Yaşamın ilk beş yılında geçirilen viral alt solunum yolu enfeksiyonlarının ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek akciğer hastalıkları üzerindeki etkisinin araştırılması
2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Özden Türel
Özet (TR)
AMAÇ: Alt solunum yolu enfeksiyonları (ASYE) çocukluk çağında Türkiye'de ve tüm Dünya'da önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Bugüne kadar yapılan çalışmalarda, erken çocukluk döneminde virüse bağlı akut alt solunum yolu enfeksiyonu izlenen hastalarda ilerleyen dönemde tekrar solunum yolu problemleri nedeniyle hastane başvuru sıklığı artmış olarak izlenmektedir. Bu çalışmada, daha önceden solunum yolu şikayetleri ile başvurarak solunum yolu viral paneli çalışılmış beş yaş altı hastaların ilerleyen dönemde aynı sebeple tekrar hastane başvurusu olup olmadığını, geçirilmiş viral solunum yolu enfeksiyon öykülerinin klinik seyrini araştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: 2016 yılında hastanemizde yapılan çocuklarda ASYE'de viral etkenlerin araştırıldığı çalışma kapsamındaki olgular arasında ileriye dönük takipleri yapılabilen çocuklar çalışmamıza alınmıştır. Olguların ilk başvuru sonrası takibinde gelişen solunum yolu şikayetleri, demografik özellikleri, fizik muayene bulguları, varsa tetkik sonuçları aileler ile telefonla görüşülerek ve hastane otomasyon sistemi üzerindeki verileri, varsa yapılmış olan tetkik sonuçları kaydedilmiştir. Tüm çocukların ebeveynleri bilgilendirilerek sözlü aydınlatılmış onam alınmıştır. Viral solunum yolu enfeksiyonu geçirenlerin, viral solunum yolu enfeksiyonu geçirmeyenlere oranla ilerleyen yıllarda solunum yolu hastalığı geliştirme sıklığı karşılaştırılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya toplam 78 olgu dahil edilmiştir. Hastaların 43 (%55,1)'ü erkek, 35 (%44,9)'i kızdır. Virüs tespit edilen grupta tekrarlayan hastane başvurularında fizik muayenede ekspiryum uzunluğu, ronküs izlenme oranı, başvuru sayısı (hem poliklinik hem de acil), akut bronşit ve astım oranı virüs tespit edilmeyen gruptan anlamlı (p ˂ 0.05) olarak daha yüksek olarak bulundu. İlk başvuru sırasında RSV, RV ve hBoV üremeleri mevcut olan hastaların sırasıyla %58,3, %46,1 ve %54,5'inin astım tanısı aldığı, bu hastaların sırasıyla %83,3, %77,9 ve %81,8'i tekrarlayan hırıltılı atak nedeniyle hastaneye başvurduğu tespit edildi. Bakteri üremesi olan grupta akut bronşit ile tekrar başvuru oranı bakteri üremesi olmayan gruptan anlamlı (p ˂ 0.05) olarak daha yüksekti. SONUÇLAR: Viral ASYE geçiren çocukların ilerleyen dönemde akciğer hastalığı sebebiyle tekrar hastaneye başvuru sıklığını, astım riskini ve tekrarlayan hırıltılı atakVI geçirme ihtimalini artırdığı çalışmamızda tespit edilmiştir. Ancak etken türlerine göre karşılaştırmalı analiz vaka sayısının azlığı nedeniyle anlamlı bulunmamıştır. Artmış riskin hangi mekanizmalarla ortaya çıktığı ve nasıl önlenebileceği konularına ağırlık verilmesi gerektiği önerilmektedir.
Yazar
Dr. Irmak Tahaoğlu
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Irmak Tahaoğlu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Yaşamın ilk beş yılında geçirilen viral alt solunum yolu enfeksiyonlarının ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek akciğer hastalıkları üzerindeki etkisinin araştırılması, 2021, Bezmialem Vakıf University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Bezmialem Vakıf University tezlerinden daha fazlası
- Açık teknik septorinoplasti yapılan olgularda postoperatif bantlamanın ödeme etkisi(2015)
- Adölesan dönemde hirşutizm tanısı alan hastalarda etyolojik dağılım(2015)
- Unstable angina pectoris hastalarında signal peptide complement C1R/C1S, UEGF, ve BMP1 epıdermal growth factor-like domain-containiing protein 1' in tanısal değerinin araştırılması(2015)
- Deneysel kafa travması modelinde high mobility group box-1 protein düzeylerinin oksidatif stres, apoptoz, serebral ödem ve kan beyin bariyeri üzerine etkilerinin araştırılması(2016)
- 5-fluorourasile bağlı arteryel vazokonstrüksiyon etyolojisinde ürotensin-2'nin rolü(2017)
- Tip 2 diabetes mellitus' lu olgularda vücut ağırlığının fiziksel aktivite düzeyi, fonksiyonel kapasite, denge ve yaşam kalitesine etkisi(2019)
