Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin çocuk cinsel istismarına ilişkin tutum ve davranışları
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Neylan Ziyalar
Abstract (TR)
Amaç: Çocuk istismarı, insanlık tarihi kadar eski olmasına rağmen bildirilme ve açığa çıkma oranı oldukça düşük olan, çocuğu fiziksel ve ruhsal yönden önemli derecede etkileyen tıbbi, hukuki, gelişimsel ve psiko-sosyal bir durumdur. ÇCİ'nın uzun dönem etkilerini araştıran çalışmalarda psikiyatrik hastalık gelişmesi, tekrar istismara maruz kalma veya istismarcı olma, daha düşük akademik başarıya ulaşma, sağlık durumunun kötülüğü veya intihar girişimi, yaşam boyu ötekileştirme veya ilişkilerde seksüalite ile varolmak gibi olumsuz sonuçların yanında tamamen iyileşmenin mümkün olduğu da bildirilmiştir. Ancak bu sonuçların yanlış yorumlanması ciddi yanlış anlaşılmalara ve ÇCİ mağdurlarının damgalanmasına yol açabilmektedir. Toplum tarafından damgalanma korkusu sebebiyle cinsel istismara maruz kalan kişinin ve ailesinin yaşadığı olayı gizli tutma çabası olmaktadır. Öğretmenler çocuklarla aileleri dışında en çok zaman geçiren profesyonellerdir ve ÇCİ' nin çocuklarda yol açacağı fiziksel ve davranışsal değişiklikleri fark etme ihtimalleri yüksektir. Buna rağmen çocuklar öğretmenlerine bildirmekte oldukça çekingen davranmaktadırlar. Benzer şekilde öğretmenlerin de cinsel istismar olgularını ilgili kurumlara bildirme sıklıkları oldukça seyrektir. Bu durum bildirim yetersizliğinin öğretmenlerin ÇCİ ile ilişkili tutumlarından kaynaklanabileceğini akla getirmektedir. Çalışmamız, okulöncesi ve ilköğretim sınıf öğretmenlerinin ÇCİ ile ilgili tutumlarını araştırmayı amaçlamıştır. Yöntem: Çalışmaya İstanbul il milli eğitim müdürlüğüne bağlı anaokulları ve ilkokullarda çalışan araştırmaya katılmaya gönüllü olan 192 öğretmen dahil edilmiştir. Katılımcılara bilgilendirilmiş onam formu, sosyodemografik özellikleri içeren veri formu ve stigma ölçekleri uygulanmıştır. Bulgular: Öğretmenlerin %35 (71)'i cinsel istismara uğramış bireyle karşılaşmış olduğunu, %62,1(126)'i daha önce cinsel istismara uğrayan bireyle karşılaşmamış olduğunu bildirmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin %63,5(129)'i çocukluk çağında cinsel istismarın olmadığına inanmaktadır. Yalnızca %19',2(39)'si çocukluk çağı cinsel istismarının varlığına inanırken, %9,4(19)'ü emin değildir. Damgalama ölçeğinin hemen tüm maddelerinde sınıf öğretmenleri ve okul öncesi öğretmenlerinin tutumları arasında oldukça anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,001). Bununla birlikte her iki grupta da damgalama oranlarının literatürden düşük olduğu saptanmıştır. Sonuç: Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin damgalama oranlarının oldukça literatüre kıyasla düşük olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin çocukluk çağı cinsel istismarını damgalamadıkları halde bildirme oranlarının düşük olmasının nedenleri araştırılmalıdır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin çocukluk çağı cinsel istismarının varlığı konusunda bilgi ya da eğitim eksiklikleri olduğu kanaatine varılmıştır. Çocukluk çağı cinsel istismarı konusunda öğretmenlerin bilgi seviyelerini ve farkındalıklarını arttırıcı meslek içi eğitimler düzenlenmelidir. Damgalama ve özellikle cinsel istismarda damgalamaya yönelik farklı meslek gruplarında ve geniş katılımcı grupları ile daha fazla araştırma yapılması literatüre katkıda bulunacaktır.
Author
Dr. Vuslat Dalkıran Türkoğlu
How to Cite
Vuslat Dalkıran Türkoğlu (Yüksek Lisans Tezi). Okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin çocuk cinsel istismarına ilişkin tutum ve davranışları, 2019, İstanbul University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul University
- In the covid 19 pandemic of female employees at a university hospital attitudes and affecting factors in nutrition of 9 months-6 years old children(2022)
- Türkiye'de sağ akımların 27 Mayıs Darbesi'ne dair algısı: 1960-1980(2020)
- La Turquie Gazetesi'nin 1890 yılı haberlerine göre: Osmanlı Devleti'nde iktisadi ve sosyal hayat (Fihrist-çeviri-değerlendirme)(2022)
- Emevîler döneminde toprak rejimi(2022)
- Merkel hücreli karsinomda tanısal ve prognostik belirteçler(2022)
- Solunum sistemi hastalıklarının sınıflandırılmasında makine öğrenmesi yöntemlerinin kullanımı(2021)