Master'sOpen Access

Modern Türk şiirinin leylâları

2008
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Hasan Akay

Abstract (TR)

?Modern Türk Şiirinin Leylâları? adı altında ele aldığımız yüksek lisans tezinde, Klâsik Türk Edebiyatının önemli isimlerinden Fuzûli'nin ?Leylâ ve Mecnûn? adlı eseri merkeze alınarak, gerekli görülen yerlerde benzer ve farklı noktalara da dikkat çekilmek sûretiyle, Modern Türk Şiirinin ?Leylâ? temalı eser veren önemli şahsiyetlerinin (Sezai Karakoç, Yahya Kemal, Mehmet Âkif), bu eserlerindeki ?Leylâ? anlayışları tespit edilmeye çalışılmış, Klâsik Türk Edebiyatıyla, Modern Türk Edebiyatı arasında karşılaştırmalı değerlendirme yapılmış; zaman ve mekân değişmelerinin getirdiği farklılıklar, zamanlar ve mekânlar üstü benzerlikler de dikkate alınarak bütüncül bir gözle ortaya konulmuştur.Özünde bir Arap çöl efsanesi olan ?Leylâ ve Mecnûn?, Türk Edebiyatında 16. yüzyılda Fuzûli'nin kalemiyle kemâle ermiştir. Arapçada ?çok uzun, karanlık gece? anlamına gelen ?Leylâ?, çilelerle dolu seyr-i sülûk yolculuğunda, Mecnûn'un gönlüne sırlı bir ayna olmuş, onun mecazî aşktan İlahî aşka varmasında çok önemli bir rol üstlenmiştir. Beşerî anlamda aşkı Mecnûn'dan bile derin yaşayan, karanlığı ve uzun geceyi bir geçiş olarak gören değil, her dâim kendinde taşıyan ?Leylâ?, denilebilir ki, mesnevimizin beşerî anlamda gerçek âşığıdır. İlahi aşka eren âşık ise, Kays'tan geçerek Âşık (Mecnûn) adını alan Mecnûn'dur.Türk Edebiyatında Fuzûlî'yi bir biçimde takip eden şairler vardır. Bunlar arasında müstakil olarak Leylâ ve Mecnûn eseri oluşturanların sayısı fazla değildir. Biz bunlar içinde en gözde ve en değerli olarak tespit ettiğimiz ?Leylâ?ları, bunların şiir sahasındaki tezâhür biçimlerini ve işlevlerini incelemeyi gâye edindik.Modern Türk Şiirinde Leylâ'ya peyrev olan esas şair Sezai Karakoç'tur. Modern Türk Edebiyatında ?diriliş şairi? olarak anılan Sezai Karakoç'un (1933-) "Leylâ ve Mecnûn" adlı eseri ?diriliş? düşüncesi etrafında şekillenir. Onun mısralarında hüzünlü bir aşığın içe kapanışından ziyâde, her güçlüğe rağmen direnen bir diriliş âşığı ile karşılaşırız. Karakoç'un eserinde, Leylâ hem bu dünya dirilişi, hem öte dünyadaki diriliş için vardır, bunun bilincindedir.Yahya Kemal'in (1884- 1934) eserindeki Leylâ ise, âdeta masal âlemindeki bir peri kızı gibidir. Leylâ bu şiirde, kendi yolculuğuna yapar şekilde konumlandırılmış; dolunayın suya yansıyan ışığında gördüğü ?Hüsn?ün peşinden gitmiş, nihayetinde şeâmetli gibi görünen bir ölümün ardında, saadetli bir sonsuzluğa varmıştır. Bununla birlikte, şiirde her ne kadar, Mecnûn'a yer verilmemiş ise de, Mecnûn'un Yahya Kemal nezdinde şiir üstü evrende var olabileceği unutulmamalıdır.Mehmet Âkif'in (1873?1931) şiirinde ise, Leylâ şairin kendisinin de açıkça dile getirdiği gibi, tüm ?Doğu toplumu?nun simgesi olarak tanımlanan, Mecnûn'un ulaşmak için mücadele verdiği, ?İslâm'ın geleceği?dir. Âkif'e göre, sözde Leylâ, özde Mevlâ'ya vardıracaktır.Modern şairlerimiz yalnızca ?Leylâ? temalı şiirlerinde değil, aynı zamanda ?Leylâ? vasfındaki şiirleriyle (Monna Rosa, Mehlika Sultan, Gece gibi) de âdeta bir Mecnûn gibi, gönüllerindeki aşkı ortaya koymuşlar, böylelikle Modern Türk Şiirinin Leylâlarını, Türk Edebiyatına kazandırmışlardır. Bu derin bahsi tamamlayan farklı nazarlar, ?Başka Leylalar? olarak çalışmaya dahil edilmişlerdir. ?Leylâlar Arasında Karşılaştırma? bölümüyle de çerçeve tamamlanmıştır.

Author

Dr. Selda Savaş

How to Cite

Selda Savaş (Yüksek Lisans Tezi). Modern Türk şiirinin leylâları, 2008, Sakarya University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Sakarya University