Politik seçimlerle referandumların hisse senedi getirileri üzerindeki etkisi: İMKB örneği
2012
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Ömür Süer
Özet (TR)
Etkin bir piyasada, şirketlere ilişkin halka açıklanmış bilgiler hızlı bir biçimde bu şirketlerin fiyatlarına yansımalıdır. Firmalarla ilgili bilgiler kar açıklaması, birleşme ve satın alma gibi değişik tiplerde olabilir. Bu tür haberlerin hisse senedi fiyatları üzerine etkisi finans yazınında bir çok çalışma tarafından incelenmiştir. Ancak politik olayların hisse senedi fiyatları üzerine etkisini inceleyen çalışmalar görece sınırlıdır.Finansal piyasalar ile politik seçimler arasındaki ilişki, finans alanında çalışanların ilgisini çekmiş ve bu ilişkiyi inceleyen pek çok çalışma yapılmıştır. Bu ilginin nedeni politik seçimler neticesinde kurulan hükümetin ve seçilen başbakanın; ülkenin dış ilişkilerini, yasama - yürütme organlarını ve ekonomisini doğrudan etkileyen faktörler arasında bulunmasına bağlıdır. Yapılan politik seçimler, aynı zamanda hisse senedi piyasalarını da etkileyebilir. Bir ülke ekonomisinin barometresi olarak düşünülebilen hisse senedi piyasaları üzerine yapılan çalışmalar da büyük önem taşımaktadır (Wong&McAller, 2008). Bu nedenle, literatür araştırmasının bu bölümünde, dünya borsalarında politik seçimlerle hisse senedi fiyatları arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalara yer verilmiştir.Niederhoffer ve diğerleri (1970), ABD'de yapılan seçim tarihi etrafındaki günleri inceleyerek piyasa davranışını analiz etmişlerdir. Yapılan bu analizle, Wall Street'in beklentisi olan, piyasaların cumhuriyetçileri tercih etmesi gerektiği yönündeki düşüncenin doğru olup olmadığını araştırmışlardır.. 1900-1968 döneminin incelendiği çalışmada, ABD seçimlerini cumhuriyetçi bir aday kazandığında, seçimleri takip eden haftadaki ortalama getirilerin %1.08 ile -%0.23; demokrat bir aday kazandığında ise %1.30 ile -%1.13 arasında değiştiği gözlenmiştir.Rilley ve Luksetich (1980), 1900-1976 döneminde, seçim tarihleri etrafındaki günlerde ABD borsalarında fiyat hareketlerini incelemişlerdir. Çalışmalarının giriş kısmında, Wall Street'te varolan bir takım inanışlardan bahsedilmiştir. Bunlar, piyasanın cumhuriyetçileri demokratlara tercih ettiği, piyasanın belirsizlikleri sevmediği ve halihazırda görevde bulunanın değişmesi ile piyasanın düşüş trendine gireceği ile ilgili olan inanışlardır. Analiz sonucunda, piyasanın kısa vadede, cumhuriyetçilerin iktidarda olduğu zamanlarda daha fazla kazandırdığını tespit etmişlerdir. Bununla birlikte, her ne kadar seçim sonuçları hisse senedi fiyatlarını etkilese de, ekonominin performansının iktidardaki partiden etkilendiğinin kesin olmadığını vurgulamışlardır.Herbst ve Slinkman (1984), Ocak 1924 ve Aralık 1977 döneminde, ABD'de politik seçimlerin hisse senedi fiyatları üzerindeki etkilerini incelemişlerdir. Bu çalışmalarında Herbst ve Slinkman, hisse senedi piyasası için ?ayna? ve ?kalıpçı-şekil veren? ifadelerini kullanmışlardır. Çalışmanın sonucunda, 48 aylık seçim döngüsünün varlığının yanı sıra, 24 aylık bir döngünün daha olduğu ancak bu 24 aylık döngünün zirve noktasının seçimlerle aynı zamana denk gelmediğini gözlemlenmiştir. Benzer