Sıçanlarda oluşturulan deneysel çenelerin bifosfonata bağlı osteonekrozu modelinde pentoksifilin'in profilaktik etkisinin histopatolojik ve histomorfometrik olarak incelenmesi
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mehmet Kemal Şençift
Abstract (TR)
Bu deneysel çalışmanın amacı zoledronik asit (ZA) ile nekrotik alanlar oluştuktan sonra tedavi amacı ile kullanılan Pentoksifilin'in (PEN) nekroz oluşmadan önce profilaktik etkisinin varlığının incelenmesidir. Çalışmamızda otuz dört tane dişi Sprague-Dawley sıçan randomize olarak beş gruba ayrıldı. Grup 1 (Kontrol) ve 2'deki (SF/PEN) sıçanlara çalışmanın ilk gününden başlayacak şekilde 8 hafta boyunca haftada 3 kez intraperitoneal (IP) serum fizyolojik (SF) (0,1 mg/ml) verilirken, Grup 3 (ZA/SF), 4 (ZA/PEN) ve 5'teki (ZA/PEN/PEN) sıçanlara yine çalışmanın ilk gününden itibaren 8 hafta boyunca haftada 3 kez serum fizyolojik ile karıştırılarak zolendronik asit (0.1 mg/kg) (Zolenat® 4mg/5 ml, Mustafa Nevzat, Türkiye) IP olarak uygulandı (Resim 3.2). Grup 5'teki sıçanlara diş çekiminden bir hafta önce ilave olarak IP PEN (Trentillin® 100 mg/5 ml IV,Santa Farma, İstanbul, Türkiye (50 mg/kg) enjeksiyonu yapıldı. Bu 8 haftalık süreci takiben, sıçanların sol alt 2. moları çekildi. Diş çekimlerinin yapıldığı günden itibaren 3 hafta boyunca hergün IP, Grup 1 ve 3'teki sıçanlara SF (0,1 mg/ml); Grup 2, 4 ve 5'teki sıçanlara ise IP PEN (50 mg/kg) enjeksiyonu yapıldı. Tüm deney hayvanları diş çekimlerinden 8 hafta sonra dekapitasyon yöntemi ile sakrifiye edildi. Tüm sıçanlardan alınan örnekler enflamasyon, vaskülarizasyon, kanama ve rejenerasyon açısından, yok (0), çok az (1), orta (2) ve şiddetli (3) olarak histopatolojik açıdan değerlendirilmiştir. Diş çekim soketindeki total kemik hacmi ve kemik yüzdesi ölçümleri histomorfometrik olarak değerlendirilmiştir. Yapılan ağırlık ölçümlerinde, başlangıç ölçümünde gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenirken (p=0,043); geçen zamanla birlikte uygulanan işlemlerden bağımsız olarak gruplardaki hayvanların ağırlık ortalamalarında artış gözlenmiş ancak zamana göre ağırlık değişimleri açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir (p>0,05). Kontrol grubu ile SF/PEN grubu; enflamasyon (p=0,127), vaskülarizayon (p=1), kanama (p=1) ve rejenerasyon (p=1) açısından karşılaştırıldıklarında, bu iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Kontrol ile ZA/SF grubu karşılaştırıldığında ise enflamasyon (p=0,013), vaskülarizasyon (p=0,022), kanama (p=0,025) ve rejenerasyon (p=0,008) açısından, istatistiksel olarak her bir parametrede anlamlı fark bulunmuştur. ZA/SF grubu ZA/PEN ve ZA/PEN/PEN grupları ile karşılaştırıldığında; diş çekimi sonrasında PEN uygulanan ZA/PEN grubu ile karşılaştırıldığında enflamasyon (p=0,536), vaskülarizayon (p=0,642), kanama (p=0,765) ve rejenerasyon (p=0,127), açısından bu iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. ZA/SF grubu diş çekimi öncesinde koruyucu olarak PEN uygulanan ZA/PEN/PEN grubu ile karşılaştırıldığında ise enflamasyon (p=0,017), vaskülarizayon (p=0,04), kanama (p=0,044) ve rejenerasyon (p=0,04) açısından, tüm bulgularda anlamlı bir fark izlenmiştir. Histomorfometrik değerlendirmede, grupların total kemik hacimleri incelendiğinde; kontrol grubu ile SF/PEN, ZA/PEN ve ZA/PEN/PEN grupları arasında anlamlı bir fark izlenmiş (Sırası ile: p=0,009; p=0,01; p=0,002); kontrol grubu ile ZA/SF grubu arasında anlamlı bir fark izlenmemiştir (p=0,999). Gruplar arasında diş çekim soketlerindeki kemik yüzdeleri karşılaştırıldığında ise; kontrol grubu ile SF/PEN, ZA/PEN ve ZA/PEN/PEN grupları arasında anlamlı bir fark izlenmemiş (Sırası ile: p=0,935; p=0,108; p=0,530); ZA/SF grubu ile karşılaştırıldığında ise anlamlı derecede yüksek kemik yüzdesine sahip oluğu görülmüştür (p<0,001). ZA/SF grubunun kemik yüzdesi ZA/PEN ve ZA/PEN/PEN grupları ile karşılaştırıldığında, ZA/SF grubu ile ZA/PEN grubunun arasında anlamlı bir fark bulunmadığı (p=0,69); ZA/PEN/PEN grubu ile arasında anlamlı bir fark bulunduğu görülmüştür (p=0,008). Deneysel olarak oluşturulan bu modelde, diş çekimi sonrasında verilen PEN'in her ne kadar yeni kemik oluşumunun arttırıp iyileşmeyi pozitif yönde etkilese de anlamlı olarak tedavi edici olmadığı; diş çekimi öncesinde proflaktik olarak verilen PEN'in ise kemik iyileşmesi açısından hem proflaktik hem de tedavi edici olabileceği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak PEN'in enflamatuvar reaksiyonu optimize ederek iyileşmeyi pozitif yönde etkilediği söylenebilir.
Author
Gül Merve Yalçın
How to Cite
Gül Merve Yalçın (Doktora Tezi). Sıçanlarda oluşturulan deneysel çenelerin bifosfonata bağlı osteonekrozu modelinde pentoksifilin'in profilaktik etkisinin histopatolojik ve histomorfometrik olarak incelenmesi, 2015, Yeditepe University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Yeditepe University
- Suda çok az çözünen hipolipidemik bir ilaç ile siklodekstrin kompleksasyonu, tablet formülasyonu ve değerlendirmesi üzerine çalışmalar(2021)
- Türk-ABD ilişkilerinde washington büyükelçileri (1927-1960)(2023)
- Kadın seslerinin dönüşümü: Yunan ve Roma mitolojisinde kadınların tecavüzü ve feminist yeniden yazımların anlatıyı geri alması üzerine bir çalışma(2022)
- Görüntü segmentasyonu için temel modellerin damıtılması(2023)
- Beyaz yakalı çalışanlar arasında makyavelizm, büyüklenmeci ve kırılgan narsisizm, yalnızlık arasındaki ilişki(2023)
- Türkiye'de pediatrik onkoloji hastalarında klinik olarak önemli advers ilaç etkileşimlerine göre ilaç etkileşimi veritabanının değerlendirmesi(2023)