DoctorateOpen Access

Yeni güvenlik tehditleri bağlamında mülteci sorununun Türkiye-AB ilişkilerine etkilerinin analizi ve çözüm önerileri

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak

Abstract (TR)

Yeni güvenlik tehditleri bağlamında mülteci sorununun, Türkiye-AB ilişkilerine etkisinin ele alındığı bu çalışmada, özellikle 2011-2019 yılları arasında yaşanan mülteci krizinin hem Türkiye'ye hem de AB'ye etkileri ayrıntılı olarak işlenmiştir. Soğuk Savaş sonrası dönemde ortaya çıkan yeni güvenlik tehditleri, klasik güvenlik anlayışının sorgulanmasına sebep olmuştur. Son dönemde ulus-devletler için en büyük tehditlerden biri olarak algılanan göç hareketlerini de içerisinde barındırmasından dolayı, yeni güvenlik tehditleri bu çalışmanın teorik çerçevesini oluşturmaktadır. Özellikle Kopenhag Okulu'nun toplumsal güvenlik ve güvenlikleştirme kavramları çerçevesinde mülteci sorununun ele alındığı bu çalışmada, Türkiye-AB ilişkilerinin hem bugününe hem de geleceğine yönelik analizler yapılmaya çalışılmıştır. Soğuk Savaş sonrası Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) yıkılması ile Avrupa için önemini kaybettiği düşünülen Türkiye, mülteci krizinin yaşandığı bir ortamda Avrupa için tekrar önemli bir aktör haline gelmiştir. Bu çalışma özellikle mülteci sorunu bağlamında AB güvenliği için oldukça önemli bir aktör olan Türkiye'ye bu önemine yaraşır şekilde muamele edilmediği hipotezine dayanmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye'nin, AB mülteci politikaları üzerindeki rolü nedir? Türkiye'nin, AB ve mülteciler arasında tampon bir ülke konumunda bulunması AB üyeliğini ve AB güvenliğini nasıl etkiler? AB'nin güvenlik algısı ve mülteci sorununun Türkiye-AB ilişkilerine etkisi bulunmakta mıdır? sorularına cevap aranmıştır. Bu çalışma sırasında, nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılmış ve mülteci politikaları üzerinde ve Türkiye-AB ilişkileri konusunda doğrudan etkisi olduğu düşünülen kurumların yetkilileri ile yarı yapılandırılmış sorular çerçevesinde kişisel görüşmeler yapılmıştır. Bu kişisel görüşmeler betimsel analiz yöntemi kullanılarak neden-sonuç ilişkisi içerisinde yorumlanmıştır. Araştırmalar sonucunda elde edilen bulgular ve görüşmecilerin yorumları beraber değerlendirildiğinde; Türkiye'nin hem AB güvenliği için hem de AB'nin mülteci politikalarının belirlenmesi konusunda önemli bir aktör olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna rağmen mülteci sorununun; Türkiye'nin AB üyeliği konusunda çok büyük bir etki yaratması beklenmemektedir. Bu yeni durum yalnızca ikili ilişkilerin seyrini önemli ölçüde etkilemiştir. Böylece mülteci krizinden önce durağan bir şekilde seyreden Türkiye-AB ilişkileri, özellikle 2015 yılından sonra mülteciler konusunda yapılan işbirliği ile hareketlenmiştir. Her ne kadar iki taraf arasındaki ilişkiler "mülteci" konusu ile birlikte yoğunlaşmış olsa da, son dönemde Türkiye'nin özellikle Akdeniz ve Ege denizinde (Mavi Vatan) başlattığı sondaj faaliyetleri ve bu doğrultuda Libya ile yapılan mutabakat da ilişkilerin gerilmesine neden olmuştur. AB'nin güvenlik algısı göç konusunun güvenlikleştirilmesine neden olduğundan, Türkiye ile yoğun bir işbirliği yapmak kaçınılmaz bir hal almıştır. Bu yeni durumun, Türkiye'nin AB üyeliği üzerinde yalnızca kolaylaştırıcı bir etki yaratması beklenmekte, bu konuda esas olarak Kopenhag Kriterleri'nin önemi vurgulanmaktadır. AB, Türkiye'ye önemine yaraşır şekilde muamele etmemektedir; ancak Türkiye kendi gücünün de farkında olarak, AB ile alternatif ilişki modellerini de gündemine almalıdır.

Author

Dr. Hilal Zorba

How to Cite

Hilal Zorba (Doktora Tezi). Yeni güvenlik tehditleri bağlamında mülteci sorununun Türkiye-AB ilişkilerine etkilerinin analizi ve çözüm önerileri, 2020, Yalova University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Yalova University