sonuçlar Huang (1984) tarafından da elde edilmiştir.Foerster (1994), Kanada ve Amerika seçimlerinin Kanada hisse senedi piyasası üzerine etkilerini incelemiştir. Araştırma sonuçları, Kanada hisse senedi piyasasının Amerika'daki politik değişimlere Kanada'daki politik değişimlerinden daha sert bir biçimde tepki verdiğini ortaya koymuştur.Pantzalis ve diğerleri (2000) benzer bir çalışmada, finansal piyasa göstergelerinin seçim tarihi etrafındaki değişimlerini 33 ülke ve 1974-1995 dönemi için olay çalışması metodu ile incelemişlerdir. Araştırma sonucunda, politik seçim tarihi etrafındaki günlerde pozitif yönlü anormal getiriler elde edilebileceğini görmüşlerdir. Özellikle seçimden önceki iki haftada hisse senedi getirilerinde pozitif anormal getiriler olduğunu, görevdeki partinin seçimi kaybettiği durumlarda ise daha güçlü pozitif getiriler oluştuğunu gözlemlemişlerdir.Santa-Clara ve Valkanov (2003) ise ABD'de, Ocak 1927'den Aralık 1998'e kadar olan dönemi incelemişlerdir. Bu çalışmanın sonucunda, demokrat ve cumhuriyetçi parti dönemlerindeki hisse senedi getirileri arasındaki farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermişlerdir. Hisse senedi getirileri, Demokrat partilerin iktidarında, cumhuriyetçilerin iktidarda olduğu dönemlere göre %9 daha yüksek gerçekleşmiştir.İMKB'de seçimler ile hisse senedi piyasaları arasındaki ilişkiyi inceleyen sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Mandacı'nın (2003) çalışması, İMKB ile politik seçimler arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar içerisinde ilk olma niteliğini taşımaktadır. Mandacı, Türkiye'deki genel seçimlerin İMKB-100 endeksi getirisi üzerindeki etkilerini incelemiştir. Bu bağlamda, 20 Kasım 1991, 24 Aralık 1995, 18 Nisan 1999 ve 3 Kasım 2002 genel seçimleri olmak üzere toplam dört genel seçimi inceleyip, bu tarihlerden önceki ve sonraki on beş günlük zaman dilimlerinde anormal getiriler olup olmadığını olay çalışması yöntemi ile ölçmüştür. Araştırma sonucunda, 1995 seçimlerini takip eden 1. ve 12. günde anormal getiri oluştuğunu ortaya koymuştur. 1999 seçimlerinden önceki 4. gün normalin üstünde zarar oluşurken, 3. gün normalin üzerinde bir getiri ve seçimlerden sonraki 2. gün de normalin üzerinde getiri sağlanmıştır. 2002 seçimlerinden sonraki 1. 2. ve 4. gün normalin üzerinde getiri elde edilmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde, Türkiye'nin politik tarihi ile gerçekleşen politik seçimlerin ayrıntılarına yer verilmiştir. Modern Türkiye günümüze kadar pek çok istikrarsızlık ve darbe dönemleri yaşamıştır. Bu periyotlar son genel seçimi de içine alacak şekilde incelenmiştir. Türkiye son üç seçimde Türkiye Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından kurulan hükümet tarafından yönetilmekte olup, en önemli muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Politik risk kapsamında ise, Country Watch editörleri tarafından değerlendirmeye göre Türkiye'nin politik risk indeksi 7 olarak çıkmıştır.Bu çalışma kapsamında ise politik risk, yerel ve genel seçimler gibi güçlü etkileri olan politik olaylardan kaynaklanan belirsizliklere işaret etmektedir. Çalışmanın amacı İMKB-100 getirilerine yerel ve genel seçimlerle referandumların etkisini araştırmak ve seçim tarihleri etrafında anormal getiriler olup olmadığını ortaya koymaktır. Örneklem periyodu İMKB-100'de hisse senetlerinin ilk işlem gördüğü tarih olan Ocak 1988'de başlayıp, son seçim tarihini de içine alarak Eylül 2011'de sona ermektedir. İnceleme konusu olan genel seçimler sırasıyla 20 Ekim 1991, 24 Aralık 1995, 18 Nisan 1999, 3 Kasım 2002, 22 Temmuz 2007 ve 12 Haziran 2011; yerel seçimler, 27 Mart 1994, 18 Nisan 1999, 28 Mart 2004 ve 29 Mart 2009; referandumlar ise 21 Ekim 2007 ve 12 Eylül 2010 tarihlidir. İMKB-100'e ilişkin günlük veriler İMKB'nin sitesinden elde edilmiştir. Analizlerde,MacKinley (1997) tarafından önerilen olay çalışması (event study) yöntemi kullanılmıştırZ test sonuçları incelendiğinde, 1991 genel seçimi öncesi ve sonrasında %95 güven aralığında, hisse senedi getirilerinde anlamlı bir farklılığın olmadığı gözlenmektedir. 1995 genel seçiminde seçimlerden önceki 10. günde ve seçimlerden sonraki 1.,2. ve 12. günde hisse senedi getirilerinde anlamlı bir farklılığın olduğu gözlenmektedir. Ancak seçimlerden önceki 10. ve seçimlerden sonraki 1. gündeki negatif yönde anormal getiriler oluşurken; 2. ve 12. günde pozitif yönde anormal getiriler oluştuğu gözlenmiştir. 1999 seçimlerinden önceki 4. ve 3. gün ile seçimlerden sonraki 2. günde hisse senedi getirilerinde anlamlı farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Seçimlerden önceki 4. günde negatif yönde anormal getiri gerçekleşmiştir. 2002 genel seçimlerinde seçimlerden önceki 11. gün ile seçimlerden sonraki 1., 2. ve 4. günde hisse senedi getirilerinde anlamlı bir farklılık olduğu gözlenmiştir. Bu farklılıkların hepsi pozitif yönde gerçekleşmiştir. 2007 genel seçimlerinde seçimlerden önceki 7. ve 2. gün ile seçimlerden sonraki 1. ve 4. günde hisse senedi getirilerinde anlamlı bir değişiklik olduğu gözlenmiştir. Sadece seçimlerden sonraki 4. günde negatif yönde anormal getiri olduğu gözlenmiştir. 2011 genel seçimlerinin hem öncesinde hem de sonrasında, anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir.Yerel seçimler incelendiğinde 1994 seçimlerinden önceki 3. günde ve seçimlerden sonraki 5., 6., 7. ve 8. günde %95 güven aralığında anormal getiriler olmuştur. Bu değişimlerden sadece seçimden önce gerçekleşen değişim negatif yöndedir. 1999 yerel seçimleri, 1999 genel seçimleri ile aynı gün yapıldığı için 1999 genel seçimleri ile benzer sonuçlara sahiptir. 2004 yerel seçimlerinde hem seçim öncesinde hem de sonrasında anormal getirilere rastlanmamıştır.2009 yerel seçimlerinde ise sadece seçimlerden sonraki 8. günde pozitif yönde anormal getiri olduğu gözlenmiştir.Son olarak referandumlar incelendiğinde ise hem 2007, hem de 2011 referandumundan önce ve sonra anlamlı bir değişiklik olmadığı gözlenmiştir.Anormal kümülatif ortalama getiriler (CAAR), özellikle olay sonrası dönemde daha yüksektir. Genel seçimlerden sonraki ilk beş gün için CAAR ve t test sonuçları incelendiğinde, %90 güven aralığında anlamlı farklılıklar olduğu görülmektedir. Yerel seçimler incelenildiğinde ise, seçimlerden sonraki ilk 10 ve 15 gün içerisinde anormal kümülatif ortalama getirilerin hem %90, hem de %95 güven aralığında anlamlı derecede farklı olduğu görülmektedir.Araştırma sonucunda, olay penceresini oluşturan seçimlerden önceki ve sonraki 15 gün boyunca İMKB-100 endeksinde anormal getirilerin olduğu gözlenmiştir. Anormal getiriler özellikle 1991 ve 2011 seçimleri dışındaki genel seçimlerde gözlenmiştir. 