Mirza Ali Ekber Sabir'in hayatı, edebi kişiliği ve şiirleri üzerine bir inceleme
2023
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Alsou Kamalieva
Abstract (TR)
Modern Azerbaycan edebiyatının önemli şairleri arasında gösterilen Mirza Ali Ekber Sabir 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyıl başlarında Azerbaycan edebiyatına damga vurmuş önemli isimlerden biridir. Edebi hayatına eski şiir geleneğinde başlayan, zaman içinde yeni şiir anlayışıyla tanışan şair, şiirlerini eski-yeni senteziyle yazar. Mirza Fethali Ahundzade, Seyyid Ezim Şirvani, Abbasgulu Ağa Bakıhanov, Feridun Bey Köçerli, Abbas Sıhhat gibi önemli aydınların çağdaşı olan Sabir; onların şiir anlayışlarından da etkilenir. Özellikle Abbas Sıhhat ve Feridun Bey Köçerli ile yaptığı edebiyat sohbetleri onu yeni şiirle ve gerçekçi anlayışla tanıştırır. Yazar, Feridun Bey Köçerli'nin realist anlayışından etkilenip şiirlerinde bu anlayışı oldukça başarılı bir şekilde kullanır. Mirza Ali Ekber Sabir'in yaşadığı dönem göz önünde bulundurulduğunda Rusların, Azerbaycan ve Kafkas ülkeleri üzerinde yoğun bir hâkimiyet kurduğunu görmek mümkündür. Türk toplumu baskı altında yaşarken dönemin aydınları tarafından baskının halk tarafından kabul görmemesi için çeşitli yollara başvurulur. Bu yollardan biri şüphesiz ki edebiyattır. Eski-yeni tartışmasının gün yüzüne çıktığı zamanlarda ele alınan ortak konu halkın bilinçlendirilmesi ve Türkçe problemi olurken birçok şair ve yazar çeşitli yayın organlarıyla bu düşünceyi halka yaymayı amaçlar. Söz konusu bu düşüncelerin en büyük savunucusu Mirza Ali Ekber Sabir'dir. Halkın sefalet, cehalet içinde yaşamasını ve adalet duygusundan yoksun bir şekilde hayatını idame ettirmesini hazmedemeyen şair, toplumcu gerçekçi anlayışla şiirleri yazar; toplumun her zerresini şiirlerinde kelimelerin ardına sığdırmayı başarır. Kendi sorunlarını özellikle ailevi problemlerini bir kenara itip sadece halkını ön planda tutar. Halk yolunda da yatağa düşen şair; son nefesinde bile kendini değil, sadece milletini düşünür. Osmanlı coğrafyasına 19. yüzyıl itibariyle baktığımızda toplumcu çizgisini ümmetçi anlayışla birleştiren isim olan Mehmet Akif Ersoy'u görebiliriz. Mehmet Akif'i ve Sabir'i 19. yüzyılda farklı topraklarda aynı düşüncede birleştiren temel kavram halktır. Halkı en iyi şekilde gözlemleyip eserlere aktarmayı amaçlayan iki önemli şair, bu doğrultuda edebiyatımıza imzalarını atarlar. Toplumu, toplumun cehaletini, din adamlarının dini çıkarları uğruna kullanmalarını, toplumdaki zengin-fakir çatışmasını, işçi-çiftçi mücadelesini realist bir anlayışla kaleme alan Sabir'in edebiyat dünyasında kalıcı olmasını sağlayacak unsurları kısa sürede yakalaması oldukça çarpıcıdır. Ancak onun edebiyat dünyasında kalıcı olmasını sağlayan asıl çarpıcı olay Celil Memmedguluzade tarafından çıkarılan Molla Nasreddin dergisidir. Sabir, bu dergide hiciv ve kara mizah üslubunu sade bir dil anlayışıyla besleyerek dönemindeki tüm çarpıklıkları sert bir şekilde dile getirir ve cesur bir şekilde onları eleştirir. "Etimi halk yolunda çürüttüm, ömür yetse de kemiklerimi de halk uğrunda çürütürdüm. " (Taşkesenlioğlu, 2013) diyen şair son nefesinde bile halkını düşünür, hayatının her alanında yaşadığı tüm zorluklara rağmen halkı bilinçlendirmeye çalışır. Onun en büyük düşüncesi toplumunun hürriyet içinde yaşamasıdır. Sabir'in özgürlükçü yanı ve hürriyet düşkünlüğü, onun Osmanlı coğrafyasındaki "vatan şairi" Namık Kemal'in hayat felsefesi ile ortak noktasını oluşturmaktadır. Bu açıdan Namık Kemal'in yazdığı "Hürriyet Kasidesi"ne ve "Vatan Şarkısı"na nazireler yazan Sabir için Namık Kemal'in de etkisinde kaldığını söylemek mümkündür. Her iki şair; yaşadığı dönemi ve toplumu romantik bir biçimde, toplumu aydınlatacak bir dille ele alır. Vatan, onlar için aşktır. Aşk ateşi ile şiirlerini kaleme alan iki şair için tek bir gerçek vardır: "Hürriyet. " Sabir'in şiirlerinin büyük bir bölümü içinde bulunduğu maddi imkansızlar nedeniyle yayımlanmaz. Bu nedenle en büyük isteği şiirlerini kitaplaştırmaktır. Sabir, hayata gözlerini kapamadan önce dostu Abbas Sıhhat'e bu konudaki vasiyetini açıklar ve bu vasiyeti aradan çok zaman geçmeden Abbas Sıhhat tarafından yerine getirilir. Abbas Sıhhat'in yardımlarıyla şiirlerinin bir araya getirildiği bu kitaba "Hophopname" adı verilir. İlk basıldığı andan günümüze kadar üzerinde farklı çalışmaların yapıldığı bu kitap, edebiyat araştırmacıları için geniş bir kaynak olur. Türk ve Azerbaycan edebiyatı için sonsuz bir hazine olan şairin, bugüne kadar yeterince keşfedildiğini söylemek mümkün değildir. Bu çalışmada Türk Dünyası edebiyatları ve Azerbaycan edebiyatı için oldukça önemli olan ve kısa sürede edebiyat dünyasında kalıcılığı sağlayan Mirza Ali Ekber Sabir'in hayatı, edebi kişiliği ve şiirleri üzerine kapsamlı bir çalışma yapmak ve şiirlerini Azerbaycan Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarmak amaçlanmış; bu doğrultuda araştırmalar yapılmıştır. Araştırma yöntemi olarak kaynak taraması tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda Mirza Ali Ekber Sabir'in Azerbaycan edebiyatında yeni edebiyatın öncülerinden olduğu, şiirleriyle çağlar ötesine seslendiği görülmüştür.
Author
Dr. Yasin Kol
How to Cite
Yasin Kol (Yüksek Lisans Tezi). Mirza Ali Ekber Sabir'in hayatı, edebi kişiliği ve şiirleri üzerine bir inceleme, 2023, Bartın University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bartın University
- Metilen mavisinin bozunmasi için Au/MOF-5 fotokatalizörünün geliştirilmesi(2024)
- Farklı uydu görüntü verileri ile meşcere parametreleri arasındaki ilişkilerin araştırılması (Bartın-Mugada örneği)(2009)
- Amasra kenti örneğinde tarihi peyzaj karakteri değerlendirmesi(2018)
- Haydar Ergülen şiirinde ev imgesi(2019)
- Belirsizin etiği: Simone de Beauvoir ve varoluşçuluk(2022)
- Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerinin umutsuzluk ve sürekli kaygı düzeyleri ile hayat boyu öğrenme eğilimleri ilişkisi(2022)
