Yüksek LisansAçık Erişim

Türk medyasının misyonerlik algısı

2007
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Y.doç.dr. Ahmet Faruk Kılıç

Özet (TR)

İnsanlıkla beraber var olan tüm dinlerde, o dinin inanç ve öğretisini diğer insanlara ileterek onların da kurtuluşa ulaşmasını sağlama gayreti, yapılması gereken bir görev olarak telakki edilmiştir. Bu çerçevede, Hıristiyanlık mensupları da ?misyon? ve ?misyonerlik? terimleri altında sahip oldukları inancın mesajlarını diğer insanlara sunmaya çalıştıklarını ileri sürmektedirler. Misyonerler tarafından masumane bir inanç tebliği olarak tanımlanan misyonerlik faaliyetlerinin Türk toplumu tarafından algılanma şekli, bu tezin konusunu oluşturmuştur. Kuruluşlarından itibaren gerek Katolik, gerekse Protestan Hıristiyanlıkta misyonerlik teşkilatları hiç bir dönemde sadece dini amaçlı müesseseler olmamıştır. Misyonerlik faaliyetlerinin doğrudan veya dolaylı tesirleri her zaman dinin kapsama alanının dışına tasmış; siyasi, coğrafi, sosyal ekonomik, kültürel bakımlardan geldikleri ülkelerin lehine, gittikleri ülkelerin ise aleyhine sonuçlar doğurmuştur. Yaşadığımız coğrafyada misyonerlik faaliyetlerinin oluşup, gelişmesi 19 yüzyıla özgü bir olaydır. Görünürdeki amacı dinsel, esas amacı ise ekonomik, siyasal, kültürel vb. özellikler ortaya koyan misyonerlik faaliyetleri; matbaa, okul, hastane gibi modern kurumların çerçevesinde yürütülüyordu. Osmanlı topraklarında açılmış olan, çoğu Amerikan kaynaklı yabancı okullar misyonerlerin vitriniydi. Okulların çoğunun Anadolu'nun daha az bilinen kesimlerinde kurulmasının amacı, dış dünyadan uzak, ulaşılacak kitleye yakın olmasını sağlamaktı. Bu okulların çoğu XX. Yüzyıl başlarında kepenk kapattılar. Kapanmaların ardında azınlıkların isyan ve ayaklanmalarıyla bu okullar arasındaki ilişkilerin ortaya çıkması yatmaktadır. 1928 yılında Bursa Amerikan Kız Koleji'nde üç kız öğrencinin din değiştirdiğinin duyulması üzerine Atatürk bizzat olaya el koymuş ve okulu kapattırmıştır. Bu olaydan sonra misyoner örgütlerin faaliyetleri Türk kamuoyunun gündeminden hiç düşmemiştir. Ancak Türk Medyası'nın büyük çoğunluğu misyoner örgütlerin faaliyetlerini özellikle 1980 sonrasında görmezlikten gelmeye başlamıştır. Özellikle Milli/Ulusal duyarlıklı medyanın ısrarlı bir şekilde Türk kamuoyunun gündeminde tuttuğu konu, 2001'de Türk Medyası'nın ortak bir gündemi haline geldi. Ancak konu hakkındaki bilgi eksikliği tartışma programlarına, konuyla ilgili gazete haberlerine ve köşe yazılarına yansıdı. Medyadaki tartışmaların olumlu bir sonucu olarak TBMM'nde misyoner örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak çeşitli soru önergeleri verildi. Ancak söz konusu soru önergelerine verilen cevaplar, resmi kurumların da bu konuda vizyon ve bilgi açısından zayıf olduklarını kanıtlamaktan başka bir işe yaramadı. Misyonerlik faaliyetlerinin doğurduğu zararlarla mücadelede etkili olamamanın altında, devlet kurumlarında ve toplumda halen mevcut bulunan algı kargaşasının yattığını söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Misyoner, Misyonerlik, Medya, İnternet

Yazar

Dr. İbrahim Çetin

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

İbrahim Çetin (Yüksek Lisans Tezi). Türk medyasının misyonerlik algısı, 2007, Sakarya University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Sakarya University tezlerinden daha fazlası