1994 ve 1999 yerel seçimlerinde de seçimlerden önceki ve sonraki dönemlerde anormal getirilerin varlığına rastlanmıştır. Referandum tarihleri etrafındaki günlerde ise anormal getirilere rastlanmamıştır. Genel seçimlerde (0,+5) gün aralığında, yerel seçimlerde ise (0,+10) gün aralığında anormal kümülatif ortalama getirilerin varlığını ortaya koyulmuştur.Seçimlerin öncesinde ve sonrasında ortaya çıkan hareketliliği göz önünde bulundurarak, rasyonel yatırımcılar bu çalışmada çıkan sonuçlara göre pozisyon alabilirler. Örneğin, tek partinin hükümet kurabileceği tahmin edilirken alacakları pozisyon ile birden fazla partinin hükümeti kuracağının tahmin edildiği dönemlerdeki pozisyonlar birbirinden farklı olabilir. Yukarıdaki sonuçlar da bunu destekler nitelikte olup, 2011 seçim sonuçlarında anlamlı farklılıklar görülmemektedir. Buna karşın beş partinin seçim barajının üstünde kalarak (RP: %21,37, ANAP: %19,65, DYP: %19,18, DSP: %14,64, CHP: %10,7) ANAP - DYP koalisyonunun kurulduğu 1995 genel seçimlerinin özellikle sonrasındaki günlerde anormal getiriler oluştuğu gözlenmiştir. DSP-MHP-ANAP koalisyonu ile sonuçlanan 1999 genel seçimlerinin de önce ve sonrasında anormal getirilerin varlığı göze çarpmaktadır. Diğer bir önemli nokta ise, özellikle seçimlerden önceki 15 günlük dönemde bir gün pozitif yönde anormal getiri elde edilebilirken, diğer bir gün negatif yönde anormal getiri elde edilebildiğidir. Bu durum, özellikler seçimlerden önce beklentilerin değişkenliğini gösterebilir. Ancak kümülatik anormal ortalama getiri sonuçları, seçimlerden sonraki dönemde anormal pozitif getirilerin olduğunu göstermektedir.Bununla birlikte olay çalışması yöntemi kullanıldığı için İMKB-100 endeksinin olay pencesi döneminde sadece seçimlerden etkilendiği varsayılmıştır. Aslında ekonomik faktörlerden de etkilenmiş olabilir.Bundan sonra yapılacak olan çalışmalarda, İMKB-100'ün diğer uluslararası borsalardan ne yönde etkilendiği incelenebilir. Bununla birlikte, Türkiye'de yapılan seçimlerin diğer borsaları etkileyip etkilemediği başka bir araştırma konusu olabilir. Seçim tarihleri etrafındaki günlerde anormal getiriler olup olmadığı olay çalışması yöntemi yerine başka yöntemlerle de test edilip, bulunan sonuçlar olay çalışması yöntemi ile elde edilmiş sonuçlarla karşılaştırılabilir. Özellikle ABD'de hisse senedi piyasalarında görülen başkanlık seçim döngüsünün Türkiye'de görülüp görülmediği incelebilir. Yine ABD hisse senedi piyasalarında varolan piyasanın cumhuriyetçileri demokratlara tercih ettiği, piyasanın belirsizlikleri sevmediği ve halihazırda görevde bulunanın değişmesi ile piyasanın düşüş trendine gireceği ile ilgili olan inanışların Türkiye'de olup olmadığı da incelenebilir.
Yazar
Dr. Selver Seda Ada
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Selver Seda Ada (Yüksek Lisans Tezi). Politik seçimlerle referandumların hisse senedi getirileri üzerindeki etkisi: İMKB örneği, 2012, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
