Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu korunmuş asemptomatik organik mitral yetmezlikli hastalarda kantitatif yöntemlerle hesaplanan mitral yetmezliği ciddiyeti ile sol ventrikül mekanik fonksiyonları ve serum PRO-BNP düzeyi arasındaki ilişkinin tespiti

2015
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. İbrahim Demir

Özet (TR)

Mitral yetersizliği, mitral kapağın tam kapanmayıp sistolde bir miktar kanın sol ventrikülden sol atriyuma geri kaçması olarak tanımlanır. Mitral yetersizliği sol ventrikülün genişlemesine yol açar. Sol ventrikül diyastol sonu hacmi-duvar gerilimi artar ve sol ventrikül küreselleşir. Sol ventrikül diyastol sonu hacminin ve mitral anulus çapının artması mitral yetersizliğini arttıran kısır bir döngü meydana getirir. Orta-ileri ve ileri MY'de sol ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğu gelişmeden önceki dönem sol ventriküler volüm yüklenmesi paterninin izlendiği dönemdir. Bu dönemde ventrikül dilate; ancak hiperkinetiktir. Sol ventrikül diyastol sonu çapı artmışken, sistol sonu çapı normaldir. Volüm yüklenme paterni uzun süre devam ederse sistol sonu çapı da artar ve sol ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğu gelişir. MY de sistolde sol atriyuma geri kaçan volüm sebebiyle sistolik duvar gerilimi azalır ve EF yüksek ölçülür. Bu da sol ventrikül sistolik fonksiyonunun hatalı olarak daha iyi yorumlanmasına yol açar. Cerrahi zamanlamada EF'nin düşmesini beklemek doğru değildir. Postoperatif dönemde mitral kapak değişimi nedeni ile düşük rezistan yolunun kapanması ve ard-yükün artması EF'nin düşmesine neden olur. Bu çalışmada orta ve ileri mitral yetersizliği olan hastaların iki boyutlu benek izlem ekokokardiyografisi kullanılarak subklinik sol ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğu incelenmiş ve olası sistolik fonksiyon bozukluğunun kantitatif yöntemlerle hesaplanan mitral yetersizlik ciddiyeti ve hastaların prognozunu belirlemede kullanılabileceği deneysel ve klinik verilerle gösterilmiş olan BNP ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Çalışmaya, 18-65 yaş arasında, önceden TTE ile orta-ileri derecede organik MY tespit edilmiş, asemptomatik, EF ≥ %60 olan 24 hasta alındı. Semptomatik, EF < %60, LVESÇ >45 mm, koroner ve/veya periferik arter hastalığı, HT, atriyal flutter/ fibrilasyon, KBY, orta ve ciddi derecede diğer kapak hastalıklarının varlığı ve KOAH olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hesaplanan median BNP değerine göre hastalar ≥ 140 pg/ml ve < 140 pg/ml olmak üzere ikiye ayrıldı. Her iki grubun BNP ölçümü, iki boyutlu, M-mod, Doppler ve doku doppler ekokardiyografileri yapıldı. İki boyutlu benek izlemeli ekokardiyografi ile sol ventrikül total global longitudinal (LTGS), sirkumferansiyal (SGS) ve radyal strain (RGS) parametreleri hesaplandı. Her iki grup, BNP değeri ve sol ventrikül iki boyutlu, M-mod, Doppler ve doku doppler, total global longitudinal (LTGS), sirkumferansiyal (SGS) ve radyal strain (RGS) parametreleri ile sistolik ve diyastolik fonksiyonlar açısından karşılaştırıldı. Çalışmamızda her iki grubun demografik verileri benzerdi. BNP <140 pg/ml ve BNP ≥140 pg/ml gruplarının mitral E ve A dalga velositeleri arasında anlamlı fark saptandı. BNP'nin yüksek olduğu grupta E ve A dalga velositelerinin de yüksek olduğu görüldü (E dalga velositesi için p=0,023, A dalga velositesi için p=0,035). Sol ventrikül diyastol sonu çap (LVEDD) ve sistol sonu çap (LVESD), ejeksiyon fraksiyonu (EF), biplan simpson ejeksiyon fraksiyon ve fraksiyonel kısalma (FS) değerlerinde BNP <140 pg/ml ve BNP ≥140 grupları arasında anlamlı fark tespit edilmedi. BNP <140 pg/ml ve BNP >140 pg/ml grupları arasında sol ventrikül Longitudinal Total Global Strain (L TGS) değerleri ortalaması açısından anlamlı farklılık tespit edildi (sırasıyla ort: -20,159±0,386 ve ort: 15,35±0,912; p<0.001). Ortalama Sirkumferansiyal Global Strain (SGS) değerlerinde anlamlı fark izlenmedi (sırasıyla ort: -9,29±7,614 ve ort: -19,74±1,249; p=0.119). Ortalama Radyal Global Strain (RGS) değerlerinde hasta ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (sırasıyla ort: 42,708±7,044 ve ort: 41,154±4,65; p=0.813) Sol ventrikül subklinik sistolik fonksiyon bozukluğu ve mitral yetmezliği ciddiyetini gösteren parametrelerin alındığı korelasyon analizinde LTGS ve BNP arasında kuvvetli (rho=0,814; p<0,001), BNP-RV ve BNP-EROA arasında orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır (sırasıyla rho=0,681; p<0,001 ve rho=0,644; p=0,001). Son olarak, LTGS'nin MY'li hastalarda erken cerrahiden fayda görecek yüksek riskli hasta alt grubunu belirlemede uygun bir ölçüt olup olmadığını test etmek için ROC analizi yapıldı ve görüldü ki; LTGS nin belirlediğimiz cut off değeri -18,07'nin üstünde olması MY'li hastalar arasındaki yüksek riskli grubun belirlenmesinde iyi bir ölçüttür. Elde ettiğimiz bulguların klinik sonuçlara yansıyacağını düşünmekle birlikte; bu verilerin, daha geniş hasta popülasyonlu prospektif çalışmalar ile desteklenmesi gerektiği kanısındayız

Yazar

Dr. Fulya Avcı Demir

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Fulya Avcı Demir (Tıpta Uzmanlık Tezi). Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu korunmuş asemptomatik organik mitral yetmezlikli hastalarda kantitatif yöntemlerle hesaplanan mitral yetmezliği ciddiyeti ile sol ventrikül mekanik fonksiyonları ve serum PRO-BNP düzeyi arasındaki ilişkinin tespiti, 2015, Akdeniz University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Akdeniz University tezlerinden daha fazlası