Sürekli akım sağlayan iki farklı uzun süreli ventrikül destek sistemi cihazının implantasyon sonrası orta ve uzun dönem sonuçlarının karşılaştırılması
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Ömer Bayezid
Abstract (TR)
Kalp yetmezliği normal dolum basınçlarına rağmen, kalbin dokuların metabolik ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüde oksijen sunamamasına yol açan, kardiyak yapısal veya işlevsel bozukluk şeklinde tanımlanmaktadır. Kalp yetmezliği hastalarında tedavi hedefleri, belirti ve bulguları iyileştirmek, hastane başvurularını önlemek ve sağkalımı arttırmaktır. Kalp yetersizliğinin patofizyolojisi ya da medikal tedavisi konusunda genel kabul görmüş birçok tedavi modalitesi vardır. Son evre kalp yetersizliği olgularında uygun medikal tedavi ve inotropik destek verilmesine rağmen ileri derecede hemodinamik bozukluk gösteren olgularda, cerrahi alternatifler ön plana çıkmaktadır. Biz çalışmamızda implantasyon kararı vermede en önemli problemler olarak karşımıza çıkan implantasyonun zamanlaması ve uygulanacak cihaz seçimi sorularına cevap aramak için, günümüzde en sık kullanılan HeartMate-II (HMII) ve Heartmate (HVAD) cihazları uygulanan hasta grupları arasında pre-operatif, intra-operatif, post-operatif dönem verilerini değerlendirerek kıyaslama yapmak istedik. Böylece hastalarımızda uygun cihaz seçimi ve optimum zamanlama için veriler elde edip yaşam kalitesini ve sağ-kalımı artırmayı hedefliyoruz. Çalışmaya Ocak 2011 ile Ağustos 2014 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı tarafından, elektif şartlar altında sol ventrikül destek sistemi (LVAD) implantasyonu yapılmış olan 55 hasta dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastalarda preoperatif ekokardiyografik tetkikler, hemogram tahlilleri, biyokimyasal tahliller ve redo operasyon gibi teknik veya anatomik zorluklar açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık oluşturan bir durum görülmedi. Sadece yaş değişkeni açısından HMII implante edilen grubun daha yaşlı olduğu gözlendi. Gruplar arasında peri-operatif kan ürünü kullanımı, intaoperatif kardio-pulmoner bypass ile dolaşım desteği ve post-operatif yoğun bakımda kalış süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmedi. Olgular postoperatif komplikasyonlar açısından değerlendirildiğinde cihaz içi trombüs görülme oranı HVAD'de istatistiksel açıdan anlamlı şekilde yüksek görülmüş olup (p=0,042), özellikle DKMP tanılı hastalarda HVAD'in cihaz içi trombüs geliştirme riskinin istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla olduğu görülmüştür (p=0,046). Serebrovasküler olay meydana gelmesi durumu iskemik veya hemorajik SVO olarak ayrıt edilmeksizin iki cihaz açısından incelendiğinde HVAD'in daha riskli olduğu görülmüştür (p=0,036). İskemik SVO tablolarında da HVAD'in daha riskli olduğu görülmüş olmakla beraber (p=0,018), hemorajik SVO tablolarında iki cihaz arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Bu hastalarda sıklıkla görülen bir diğer komplikasyon olan driveline yeri enfeksiyonlarında ise HMII'nin istatistiksel olarak daha riskli olduğu gösterilmiştir (p=0,039). Post-operatif dönemde sağ- kalım, revizyon ameliyatı, karaciğer yetmezliği, renal yetmezlik, hastaneye yeni başvuru, enfeksiyon gelişimi ve GIS kanama açısından hasta grupları arasında anlamlı fark görülmemiştir. Hastaların taburculuk sonrasında tekrar hastaneye yatışın sık görülen sebepleri incelendiğinde, driveline yeri enfeksiyonu (n=7), solunum sıkıntısı (n=6), cihaz içi trombüs (n=3), sağ ventrikül yetmezliği (n=3), INR yüksekliği (n=3), driveline yeri dışı enfeksiyon (n=3) olarak görülmüştür. Diğer hastaneye yatış sebepleri açısından iki hasta grubu arasında belirgin farklılık görülmemekle birlikte sağ ventrikül yetmezliği nedeniyle olan yatışların tamamı HVAD grubundadır. Bizim çalışmamız ve benzeri diğer çalışmaların varmış olduğu ortak sonuç, implantasyon zamanlaması, cihaz seçimi, hem tromboembolik olayları önleyecek hem de kanamaya neden olmayacak optimum antikoagülan tedavi seçimi konusunda büyük özen gösterilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ayrıca post-operatif komplikasyonlardan özellikle cihaz içi trombüs, karaciğer, böbrek, sağ ventrikül ve aort yetmezliğinin öngörülebilirliği ve önlenmesi konusunda yapılacak çok merkezli geniş seriler içeren çalışmalara ihtiyaç olduğudur. Ayrıca ideal cihaz üretimi konusunda da yeni çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz
Author
Dr. Osman Nuri Tuncer
How to Cite
Osman Nuri Tuncer (Tıpta Uzmanlık Tezi). Sürekli akım sağlayan iki farklı uzun süreli ventrikül destek sistemi cihazının implantasyon sonrası orta ve uzun dönem sonuçlarının karşılaştırılması, 2015, Akdeniz University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- The effect of project-based learning on English preparatory class students' speaking proficiency and willingness to communicate(2025)
- Çocuk sporcuların durumluk kaygı düzeylerinin kalp atım hızı değişkeni ile incelenmesi(2022)
- Doğu-Batı etkileşimi kapsamında Orta Çağ İslam iktisat düşüncesinin oluşumu(2024)
- Öğretmen-veli müzakere sürecine ilişkin öğretmen görüşlerinin incelenmesi(2025)
- 9. sınıf İngilizce öğretim programında işbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımının uygulanabilirliğinin incelenmesi(2025)
- Yahyalı-zamantı ırmağı (Kayseri) bölgesinde bulunan kurşun-çinko yataklarının jeolojik, mineralojik ve jeokimyasal özellikleri(2025)
