendi.HSP tanısı alan hastaların yaş ortalaması (26.8) ile kutanöz lökositoklastik vaskülit tanısı alan hastaların yaşortalaması (51.5) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p <0,005). Erkek/kız oranı 1.67 olaraktespit edildi. Kutanöz lökositoklastik vaskülit ve HSP'lı hastaların başvurduları mevsimler arasında istatistiksel olarakanlamlı farklılık saptanmazken (p >0,005), her iki hastalığında yaz aylarında pik yaptığı fakat kutanözlökositoklastik vaskülitin en sık yaz aylarında, HSP'nin ise en sık kış aylarında görüldüğü tespit edildi. HSP'lıhastalarda yaşın artmasıyla renal tutulum, GIS tutulum veya eklem tutulumu arasında anlamlı ilişki saptanmadı(p>0,005).Sonuç: Lökositoklastik vaskülitin literatürle uyumlu olarak 40 yaş civarında, alt ekstremitede palpablpurpuralar ile en sık asemptomatik seyrettiği, idiyopatik ortaya çıktığı, etyolojide ilaçlardan en sık antibiyotiklerinsorumlu olduğu, inflamatuvar kollajen hastalıklar ve malinite ile ilişkili olduğu, sedimentasyon yüksekliğinin en sıkgörülen laboratuvar bulgusu olduğu, hastalığın genellikle kendini sınırladığı, HSP'lı olgularda erkek oranının yüksekolduğu, kış aylarında sık görüldüğü söylenebilir. Literatürle uyumlu olmayacak şekilde lökositoklastik vaskülitinkadınlarda daha sık görüldüğü ve HSP'lı olgularda yaş arttıkça renal tutulumda artış olmadığı saptandı.

Author

Alkım Ünal

How to Cite

Alkım Ünal (Tıpta Uzmanlık Tezi). Lökositoklastik vaskülitin demografik özellikleri ve etyolojik faktörler, 2012, Bezmialem Vakıf University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Bezmialem Vakıf University