Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Psoriasis tanılı hastalarda sistemik tedavilerin etkinliklerinin psoriasis yaşam kalitesi ve fonksiyonları üzerinden değerlendirilmesi ve tedavi sürekliliğini etkileyen faktörler

2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Deniz Aksu Arıca

Özet (TR)

Amaç: Kronik bir hastalık olan psoriasiste kaşıntı ve yangı gibi semptomların eşlik edebilmesi, görünür alanların etkilenebilmesi, eklem tutulumu olabilmesi ve uzun süreli tedavi gereksinimi nedeniyle yaşam kalitesi belirgin olarak bozulabilmektedir. Sistemik tedaviler hastalığın hızla klinik olarak düzelmesini, komorbiditelerin engellenmesini sağlamaktadır ve yaşam kalitesinin düzeltmesi amacıyla orta-şiddetli hastalıkta erken dönemden itibaren önerilmektedir. Bu çalışmanın amacı sistemik tedavi başlanan hastalarda tedavi seçimini etkileyen faktörleri, tedavi kesimine neden olan faktörleri, seçilen tedavilerin tedavi etkinliklerini ve tedavilerin yaşam kalitesi üzerine etkilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamıza orta-şiddetli psoriasis vulgaris tanılı sistemik tedavi endikasyonu bulunan 84'ü kadın, 66'sı erkek 150 hasta dahil edilmiştir. Hastalar 24 hafta süreyle prospektif olarak izlenmiştir. 0.hafta, 12.hafta ve 24.hafta kontrollerinde değerlendirilen hastalarda psoriasis alan şiddet indeksi, dermatolojik yaşam kalite indeksi, psoriasis işlev kaybı indeksi, psoriasis yaşam kalite ölçeği değerlendirmeleri kaydedilmiştir. Hastaların demografik verileri, eşlik eden komorbiditeleri, daha önceki tedavi seçimleri ve tedavi kesim nedenleri, tedavi seçimini etkileyen faktörler ve özel bölge tutulumu değerlendirilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 42.55 ± 13.95 yıl, ortalama hastalık süresi 13.56 ± 10.88 yıl olarak bulundu. %45.3 hastada aile öyküsü mevcuttu, aile öyküsü olan hastalarda hastalığın 18 yaş altında başlaması istatistiksel olarak anlamlı bulundu. %48 hastada dislipidemi, %31.4 hastada kalp hastalığı psoriasise en sık eşlik eden komorbidite olarak saptandı. Hastaların %30.7'sinde psoriatik artrit eşlik etmekteydi. Hastalık süresi >10 yıl olan hastalarda, VKİ >30 olan hastalarda, psoriatik artit eşliğinde, PASI> 20 ve DYKİ >10 olan ve dislipidemisi olan hastalarda biyolojik tedavinin istatistiksel olarak anlamlı derecede daha çok tercih edildiği saptandı. Tedavi öncesine göre 12.hafta ve 24.haftada PASI skorlarında azalma istatistiksel olarak anlamlıydı. 24.haftada biyolojik tedavi alan hastaların PASI 90 ve PASI 100 yanıtları konvansiyonel tedavi alan hastalara göre anlamlı oranda daha yüksek saptanmıştır. Psoriatik artit tanısı olan hastalarda, hastalık süresi >10 yıl olan hastalarda VKİ ≥ 30 olan hastalarda başlangıç PASI değerleri ve hastalık şiddeti istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek saptanmıştır. Tedavi sonrası 12.hafta ve 24.haftada DYKİ, PYKÖ ile yaşam kalitesi, PİKİ ile işlev kaybı değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde iyileşme gözlendi. Konvansiyonel tedavi alan hastalar ve biyolojik tedavi alan hastalar karşılaştırıldığında biyolojik tedavi alan grupta başlangıç yaşam kalitelerinin daha yüksek oranda bozuk olduğu yüksek DYKİ ve PYKÖ skorları ile gözlenirken tedavi sonrası 12.hafta ve 24.haftada biyolojik ajan grubundaki hastaların yaşam kalitelerinin daha yüksek oranda düzeldiği gözlendi. Psoriatik artrit tanısı olan hastalar, hastalık süresi > 10 yıl olan hastalar ve evli hastalarda tedavi öncesi yaşam kalitesinin daha çok etkilendiği saptandı. Psoriatik artrit tanısı olan hastalarda başlangıç PİKİ değerleri, hastaların fonksiyon kaybı psoriatik artrit tanısı olmayan hastalara göre daha yüksek saptandı. 12.haftada 75 ≤ PASI < 90, 90 ≤ PASI <100 yanıtı sağlanan ve 24.haftada 75 ≤ PASI < 90, 90 ≤ PASI <100, PASI 100 yanıtı elde edilen hastalarda başlangıç DYKİ, PİKİ, PYKÖ skorlarındaki düşüşler, yaşam kalitesinde iyileşme ve fonksiyon kaybındaki düzelmeler istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Başlangıç hastalık şiddeti fazla olan, PASI değeri > 20 olan hastaların yaşam kalitesi ve işlev kaybındaki etkilenmenin istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla olduğu ve tedavi sonrası düzelmelerin başlangıç PASI değeri 10-20 arası olan hastalara göre anlamlı derecede daha yüksek oranda olduğu gözlendi. 12.haftada sekukinumab tedavisi alan hastalarda adalimumab ve ustekinumab tedavisine göre istatistiksel olarak anlamlı oranda daha düşük mutlak PASI skorları elde edildiği, 24.haftada ise anlamlı bir fark saptanmadığı gözlendi. Yaşam kalitesi değerlendirmesinde 12.haftada sekukinumab tedavisinin diğer ajanlara göre DYKİ skorunu anlamlı derecede daha fazla düşürdüğü, 24.haftada ise ajanlar arasında anlamlı bir fark olmadığı gözlenmiştir. Sonuç: Psoriasis hastalarının yaşam kalitelerinin sağlıklı popülasyona göre belirgin düzeyde bozulduğu, günlük hayatta ve mesleki olarak fonksiyon kaybı yaşayabildikleri gözlenmiştir. Tedavi seçiminde eşlik eden komorbiditeler, psoriatik atrit, hastalık süresi ve hastalık şiddeti etkili olmaktadır. Çalışmamızda tüm sistemik tedavilerin hastalık şiddeti, yaşam kalitesi ve fonksiyonunu düzeltmekte yardımcı olduğu, literatür ile uyumlu olarak özellikle yüksek etkilenimi olan hastalarda biyolojik tedavilerin daha etkin olduğu ve etkilerinin daha erken ortaya çıktığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Psoriasis, plak psoriasis, konvansiyonel sistemik tedaviler, biyolojik ajan tedavileri, yaşam kalitesi, PASI, DYKİ, PİKİ, PYKÖ.

Yazar

Dr. Simay Bayrak Öztürk

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Simay Bayrak Öztürk (Tıpta Uzmanlık Tezi). Psoriasis tanılı hastalarda sistemik tedavilerin etkinliklerinin psoriasis yaşam kalitesi ve fonksiyonları üzerinden değerlendirilmesi ve tedavi sürekliliğini etkileyen faktörler, 2020, Karadeniz Technical University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Karadeniz Technical University tezlerinden daha fazlası