Master'sOpen Access

Vergi Yargılaması Hukukunda re'sen araştırma ilkesi

2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Bekir Mahmut Kaşıkcı

Abstract (TR)

İdare tarafından yapılan eylem ve işlemlerin yargı denetimine tabi olması hukuk devleti olmanın bir gereği ve olmazsa olmaz bir şartıdır. Bu kapsamda idari eylem ve işlem niteliğinde olan vergilendirme uygulamalarının da yargı denetimi kapsamında olması kaçınılmazdır. Vergilendirme uygulamaları yasama sürecinden, tahakkuk ve tahsil aşamasına kadar devam eder. Anayasa'nın 73. maddesi ile vergi hukuku ile ilgili genel evrensel ilkeler benimsenmiştir. Hukukumuzda vergisel uygulamaların, kanunlaşma sürecinden itibaren denetimi söz konusudur. Kanunlar Anayasa Mahkemesi tarafından; yönetmelik, genelge, tebliğ düzenlemeleri Danıştay tarafından denetlenir. En sonunda vergi idaresi tarafından yapılan tek taraflı işlemler ile yükümlü hakkında vergi tahakkuk ettirilir. Bu işlemlerin denetimi ise vergi yargı organları tarafından yapılır. Dolayısıyla vergi mevzuatı, ne kadar Anayasa ve evrensel vergi hukuku ilkelerine uygun yapılmış olursa olsun, son aşamada uygulayıcı konumda olan vergi idaresinin tek taraflı işlemlerinin de hukuka uygun yapılması gerekir. Buradaki hukuka uygunluğu denetleyecek, idareyi keyfi davranışlardan uzaklaştıracak ama aynı zamanda vergi yükümlülerin de vergi kaçırmasını önleyecek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü ile hukuka olan güveni tesis edecek olan vergi yargısıdır. Yargısal faaliyetler ise yargılama hukuku ilkelerine uygun olarak yapılmalıdır. Bu bakımdan vergi yargılaması hukukunun önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu önemli görevlerini icra ederken, vergi mahkemelerinin çok sıkı şekil şartlarına bağlı olması düşünülemez. Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinde vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu hükme bağlanmıştır. Vergi hâkimi, ekonomik yaklaşım ilkesinin bir gereği olan bu hüküm çerçevesinde vergiyi doğuran olayın hukuksal biçiminin ötesine geçerek, ekonomik içeriği bulmak ve maddi gerçeği ortaya çıkarmak yönünde araştırma yapacaktır. Bu nedenle İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi düzenlemesi ile vergi hâkimi gerek usule ilişkin konularda gerekse maddi olaya ilişkin konularda, tarafların sunduğu delillerle bağlı olmaksızın re'sen inceleme ve araştırma yapma yetki ve göreviyle donatılmıştır. Aksi durumun kabulü halinde maddi gerçek istenildiği ölçüde ortaya çıkmayacak, hukuka uygunluk denetimi tam olarak yerine getirilemeyecek, nihayetinde hukuk devleti ilkesi zedelenecektir. Re'sen araştırma ilkesi hem vergilendirme uygulamalarının yapıldığı idari süreçte, hem de bu işlemlerin hukuka aykırılığı iddiası ile açılan dava sürecinde geçerli bir ilkedir. Bu çalışmanın konusu, dava sürecinde yargı organlarının sahip olduğu re'sen araştırma yetkisine ilişkin olmak üzere sınırlandırılmıştır. Bu çalışmada re'sen araştırma ilkesinin hukuki temeline, kapsam ve sınırlarına, vergi yargısına etkin ilkelerle ilişkisine yer verilmiş; bu ilkenin vergi hukuku içerisindeki önemine değinilerek kabul edilmesinin nedenleri üzerinde durulmuştur. Çalışmada, re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde delil sistemi ve ispat yükü konularına temas edilmiş, Danıştay ve AİHM kararlarından yararlanılmaya dikkat edilmiş, nihayetinde vergi yargısında karşılaşılan sorunlara değinilerek bu ilke bağlamında değerlendirilmiştir. İncelemelerimiz doğrultusunda ulaşılan bulgulara, sonuç bölümünde özet halinde yer verilmiştir.

Author

Dr. Mustafa Berkant Günindi

How to Cite

Mustafa Berkant Günindi (Yüksek Lisans Tezi). Vergi Yargılaması Hukukunda re'sen araştırma ilkesi, 2019, İstanbul University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul University