DoktoraAçık Erişim

Sınaî mülkiyet haklarının cebrî icrası

2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez

Özet (TR)

Tezimizin konusu, sınaî mülkiyet hakları olarak tanımlanan marka, patent, faydalı model, tasarım, entegre devre topografyaları ve yeni bitki çeşitleri üzerinde ıslahçı haklarının İcra ve İflâs Kanunu kapsamında hangi cebrî icra işlemlerine konu olabileceği ve bu çerçevede, bu hakların haczi, rehnedilmeleri ve rehinle güvence altına alınan alacağın vadesinde ödenmemesi durumunda rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konulmalarının arz ettiği özellikler, hak sahiplerinin iflâsı halinde iflâs masasına dâhil olmaları ve iflâsın bu haklar üzerinde meydana getirdiği etkiler ve söz konusu sınaî mülkiyet haklarının paraya çevrilmesinin ele alınarak incelenmesidir. İnsanlık tarihinin önemli aşamalarından birisi olan sanayi devrimini izleyen süreçte fikrî mülkiyet hakkı kavramı özel bir önem kazanmış ve buna bağlı olarak, özellikle marka ve patent gibi soyut ve gayri-maddî nitelikteki ekonomik değerler, ait oldukları endüstriyel unsurlardan ve somut malvarlığı kalemlerinden ayrı ve bağımsız bir iktisadi değer haline gelmişlerdir. Bilgi teknolojilerinin günümüz dünyasında hızla ilerlemesi, sınaî hakların temsil ettiği bağımsız ekonomik değerin önemini daha da artırmış durumdadır. Sınaî mülkiyet hakları, esasen bir ölçüde ayırt edici işaretler de dâhil olmak üzere, insan zihninin geliştirdiği ve fikrî emek ürünü olan soyut nitelikteki malvarlığı haklarıdır. Bu bağlamda çalışmamızın amacı, sınaî mülkiyet haklarının arz ettikleri bağımsız ekonomik değerin ulaştığı parasal büyüklük ve aynı zamanda söz konusu hakların kendine özgü soyut karakteri göz önüne alındığında, bunların bir malvarlığı değeri olarak icra ve iflâs hukuku bağlamında hangi cebrî icra işlemlerine konu olabileceği sorusuna cevap aramaktır. Çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, "Sınaî mülkiyet haklarına genel bakış" başlığı altında, sınaî hakların hangi suretle cebrî icra işlemlerine konu edileceği sorusuna cevap aramadan önce, her bir sınaî mülkiyet hakkının genel özellikleri ve işlevi hakkında genel bilgiler vermektedir. Bu kapsamda, sınaî hakların genel özellikleri, fikrî mülkiyet kavramı ile olan ilişkisi, gayri-maddî mal ve mutlak hak niteliği, sınaî haklarda sınırlı sayı, hakkın doğumu ve ülkeselliği tezin birinci bölümünde tartışılan konular arasındadır. Yine, marka, patent, faydalı model, tasarım, entegre devre topografyası ve yeni bitki çeşidi üzerinde ıslahçı hakları tek tek ele alınmış ve bu hakların Sınaî Mülkiyet Kanunu, kendi mevzuatı ve yer yer, İsviçre hukukundaki yasal düzenlemelerde ele alınış biçimleri değerlendirilmiştir. Tez çalışmasının omurgası niteliğindeki "Marka hakkının icra edilmesi ve cebrî icra türleri bakımından markanın gösterdiği özellikler" başlıklı ikinci bölüm, ülkemizdeki en yaygın sınaî hak olan ve bu yönüyle de sınaî haklar içinde en yoğun biçimde cebrî icra işlemlerine konu edilen marka hakkına, İcra ve İflâs Kanunu'nda düzenlenen cebrî icra müesseselerinin nasıl uygulandığı ile ilgilidir. İkinci bölümde bu kapsamda, İsviçre hukuku ile de karşılaştırmalı olarak marka haczinin konusu, markaya haciz işlemi tatbik edilmesi, haczin etkisi ve sonuçları ve hacizli markanın paraya çevrilmesi ve yine rehinli markanın paraya çevrilmesi ile iflâs ve konkordatonun marka üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmanın "marka hakkı dışındaki sınaî hakların cebrî icrası ve bu haklar bakımından özelik arz eden cebrî icra işlemleri" başlıklı üçüncü bölümünde ise, patent ve faydalı model, tasarım, entegre devre topografyaları ve yeni bitki çeşitleri üzerinde ıslahçı hakkı, her bir sınaî hak özelinde marka hakkından ayrışan yönleri ile cebrî icra işlemlerine konu olmaları bakımından ayrı alt başlıklar altında incelenmiştir. Türk hukukunda sınaî haklar için öngörülen koruma, tescil ile sağlanmaktadır. Ancak, belli hallerde ve belli şartlar altında, sınaî hakkın