Afyon Kocatepe University
Discipline

Parazitoloji Anabilim Dalı

Afyon Kocatepe University

9

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

9 Theses
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Hamilelerde ağız-diş sağlığının bilgi düzeyi ve farkındalığının üç farklı yöntemle değerlendirilmesi

Çocukların yaşam kalitesinin düşmesine neden olan ağız ve diş sağlığı problemlerinin önlenebilmesi ve geliştirilmesi için ebeveynlerin gerek hamilelik döneminde gerekse hamilelikten sonra bebeklik döneminde sağlıklı alışkanlıkların oluşturulmasında önemli rolleri vardır. Bu araştırmada, 6-22 haftalık (eğitim süresince gebeliğini tamamlamamış olan) gebe olan anne adaylarının üç farklı yöntemle ağız ve diş sağlığı eğitimi verilerek bu konu hakkındaki bilgi düzeylerinin ve farkındalıklarının arttırılması ve bu üç farklı eğitim yönteminin etkinliğinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlandı. Araştırmaya 6-22 haftalık gebe olan 110 kadın katıldı. Katılımcıların 39 tanesi kısa animasyon film (KAF), 37 tanesi broşür bazlı bilgilendirme (BBB) ve 34 tane hasta sözel bilgilendirme (SB) gruplarına dahil edildi ve hastalara klinik/hastahane dışı izole ortamlarda ağız diş sağlığı eğitimi verildi. Hastalara bütün eğitim türleri yüzyüze görüşmeler halinde eğitim verildi. Katılımcılardan içerisinde demografik özellikler, oral hijyen uygulama bilgileri ve çocuklarının ağız ve diş sağlığı hakkında bilgilerin yer aldığı anket formları ve bilgi düzeylerini ölçmek için eğitim öncesi (ÖT), eğitimden 1 ay sonra (ST1) ve eğitimden 3 ay sonra (ST2) anket formları doldurmaları istendi. Tez çalışmasının verilerinin analizi için IBM for Statistics v.26 istatistik paket programı kullanıldı.. Değişkenler arasındaki ilişkileri ölçek amacıyla Pearson Ki-kare (2) ilişki analizi kullanılmıştır. İlişkinin gücü için olağanlık katsayısı (Contigency Coefficient) kullanılmıştır.. Power analizi sonucu olarak %88 güven aralığında 110 kişi çalışmamız katıldı. Bu araştırma sonucunda; KAF, BBB ve SB grubunda yer alan katılımcıların ağız ve diş sağlığı ile ilgili bilgi düzeylerinin her grup içerisinde eğitimden hemen sonra ve eğitimden 3 ay sonra değerlendirilmesi sonucunda başlangıç düzeyine göre genel olarak arttığı ve verilen eğitimin başarılı olabileceği düşünülmektedir. Üç farklı eğitim yöntemi soru bazlı ve karşılaştırmalı olarak değerlendirildiğinde KAF yönteminin BBB yöntemine göre; BBB yönteminin de SB yöntemine göre daha fazla sayıda soruda katılımcıların bilgi düzeyinde anlamlı artış meydana getirdiği ortaya çıkarılmıştır. 6-22 haftalık anne adaylarının hem kendilerinin hem de doğacak çocuklarının ağız ve diş sağlığı hakkında verilecek eğitimler içerisinden; özellikle kısa animasyon film yöntemi, farkındalık ve bilgi düzeyinde tekrarlanabilir ve sürdürülebilir uygulamalarla artış sağlayabilir

Animasyon filmlerAğız sağlığıBilgi+7
İsmail Haktan Çelik
Afyonkarahisar Health Sciences University
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kist hidatikli vakalardan elde edilen izolatlarda echinococcus granulosus'un moleküler karakterizasyonu

