Senetle ispat zorunluluğunun istisnalarından manevî imkânsızlık hâlleri
2025
1 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Nur Bolayır
Abstract (TR)
Hukukî işlemlerin, yalnızca özellik arz eden bir yazılı delil olan senetle (resmî senet veya adî senet) ispat edilebileceğini düzenlemek amacıyla senetle ispat zorunluluğu kuralı düzenlenmiştir. İspat hukukuna ilişkin önemli bir sınırlama teşkil eden bu kural, belirli bir miktar veya değerin üstündeki hukukî işlemlerin senet dışında kesin delil niteliğini haiz yemin ve kesin hükümle de ispatlanmasına imkân tanımaktadır. Bu kural, esasen hukukî işlemlerin takdiri delillerle ve doğal olarak tanıkla ispatlanmasını yasakladığından tanıkla ispat yasağı olarak da adlandırılmaktadır. Bu doğrultuda, elinde senet bulunmayan tarafın söz konusu hukukî işlemleri ispatlaması engellenmektedir. Fransız Hukuku'nda temelleri atılan senetle ispat zorunluluğu kuralı, dört yüz elli yılı aşkın köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Hukukun yüzyıllara dayanan gelişim sürecine eşlik eden bu kural da zaman içinde değişikliklere uğramıştır. Söz konusu değişiklikler arasında, bu kurala istisna getiren yazılı delil başlangıcı ve özellikle imkânsızlık hâlleri ayrı bir önem taşımaktadır. Zira, söz konusu imkânsızlık hâlleri Fransız mahkeme kararlarıyla şekillenmiş ve geniş bir şekilde yorumlanmıştır. Bu doğrultuda, senet düzenlenmesine engel olan taraflara özgü sebepler de manevî imkânsızlık hâlleri olarak dikkate alınmıştır. Bu durumda, elinde senet bulundurmayan tarafın özellikle senet düzenlemesini imkânsız hâle getiren manevî bir engel bulunması hâlinde, söz konusu hukukî işlemleri ispatlamasına imkân tanınmıştır. Manevî imkânsızlık hâlleri, esasen taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine ve toplumsal alışkanlıkların bu ilişkiye etkisine göre ortaya çıkmaktadır. Fransız mahkemeleri, elinde senet bulundurmayan tarafın durumunu inceledikten sonra söz konusu manevî imkânsızlık hâlinin bulunup bulunmadığına karar vermektedir. Aynı zamanda, Fransız Hukuku'ndan esinlenen hukuk sistemlerinden biri olan Türk Hukuku'nda da senetle ispat zorunluluğu kuralı ve bu kuralın istisnaları düzenlenmektedir. Fransız Hukuku'ndan esinlenmekle birlikte, çeşitli farklılıklara da yer verilmiştir. Bu farklılıkların arasında özellikle imkânsızlık hâlleri dikkat çekmektedir. Türk Hukuku'nda söz konusu imkânsızlık hâlleri açıkça sayılmaktadır. Bu durumda, elinde senet bulundurmayan tarafın özellikle senet düzenlemesini imkânsız hâle getiren manevî engeller sınırlandırılmıştır. Bu manevî imkânsızlık hâlleri, tarafların arasında belirli ilişkilerin bulunması ve söz konusu hukukî işlemin senede bağlanmamasının teamül olarak yerleşmesidir. Türk mahkemeleri, yalnızca elinde senet bulundurmayan tarafın durumunun kanunda sayılan hâllerden biri olup olmadığını incelemektedir. Fransız Hukuku'nda, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre senet düzenlenmesinin imkânsız olduğuna karar verilebilmektedir. Tarafların arasındaki ilişkinin manevî imkânsızlık oluşturması için belirli bir duygusal yakınlık ve güven ilişkisi içermesi gerekmektedir. Bu durumda, senet düzenlenmesinin tarafların arasındaki ilişkiyi zedeleyeceği kabul edilmektedir. Türk Hukuku'nda da taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre senet düzenlenmesinin imkânsız olduğuna karar verilmektedir. Buna karşın, taraflar arasındaki ilişkinin içerdiği duygusal yakınlık