Şizofreni hastalarında dürtüsellik ve intihar özellikleri ile S100S ve BDNF düzeylerinin ilişkisi
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Demet Sağlam Aykut
Abstract (TR)
AMAÇ: Şizofreni, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarında ciddi bozulmalara yol açan kronik bir psikiyatrik bozukluk olup, intihar davranışı ve dürtüsellik gibi yüksek riskli klinik özelliklerle sıklıkla ilişkilidir. Bu hastalıkta, intihar riski genel popülasyona kıyasla belirgin artmış durumdadır. Şizofrenide dürtüsellik intihar davranışına zemin hazırlamanın yanı sıra saldırganlık, tedaviye uyumsuzluk, riskli davranışlar ve sosyal işlevsellikte bozulma gibi birçok olumsuz tabloya yol açabilir. Bu nedenle intihar ve dürtüsellik gibi semptomların riskinin önceden belirlenebilmesi, hem birey sağlığı hem de toplum düzeyinde önleyici ruh sağlığı uygulamaları açısından hayati öneme sahiptir. Günümüzde bu tür davranışsal eğilimleri biyolojik düzeyde yordayabilecek biyobelirteçlerin araştırılması ön plana çıkmıştır. Literatürde, S100B ve BDNF olarak bilinen biyobelirteçlerin hem şizofreni patofizyolojisi hem de intihar davranışı ile ilişkili olabileceği öne sürülmektedir. Bu biyobelirteçlerin intihar davranışı ve dürtüsellik gibi klinik özelliklerle ilişkisine dair araştırmalar sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı şizofreni tanısı almış bireylerde dürtüsellik ve intihar özellikleri ile serum S100B ve BDNF serum düzeyleri arasındaki ilişkisini değerlendirmek, bu biyobelirteçlerin tanısal ayırt ediciliğe etkisini belirlemektir. Bu yolla şizofreni hastalığında tanı koyma süreçlerinde alan araştırma kriterlerine yönelik olarak ve dürtüsellik, intihar öyküsü gibi riskli belirtileri tespit etmeye yönelik biyolojik göstergelere ışık tutulması hedeflenmektedir. GEREÇ VE YÖNTEM: Araştırmada hasta grubuna seçilecek olan katılımcılar, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Polikliniği'ne Mayıs 2024 - Kasım 2024 tarihleri arasında ayaktan başvuran, en az bir klinisyen tarafından klinik görüşme ile değerlendirilerek DSM-5'e göre Şizofreni tanısı konulan, araştırmayı yapan araştırma görevlisi tarafından yapılan ikinci bir görüşme ile DSM-V Eksen I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5) uygulanarak Şizofreni tanısı teyit edilen, dahil etme kriterlerini karşılayan, dışlama kriterlerini içermeyen, en az 6 ay remisyon döneminde olan ve çalışmaya katılmayı kabul eden toplam 40 hasta dahil edilmiştir. Kontrol grubu hasta grubu ile yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi açısından eşleştirilmiş olup 40 sağlıklı gönüllü dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara çalışma ile ilgili bilgi verildikten sonra sosyodemografik ve klinik veri formu doldurulmuştur. Hasta grubuna semptom şiddetini değerlendirmek için Pozitif ve Negatif Semptom Ölçeği (PANSS) ve depresif belirtileri değerlendirmek için Calgary Şizofrenide Depresyon Ölçeği (CŞDÖ) uygulanmıştır. Tüm katılımcılara ise dürtüsel belirtileri belirlemek amacıyla Barratt Dürtüsellik Ölçeği-11 (BDÖ) ve UPPS Dürtüsel Davranış Ölçeği (UPPS), mevcut intihar düşüncelerini belirlemek amacıyla İntihar Olasılığı Ölçeği (İOÖ) uygulanmıştır. Tüm katılımcıların kan örnekleri uygulanan testlerin yapıldığı aynı gün içerisinde saat 08:00 ile 12:00 arasında eşleştirilen hastalar ile kontrol gruplarından eş zamanlı olarak alınmış, serum S100B ve BDNF seviyeleri ELISA kit kullanılarak ölçülmüştür. BULGULAR: Hasta grubunda kontrol grubuna göre serum BDNF düzeyleri anlamlı seviyede düşük bulunmuşken serum S100B seviyeleri ise hasta grubunda kontrol grubuna anlamlı şekilde yüksek sonuçlanmıştır. Yeni bir veri olarak BDNF değerlerinin şizofreni tanısını sensitivite %82.5, spesifisite %70 olarak, S100B değerlerinin ise şizofreni tanısını sensitivite %85, spesifisite %82.5 olarak predikte ettiği bulunmuştur. Ek olarak S100B ve BDNF değerlerinin şizofrenide direkt olarak intiharı ve dürtüselliği predikte etmede tek başına yeterli anlam ifade etmediği sonucuna varılmıştır. Hasta grubunda Calgary depresyon puanı ve İOÖ toplam puanının dürtüsellikle pozitif korelasyon gösterdiği tespit edilmiştir. Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ-11) toplam puanları ve motor dürtüsellik, dikkat dürtüselliği ve plansızlık alt boyut puanları şizofreni grubunda sağlıklı bireylere göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. İntihar Olasılığı Ölçeği (İOÖ) puanları hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuş özellikle "intihar düşüncesi" ve "intihar planı" alt boyut puanları kontrol grubuna göre yükseklik göstermiştir.. Tüm katılımcılarda yapılan korelasyon analizinde S100B ile İOÖ arasında pozitif korelasyon görülmüş ve yüksek S100B seviyesinin intihar eğilimini artırdığı tespit edilmiş olup BDNF ile BDÖ-11 arasında negatif korelasyon tespit edilmiştir. Hastalar arasında yapılan analizde ise BDNF düzeyinin hastaların UPPS heyecan arayışı ölçek puanı ile arasında negatif yönlü orta derecede korelasyon ve S100B düzeyinin hastaların İOÖ umutsuzluk ölçek puanı ile arasında pozitif yönlü düşük-orta derecede korelasyonu tespit edilmiş olup BDNF ve S100B düzeylerinin diğer ölçek puanları ile istatistiksel olarak anlamlı korelasyonu olmadığı görülmüştür. SONUÇ: Şizofreni hastalarında serum S100B düzeyleri anlamlı şekilde yüksek, BDNF düzeyleri ise anlamlı şekilde düşük bulunmuştur. Elde edilen bulgular, artmış S100B düzeyinin intihar eğilimiyle; azalmış BDNF düzeyinin ise artmış dürtüsellik ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.Şizofreni grubunda dürtüsellik ve intihar eğilimi, sağlıklı bireylere kıyasla belirgin şekilde daha yüksek bulunmuştur.Bu sonuçlar, S100B ve BDNF'nin yalnızca şizofreni patofizyolojisiyle değil, aynı zamanda hastalığın seyri açısından hayati önem taşıyan riskli davranışlar ile de ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bu biyobelirteçlerin, intihar riski ve dürtüsellik düzeyi yüksek bireylerin erken belirlenmesinde klinik açıdan anlamlı olabileceği düşünülmektedir. Klinik değerlendirme süreçlerine bu tür biyolojik göstergelerin eklenmesi, daha hedeflenmiş ve bireyselleştirilmiş psikiyatrik müdahalelerin önünü açabilir. Ancak bulguların genellenebilirliği için daha geniş örneklemli ve boylamsal çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tür araştırmalar, S100B ve BDNF gibi biyobelirteçlerin klinik kullanıma entegrasyonu açısından daha güçlü kanıtlar sağlayacaktır.
Author
Dr. Yunus Emre Kaya
Institution
How to Cite
Yunus Emre Kaya (Tıpta Uzmanlık Tezi). Şizofreni hastalarında dürtüsellik ve intihar özellikleri ile S100S ve BDNF düzeylerinin ilişkisi, 2025, Karadeniz Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Karadeniz Technical University
- Plaser yataklardan gravite yöntemleriyle altın kazanımı optimizasyonu(2025)
- Harşit çayından (Tirebolu-Giresun) elde edilen kırılmış dere malzemesinin beton agregası olarak kullanılabilirliğinin incelenmesi(2005)
- Yaşlandırma Süresinin Zn-27Al-1Cu Alaşımının Yapı ve Mekanik Özelliklerine Etkisi(2016)
- Trabzon ilinde yaşayan 20 yaş ve üzeri bireylerde tütün ürünleri kullanımı, alkol kullanımı, alkol kullanım bozukluğu prevalansı ve etkileyen faktörler(2025)
- Trabzon güney çevre yolu güzergahı Darıca (Akçaabat) - Yalı mahallesi (Trabzon) arasının mühendislik jeolojisi / Investigation of the planned route of the southern highway between Darıca (Akçaabat) - Yalı mahallesi (Trabzon) in terms of engineering geolog(2001)
- EXPERIMENTAL AND NUMERICAL INVESTIGATION OF FATIGUE BEHAVIOUR IN RADIAL JOURNAL BEARINGS MANUFACTURED FROM ZA-27 ALLOY(2025)