tescilinden önce de yasal korumadan istifade edilebilmesi mümkündür. Dolayısıyla, bir sınaî hak tescil edilmiş ise her durumda haczedilebilmekte ve iflâs halinde de masaya girebilmektedir. Diğer yönden, SMK ve ilgili yasal düzenlemelerde, haciz de dâhil olmak üzere hukuki işlemlere ilişkin hükümlerin sınaî hak tescil başvurularına da uygulanacağı belirtilmiştir. Buradan hareketle, bir sınaî hak tescil başvurusu da haczedilebilir, rehin verildiği takdirde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu olabilir ve iflâs halinde masaya girer. Bu noktada, henüz tescil edilmemiş ve tescil başvurusuna da konu olmamış sınaî mülkiyet haklarının cebri icra işlemlerine konu olup olamayacakları da, bu konuda İsviçre Federal Mahkemesi'nin verdiği emsal kararlar ışığında yine çalışmamızda ele alınıp tartışılmaktadır. Özellikle, tescil edilmemiş ancak fiilen kullanılan markalar, tamamlanmış ancak tescil için müracaat edilmemiş buluşlar, tasarımlar, entegre devre topografyaları ve ıslahçı haklarının hukuki durumu bu bağlamda incelenmiştir. Sınaî hakların haczedilebileceği ve dolayısıyla cebrî icra işlemlerine konu olabileceği hususu tespit edilip, meydana getirilme ve tamamlanma aşamalarına göre bu hakların hangilerinin haczedilebileceği açıklandıktan sonraki aşama, bu hakların, İcra ve İflâs Kanunu'nun hangi hükümlerine göre haczedileceği ve paraya çevrileceğinin saptanmasıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde tescil edilen yeni bitki çeşitleri üzerindeki ıslahçı hakkı ayrık olmak üzere, kendi yasal düzenlemelerinde yer alan tescil edilme şartlarını taşıyan sınaî haklar TPMK nezdinde tescil edilirler. Dolayısıyla, resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesi tarafından kaydına işletilmek suretiyle doğrudan haczine imkan veren İİK md.79/f.II c.3 hükmü, sicile tescilli sınaî hakların haczinde uygulanabilmektedir. Tescil edilmemiş sınaî hakların haczinde ise, haczin uygulanması bakımından yararlanılacak düzenleme, İİK md.94 hükmüdür. Bu kapsamda, tescilli sınaî hakların haczi İİK md.79/f.II c.3 veya İİK md.94 uyarınca yapılabilmekte iken, tescil edilmemiş sınaî hakların haczinde uygulanması gereken düzenleme İİK md.94'tür. Ancak bu noktada belirtmek gerekir ki, İİK md.79/f.II c.3 uyarınca sicile işlenmek suretiyle doğrudan haciz yöntemi henüz başvurusu kabul edilerek tescil edilmemiş marka başvurularına uygulanamazken, SMK ve ilgili düzenlemelerdeki açık hükümler doğrultusunda, patent, entegre devre topografyaları ve yeni bitki çeşitleri üzerindeki ıslahçı hakkı tescil başvuruları sicile işlendiğinden, bu haklara ilişkin başvurularının da İİK md.79/f.II c.3 uygulanarak doğrudan haczi mümkündür. İsviçre İcra ve İflâs Kanunu'nun sınaî hakların mehaz madde uyarınca paraya çevrileceğine dair açık düzenlemesi İİK'da yer almasa bile, hacizli sınaî mülkiyet haklarının paraya çevrilmesi İİK md.121'de düzenlenen yöntem uyarınca söz konusu olacaktır. Buna göre, bir sınaî mülkiyet hakkı haczedildiğinde, icra memuru, paraya çevirmenin ne surette yapılacağını icra mahkemesine sormak; icra mahkemesi de, hacizli sınaî hakkın özelliği ve üretim sırrı içerip içermediği gibi hususları da göz önünde bulundurarak, açık artırma, satış için memur tayini ya da uygun görülen diğer tedbirlerin alınması yönünde bir karar vererek paraya çevirmenin usulünü belirlemek durumundadır. Uygun görülen diğer tedbirler içinde pazarlık yoluyla satış ve sınaî hakların kendine özgü nitelikleri çerçevesinde benimsenebilecek usûller de dâhildir. Çalışmamızda, sınaî hakların kendine özgü nitelikleri ve özellikle buluş kavramının yenilik unsurunu ortadan kalkmasını önleyecek paraya çevirme usulleri ile ilgili öneriler de ele alınmakta ve tartışılmaktadır.

Yazar

Dr. Onur Yalçın

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Onur Yalçın (Doktora Tezi). Sınaî mülkiyet haklarının cebrî icrası, 2021, Galatasaray University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Galatasaray University tezlerinden daha fazlası