Amaç: KE, Türkiye'de endemik olarak görülen bir paraziter enfeksiyondur. Echinococcus granulosus'un farklı suşlarının belirlenmesi, hastalığın eradikasyonu bakımından önemlidir. Bu çalışmada, hastalığı kontrol altına almak ve uygulanacak kontrol programlarına katkı sağlamak amacıyla bölgede hastalığa sebep olan farklı suşları tespit etmek amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Kasım 2013–Aralık 2015 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde KE ön tanısı ile opere edilen 53 hasta çalışma kapsamına alınmıştır. Hastalardan elde edilen hidatik kist materyalleri direkt mikroskobik bakı ile protoskoleks ve çengel varlığı bakımından incelenmiştir. Mikroskobik tanısı yapılan tüm örnekler çalışılıncaya kadar korunmuştur. Örneklerden genomik DNA ekstraksiyonu yapılmış, mt-CO1 gen bölgesi PZR ile çoğaltılmıştır. 446 bp band görüntüsü elde edilen 33 örneğin tek yönlü DNA dizi analizi yaptırılmıştır. Bulgular: Direkt mikroskobi sonucu incelenen tüm örneklerde protoskoleks ve çengel yapıları görülmüştür. mt-CO1 gen bölgesinin amplifikasyonu neticesinde 33 örnekte 446 bp band görüntüsü elde edilmiştir. Bu 33 PZR ürünününün tek yönlü DNA dizi analizi sonucu tüm izolatların E. granulosus sensu stricto (G1-G3) olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Echinococcus granulosus'un farklı suşlarını belirlemeye yönelik yapılmış çalışmalarda en yaygın türün E. granulosus sensu stricto olduğu bildirilmiştir. Çalışmamızda incelenen izolatların tümünün E. granulosus sensu stricto olduğu belirlenmiştir. Daha kapsamlı çalışmalarla farklı suşların varlığının araştırılması uygun olacaktır. Malatya'da KE'e karşı kontrol çalışmalarının başarılı şekilde yürütülebilmesi için bu türün biyolojik özelliklerinin iyi bilinmesi gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: DNA dizi analizi, Echinococcus granulosus, Malatya, PCR

DNADizi analiziDizi analizi-DNA+7
Özge Özyalın
İnönü University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Erkek hastalarda trıchomonıosıs tanısında polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) kullanımının etkinliğinin araştırılması

Kadın ve erkekte idrar ve üreme yollarında Trichomonas vaginalis' in yerleşmesi ile oluşan paraziter infeksiyon Trichomoniosis olarak adlandırılırken erkeklerde bu infeksiyon büyük çoğunlukla asemptomatik seyretmekte ve parazitin bulaşmasında taşıyıcı rolü üstlendikleri düşünülmektedir. Bu çalışmada trichomoniosis tanısı koyulmayan erkeklerde ki gizli taşıyıcılığı Nested Polimeraz Zincir Reaksiyonu yöntemi ile açığa çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışmada Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi'ne Aralık 2013 - Mayıs 2014 tarihleri arasında idrar yolu infeksiyonu ön tanısı ile Üroloji Polikliniğine başvuran 18-50 yaş arası 138 erkek hastadan idrar örnekleri direkt mikroskobik bakı, kültür ve Nested PZR yöntemleri ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda direkt mikroskobi ve kültür yönteminde T. vaginalis'e rastlanılmazken, Nested PZR yöntemi ile 9 (%6.5) hastada T.vaginalis DNA sı pozitif bulunmuş ayrıca pozitif bulunan hastalar ile idrar yolu infeksiyonu arasındaki ilişki istatiksel açıdan anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; T. vaginalis ile enfekte erkeklerin çoğunda semptom bulunmadığı için T. vaginalis araştırılması açısından göz ardı edildiği, gizli taşıyıcı olarak hastalığı yaymaya devam ettikleri, T. vaginalis'in saptanmasında Nested PZR yönteminin çok hassas ve gizli taşıyıcıları açığa çıkarmak amacıyla tanıda mutlaka kullanılması gereken bir yöntem olduğu kanısına varılmıştır.

ErkeklerMikroskopiPolimeraz zincirleme reaksiyonu+2
Türkan Mutlu Aycan
İnönü University · Institute of Health Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Afyonkarahisar civarı mandalarında bulunan helmintlerin yayılışı

Bu çalışma Mart-2009 ile Şubat-2012 tarihleri arasında Afyonkarahisar civarı mandalarında bulunan helmintlerin yayılışını belirlemek amacıyla manda populasyonunun yoğun olduğu Akçin, Küçükçobanlı, Kadıköy, Köprülü ve Afyon Merkez'de yürütülmüştür. Toplam 517 mandadan dışkı örnekleri alınarak helmintolojik açıdan incelenmiş, 20 mandanın organ muayenesi yapılmış ve helmintolojik açıdan değerlendirilmiştir.Çalışma süresince dışkı bakısı yapılan mandalarda enfeksiyon oranı % 7.93 olarak tespit edilmiştir. Hastalıktan sorumlu 2 trematod ve 1 nematod olduğu gözlenmiş ancak mix enfeksiyon durumuna rastlanmamıştır. Afyonkarahisar civarı mandalarında trematod enfeksiyonu % 6.67, nematod enfeksiyonu % 1.16 olurken cestod enfeksiyonuna rastlanmamıştır. Dışkı bakısına göre Fasciola sp. % 6.57, Paramphistomatidae spp. % 0.19, Strongylida sp. % 1.16 tespit edilmiştir. Dışkı muayenesi ile strongilid tip yumurta görülen dışkıların kültüründe, Trichostrongylus sp. (% 36.36), Oesophagostomum sp. (% 27.27), Haemonchus sp. (% 18.18), Cooperia sp. (% 9.09) ve Bunostomum sp. (% 9.09) tespit edilmiştir.Çalışma süresince organ muayenesi yapılan mandalarda ise enfeksiyon oranı % 20 olarak tespit edilmiştir. Hastalıktan sorumlu parazitlerin 2 trematod ile 1 cestod larva formu olduğu görülmüştür. Buna göre Fasciola hepatica % 5, Paramphistomatidae % 5, kist hidatik % 10 olarak tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Afyonkarahisar, Manda, Helmint

AfyonkarahisarHelmintlerMandalar+1
Hakan Güzel
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Afyonkarahisar ve Burdur illerinde kesilen sığırlarda cysticercus bovis ve halk sağlığı yönünden önemi

Bu çalışma, Türkiye?nin batısında yer alan iki ilde (Afyonkarahisar ve Burdur) Ekim 2009-Ekim 2011 tarihleri arasında yürütülmüştür. Çalışma süresince, toplam 1684 baş sığır C.bovis, 7644 kişinin dışkı örneği taeniosis yönünden muayene edilmiştir. Postmortem muayenesi yapılan sığırların %0.24?ünde dejenere olmuş C. bovis tespit edilmiştir. Enfeksiyon, Afyonkarahisar?da %0.46, Burdur?da %0.09 oranında rastlanılmış, iki yaşından küçük sığırların %0.13?ü, iki yaşından büyüklerin ise %1.29?u enfekte bulunmuştur. Erkek sığırlarda enfeksiyon gözlenmemiş olup, dişi sığırların ise %1.75?inin sadece kalbinde rastlanılmıştır. İnsan dışkı örneklerinde Taenia sp. yumurtası %0.1?inde gözlenmiş, enfeksiyon oranı Afyonkarahisar?da %0.1, Burdur?da %0.09 oranında belirlenmiştir. Enfekte kişiler 20-59 yaş aralığında olup, erkeklerin %0.06?sı, kadınların ise %0.15?inde enfeksiyon gözlenmiştir. Ayrıca enfeksiyona, sığır yetiştiricisi olan kişilerin %0.21?inde, sığır yetiştiricisi olmayan kişilerin ise %0.08?inde rastlanılmıştır.

AfyonkarahisarBurdurCysticercus bovis+3
Fatma Selcan Kuş
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İnsanlarda hidatidozis'te risk faktörlerinin ve hasta profilinin belirlenmesi

İnsanlarda Hidatidozis'te Risk Faktörlerinin ve Hasta Profilinin Belirlenmesi Bu çalışma, insan hidatidozis'inde (Kistik ekinokokkozis) hasta profilini belirlemek ve risk faktörlerini ortaya koymak için Afyonkarahisar, Türkiye'de gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla 2012-2014 yıllarını kapsayan 3 yıllık periyotta hidatidozis ön tanısı konulan ve cerrahi tedavi alan 166 hastanın hastane kayıtları çıkartılmış ve kendilerine 30 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Hastane kayıtları ve anketlerden elde edilen veriler incelenmiş ve istatistiksel analizi yapılmıştır. Hidatidozis'in kadınlarda (%53) erkeklerden (%47) daha yüksek olduğu görülmüştür. Kistler en yüksek oranda karaciğer (%53) ve akciğerlerde (%40,4), en düşük oranda ise beyinde(%1,2) görülmüştür. Kistlerin tek organ yerleşimlerinin (%94,6) ve çoklu organ yerleşimlerinin (%5,4) olduğu tespit edilmiş ve aradaki fark önemli bulunmuştur (p<0.001). Enfeksiyon en yüksek 50-59 (19,9) ve en düşük 0-9 (%2, 4) yaş gruplarında görülmüştür. En yüksek oran (%49,1) ilk-orta öğrenim grubunda ve en düşük oran da (%0,6) lisans üstü eğitim grubunda bulunmuştur. En yüksek oranda yıllık geliri 10.000 TL'den düşük gelirli grupta (%48,8) ve en düşük olarak da 50.000 TL ve üzeri gelir grubunda (%0,6) görüldüğü saptanmıştır. Hastalığın insidansı kırsalda ikamet edenlerde (%62) şehirde ikamet edenlerden (%38) daha yüksek oranda görülmüş. Aradaki fark istatiksel olarak önemli (p<0.05) bulunmuştur. Hidatidosis'in köpek sahibi olanlarda daha yüksek (%54,8), olmayanlarda daha düşük (%45,2) oranlarda görüldüğü saptanmış, aradaki fark önemli (p<0.05) bulunmuştur. Hidatidozis hastalarının tedaviden sonra %7,2'sinde nüks görülmüş ve %92',8'inde ise nüks görülmemiştir. En yüksek oranda ev hanımlarında ve en düşük oranda da 9 yaş altındaki çocuklarda görüldüğü belirlenmiştir. Hidatidozis, özellikle endemik olduğu ülkelerde büyük sosyo-ekonomik etkileri olan çok önemli bir halk sağlığı problemi olarak kabul edilmektedir. Bu araştırma ile Türkiye'de çiftlik hayvanlarının yanı sıra halk sağlığını tehdit eden önemli bir paraziter zoonoz olan hidatidozis'te hasta profili, demografisi ve risk faktörleri kapsamlı olarak ortaya konulmuştur. Elde edilen bilgiler enfeksiyondan korunma ve kontrol çalışmalarına ışık tutacaktır.

