Adnan Menderes University
Anabilim Dalı

Viroloji Anabilim Dalı

Adnan Menderes University

12

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

12 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Denizli ilindeki sığırlarda bovine herpesvırus tip 1 (BHV-1) enfeksiyonunun prevalansı

ÖZETDenizli Yöresindeki Süt Sığırcılığı İşletmelerinde Infectious Bovine Rhinotracheitis (IBR) Enfeksiyonunun Klinik ve Serolojik Olarak AraştırılmasıBu araştırma da Denizli İlindeki özel sektöre ait 25 adet kapalı süt sığırcılığı işletmesinde bulunan sağlıklı görünümlü ve İnfeksiyöz Bovine Rhinotracheitis-İnfeksiyöz Pustuler Vulvovaginitis (IBR-IPV) hastalığı semptomları gösteren 370 adet inekten kan örneği alınarak, ELISA antikor testi ile Bovine Herpesvirus-1 (BHV-1) antikorlarının varlığı araştırılmıştır.ÖZETDenizli İlindeki Sığırlarda Bovine Herpesvirus Tip 1 (BHV-1) Enfeksiyonunun PrevalansıBu araştırma da, serolojik kontrol amacıyla Denizli ilindeki 25 adet süt sığırcılığı işletmesinde bulunan aşılanmamış ve sağlıklı görünümlü 370 adet süt sığırından serum örneği alındı. Serum örnekleri antikor varlığının araştırılması için ELISA ile test edildi. Araştırmada virolojik kontrol amacıyla, BHV-1 enfeksiyonu bulguları gösteren 80 adet süt sığırından genital ve nazal sıvap örnekleri toplandı. Genital ve nazal sıvap örnekleri hem ELISA hem de polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ile test edildi. Serolojik çalışma neticesinde, Denizli ilindeki BHV-1 enfeksiyonun seroprevalansının %4.05 (15/370) olduğu saptandı. Virolojik çalışma neticesinde ise pozitiflik tespit edilemedi. Sonuç olarak, BHV-1 prevalansının Denizli ilinde örneklenen süt sığırcılığı işletmelerinde düşük düzeyde olduğu belirlendi.Anahtar Kelimeler: Antikor, Bovine Herpesvirus Tip 1, ELISA, Sığır, PZR.

AntikorlarDenizliEnzime bağlı immünosorbent testi+5
Dilek Taçkın
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Balıkesir ve Bolu illerinde bulunan kanatlı işletmelerinde avian reovirus enfeksiyonunun serolojik olarak araştırılması

Avian reoviruslari (ARV) viral artrit sendromunun nedenidir. Ayrica, ARV tek başına ya da diğer ajanlar ile birlikte, enterik solunum yolu hastalıkları, miyokardit, hepatit ve tavuklarda büyüme geriliği / malabsorpsiyon sendromu gibi klinik tablolara da neden olabilir. Bu çalışmada, Türkiye?nin önemli kanatlı yetiştiriciliği merkezlerinden olan Balıkesir ve Bandırma illerindeki broiler ve broiler damızlık yetiştiren tavukçuluk işletmelerinde ARV infeksiyonunun seroepidemiyolojik durumu araştırıldı. Bu amaçla, ticari Enzyme Linked Immunosorbent Assay (ELISA) (Avian Reovirus Antibody test Kit®, BioChek, Gouda, Hollanda) kullanılarak 11 broiler ve 6 broiler damızlık yetiştiriciliği işletmesindeki ARV?una karşı aşılı ve aşısız tavuklardan alınan toplam 920 serum örneği ARV antikorları yönünden test edildi. Test sonucunda bütün kümeslerde ARV antikorları bulundu. Aşılanmamış broiler damızlık kümeslerinden toplanan 204 örneğin 183?ü (%89,70) ve broiler kümeslerinden toplanan 316 örneğin 266?sı (%84,18) seropozitif olarak saptandı. Test edilen 200?er adet ARV?a karşı aşılanmış broiler ve broiler damızlıklarda ise antikor pozitiflik oranları sırasıyla %78 ve %86,5 olarak hesaplandı. Aşılama uygulanmış ve aşısız broiler ve broiler damızlık sürülerinin antikor pozitiflik oranları ile titreleri arasında istatistiksel farklılık tespit edilmedi. Bu sonuçlar, kanatlılarda önemli ekonomik ve verim kaybına yolaçan ARV enfeksiyonlarinin Bolu ve Balıkesir illerinde çok yaygın olduğunu göstermekte olup, infeksiyonla mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi ve düzenli olarak uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca bölgeye uygun ARV?a karşı aşı, aşılama programları üzerine ayrıntılı araştırmaların yapılması gerektiği kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Avian reovirus, antikor, kanatlı, broiler, seroprevalans, ELISA

