Medical SpecialtyOpen Access

Üreter obstrüksiyonu oluşturulan ratlarda ibuprofenin oluşturduğu böbrek hasarına karşı seryum oksitin etkileri

2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Celaletdin Avni Babacan

Abstract (TR)

ÜRETER OBSTRÜKSİYONU OLUŞTURULAN RATLARDA İBUPROFENİN OLUŞTURDUĞU BÖBREK HASARINA KARŞI SERYUM OKSİTİN ETKİLERİ Amaç: Ağrı tedavisinde NSAİİ'ler vazgeçilmez ajanlardır. Bu durum tamamen böbrekler yoluyla vücuttan uzaklaştırılan ve renal toksisitesi bilinen NSAİİ'lerin böbrek hastalıklarında kullanımı ile ilgili sınırlılıklar oluşmasına neden olmaktadır. Antioksidan özelliği de bulunan seryum oksitin kullanımının böbrek hastalıkları bulunanlarda NSAİİ kullanımına bağlı olaşabilecek böbrek toksisitesini azaltabileceği amacıyla çalışmamızda tek taraflı üreter obstrüksiyonu ile böbrek yetmezliği oluşturulan ratlarda ibuprofeni takiben CeO2'in böbrek dokusu üzerine etkilerinin incelenmesi planlanmıştır. Materyal-Metot: Çalışmada ağırlıkları 300-425 gr arasında değişen 30 adet, 4 aylık erkek Wistar albino rat kullanıldı. Ratlar 20-21C ısıda, 12 saat gece 12 saat gündüz periyodları sağlanarak ve anestezi uygulamasından 2 saat öncesine kadar yemelerine izin verilecek şekilde bakıldı. Ratlar her grupta 6 tane olmak üzere, rastgele 5 gruba ayrıldı (Grup K) Kontrol, (Grup ÜO) Üreter Obstrüksiyonu, (Grup ÜOİ) Üreter Obstrüksiyonu- İbuprofen, (Grup ÜOİSO) Üreter Obstrüksiyonu - İbuprofen- Seryum Oksit, (Grup ÜOSO) Üreter Obstrüksiyonu -Seryum Oksit). Ratlara intramusküler enjeksiyonla, 50 mg/kg dozda ketamin hydroklorür (Ketalar® flakon, Parke-Davis, USA) ve 10 mg/kg xylazine hydrochloride (Alfazyne® , %2, Ege Vet) verilerek anestezi sağlandı. İşlem, bir ısıtma lambası altında, ratlar supin pozisyonda iken gerçekleştirildi. Anestezi uygulanmasının ardından düşük abdominal insizyonla kontrol grubuna sham operasyon, diğer gruplara üreter obstrüksiyonu uygulandı ve post operatif analjezi amacıyla; post operatif 0. saatte ilk doz olmak üzere, 8 saatte 1 toplamda 6 doz, 0.5 mg/kg subkutan morfin sülfat yapılacrk geç dönem için 3 hafta sonra serum BUN, kreatinin değerleri bakılarak, referans değerleri olarak kabul edildi. 3 hafta sonra anestezi uygulanmasının ardından intrakardiyak alınan kan ile ötenazileri gerçekleştirileştirildi. Ötenazi sonrasında böbrek dokuları bütünlük bozulmayacak ve travmatize edilmeyecek şekilde alındı. Her iki böbrek dokusu histopatolojik inceleme için %10'luk formol içine konuldu. Alınan serumda Malondialdehit (MDA), kreatinin, BUN ve nitröz oksit (NO) ölçümü yapıldı. Üreter obstrüksiyonu oluşturulan ve oluşturulmayan böbrek dokuları üzerinde yapılan histopatolojik değerlendirmede incelenen değişkenler: Glomerüler vakuolizasyon (GV), Tübüler dilatasyon (TD), Vasküler vakuolizasyon ve hipertrofi (VVH), Tübüler hücre dejenerasyonu ve nekroz (THDN), Bowman pace dilatasyon (BSD), Tübüler hyalin silindirler (THS), Lenfosit infiltrasyonu (Lİ), Tübüler hücre dökülmesi (THD) idi. Bulgular: Işık mikroskopisinde obstrüksiyon oluşturmadığımuz sağ taraftaki böbrek dokusunda ÜOSO grubu ile ÜOİ grubuna oranla histopatolojik GV, THS ve THD değişiklikleri anlamlı olarak daha az izlenmiştir. TD ise sol böbrek dokusunda ÜO ve ÜOİ gruplarında kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha fazla izlendi. VVH, THDN, BSD ve Lİ açısından gruplar arasında farklılık olmadığı görüldü. Obstrüksiyon uyguladığımız sol böbrek dokusunda histopatolojik olarak ÜOSO grubunda ÜOİ grubuna oranla GV, VVH ve THS anlamlı olarak daha az tespit edildi. ÜO, ÜOİ ve ÜOİSO'de kontrol grubuna oranla TD, BSD, THD ve THDN daha fazla görüldü. ÜO ve ÜOİ gruplarında kontrol grubuna oranla THS daha az görüldü. ÜOİ grubunda da kontrol grubuna oranla daha fazla Lİ izlendi. Biyokimyasal olarak değerlendirdiğimiz MDA düzeyinin ÜOSO grubunun ÜOİ grubuna oranla daha düşük iken NO enzim aktivitesinin ÜOİ grubunda artmış olduğu tespit edildi. Kreatin ve üre düzeyinin tüm gruplarda artmış olduğu ve bu artışın gruplar arasında değişikliğe neden olmadığı tespit edildi. Sonuç: Çalışmamız NSAİİ grubunda bulunan ibuprofen ile oluşabilecek böbrek hasarına karşı CeO2'in etkisini araştıran ilk deneysel çalışma olması nedeniyle önemlidir. Deney gruplarının yaş, cinsiyet ve NSAİİ'in tekrarlayan maruziyet ile oksidatif hasarın biyokimyasal parametrelerinin bakılması açısından farklılandırılmasıyla yapılacak yeni CeO2 çalışmalarında daha anlamlı ve olumlu sonuçlar çıkacağını düşünüyoruz. Anahtar kelimeler: NSAİİ, böbrek yetmezliği, üreter obstrüksiyonu, seryum oksit

Author

Dr. Salih Toruk

How to Cite

Salih Toruk (Tıpta Uzmanlık Tezi). Üreter obstrüksiyonu oluşturulan ratlarda ibuprofenin oluşturduğu böbrek hasarına karşı seryum oksitin etkileri, 2021, Gazi University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University