EchinococcosisEchinococcusHalk sağlığı+3
Ahmet Korul
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Afyonkarahisar yöresindeki koyun, keçi ve sığırlarda kene (Ixodıdae) infestasyonu üzerine araştırmalar

Bu çalışma Mayıs 2008-Nisan 2010 tarihleri arasında Afyonkarahisar yöresindeki koyun, keçi ve sığırlarda bulunan kene türlerini, mevsimsel aktivitelerini ve yaygınlıklarını belirlemek amacıyla, bitki örtüsü, arazi yapısı, sıcaklık, yağış ve nem bakımından farklılık gösteren, hayvan populasyonunun yoğun olduğu bilinen Şuhut, İscehisar, İhsaniye ve Hocalar ilçelerinde yürütülmüştür.Çalışma süresince 1920 koyun, 1920 keçi ve 1920 sığır, keneler ve gelişim dönemleri yönünden muayene edilmiştir. Koyunların 669 (% 34.84)'u, keçilerin 608 (% 31.66)'i, sığırların 348 (% 18.12)'i farklı kene türleri ile infeste bulunmuştur. Afyonkarahisar'daki koyun, keçi ve sığırlarda kene infestasyonu % 28.21 olarak belirlenmiştir.Koyun, keçi ve sığırlar üzerinden 13660 kene toplanmış, bunların % 29.96'sı Rhipicephalus bursa, % 17.23'ü R. sanguineus, % 16.88'i Haemaphysalis parva, % 15.09'u Dermacentor niveus, % 6.43'ü R. turanicus, % 4.93'ü Hyalomma marginatum, % 2.92'si Hae. sulcata, % 2.35'i Ornithodoros lahorensis, % 1.71'i Hae. punctata, % 0.46'sı D. marginatus, % 0.31'i Rhipicephalus spp. nimf, % 0.20'si H. detritum, % 0.20'si Haemaphysalis spp. nimfi, % 0.09'u H. anatolicum, % 0.06'sı H. excavatum, % 0.04'ü Rhipicephalus spp. larva, % 1.09'u Ornithodoros spp. nimf, % 0.05'i Ornithodoros spp. larva, olarak teşhis edilmiştir.Kene türleri ile infestasyon oranı en yüksek yaz mevsiminde bulunmuş bunu ilkbahar, sonbahar ve kış mevsimleri izlemiştir. Rhipicephalus bursa'nın olgunları Nisan-Eylül, Kasım aylarında, R. sanguineus ve R. turanicus'un olgunları Nisan-Ağustos aylarında saptanmıştır. Rhipicephalus spp. nimfine Haziran ve Kasım aylarında, Rhipicephalus spp. larvasına yalnızca Kasım ayında rastlanmıştır. H. marginatum'un olgunları Şubat, Nisan-Ekim aylarında, H. detritum'un olgunları Nisan-Haziran, Ağustos aylarında, H. excavatum'un olgunları Mayıs ayında, H. anatolicum'un olgunları Mayıs-Haziran ve Ağustos aylarında tespit edilmiştir. Dermacentor niveus'un olgunları Eylül-Mayıs ayları arasında, D. marginatus'un olgunları Temmuz, Eylül-Mayıs aylarında gözlenmiştir. Haemaphysalis parva ve Hae. sulcata'nın olgunları Eylül-Mayıs ayları arasında tespit edilmiş, Hae. punctata'nın olgunları Eylül-Nisan ayları arasında saptanmıştır. Ornithodoros lahorensis'in olgunları ve Ornithodoros spp. nimfleri Ocak ve Kasım ayında, Ornithodoros spp. larvaları ise Kasım ayında tespit edilmiştir.Afyonkarahisar yöresinde H. anatolicum'un olgun sayısı ile ortalama nem değerleri arasında negatif, Hae. parva ve Hae. punctata'nın olgun sayısı ile ortalama nem değerleri arasında pozitif ilişki saptanmıştır (p?0.05).Çalışma süresince 138 ahır ve 103 ağıl keneler ve gelişim dönemleri yönünden muayene edilmiş, İscehisar ilçesinde bir ağılın duvarındaki yarık ve çatlaklarda O. lahorensis'in olgunlarına rastlanmıştır. Şuhut ilçesinden 30 adet Migrotus arvallis, 2 adet Spermophilus citellus gelengius, 7 adet Cricetulus migratoria ve 2 adet Mus musculus olmak üzere 41 adet kemirici yakalanmış, kenelerin herhangi bir gelişim dönemine rastlanılmamıştır. Hocalar ilçesinde koyun, keçi ve sığırların otlatıldığı meralardan birinde D. niveus'un 5 adet olgunu bulunmuştur.Anahtar Sözcükler: Afyonkarahisar, Koyun, Keçi, Sığır, Kene