Reovirüs enfeksiyonları
Sıdıka Belgin Aydın
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın, İzmir ve Uşak yöresindeki atlarda Equine herpesvirus tip 1 (EHV-1) ve tip 4 (EHV-4)'ün serolojik olarak araştırılması

Bu araştırmada, Türkiye'nin Ege bölgesinde yer alan 3 ilinde kullanılan lokal ırk atlarda, at herpesvirus tip-1 (EHV-1) ve 4 (EHV-4)'e karşı oluşmuş antikorların varlığının belirlenmesi amaçlandı. Aydın, İzmir ve Uşak illerindeki aşılanmamış toplam 290 attan toplanan kan örnekleri ticari bir ELISA kiti ile test edildi. Test edilen serumların 38 adedi (%13,1) EHV-1, 241 adedi ise (%83,1) EHV-4 antikorları yönünden pozitif bulundu. İllere göre EHV-1 seropozitiflik oranları; Aydın'da %6,1, İzmir'de %14,6 ve Uşak'da %14,3 olarak tespit edilirken, EHV-4 için seropozitiflik oranları; Aydın'da %87,8, İzmir'de %82,3 ve Uşak'da %81,6 olarak saptandı. Bu araştırma, EHV-1 ve EHV-4 enfeksiyonlarının Türkiye'nin Ege bölgesinde yer alan 3 ilindeki lokal at populasyonlarında oldukça yaygın olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, yüksek EHV-4 seropozifliği geçirilen doğal enfeksiyonlara ve örneklenen hayvanların yüksek yaş ortalamasına bağlandı. Çalışmada cinsiyete bağlı oransal farklılık gözlenmedi. Araştırma, EHV-1 ve EHV-4 seroepidemiyolojisine yönelik yörede yapılan ilk çalışma olup, elde edilen veriler ileride yapılacak olan moleküler karekterizasyon ya da aşı çalışmalarına ışık tutacaktır.

At hastalıklarıAydınEnzime bağlı immünosorbent testi+7
Yunus Çukurova
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muğla ve Aydın illerinde akabane virus (AKAV) enfeksiyonunun serolojik olarak araştırılması

Akabane virus (AKAV), Bunyaviridae familyasında Orthobunyavirinae genusunda yeralan ve kan emici sineklerle (öz. Culicoides türleri) bulaşan, sığırlarda, koyunlarda, keçilerde enfeksiyon sonucu abort, mumifiye fötus, erken doğum, ölü doğum ve konjenital arthrogryposis (AG) ve hydranencephaly (HE) (AH sendromu) ile karakterize bir virustur. AKAV varlığının bilinmesine karşınşimdiye kadar Muğla ve Aydın bölgelerinde coğrafik olarak geniş alanlarda yapılmış herhangi bir serolojik çalışma bulunmamaktadır. AKAV'nun bu illerdeki son durumu hakkında bilgi sahibi olmak, enfeksiyonun yaygınlığının bilinmesi ve gelecekteki durumunun tahmin edilmesi açısından önemlidir. Bu tez çalışmasında 200 sığırlar, 81 koyunda, 49 keçide ve 45 devede AKAV'a karşı oluşan antikorların varlığı araştırılmıştır. Bu amaçla ticari Enzyme Linked Immunosorbent Assay (ELISA) (ID®screen Akabane Virus Competition Antibody ELISA Test Kit, IDVET Diagnostics, Montpellier, France) kullanılarak 2012/13 yıllarında Muğla ve Aydın illerinde sığır, koyun, keçilerden ve 2010 yılında develerden elde edilen kan serumları AKAV antikor varlığı yönünden test edilmiştir. Araştırma sonucunda test edilen toplam 375 kan serumunda AKAV'a karşı oluşmuş spesifik antikor varlığı tespit edilememiştir. Bu sonuç bölge için olumlu bir durum olup, şimdilik AKAV enfeksiyonunun bölgede pasif olduğu değerlendirilmesi yapılabilir. Araştırmada her ne kadar antikor varlığı tespit edilmemişse de, AKAV enfeksiyonunun tekrardan ortaya çıkma riski, bölge için hala söz konusudur. Özellikle bölgede kan emici sineklerin varlığı ve bunlardan nakledilen diğer viral hastalıkların bölgede varolması, korunma ve kontrol yöntemlerinin gerekliliğine bir kez daha dikkati çekmektedir.

