Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Temporal lob epilepsisinde cerrahi tedavi öncesi ve sonrası depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

2006
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof.dr. Erhan Bilir

Özet (TR)

70 6. ÖZET Genel popülasyon ve diğer kronik nörolojik hastalıklarla kıyaslandığında epilepsili hastalarda daha yüksek oranda psikiyatrik hastalıklara rastlanmaktadır. Özellikle dirençli temporal lop epilepsisi olan hastalarda bu oran, diğer epilepsilere kıyasla daha da yüksektir. Epilepsi bireylerin tüm yaşam alanlarında çeşitli güçlüklere yol açmaktadır. Klinik nöbet özelliklerinin; nöbet tipi, hastalığın süresi, nöbetlerin sıklığı ve ciddiyeti başta olmak üzere antiepileptik ilaçlarında yaşam kalitesi üzerine negatif etkileri olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada dirençli temporal lob epilepsisi olan olgularda ATL öncesi ve sonrası depresyon, anksiyete, yaşam kalitesi değerlendirilmiştir. Bu şekilde dirençli TLE'de depresyon ve anksiyetenin daha iyi tanınması ve klinik nöbet değişkenleri ile ilişkisinin saptanmasına yardımcı olabilir. Bu bilgilerden yola çıkarak epileptik bireylerin yaşam kalitesinde meydana gelen negatif etkilerin önceden engellenilmesinin mümkün olabileceği düşünülmüştür. Bizim çalışmamızda cerrahi tedavi öncesi depresyon ve anksiyete oram %43,5 olarak bulunmuştur. Depresyonu olan ve olmayan olgular arasında yaş, cinsiyet, nöbet başlangıç yaşı, risk faktörlerinin olması, AEİ kullanımı, MRG, EEG, patoloji, yapılan cerrahi, sağ veya sol temporal lob lokalizasyonu, eğitim düzeyi, sosyoekonomik durum bakımlarından farklılık saptanmamıştır. Nöbet sıklığı arttıkça olgularda depresyon ve anksiyete oranı da artmaktadır (Sırası ile pO.001 ve p=0.012). Olgularımızda ATL sonrası depresyon ve anksiyete belirgin olarak düzelmiştir. Bu düzelme cerrahi tedavi sonrası nöbetsizlik halini sağlamakla71 doğrudan bağlantılıdır (pO.001). Cerrahi tedavi sonrası depresyon ve anksiyetenin azalmasının da korelasyon gösterdiği izlenmiştir(r=0.48 p=0.02). SF36'nın Fiziksel fonksiyon, Rol güçlüğü (fiziksel ve emosyonel), Ağrı, Genel Sağlık, Vitalite, Sosyal Fonksiyon, Mental Sağlık'dan oluşan 8 alt ölçeğinin tümünde cerrahi tedavi sonrası cerrahi öncesine göre belirgin düzelme izlenmiştir. Cerrahi tedavi sonrası depresyon ile hiçbir yaşam kalitesi alt ölçeği arasında doğrusal bir ilişki saptanamamış ancak anksiyete ile GS ve SF alt ölçekleri arasında ters yönlü bir korelasyon olduğu görülmüştür (Sırası ile r=0.045 p=0.029 ve r=0.301 p=0.101). BAE ile SF 36'nın Sosyal fonksiyon alt ölçeği arasındaki ilişkinin ise depresyona bağlı olarak geliştiği saptanmıştır. Bu sonuçlar psikiyatrik semptomların, YK'ni epilepsinin birçok nöbet değişkeninden daha çok etkilediğim göstermektedir. Bu seride titizlikle seçilmiş dirençli TLE olgularında ATL'nin sadece epileptik nöbetlerin düzelmesini değil aynı zamanda psikopatolojinin de düzelmesini sağladığı görülmüştür. Cerrahi tedavi sonrası nöbetsizlik hali, depresyon ve anksiyete de düzelmenin en güçlü prediktörüdür. Epileptik bireylerde YK düzelmesinin depresyon ve anksiyetenin tedavisi ile mümkün olabileceği bunun da ATL gibi etkin tedavi yöntemleri ile sağlanabileceği görülmektedir.

Yazar

İrem Yıldırım Çapraz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

İrem Yıldırım Çapraz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Temporal lob epilepsisinde cerrahi tedavi öncesi ve sonrası depresyon, anksiyete ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi, 2006, Gazi University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Gazi University tezlerinden daha fazlası