Mandibula kondil kırıklarında açık ve kapalı tedavi yaklaşımlarının, yayınlanmış klinik çalışmalarının meta-analizi ile yapılan sistematik derleme
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ethem Güneren
Abstract (TR)
Kondil kırıkları, mandibulanın sık karşılaşılan kırıklarındandır. Kondil kırıkları açık redüksiyon internal fiksasyon veya kapalı-konservatif yaklaşımlarla tedavi edilmektedir. Bu çalışmamızda açık ve kapalı yaklaşımların tedavi sonrası maksimum ağız açıklığı, laterotrüzyon ve protrüzyona etkisinin karşılaştırılması için meta-analiz planlandı. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Tıp Kütüphanesinin online biyomedikal veri tabanı olan Pubmed'te İngilizce dilinde "mandibula kondil kırıklarında cerrahi ve cerrahi olmayan tedavi" , "tek taraflı kondil kırıklarında açık ve kapalı tedavi", "mandibula kondil kırıklarında açık ve konservatif tedavi", "mandibula subkondil kırıklarında cerrahi ve konservatif tedavi", "mandibula kondil kırıkları ve cerrahi komplikasyonları" "Mandibular subkondiler kırıkların açık ve kapalı tedavisinin sonuçları", "kondil kırıklarında açık ve kapali tedavi" anahtar kelimelerini tarandı. 652 makale tespit edildi. Dahil edilme kriterlerimize uyan 10 yayının bilgisi sistematik olarak toplandı. 4 çalışma kontrollü klinik çalışma, 2 çalışma retrospektif ve 4 çalışma da randomize kontrollü çalışma idi. Yayınlardan; çalışmaların tasarımı, kullanılan teknik, tedavi sonrası maksimum ağız açıklığı (MAA), laterotrüzyon, protrüzyon, yaş, takip süresi, fasiyal sinir hasarı, ağrı, maloklüzyon bilgileri kaydedildi. Maksimum ağız açıklığı meta-analizine 9 çalışma dahil edildi. Açık ve kapalı ameliyat grupları arasında MAA parametre değerleri standartlaştırılmış ortalama farkı rastgele etki modeline göre 0,244 (%95 GA [-0,317 0,804] , p=0,393, t=0,855) olarak belirlendi. P değerinin 0,05 den büyük olduğu görüldü. Bu sonuçlara göre yapılan meta-analize göre kritere giren yayınlarda açık ve kapalı tedaviler arasında MMA parametresi değerlerinin ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi.Laterotrüzyon meta-analizine 7 çalışma dahil edildi. Açık ve kapalı ameliyat grupları arasında MAA parametre değerleri standartlaştırılmış ortalama farkı rastgele etki modeline göre 0,350 (%95 GA = -0,090 0,791, p=0,117, t=1,416) olarak belirlendi. P değerinin 0,05 den büyük olduğu görüldü. Bu sonuçlara göre yapılan meta-analize göre kritere giren yayınlarda laterotrüzyon parametresi değerlerinin ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi. Protrüzyon meta-analizine 6 çalışma dahil edildi. Açık ve kapalı ameliyat grupları arasında MAA parametre değerleri standartlaştırılmış ortalama farkı rastgele etki modeline göre 0,417 (%95 GA= -0,157 0,994, p=0,155, t=1,424) olarak belirlendi. P değerinin 0,05 den büyük olduğu görüldü. Bu sonuçlara göre yapılan Meta analize göre kritere giren yayınlarda protrüzyon parametresi değerlerinin ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi. Sonuç olarak yapılan meta-analizde erişkin mandibula kondil kırıklarında uygulanan açık ve kapalı teknik yaklaşımlarının tedavi sonrası dönemde maksimum ağız açıklığı, laterotrüzyon ve protrüzyona etkileri arasında istatistiksel anlamlı bir fark saptanmadı.
Author
Ali Yeniocak
Institution
How to Cite
Ali Yeniocak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Mandibula kondil kırıklarında açık ve kapalı tedavi yaklaşımlarının, yayınlanmış klinik çalışmalarının meta-analizi ile yapılan sistematik derleme, 2021, Bezmialem Vakıf University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bezmialem Vakıf University
- Tuberoskleroz tanılı hastalarda mikro RNA düzeyi değerlendirilmesi(2016)
- Açık teknik septorinoplasti yapılan olgularda postoperatif bantlamanın ödeme etkisi(2015)
- Adölesan dönemde hirşutizm tanısı alan hastalarda etyolojik dağılım(2015)
- Unstable angina pectoris hastalarında signal peptide complement C1R/C1S, UEGF, ve BMP1 epıdermal growth factor-like domain-containiing protein 1' in tanısal değerinin araştırılması(2015)
- Deneysel kafa travması modelinde high mobility group box-1 protein düzeylerinin oksidatif stres, apoptoz, serebral ödem ve kan beyin bariyeri üzerine etkilerinin araştırılması(2016)
- 5-fluorourasile bağlı arteryel vazokonstrüksiyon etyolojisinde ürotensin-2'nin rolü(2017)