Akabane virüsüAydınEnzime bağlı immünosorbent testi+5
Bahattin Taylan Koç
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın ve İzmir illerindeki koyun ve keçilerde pestivirus enfeksiyonunun serolojik ve virolojik olarak araştırılması

Bu çalışma ile Aydın ve İzmir illerindeki koyun ve keçilerde Pestivirus enfeksiyonunun serolojik ve virolojik olarak araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada 128 adet keçi, 332 adet koyun olmak üzere toplam 460 adet hayvandan serum örnekleri elde edildi. Alınan kan serumu örneklerinde, Bovine Viral Diarrhoe Virusunun (BVDV) referans suşu NADL kullanılarak "Virus Nötralizasyon Testi" ile antikor varlığı araştırıldı. Toplam 348 adet (116 adet keçi, 232 adet koyun) hayvandan alınan tam kan örnekleri pestivirus spesifik antijen varlığı yönünden ticari Enzyme Linked Immunosorbent Assay (ELISA) (Serelisa® BVD p80Ag Mono Indirect, Synbiotics, Europe, Lyon, France) ile test edildi. Çalışmada, keçi örneklerinin %42,97'sinin (55/128), koyun örneklerinin ise %47,29'unun (157/332) seropozitif olduğu saptandı. Koyun ve keçilerde türlere, coğrafik konuma ve yaşlara göre seropozitiflik oranlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı. Fakat koyunlarda istatistiksel olarak ırk ve cinsiyetin enfeksiyon üzerine etkili olduğu kanısına varıldı. Dişi koyunlarda koçlara nazaran daha yüksek antikor pozitiflik oranı tespit edildi(P<0,05). Keçilerde ise ırk ve cinsiyet farklılığı istatistiksel olarak önemli bulunmadı. Seropozitif bulunan toplam 212 serum örneğinin SN50 değerleri %37,26'sında 1/5, %33,96'sında 1/10, %14,15'inde 1/20, %5,18'inde 1/40, %5,66'sında 1/80 ve %3,77'sinde ise 1/160 olarak belirlendi. Test edilen tam kan örneklerinin antijen yönünden negatif olduğu saptandı. Bu çalışmada, Aydın ve İzmir illerinde örneklenen koyun ve keçilerde viremik hayvan tespit edilmemiş olmasına rağmen, %45,87 (211/460) oranında seropozitiflik saptanması pestivirusların bölgede sirküle olduğunu ve önemli ekonomik kayıplara neden olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle abort olaylarında bu enfeksiyonların da düşünülmesi, periyodik olarak serolojik ve virolojik kontrollerin yapılarak, koruyucu önlemlerin alınmasının gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.

AntijenlerAntikorlarAydın+7
Zafer Emin Ural
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın ve İzmir illerindeki koyun ve keçilerde Bovine herpesvirus-1 (BHV-1) enfeksiyonunun serolojik olarak araştırılması

Bovine Herpesvirus 1 (BHV-1) hayvancılığı olumsuz yönde etkileyen, büyük ruminantlarda verim kayıplarına ve dolayısıyla önemli ekonomik kayıplara neden olan viral etkenlerden biridir. Virus primer olarak sığırları etkilemektedir. Sığırlarda meydana getirdiği et, süt ve döl verimi kayıpları sebebiyle yetiştiriciliğin en büyük sağlık sorunlarından birini oluşturmaktadır. Ancak enfeksiyonun diğer ruminant türlerindeki varlığı ve türler arasında enfeksiyon naklinin mümkün olduğu da bilinmektedir. Bölgemizdeki koyun ve keçilerde BHV-1 enfeksiyonu ile ilgili bilgi bulunmamaktadır. Bu çalışmada, Aydın ve İzmir İllerinde yetiştirilen koyun ve keçilerde BHV-1 enfeksiyonunun varlığı ve yaygınlığının serolojik olarak belirlenmesi amaçlandı. Ayrıca BHV-1 seropozitifliği ile ırk, yaş, cinsiyet ve örnekleme yapılan iller arasındaki ilişki araştırıldı. Çalışmada, Aydın ve İzmir illerinde bulunan karma küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelerden 128 adet keçi ve 332 adet koyun olmak üzere toplam 460 adet hayvandan kan serumu elde edildi. Serum örneklerinde BHV-1 spesifik antikor varlığı virusun IBR/ IPV Colorado suşu kullanılarak Virus Nötralizasyon Testi ile araştırıldı. Keçilerin %64,84'ünde (83 /128) ve koyunların ise %0,60'ında (2 /332) BHV-1'e karşı antikor tespit edildi. İstatistiksel değerlendirme sonucunda koyun ve keçilerde saptanan seropozitiflik oranları arasındaki farklılık anlamlı bulundu (P< 0.001). İzmir ilinden örneklenen 39 adet keçiden 25 adedinde (%64.1) seropozitiflik saptanırken, Aydın'dan örneklenen 89 adet keçiden 58 adedinin (%65,17) seropozitif olduğu görüldü. Yaş düzeyinde keçilerde seropozitiflik oranının 6 ay-1 yaş arası hayvanlarda en düşük düzeyde olduğu ve 3 yaştan itibaren belirgin şekilde arttığı gözlendi ((P<0,001). Seropozitiflik oranının dişi keçilerde (%79,12) erkek keçilerden (%29,72) daha yüksek olduğu belirlendi (P<0,001). Ayrıca keçilerde seropozitiflik oranları ile ırklar arasında bir bağlantı tespit edilirken (P<0,001), örnekleme yapılan iller ile belirlenen pozitif antikor cevabı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık belirlenemedi. Sonuç olarak, BHV-1 enfeksiyonunun keçilerde koyunlara nazaran daha yaygın olduğu görülmüştür. Bu bulgular, keçilerin BHV-1 enfeksiyonuna daha duyarlı olduğunu göstermekte ve enfeksiyonun epizootiyolojisinde rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca örneklemelerin yapıldığı her iki ilde de enfeksiyonun oldukça yaygın olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, keçilerde BHV-1 enfeksiyonu üzerine epizootiyolojik ve virolojik çalışmalarının genişletilmesi önerilebilir. Çalışmada elde edilen bulgulara göre enfeksiyon duyarlılığının tür, cinsiyet, yaş ve ırklara göre değiştiği kanısına varılmıştır.

AydınHerpesvirüs 1-sığırKeçiler+5
Veli Özgür Çağlav
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gastroenteritli hastaların dışkı örneklerinde human bocavirüs(HBOV)'ün moleküler yöntemle araştırılması

Gastroenteritli hastaların dışkı örneklerinde Human bocavirüs' ün (HBoV) moleküler yöntemle araştırılması Akut viral gastroenteritler, dünya çapında insanlarda morbidite ve mortalitenin en önemli nedeni olup, tüm yaş gruplarında görülmektedir. Akut gastroenterite neden olan viral patojenler Rotavirüs (RV), Norovirüs (NoV), Sapovirüs (SaV), Adenovirüs (HAdV), Astrovirüs (HAstV) ve Bocavirüs (BoV)' tür. Bu çalışmanın amacı, Aydın ilindeki akut gastroenteritli hastalarda HBoV'u varlığını ve tiplerini real time PCR yöntemi kullanılarak araştırılmasıdır. Çalışmaya Eylül 2013 ile Ekim 2014 tarihleri arasında Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hastalıkları Polikliniği ve Acil Servisten Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Laboratuvarına akut gastroenterit tanısı ile gönderilen 96 hasta dahil edildi. Hastalardan alınan dışkı örneklerinde gastroenterit etkeni virüsler, multipleks PCR; HBoV'un varlığı ve tiplendirilmesi tiplere özgül real time PCR yöntemiyle belirlendi. Multipleks RT-PCR ile 96 dışkı örneğinden 40'ında (%41,6) Rotavirüs, 6 (%6,2) örnekte Norovirüs pozitif bulundu. Örneklerin hiç birinde Enterik adenovirüs ve Astrovirüs saptanmadı. Real time PCR yöntemi ile 2 (%2) örnekte HBoV varlığı saptandı. Tiplendirme sonucunda pozitif olguların HBoV tip 1 olduğu belirlendi. HBoV 2,3 ve 4 saptanmadı. Miks infeksiyon 2 (%100) vakada RV ile birlikte görüldü. Sonuç olarak, akut gastroenterit şüphesi ile gelen, çoğunluğunu çocuk yaş grubunun oluşturduğu çalışmamızda % 2 oranında HBoV tip 1 saptanmıştır. Etiyolojik ajan olarak tüm dışkı örneklerinde % 41.6 oranında Rotavirus, % 6.2 oranında Norovirüs pozitif bulunmuştur. Gastroenteritlerde viral etkenlerin belirlenmesi, gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesini sağlayarak hem maliyeti azaltacak hem de patojenlerde antibiyotiklere karşı direnç gelişimini azaltacaktır.

BocavirusDışkıGastroenterit+5
Fadime Kahyaoğlu
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın ili ve çevresindeki süt sığırcılığı işletmelerinde bovine respiratory syncytial virus (BRSV) enfeksiyonunun serolojik olarak araştırılması

Aydın ili ve çevresindeki, BRSV aşısı uygulaması yapılmayan süt sığırcılığı işletmelerinde tesadüfi örnekleme yöntemi ile toplanan kan serumlarının serolojik olarak araştırılması yapılmıştır. Yapılan serolojik muayene sonucu, Aydın genelinde BRSV enfeksiyonuna karşı %98,6 seropozitiflik tespit edilirken, işletmeler bazında %97,1 ile %100 arasında değişen seropozitiflik oranları saptanmıştır. Araştırmada ayrıca, enfeksiyon hastalıkları için söz konusu olabilecek bazı risk faktörlerinin (sürü büyüklüğü, yaş, cinsiyet, ırk, gebelik, işletme tipi, merada bulunma süresi, ahıra giriş zamanı, yıllık işçi değişimi, sürüye yeni hayvan girme oranı) BRSV enfeksiyonu sıklığına etkisi araştırılmış, ancak BRSV enfeksiyonunun tüm bu faktörlerden bağımsız olarak çok yüksek oranlarda bulunduğu saptanmıştır. Anahtar sözcükler: BRSV, sığır, Aydın ili, risk faktörleri, seropozitiflik.

AydınHayvancılıkHayvancılık işletmeleri+4
Merve Güdek
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yumurtacı tavuklarda ınfectıous bursal dısease'e (IBD) karşı uygulanan aşılama programlarının karşılaştırılması

Infectious Bursal Disease (IBD) tavukların en önemli viral enfeksiyonlarından biridir ve kontrol programının esasını özellikle erken dönemlerde rutin uygulanan aşılama oluşturur.Bu çalışmada, Afyonkarahisar ilinde Hy-line Brown, Hy-line W-36, Nick Brown, Lohmann Brown, Lohmann Lsl ve Bowans White ırklarının yetiştirildiği 6 adet ticari yumurtacı tavuk çiftliğinde yetiştirilen hayvanlarda IBD antikor değişimi izlendi. Bu amaçla, 0, 7, 14, 21, 28, 35, 42, 49, 56, 63 ve 70 günlerde kan örnekleri alındı ve her gurupta 10 civciv örneklendi. Ek olarak, sürü 1 çıkan salgın nedeniyle 2 kez daha örneklendi ve toplam olarak 680 kan örneği elde edildi. Serum örnekleri, IBD spesifik antikor varlığı ve titre değerlerinin belirlenmesi için indirekt IBD ELISA test ile kontrol edildi.Çalışılan sürülerde iki farklı aşılama yöntemi kullanıldı; birinci grupta, ilk aşılama içim inaktif aşı seçildi, ikici uygulama 11-14. günlerde canlı aşı kullanılarak yapıldı ve 2 kez daha canlı rapel uygulaması yapıldı. Normal şartlar altında bu program önerilmektedir. İkinci gurupta, 3 çiftlikte aşılamaya 6-8. günlerde yapılan canlı aşı ile başlandı ve 7 ile 11. günlerde inaktif uygulamayla devam edildi ve 14-22. günlerde 2 canlı aşı yapılması ile bitirildi.Aşı programı, yönetim şartları ve antikor titre değişim grafikleri incelendiğinde, salgın riski olan çiftliklerde ikinci uygulama açık bir şekilde daha etkili bulunmuştur. Bu çalışmanın bir diğer bulgusu da, manipulatif uygulamaların antikor artışını negatif etkilediğidir.Anahtar Kelimeler: Antikor, Aşılama, ELISA, Infectious Bursal Disease, Virus.

Ahmet Bildir
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeni doğan buzağılarda ve annelerinde ınfectıous bovıne rhınotracheıtıs (IBR) ve bovıne vıral dıarrhoea (BVD) enfeksiyonlarının serolojik olarak araştırılması

Bu çalışmada, Afyonkarahisar ilinde Bovine Viral Diarrhoea Virus (BVDV) ve Bovine Herpesvirus type 1 (BHV1) enfeksiyonlarının insidenslerinin araştırılması amaçlandı. Toplam 162 inek ve prekostral yavruları örneklendi, organize sürülerden örneklenen ineklerin sayısı 155 iken aile tipi işletmelerden 7 inek kullanıldı. Toplam 324 serum Virus Nötralizasyon test ile kontrol edildi.Organize sürülerdeki sığırlarda BVDV spesifik antikor oranlarının %77.7 ile %100 arasında değiºtiği ve aile tipi çiftliklerde %57.1 değeri belirlendi. Sürü 1'de tüm yavruların negative olduğu tespit edildi, diğer organize sürülerde %10 (3/30) ve %14.6 (17/116) oranları belirlendi. Danalardaki en yüksek oran aile tipi iºlermelerde %28.5 olarak tespit edildi. Toplam olarak 162 ineğin 155'inin (%95.6) ve 22 dananın (%13.5) BVDV seropozitif olduğu saptandı.BHV1 antikor oranları sığırlarda %69.7 (113/162) olarak belirlenirken sürü 3'de sadece 1 dana seropozitif olarak bulundu. Üç organize sürüdeki sığırlardaki seropozitiflik oranlarının %66.6 (6/9) ile %73.3 (22/30) arasında değiºtiği ancak aile tipi çiftliklerde bu oranın %42.8 (3/7) olduğu saptandı.Bu çalışmada, elde edilen tüm değerlerin doğal enfeksiyona bağlı olduğu sonucuna varıldı. Örneklenen 162 dananın 22 ve 1'i sırasıyla BVDV ve BHV1 için antikor pozitif olarak bulundu. Açıktır ki fötuslar immun yeterlilik kazandıktan sonra enfekte olmuşlardır ve çalışılan her iki virus da sürülerin çoğunda sirkulasyondadır.

Mesut Özel
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlıklı ve klinik-subklinik mastitis teşhisi konmuş ineklerde ınfectious bovine rhinotracheitis-ınfectious pustuler vulvovaginitis (IBR) enfeksiyonunun araştırılması

Bu çalışmanın amacı, sütçü işletmelerde Bovine Herpesvirus type 1 (BHV1) enfeksiyonunun subklinik ve klinik mastitis olgularındaki rolünü araştırmaktır. Bu amaçla 269 inekten kan ve her lobdan süt örnekleri elde edildi. Yedi çiftlikten 4 ile 118 arasında hayvan örneklendi. Lökosit ve süt örnekleri virus izolasyonu için hücre kültürlerine inokule edildi fakat tüm inokulumların negative olduğu belirlendi. Süt örneklerindeki Somatik Hücre Sayısının (SHS) belirlenmesi için DeLaval yöntemi kullanıldı, 44 lob kör olduğu için süt örneği alınamadı. Toplam 1032 lob ölçüldü. Hayvanlar ortalamada 100.000hücre/mL değerine gore 3 guruba ayrıldı. Kan ve süt serum örneklerine (n=1.270) Virus Nötralizasyon test uygulandı. Kan örnekelerinde çiftliklere göre BHV1 için 0 ile %75 arasında oranlar belirlendi, ortalama değer %36.8 (99/269) olarak belirlendi. Antikor titrelerinin 1/2 ile 1/256 arasında düzenli bir düşüş gösterdiği belirlendi. Süt örneklerinin kontrolünde, hayvanların sadece %26.4'ünün (265/1001) pozitif olduğu görüldü. BHV1'in serolojik olarak teşhisi için süt örneklerinin kullanımının kan göre daha az duyarlı olduğu belirlendi. SHS'na göre, 269 hayvanın 68'i sağlıklı olarak kategorize edildi ve bunların 15'inin (%22) BHV1 pozitif olduğu belirlendi. En büyük gurup (186) subklinik mastitisli olanlardı, enfeksiyon oranı %40.9 (76/186) olarak tespit edildi. Klinik mastitis 15 inekte teşhis edildi, bunların 8'inin (%53.3) BHV1 pozitif olduğu görüldü..Üç guruptaki hayvanlar istatistiksel olarak karşılaştırıldı ve sağlıklı hayvanlarla hem klinik hem de subklinik mastitisli hayvanlar arasında bağıntı olduğu saptandı.

Mutlu Karaduman
Afyon Kocatepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gastroenteritli hastaların dışkı örneklerinde human bocavirüs(HBOV)'ün moleküler yöntemle araştırılması

Gastroenteritli hastaların dışkı örneklerinde Human bocavirüs' ün (HBoV) moleküler yöntemle araştırılması Akut viral gastroenteritler, dünya çapında insanlarda morbidite ve mortalitenin en önemli nedeni olup, tüm yaş gruplarında görülmektedir. Akut gastroenterite neden olan viral patojenler Rotavirüs (RV), Norovirüs (NoV), Sapovirüs (SaV), Adenovirüs (HAdV), Astrovirüs (HAstV) ve Bocavirüs (BoV)' tür. Bu çalışmanın amacı, Aydın ilindeki akut gastroenteritli hastalarda HBoV'u varlığını ve tiplerini real time PCR yöntemi kullanılarak araştırılmasıdır. Çalışmaya Eylül 2013 ile Ekim 2014 tarihleri arasında Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hastalıkları Polikliniği ve Acil Servisten Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Laboratuvarına akut gastroenterit tanısı ile gönderilen 96 hasta dahil edildi. Hastalardan alınan dışkı örneklerinde gastroenterit etkeni virüsler, multipleks PCR; HBoV'un varlığı ve tiplendirilmesi tiplere özgül real time PCR yöntemiyle belirlendi. Multipleks RT-PCR ile 96 dışkı örneğinden 40'ında (%41,6) Rotavirüs, 6 (%6,2) örnekte Norovirüs pozitif bulundu. Örneklerin hiç birinde Enterik adenovirüs ve Astrovirüs saptanmadı. Real time PCR yöntemi ile 2 (%2) örnekte HBoV varlığı saptandı. Tiplendirme sonucunda pozitif olguların HBoV tip 1 olduğu belirlendi. HBoV 2,3 ve 4 saptanmadı. Miks infeksiyon 2 (%100) vakada RV ile birlikte görüldü. Sonuç olarak, akut gastroenterit şüphesi ile gelen, çoğunluğunu çocuk yaş grubunun oluşturduğu çalışmamızda % 2 oranında HBoV tip 1 saptanmıştır. Etiyolojik ajan olarak tüm dışkı örneklerinde % 41.6 oranında Rotavirus, % 6.2 oranında Norovirüs pozitif bulunmuştur. Gastroenteritlerde viral etkenlerin belirlenmesi, gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesini sağlayarak hem maliyeti azaltacak hem de patojenlerde antibiyotiklere karşı direnç gelişimini azaltacaktır.

BocavirusDışkıGastroenterit+5
Fadime Kahyaoğlu
Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00