Les particularités des fonctionnaires et de leur Statut dans l'Union Européenne
2011
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Mehmet Arda
Özet (TR)
Bu çalışmada Avrupa Birliği kurumlarında çalışanların statüsü ve onun özellikleri ele alınmaktadır. Çalışmaya önce Statünün özelliklerini anlatarak başladık. Statünün özelliklerini anlatmadan önce, onun tarihi gelişimi incelemeyi uygun bulduk. Zira Statü'nün arka planını ve tarihsel çerçevesini anlamadan Statü'nün eksik kalacağını düşündük. Avrupa Toplulukları ilk memurlarını sözleşmeli olarak işe almıştı. O tarihte henüz bir Statut mevcut değildi. İlk kez CECA'nın 1956 yılında kabul ettiği Statut ile bir personel rejimi oluşturulmaya çalışıldı. Bu Statut'yü 1961 yılında CEE ve CEEA'nın kabul ettiği Statut takip etti. Bu sırada CECA resmi gazete de yayınlanmayan yeni bir Statut daha kabul etti ve neticede bu üç Statut'nün 5 mart 1968 yılında yürürlüğe girmesiyle Avrupa Topluluklarının ilk ortak Statut'süne kavuşmuş oldu.1990'lı yılların ortalarından itibaren bu Statut'de değişim ve reform istekleri artmaya başladı. Aslında reform istekleri 1970'li yıllarda bile vardı ama esas ciddi ve yoğun istekler 90'lı yıllardaki isteklerdi. Peki, neden memurlar kendi Statut'lerini değiştirme isteğindeydiler? Aslında bu isteklerin geniş bir arka planı vardı. 1970'li yıllarda ekonomik krizler, 80'lerde Berlin duvarının yıkılması ve SSCB'nin dağılmasıyla Avrupa'da yeni devletlerin ortaya çıkması, teknoloji ve özellikle bilgisayar ve internet alanındaki baş döndürücü gelişmeler, diğer tüm ekonomik ve toplumsal değişmeler Statut'de reform isteklerini artırdı. Memurlar daha iyi çalışma koşulları, maaşların artırılması, kadın çalışanlarla ilgili düzenleme vs. istiyordu. Tezimizin problematiğini oluşturan konulardan biri Topluluk kamu hizmetlerinin kendine özgü bir yapısı olmasıdır. İşte bu kendine özgü yapının ilk tecelli ettiği yer; memurların kendi Statut'sünü oluşturma çabaları ve kanun yapıcılara yol göstermeleridir. Oysa ulusal kamu hizmetlerinde memurlar sadece kanun koyucunun yaptığı kanunları uygulamakla yükümlüdür. Demokrasinin nisbi olarak daha gelişmiş olduğu ülkelerde sivil toplum kuruluşları ve sendikaların etkisi olsa da son söz yine kanun koyucuya aittir.90'lı yılların ortalarından itibaren artan reform istekleri sonucunda Yeni Statut 2000'li yılların hemen başında kabul edildi, Fakat yürürlüğe girmesi için yeni 10 ülkenin AB'ye katılımı beklendi. Peki nedir bu yeni Statut'nün özellikleri? Yeni Statut memurların çalışma şartlarını düzenledi, memur ve kurum arasında anlaşmazlık olduğunda memurun sahip olduğu hakları belirginleştirdi, izinler konusunda yeni açılım yaptı, çoğul gebelikte nasıl izin verileceğine kadar ayrıntılı düzenleme yapıldı.Tezimizin diğer problematiğini oluşturan diğer kısım ise, topluluk kamu hizmetlerinin hibrit nitelikte olmasıdır. Hibrit nitelikten kasıt, onun ulusal ve uluslararası kamu hizmetlerinin bir karışımı olduğudur. Bu tezimizi kanıtlayacak pek çok örnek vardır ki, bunları tezimizde anlattık. Mesela, topluluk hukukunun ve kamu yönetim sisteminin Fransız sisteminden alınmış olması, işe alma, kariyer de ilerleme gibi hususlarda Alman, Belçikalı, İtalyan ve tabi ki Fransız sistemlerin etkin olduğunu müşahede ettik. Ayrıca, topluluk memurlarının uluslar arası memur niteliğinde olması, uluslar arası kamu hizmetlerinden de yararlanıldığını ileri sürdük ki, verdiğimiz örneklerle de bunu kanıtlamaya çalıştık. Mesela, topluluk memurlarının uluslar arası memurlar gibi, sayılarının az olması, maaşlarının yüksek olması, mali ayrıcalıklara sahip olması ve belki de en önemlisi bu memurların uyruğu olduğu devlete karşı bağımsız olması ve çalıştığı kurum çıkarlarının, hem vatandaşı olduğu devletin hem de kendi çıkarlarından üstün olması.Topluluk kamu hizmetlerinin sui generis yapısını onun şu özelliklerinde de görürüz. Memurların kişisel dosyalarına ulaşabilmeleri, disponibilité diye bir pozisyonun varlığı, işten çıkarma koşullarının daraltılması ve ifade özgürlüğünün yer alması gibi. Burada kısaca disponibilité'ye değinmek istiyorum. AB yeni Statut'de memurlar için bir pozisyona yer verdi: Disponibilité. Buna göre eğer memurun çalıştığı departman kapatılırsa ya da kurum memur sayısını azaltmaya karar verirse, kurum buradaki memuru hemen işten çıkarmıyor. Bu memur 5 yıl boyunca haklarından yararlanmaya devam ediyor ve bu 5 yıl içinde kurum tekrar memur alırsa bunlar işe dönebiliyor, dönmek istemeyenler tazminatını alıp ayrılıyor. Bu memurun kuruma olan güvenini artırdığı gibi, memurun diğer devletlere karşı olan bağımsızlığını da güçlendirmiş olur. Diğer taraftan, işten çıkarılma şartlarının da güçleştirilmesi memurun iş garantisini artıran faktörlerdendir.Çalışmamızın ikinci bölümünde topluluk kamu hizmetlerinin memurların kariyer sistemleri ve hak ve ödevleri açısından ulusal ve uluslar arası sistemlerle karşılaştırmasını yapıp, onun bir taraftan hibrit özelliğine ve diğer taraftan da kendine has özelliklerine vurgu yaptık. Ayrıca uluslar arası sistemlerden farkını özellikle vurgulayıp, AB'nin uluslar arası sistemdeki yerini ve onu ayrıcalıklı kılan niteliklerini anlatmaya çalıştık.Tezimizin sonucunda vardığımız sonuç, AB memurlarının ve onların Statut'sünün AB'yi oluşturan üye devletlerin ve diğer uluslar arası kuruluşlarınkinden alındığı (hibrit özellik) , bunun yanında AB'nin kendine has bir sisteminin olduğu ve onun bu özellikleriyle diğerlerinden ayrıldığı (sui generis) dır.
Yazar
Dr. Yusuf Soyupek
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Yusuf Soyupek (Yüksek Lisans Tezi). Les particularités des fonctionnaires et de leur Statut dans l'Union Européenne, 2011, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
