Sünnet inkarcılığının oryantalizmle bağlantısı
2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Salim Sancaklı
Özet (TR)
Oryantalistler İslâm dininin yayılışını durdurma misyonunu aldıktan sonra en etkili hücumlarını 18.yy. sonlarında yaptılar. Hindistan, Mısır ve Afrika, Hicaz ve Anadolu'da İngiliz işgal faaliyetleriyle birlikte aynı anda harekete geçtiler. Oryantalistlerin, müslümanların batı karşısındaki yenilgisinin İslâm anlayışlarındaki bozukluk ve hurafeler sebebiyle gerçekleştiği tespitleri bir kısım Müslümanlar arasında kabul gördü. Oryantalistler işgal ettikleri ülkelerdeki temsilcileri vasıtasıyla bir kısım Müslüman şahsiyetleri etkilediler ve Müslümanların kurtuluşu için İslâm'da ıslah ve modernize gerektiği fikrini ortaya attılar. Sonrasında ihyâ ve ıslah hareketleri ortaya çıktı. Sömürge yönetimleri bunlardan bazılarına baskı uygulayıp bazılarını serbest bıraktı. Bazılarıyla üstü örtülü anlaştı. Neticede İslâm âleminin üç büyük coğrafyasında Kur'ân İslâm'ı ve sünnet inkârı yönelişi doğdu. Bu anlayış Hindistan'da Seyyid Ahmed Han (ö.1898) ve takipçileri arasında; Mısır'da Avrupa'ya eğitim için gönderilip dönen edebiyatçı ve hukukçular topluluğuyla, Cemaleddin Afgani (ö. 1897) ve öğrencileri Muhammed Abduh (ö. 1905), Reşid Rıza (ö. 1935) ve Mahmud Şeltut (ö. 1963) gibi Ezher mezunu öğrenciler arasında taraftar bulmuştur. Osmanlı coğrafyasında da Mısır'dan yansıyan Kur'ân İslâmcılığı ve meâlcilik hareketleri ortaya çıktı. Cumhuriyet döneminde Hint, Mısır ve Avrupa oryantalist kültürü Türkiye coğrafyasına geldi. Oryantalistler, İbn Sina (ö. 1037) ve Farabi (ö. 950), Tabiatçı inanca sahip Hint ve Mısır Kur'ân'cıları (sünnet inkârcıları) peygamberliği kesbî kabul edip aldıkları vahyi kendilerindeki yüksek yaratılışa ve riyazetle ortaya çıkan vahiy melekesine bağladıkları noktada deist Yunan filozoflarının anlayışlarıyla ortak paydada buluşmaktadırlar. Kur'âncılar levh-i mahfuzun, arşın, âhiret hayatının, meleklerin, cin, şeytan, cennet, cehennem gibi kavramların hakikî değil temsilî olması (dolayısıyla gerçekliklerinin olmaması inancında da) paralel düşünmektedirler. Mucizeler Hint Kur'âncıları tarafından açıkça, Mısır Kur'âncı'ları tarafından ise tabiat kanunlarına uygunlaştırarak inkâr edilmiştir. Kur'ân İslâmcılarına göre sünnet metinleri devre dışıdır ve yereldir. Bu da İslam'ın çizdiği sınırlar içinde peygamberliğin inkarı manasına gelmektedir. Kur'âniyyun Peygamberi kabul ettiğini söyleyip onun teşrîlerini, mucizelerini, haberlerini inkâr etmektedirler. Kur'âncılar sünneti açıkça veya dolaylı olarak inkâr ettikten sonra Kur'ân'ın tarihsel bir metin olduğu ve evrensel insânî erdemleri içeren bir metin olduğu inançlarıyla Kur'ân'ı beşerî yasalar haline getirmektedirler. Çalışmamız bu Oryantalist faaliyetin İslâm'la ve Kur'ân'la çelişen konularını konu alacaktır. Söylemin İslâmî ilimler kaynaklarındaki bilgilerle çelişen görüşleri ve delillerini ele alacaktır.
Yazar
Dr. Yusuf Nar
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Yusuf Nar (Yüksek Lisans Tezi). Sünnet inkarcılığının oryantalizmle bağlantısı, 2024, Yalova University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Yalova University tezlerinden daha fazlası
- Üniversite Gençliğinin Uyum Sorunları: Yalova Örneği(2017)
- Kur'an'da azap(2017)
- Ulusal ve ulusalüstü yargı kararları doğrultusunda tutuklama(2019)
- Şizofreni hastalarının temel bakımını üstlenen yakınlarının sosyal destek sistemleri ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: İstanbul ili örneği(2022)
- Dini içerikli çocuk kitaplarıyla Allah inancı öğretimi: Özkan Öze'nin Genç Adam ve Allah kitabı örneği(2024)
- التوجيه النحوي والبلاغي للتضمين في القرآن الكريم من سورة الحج إلى سورة القصص(2024)
