Medical SpecialtyOpen Access

Vajinal ve sezaryen ile doğumun sonraki gebelikteki anksiyete düzeyi üzerine etkilerinin kıyaslanması

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Hasan Yüksel

Abstract (TR)

Normal vajinal doğum (ND) ile karşılaştırıldığında, sezaryenle (CS) doğumun komplikasyon riski daha fazla, iyileşme süresi daha uzun, memnuniyet daha az ve postpartum duygu durum bozuklukları açısından daha büyük bir risk taşıdığı bilinmektedir. Sezaryen ile doğum sayısındaki hızlı artışa rağmen psikososyal sonuçların doğum yöntemi üzerindeki etkisini teorik temelde açıklayan sadece birkaç araştırma yapılmıştır. Türkiye'de doğumların neredeyse yarısı sezaryen ile yapılmaktadır. Bu yapısıyla Türkiye Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)'nün yüksek sezaryen sıklığına sahip olarak adlandırdığı ülkeler arasında yer alır. Ama kadınların neredeyse yarısı kayıp ve başarısızlık, düşük benlik saygısı, memnuniyetin az olması ve postpartum duygu durum bozuklukları ile ilişkili bulunmasına rağmen sezaryeni tercih etmektedir. Bu çalışmanın amacı ND ve CS ile doğumun sonraki gebelikteki anksiyete düzeyi üzerine etkilerinin kıyaslanmasıdır. İkinci doğumda anksiyetenin belirgin olarak azaldığı ve özellikle CS ile doğum yapanlarda anksiyetenin ND anksiyetesine göre daha az olduğu düşünülmektedir. Çalışmanın sonucu gebelik öncesi sağlık sorunu yaşamanın, yaşanılan yerin ve gebelik sayısının anksiyeteyi ve buna bağlı olarak doğum şeklini etkileyen bileşenlerden olduğunu düşündürmektedir. Buna karşın bir işte çalışma, sigara içme, gebelik öncesi operasyon geçmişi, gebelik sırasında ve postpartum dönemde bir yardımcının olması (sosyal destek alma), alınan eğitim, gebelik öncesi tıbbi yardım alıp almama ve gebelik döneminde ortaya çıkıp devam eden bir hastalık anksiyete şiddetini etkileyen faktörlerden olmadığından doğum şeklini de etkileyemeyeceği beklenmektedir. Aynı şekilde obesite, diyabet, hipertansiyon gibi hastalıklar da anksiyete puanlarını etkileyen bileşenlerden değildir. Hafif anksiyetenin hayatın gereği olduğu ve ihtiyaç duyulan fizyolojik bir durum olduğu düşünülürse bu çalışmada hiç anksiyete belirtisi göstermeyenler ve hafif anksiyeteli olanlar sağlıklı olduğu kabul edilebilir ve bu sayı denek sayısının üçte ikisinden fazladır. Bu durum gebelerin ancak üçte birinin anksiyete sorununun bir psikiyatriste ihtiyaç duyulacak ölçüde olduğunu düşündürmektedir. Oturulan yerin tercihi (hastaneye yakınlığı), gebelik öncesi sağlık sorunlarının varlığı ve önceki gebelik sayısı gibi değişkenlerin gebelik döneminde ve doğum sırasında gelişen anksiyete üzerindeki etkili olduğu değerlendirilmiştir. Bu değişkenlerin sonraki doğum şeklini tahmin üzerinde önemli ölçüde etkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu sonuçlar gebe kadınların şehirde ya da ilçede yaşamasının gebelik öncesinde yaşanan sağlık sorunlarının düzeltilmesinde ve önceki gebeliklerin sonuçlarının sonraki gebelik ve doğum sürecindeki sıkıntıları hafifleteceği ve doğumun kolay geçmesinde yardımcı olacağı ve doğumun şeklini etkileyeceği düşündürmektedir. Sonuç olarak; önceki doğumunu ND yapanlar ile CS doğum yapanlar arasında doğum anksiyete düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Vajinal doğum, Sezaryen, Anksiyete, Doğum Şekli

Author

Dr. Serkan Yücel Yılancı

How to Cite

Serkan Yücel Yılancı (Tıpta Uzmanlık Tezi). Vajinal ve sezaryen ile doğumun sonraki gebelikteki anksiyete düzeyi üzerine etkilerinin kıyaslanması, 2015, Adnan Menderes University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Adnan Menderes University