ve güven ilişkisi incelenmemektedir. Taraflar arasındaki ilişkinin, belirli hısımlar veya eşler arasında olması gerekmektedir. Bu ilişkiler, "yakın hısımlık" ilişkileri olarak nitelendirilmektedir. Bu durumda da, senet düzenlenmesinin özellikle belirli hısımlar ve eşler arasındaki yakın ilişkileri zedeleyeceği kabul edilmektedir. Fransız mahkemeleri, taraflar arasındaki ilişkinin duygusal yakınlık ve güven ilişkisi içerip içermediği göre manevî imkânsızlığa karar vermektedir. Fransız mahkemelerinin manevî imkânsızlığa karar vermesi hâlinde tanıkla ispat imkânı tanınmaktadır. Türk mahkemeleri ise taraflar arasında belirli bir ilişkinin bulunup bulunmamasına göre tanıkla ispat imkânına karar vermektedir. Türk toplumunun yapısında ailevî ilişkiler ve hısımlık ilişkileri önemli bir yere sahiptir. Bu durumda, kanunda sayılmayan hısımlık ilişkilerinde de belirli bir duygusal yakınlık ve güven ilişkisi bulunabilmektedir. Söz konusu duygusal yakınlık ve güven ilişkisi sebebiyle senet düzenlenmesi, taraflar arasındaki ilişkiyi zedeleyebilecektir. Buna rağmen kanunda sayılan belirli ilişkilerden olmadığından, bu gerekçeyle tanıkla ispat imkânı tanınamamaktadır. Bu durumda, kanunda yer alan diğer imkânsızlık hâllerine başvurulabileceği kabul edilmektedir. Türk mahkemeleri de kanunda sayılmayan hısımlar arasında senet düzenlenmemesinin teamül olarak yerleşip yerleşmediğini incelemektedir. Taraflar arasındaki belirli ilişkilerin varlığına göre senetle ispat zorunluluğu kuralı ortadan kalkabilmektedir. Belirli hısımlar ve eşler arasındaki ilişki hukukî işlemin tarafları arasında olabileceği gibi, farklı şekillerde de ortaya çıkabilmektedir. Bunun için hukukî işlemin tarafı olmayan kişilerin de etkilenmesi gerekmektedir. Söz konusu etki temsil ilişkilerinde, dava arkadaşlığında veya davaya müdahale hâlinde ortaya çıkabilmektedir. Temsil ilişkilerinde esas olarak temsil olunan, temsilci ve üçüncü kişi bulunmaktadır. Belirli ilişki, temsil olunan ile temsil eden arasında ise temsil yetkisini; fakat temsil olunan ile üçüncü kişi arasında ise gerçekleştirilen hukukî işlemi etkilemektedir. Temel kural, senetle ispat zorunluluğu kuralının hukukî işlemin tarafları bakımından geçerli olacağıdır. Hukukî işlemin tarafı olmayan kişilerin, söz konusu hukukî işlem için senet düzenlemesi beklenememektedir. Bu nedenle, belirli hısımlar ve eşler arasındaki ilişkinin taraflarının tespit edilmesi önem arz etmektedir. Dava arkadaşlığında, senetle ispat zorunluluğu kuralının bertaraf edilmesi için belirli hısımlardan veya eşlerden birinin davacılar ve diğerinin davalılar arasında bulunması gerekmektedir. İhtiyarî dava arkadaşlığında belirli hısımlık ilişkisi, yalnızca söz konusu hısımlık ilişkisinin taraflarını etkilemektedir. Bu durumda, ihtiyarî dava arkadaşlarından birinin, diğerinin hısımlık veya eş ilişkisinden yararlanması söz konusu değildir. Mecburi dava arkadaşlığında ise mecburî dava arkadaşlarından tümünün, mecburî dava arkadaşlarından birinin hısımlık ilişkisinden yararlanması kabul edilememelidir. Davaya müdahale hâlinde müdahalenin türü önem arz etmektedir. Aslî müdahale hâlinde ayrı bir dava söz konusudur. Bu davanın davacı ve davalılarından biri arasındaki belirli ilişki, tanıkla ispat imkânı tanıyabilecektir. Fer'i müdahale hâlinde ise fer'i müdahil, davaya katıldığı tarafının bağlı bulunduğu ispat rejimine tâbi olacaktır. Bu durumda davanın taraflarına tanınmayan tanıkla ispat imkânı fer'i