Medical SpecialtyOpen Access

Sepsis ilişkili akut beyin disfonksiyonuna neden olan risk faktörlerinin saptanması

2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Figen Esen

Abstract (TR)

Amaç: Sepsis sıklıkla deliryumdan komaya kadar değişen ciddiyette akut beyin disfonksiyonu bulguları ile komplike olmaktadır. Sepsisin seyri sırasında ortaya çıkan nörolojik bulgular "sepsis ilişkili ensefalopati (SİE)" olarak da adlandırılmaktadır. SİE beyin hasarı gelişiminin yanı sıra, uzun dönem kognitif bozukluk, yaşam kalitesinde azalma ve mortalite artışına yol açmaktadır (1-4). Nöroinflamasyon, serebral endotel hasarına ikincil olarak gelişen kan beyin bariyerinin geçirgenliğinde artış ve beyin parankiminde mikrogliyanın aktivasyonu dâhil olmak üzere birçok mekanizma SİE gelişiminde suçlanmaktadır (5). Nörogörüntüleme çalışmalarında saptanan serebral iskemik değişiklikler, ak madde lezyonları, posterior reversible ensefalopati, frontal korteks ve limbik yapılarda atrofi gibi bulgular sepsiste kazanılmış beyin hasarının varlığını düşündürmektedir (6-8). SİE gelişimine neden olan değiştirilebilir faktörler ile ilgili olarak literatürde kısıtlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Yoğun bakım sürecinde uygulanan sedatif ajanlar, antibiyotikler, steroidler gibi pek çok ajan nörotoksiteye neden olmaktadır. Ek olarak değişik derecelerde organ disfonksiyonları nedeni ile gelişen metabolik sorunlar, hemodinamik değişiklikler ve hipoksi gibi faktörler ensefalopati bulgularını daha da şiddetlendirmektedir. SİE'nin hastanın klinik sonuçları üzerinde önemli bir etkisi olduğu daha önceki çalışmalarda gösterilmiştir. Yoğun bakıma kabul sırasında GKS<8 olan hastalarda mortalitenin %60'ın üzerinde olduğu gösterilmiştir (2). SİE olan hastalarda diğer sepsis hastaları ile karşılaştırıldığında 28 günlük mortalite hızının daha yüksek olduğu bulunmuştur (9). Yakın zamanda yayınlanan çok merkezli iki çalışma, yoğun bakıma kabul sırasında mental durumdaki hafif değişikliklerin dahi (örneğin, GKS 13-14) yoğun bakım mortalitesini arttırdığını göstermiştir (10, 11). Bu retrospektif çalışmadaki amacımız, sepsis hastalarında akut beyin disfonksiyonu gelişimine neden olan potansiyel olarak değiştirilebilir risk faktörlerini saptamak ve bu faktörlerin prognostik değerini belirlemektir. Gereç ve yöntemler: Çalışmaya çeşitli dışlanma kriterleri belirlenerek İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Reanimasyon ünitesinde ocak 2015-aralık 2019 tarihleri arasında sepsis tanısıyla tedavi altına alınmış ve çalışma kriterlerine uygun olan 136 hasta dahil edilmiştir. Çalışma için İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alınmıştır. 2015-2019 tarihleri arasında tedavi edilen sepsis hastalarının elektronik ve tıbbi kayıtlarından retrospektif olarak veriler toplanmıştır. Bulgular: SİE gelişen grubun YBÜ yatış süresi(P= 0,000), hastanede yatış süresi (P=0,036) , ventilasyon süresi (P=0,000) SİE gelişmeyen gruba kıyasla anlamlı olarak daha uzun saptandı. SİE gelişen grubun giriş GKS, SİE gelişmeyen gruba kıyasla anlamlı olarak daha düşük saptandı(P=0,017). SİE gelişen grupta Diabetes Mellitus ve hematolojik hastalık tanılı hastalar, SİE gelişmeyen gruba kıyasla anlamlı olarak daha fazla saptandı(sırsıyla P=0,04 ve P=0,03 ). SİE gelişen grupta hastalarda hipernatremi (P=0,03) ve hiperglisemi gelişmesi (P=0,002), SİE gelişmeyen gruba kıyasla anlamlı olarak daha fazla saptandı. SİE gelişen grupta kortikosteroid kullanan hastalar (64 hasta), SİE gelişmeyen gruba (12 hasta) kıyasla anlamlı olarak daha fazla saptandı (P=0,047). Hastanın cinsiyeti (P=0,68), YBÜye kabül şekli (P=0,073), YBÜdan çıkış şekli (P=0,21), hastaneden çıkış şekli (P=0,21), hastada hipertansiyon (P=0,81), kardiyak patoloji (P=0,5), pulmoner patoloji (P=1), kanser (P=0,09), kronik böbrek hastalığı (P=0,191) ve diğer hastalıkların (P=0,26) olması SİE gelişimi açısından iki grup arasında anlamlı fark bulunamadı. Sonuçlar: Yoğun bakım ünitesinde yatmakta iken sepsis nedeniyle Akut Beyin Disfonksiyonu gelişen (106 hasta) ve gelişmeyen (30 hasta) hasta grupları karşılaştırıldığında, YBÜ yatış süreleri, hastane yatış süreleri, giriş GKS değerleri, sedasyon süreleri, koma süreleri ve Mekanik ventilasyon süreleri açısından anlamlı fark saptanmıştır. Ayrıca hastalarda; Diabetes Mellitus (DM) varlığı, hematolojik hastalık olması, enfeksiyon etkeni (özellikle gram negatif etkenler), hipernatremi, hiperglisemi varlığı, kortikosteroid kullanımı, ABD gelişmesi açısından risk faktörü olarak saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Sepsis ilişkili ensefalopati, Akut beyin disfonksyonu, deliriyum, koma.

Author

Dr. Fahreddin Uygur

How to Cite

Fahreddin Uygur (Tıpta Uzmanlık Tezi). Sepsis ilişkili akut beyin disfonksiyonuna neden olan risk faktörlerinin saptanması, 2022, İstanbul University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul University