
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Adıyaman eğitim ve araştırma hastanesi reanimasyon, dahiliye ve kardiyoloji yoğun bakım hastalarına kullanılan ilaçların potansiyel ilaç-ilaç etkileşimlerinin araştırılması
Amaç: Yapılan bu çalışmada, 18 yaş ve üzeri yoğun bakım hastalarına yapılan tedaviler esnasında karşılaşılan, potansiyel ilaç-ilaç etkileşimlerinin, polifarmasi varlığı ve sıklığının ve tedavi uyumunun araştırılarak istatistiksel bir veri analizi yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca bu değişkenlerin hastane kalış süresi ve mortalite gibi hastaların yaşam kalitesi üzerindeki etkileri ve ilişkileri araştırılmıştır. Materyal ve metot: Çalışmaya Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi reanimasyon, kardiyoloji ve dahiliye yoğun bakımda en az 2 gün yatan, 18 yaş ve üzeri 359 hasta arasından 100 hasta SPSS 22.0 programı kullanılarak rastgele örneklem seçim uygulaması ile seçilmiştir. Veriler 1 Ekim 2015 ve 31 Mart 2016 tarihleri arasında adı geçen yoğun bakımlarda yatmış olan hastaların, hastane bilgi yönetimi sistemi üzerinden kişi adına istemi yapılan ilaç listesi üzerinden toplanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 22.0 programında yapıldı. Anlamlılık seviyesi en az p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmanın materyalini oluşturan 100 hastada toplam 386 adet bağımsız ilaç-ilaç etkileşim çifti ve hastaların yattığı süre zarfında ise 3643 adet toplam etkileşim tespit edilmiştir. Yapılan incelemelere göre ilaç etkileşimi cinsiyetten bağımsız olarak bulunmuştur. Çalışmada, polifarmasi varlığının ilaç etileşim sıklığını artırdığı saptanmıştır (p<0.05). Ayrıca servislerde kullanılan ilaçlar bazında, en fazla etkileşen ilaç çifti albuterol-furosemid olarak belirlenmiştir. Sonuç: Yaptığımız çalışmada, bölgesel bazda ve yoğun bakımlarda ilaç etkileşiminin görülme sıklığı yüksek bulunmuştur. Hastalarda görülen bu ilaç etkileşimleri türüne göre bazı durumlarda hayatı tehdit edecek boyutlardaki ilaç etkileşimi olduğu saptanmıştır. Bu durumları önlemek amacıyla, hastane bilgi sistemine entegre şekilde bir ilaç etkileşim analiz programı kullanılmalı, yazılan reçeteler eczacılar tarafından kontrol edilmeli ve başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanlarının ilaç etkileşimi üzerine olan farkındalığının artırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: İlaç-ilaç etkileşim, mortalite, polifarmasi, yoğun bakım ünitesi.
Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 65 yaş ve üzeri yatan hastalarda uygunsuz ilaç kullanımının incelenmesi ve polifarmasi varlığı
Amaç: Bu çalışmamızda 65 yaş ve üzeri yatan hastalarda uygunsuz ilaç kullanımının ve polifarmasi varlığının araştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca uygunsuz ilaç kullanımı ve polifarmasi varlığının hastaların hastanede kalış sürelerine olan etkisi incelenmiştir. Materyal ve Metot: Çalışmamızın kaynağını oluşturan veriler, Ocak-Mart 2016 tarihleri arasında Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran 65 yaş ve üzeri 970 hastadan basit rastgele seçilen 106 hastanın dosyalarının retrospektif olarak incelenmesi sonucu elde edildi. Uygunsuz ilaç kullanımının tespiti EU(7)-PIM listesi kullanılarak yapıldı. Günlük beş ve üzeri sayıda ilaç kullanan hastalarda polifarmasi varlığı kabul edildi. Tüm veriler SPSS-22 paket programına yüklenerek analiz edildi. Anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza katılan hastalardaki uygunsuz ilaç varlığına bakıldığında hastaların %59.4'ünde uygunsuz ilaç varlığı tespit edildi. Hastalarda kullanılan uygunsuz ilaçların dağılımına bakıldığında toplamda 77 adet uygunsuz ilaç kullanıldığı tespit edildi. Bu ilaçlar arasında "teofilin" adlı ilacın %33.3 oranla en fazla kullanılan uygunsuz ilaç olduğu görüldü. Çalışmamıza katılan hastalarda %80.2 oranında polifarmasi varlığı tespit edildi. Çalışmada uygunsuz ilaç kullanımının ve polifarmasi varlığının hastane kalış süresini uzattığı tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmada elde ettiğimiz bulgulara bakıldığında uygunsuz ilaç kullanımı ve polifarmasi varlığının yüksek oranlara sahip olduğu görülmektedir. Uygunsuz ilaç kullanım oranı ülkeden ülkeye ve kullanılan kritere göre değişkenlik gösterse bile elde edilen sonuç ciddidir ve yaşlı hastaların tedavi protokollerinin gözden geçirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu oranın azaltılabilmesi, ilgili sağlık personelinin akılcı ilaç kullanımı ve ilaç etkileşimleri konusunda bilgilendirilmesiyle mümkün olacaktır. Sonuç olarak yaşlı hastalarda tedavi protokolü belirlenmeden önce hastada geniş bir geriatrik değerlendirme yapılması, kullanılacak ilaçların endikasyon uyumuna bakılması, hastanın sürekli kullandığı ilaçların dikkate alınarak yeni ilaçlara başlanması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Uygunsuz ilaç kullanımı, polifarmasi, yaşlılık, akılcı ilaç.
Ratlara ovaryum iskemi/reperfüzyon hasarına karşı cb2 agonistinin koruyucu etkisi
Amaç: Ovaryum iskemi/reperfüzyon hasarı, kadınlarda adet başlangıcından menopoza kadar olan dönemde oluşan akut batın olgularındandır ve bu hasarın en sık nedenlerinden biri over torsiyonudur. Tedavi edilmediği durumlarda yumurtalıklara giden kan akımının azalmasına bağlı olarak nekroz gelişebilir ve hatta organ fonksiyonunu yitirebilir. Tezin amacı over torsiyon hasarında kannabinoidlerin koruyucu etkisini değerlendirmek, sıçan overlerinde deneysel iskemi/reperfüzyon hasarında CB2 reseptörünün rolünün olup olmadığını araştırmaktır. Materiyal ve metot: Bu çalışmada 28 adet dişi wistar sıçan kullanıldı. Sıçanlar şam kontrol grubu, iskemi/reperfüzyon grubu, CB2 agonist+iskemi/reperfüzyon grubu, CB2 agonist+antagonist+iskemi/reperfüzyon grubu ve iskemi/reperfüzyon+dimetilsülfoksit grubu olarak 5'e ayrıldı. Sıçanların over dokusu alındı. Doku örneklerinde MDA, GSH, TNF-α ve IL-1β seviyeleri ölçüldü. Bu seviyeler şam kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Bulgular: Şam kontrole göre (823,33±206,56, pg/ml) İ/R grubunda (3066,67±381,66, pg/ml) serum TNF-α seviyesinin arttığı görüldü. Agonist ovaryum İ/R hasarını, serum TNF-α açısından azalttı (1434,67±400,91, pg/ml). IL-1β seviyesi açısından şam grubu (7,11±1,87, pg/g) ile İ/R grubu (15,73±3,23, pg/g) karşılaştırıldığında farklılıklar bulunmuştur (P<0,001). Agonist grup (8,92±1,33, pg/g) ile antagonist grup (13,01±2,45, pg/g) karşılaştırıldığında sonuç istatistiksel anlamlı bulundu (P=0,046). MDA seviyesi şam grubu ile İ/R grubunda karşılaştırıldığında, İ/R'nin MDA seviyesinde artışa neden olduğu (sırasıyla; 77,66±12,28, 109,06±11,04, nmol/g, P=0,010), CB2 agonistinin (86,50±16,32, nmol/g) MDA seviyesinde azalmaya neden olduğu bulunmuştur. Agonistin etkisi antagonistin etkisinden (99,11±5,07, nmol/g, P=0,39) etkilenmemiştir. İ/R grubu (24,51±6,06, mg/100 ml, 0,56±0,25, µmol/g) ve şam kontrol grubu (38,06±5,08, mg/100 ml, 1,33±0,07, µmol/g) GSH düzeyi açısından karşılaştırıldığında, serum ve dokuda GSH seviyelerinin azaldığı bulundu. Sonuç: CB2 reseptörü ovaryum iskemi reperfüzyon hasarında tedaviyi destekleyebilir. Anahtar kelimeler: CB2 reseptörü, İskemi/reperfüzyon hasarı, Over, Sıçan