müdahile de tanınamayacaktır. Tanıkla ispat imkânının tanınması için Fransız Hukuku'nda manevî imkânsızlığın ispatlanması gerekmektedir. Buna karşın, Türk Hukuku'nda belirli ilişkilerin varlığının tespit edilmesi yeterlidir. Hısımlık ilişkileri, kamu düzeninden sayılmaktadır. Bu nedenle, Türk mahkemeleri hısımlık ilişkilerini re'sen araştırabilecektir. Taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine veya kanunda sayılan belirli ilişkilere rağmen taraflar senet düzenleyebilmektedir. Bu durumda, taraflar arasındaki manevî imkânsızlığın ortadan kaldırıldığı kabul edilmektedir. Tarafların aralarında düzenlediği senet, beyaza imza şeklinde düzenlenmiş olabilir. Tarafların mahkemeye sahte senet sunması hâlinde de söz konusu taraf manevî imkânsızlığı reddetmektedir. Aynı zamanda, tarafların arasındaki manevî imkânsızlığı ortadan kaldıran çeşitli hukukî işlemlere değinilmiştir. Bu hukukî işlemler kefalet, muvazaa ve inanç unsuru içeren hukukî işlemlerdir. Fransız Hukuku'nda ve Türk Hukuku'nda, benzer şekilde, toplumsal alışkanlıkların teamül olarak yerleşmesine göre senet düzenlenmesinin imkânsız olduğuna karar verilebilmektedir. Belirli bir hukukî işlemin senede bağlanmamasında toplumsal alışkanlık olabilmektedir. Bu durumda, tarafların teamüle uygun davranmaları beklenmektedir. Bu nedenle, senet düzenlenmesinde manevî imkânsızlık bulunduğu kabul edilmektedir. İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre senede bağlanmaması teamül olarak yerleşen hukukî işlemlerde senetle ispat zorunluluğu kuralı aranmamaktadır. Bu durumda hukukî işlemin yapıldığı yerde ve zamanda teamülün geçerli olması beklenmektedir. Bu durum, belirli bir bölgede yaygın bir şekilde, devamlı olarak ve belirli bir zorunluluk inancıyla senet düzenlememeyi gerektirmektedir. Tanıkla ispat imkânının tanınması için Fransız Hukuku'nda genel olarak manevî imkânsızlığın ispatlanması gerekmektedir. Buna karşın, 1 Ekim 2016 tarihinden itibaren teamül hâlinde ayrıca tanıkla ispat imkânı tanınmıştır. Bu doğrultuda, Türk Hukuku ile benzer bir nitelik kazanmıştır. Zira, Türk Hukuku'nda da hukukî işlemin senede bağlanmamasının teamül olarak yerleştiğinin ispat edilmesi yeterlidir. Manevî imkânsızlığın ayrıca ispat edilmesine gerek kalmamaktadır. Ayrıca, senet düzenlenmemesi teamülünün taraflarca ileri sürülmesi aranmaktadır. Teamülün varlığını taraflar ispatlamaktadır. Ne Fransız mahkemeleri ne Türk mahkemeleri teamülün varlığını re'sen araştıracaktır. Hukukî işlemlerin senede bağlanmamasının teamül olarak yerleştiği kabul edilen belirli hukukî ilişkiler bulunmaktadır. Bunlara, başta ticari ilişkiler olmak üzere hizmet sözleşmelerine, taşıma sözleşmelerine, nişan hediyelerine ve köylülere ilişkin hukukî işlemleri içeren ilişkiler örnek verilmektedir. Toplumsal alışkanlıkların teamül olarak yerleşmesine rağmen taraflar senet düzenleyebilmektedir. Bu durumda, tarafların arasındaki manevî imkânsızlığın ortadan kaldırıldığı, daha doğrusu teamülün taraflar arasında uygulanmayacağı, kabul edilebilmektedir. Toplumun iradesiyle ortaya çıkan teamülün, tarafların iradesiyle ortadan kaldırılması söz konusu olmaktadır.
Author
Dr. Emir Yıldırım
How to Cite
Emir Yıldırım (Yüksek Lisans Tezi). Senetle ispat zorunluluğunun istisnalarından manevî imkânsızlık hâlleri, 2025, Galatasaray University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Galatasaray University
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
