Master'sOpen Access

Lübnan neden Atatürk Türkiyesinden örnek alamadı?

2010
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Hasan Hüseyin Doğan

Abstract (TR)

Birinci Dünya Savaşına kadar Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde bulunan Lübnan, 1920 yılında Fransız yönetimine geçmiştir. Bağımsızlığını ancak II. Dünya Savaşından sonra kazanan Lübnan için bağımsızlık süreci tam anlamıyla gerçekleşememiş ve ülke yabancı güçlerin müdahaleleri sonucu hiç bitmeyen iç çekişmelerle günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Bununla birlikte yapısında oldukça fazla sayıda dinsel, kültürel ve mezhepsel farklılıkları barındıran Lübnan'da, siyasal yaşam ideolojiden ziyade mezhepsel farklılıklara dayanmakta ve bu farklılıklar çerçevesinde ve aileler düzeyinde gerçekleşen iktidar kavgası ülkedeki istikrarsızlığı daha da artırmaktadır.Lübnan, Orta Doğu'da yaşanan sorunların önemli bir parçası ve tipik bir örneği durumundadır. Özellikle 1970'li yılların başlarından itibaren ortaya çıkan Lübnan sorununun temelinde, ülkenin siyasal ve sosyal yapısındaki karmaşıklık yatmaktadır. Nüfusun çoğunluğunu oluşturan Maruniler, Sünniler ve Şiiler ile birlikte Lübnan'da çok farklı etnik köken ve mezhep mensubu topluluklar bulunmaktadır. Bu etnik ve dini mozaiğe, 1970 yılında Ürdün İç Savaşı sırasında bu ülkeye bir anlamda sürülen Filistinliler de katılmıştır. Lübnan Fransız sömürgesi iken dini bölünmeler temel alınarak oluşturulan yönetim yapısının, Katolik Maruni mezhebi mensuplarına ülke yönetiminde demografik oranların üzerinde bir ağırlık vermesi ve sonraki yıllarda demografik göstergelerin Maruniler aleyhine değişmiş olmasına rağmen yönetim yapısında bir değişiklik yapılamaması, ülkede gerilimi tırmandırmıştır. Bu durumun yarattığı karmaşa ile birlikte çeşitli koşullar da bir araya gelmiş ve iç savaş patlak vermiştir. Filistinli gerillalar ile Maruni denetimindeki ordu arasında başlayan çatışmalar ülkenin bütününe yayılarak, önce bir iç savaş sonra da çok taraflı bir bunalım başlatmıştır. Bu dönemde başlayan çatışmalar ülkede etnik-dinsel temele dayalı mücadelenin ve ülke topraklarının fiilen bu kesimler arasında bölünmüşlüğünün başlangıcı olmuştur.Günümüze kadar çeşitli şekillerde devam eden Lübnan İç Savaşının temelinde mezhepsel ayrımlara dayalı iktidar mücadelesinin yanı sıra, yabancı güçlerin ülke üzerindeki çıkarları doğrultusunda mücadeleye taraf olmaları sorunu yatmaktadır. Lübnan'ın stratejik konumu ve diğer çeşitli özellikleri dolayısıyla burada söz sahibi olmak isteyen çeşitli devletler kendilerine yakın olan öbeği destekleyerek ya da kışkırtarak sorunların daha da karmaşık bir hal almasına sebep olmaktadırlar. Lübnan'ın mevcut yönetim sistemi, ülkeyi müdahaleye açık hale getirdiği için soruna müdahil devletler tarafından korunmakta ve ülkedeki çatışma süreci devam ettirilmektedir.Bu çalışma ile yayılmacı güçlerin çeşitli çıkarları doğrultusunda bir ülkede söz sahibi olmak için uyguladıkları böl-parçala-yönet taktiğinin Lübnan'da nasıl uygulandığı ve sözde sorun çözme bahanesiyle ülkede karmaşa düzeninin nasıl korunduğu incelenmiştir. Atatürk'ün önderliğindeki Türk milletinin bu sömürü düzenine karşı mücadelesi ile Atatürk Devriminin başarısı Lübnan örneği ile kıyaslanarak ortaya konulmuştur.Öneriler kısmında Lübnan'ın içinde bulunduğu karmaşık yapı ve yönetim sorunlarına Atatürkçü devlet modeli ışığında öneriler sunulmuştur. Sonuçta Türkiye ve Lübnan'ın kuruluş süreçleri ile devlet ve yönetim yapıları karşılaştırmalı olarak incelenerek Atatürk Türkiyesinin başarıları gözler önüne serilmiştir.

Author

Cemile Neslihan Aydın

How to Cite

Cemile Neslihan Aydın (Yüksek Lisans Tezi). Lübnan neden Atatürk Türkiyesinden örnek alamadı?, 2010, İnönü University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İnönü University