Yüksek LisansAçık Erişim

Soğuk Savaş sonrası Türk-Rus münasebetleri

2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Ekici

Özet (TR)

1492 yılında, Moskova Knezliği tarafından Osmanlı padişahına yazılan bir mektup ile tarihteki ilk Türk-Rus münasebetleri başlamıştır. İlk olarak ticari faaliyetler nedeniyle başlayan münasebetler, ilerleyen zamanlarda Moskova Knezliği'nin Çarlık'a dönüşmesiyle, savaş alanlarında yürütülen münasebete dönüşmüştür. Osmanlı Devleti'nin en çok savaştığı ülkelerden biri olan Rusya, zaman zaman Osmanlı Devleti ile işbirliği yapmıştır. İki devlet arasındaki bu rekabet, içinde bulundukları jeopolitik koşulların her iki tarafa bir dayatması olarak düşünülebilir. Soğuk Savaş döneminde birbiriyle çekişen kamplarda yer alan Türkiye ve Rusya (Soğuk Savaş döneminde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği), uluslararası arena yaşanan gelişmelerin etkisiyle zaman zaman birbirlerine karşı sertleşen süreçler yaşamışlardır. Ancak, uluslararası arenada dışlanmışlık hissine kapıldıklarında işbirliği yapmayı ihmal etmemişlerdir. Tıpkı imparatorluklar döneminde olduğu gibi ilişkilerin 'işbirliği' veya 'itici gücü' ticaret olmuştur. Ekonomik olarak darboğaza girildiğinde her iki taraf da komşusuna başvurmaktan çekinmemiştir. Soğuk Savaş döneminin getirdiği kamplaşmasının sona ermesiyle birlikte iki ülke ilişkilerinin tarihin hiçbir döneminde görülmediği kadar yakın olması için bir fırsat doğmuştur. Ancak, 1990'lardan 2000'lere kadar aynı rekabet ve güvensizlik ortamı farklı başlıklar altında devam etmiştir. Bununla birlikte, 2000'li yılların başında, Avrasya coğrafyası ve komşuları için farklı vizyona sahip iktidarların her iki ülkede yönetime gelmesiyle beraber iki ülke arasındaki münasebetler yakınlaşma ve işbirliğine sürecine girmiştir. Politik alanda karşılıklı ziyaretler yaşanmış, ticaret hacmi artmaya başlamış, ortak projelerden bahsedilir olmuştur. Devletlerarası münasebetlerde bir güven göstergesi olarak vizeler karşılıklı şekilde kalkmış, ortak enerji projelerine hız verilmiştir. Bütün bunlara rağmen, Türk-Rus ilişkileri, tarihin bıraktığı bir miras olarak bölgesel rekabeti aşamamıştır. 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı, iki ülke arasında yeni bir başlık açmış ve günümüzde ikili ilişkilerin en önde gelen konusu haline gelmiştir. Bu tez çalışmasında, tarihsel süreçte ilk Türk-Rus ilişkilerini mahiyeti incelenmiş, iki halkın kurduğu ve imparatorluklar dönemi olarak literatürde yer alan süreç araştırılmıştır. Soğuk Savaş dönemi kendi parametreleri çerçevesinde irdelenmiş ve çalışmanın asıl konusu olan Soğuk Savaş dönemi sonrası Türk-Rus ilişkileri 'çatışma alanları' ve 'işbirliği alanları' bağlamında derinlemesine araştırılmıştır. Birbirine komşu olan ve ikili ilişkiler tarihinde sürekli olarak birbirinden şüphe duyan iki ülkenin ilişkileri araştırılmıştır. Münasebetlerin en yoğun olduğu dönem Soğuk Savaş sonrası dönem olsa da münasebetlerin geçmişine vurgu yapılma noktasından kaçınılmamıştır. Soğuk Savaş sonrası dünya siyasetinde meydana gelen gelişmeler nedeniyle Türk-Rus ilişkileri doğal olarak etkilenmiştir. Ancak, küresel siyasetin etkileri bu tez çalışmasının konusunu oluşturmadığından Türk-Rus ilişkileri dış etkilerden arındırılarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Netice olarak iki ülke münasebetleri 'çatışma alanları' ve 'işbirliği alanları' şeklinde ayrıma tabi tutularak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk-Rus Münasebetleri, Çatışma, İşbirliği, Rekabet, Soğuk Savaş, Osmanlı Devleti, Rus Çarlığı.

Yazar

Dr. Murat Adıgüzel

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Murat Adıgüzel (Yüksek Lisans Tezi). Soğuk Savaş sonrası Türk-Rus münasebetleri, 2021, İnönü University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İnönü University tezlerinden daha fazlası