Afyon Kocatepe ÜniversitesiKene enfestasyonlarıKeneler+3
Mustafa Eser
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Afyonkarahisar ilindeki koyun ve keçilerde babesia ve theileria türlerinin yaygınlığının araştırılması

Bu çalışma ile 2019 yılı Mart–Kasım ayları arasında Afyonkarahisar ilinin Sinanpaşa, Hocalar, Şuhut, Bolvadin ve İhsaniye ilçelerindeki küçük ruminantlarda Theileria ve Babesia türlerinin yaygınlığı araştırılmıştır. Araştırma merkezlerindeki 200'ü koyun, 200'ü keçi olmak üzere 400 hayvandan EDTA'lı tüplere kan numunesi alınmıştır. Kan örneklerinden hazırlanan sürme frotiler mikroskobik olarak Theileria ve Babesia piroplasmları yönünden incelenmiştir. EDTA'lı kanlardan ekstrakte edilen DNA örnekleri RLB-F2 ve RLB-R2 primerleri kullanılarak Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile amplifiye edilmiştir. Amplifikasyon ürünleri, Theileria ve Babesia soy ve türlerine özgü probların bağlandığı bir membran üzerinde hibridizasyona bırakılarak Reverse line blotting (RLB) tekniği ile incelenmiştir. Kan frotilerinin mikroskobik muayenesinde 17 koyunda (%4,25) Theileria spp. piroplasm formları görülürken keçilerde Theileria ve Babesia türlerine rastlanılmamıştır. RLB yöntemi ile 400 kan örneğinin 97 (%24,25)'sinde Theileria ovis türü ile tekli enfeksiyon tespit edilmiştir. PCR tekniği ile bu tür 400 örneğin 74 (%18,5)'ünde bulunmuştur. Koyun ve keçilerde diğer Theileria türleri (Theileria lestoquardi, Theileria luwenshuni, Theileria uilenbergi) ile genotiplerine (Theileria sp. MK, Theileria sp. OT1, Theileria sp. OT3) ve Babesia türlerine rastlanılmamıştır. Çalışma süresince koyun ve keçiler üzerinden 145 olgun kene toplanmıştır. Toplanan kenelerin 97'si (%66,8) Rhipicephalus bursa, 40'ı (%27,58) Dermacentor marginatus, 4'ü (%2,75) Rhipicephalus turanicus ve 4'ü (%2,75) R.sanguineus olarak teşhis edilmiştir. Rhipicephalus bursa olarak teşhis edilen 10 adet dişi keneden elde edilen yumurta kümelerinde Babesia spp.'ye rastlanılmamıştır. Anahtar Kelimeler: Babesia, Keçi, Koyun, PCR, RLB, Theileria

AfyonkarahisarBabesiaKeneler+6
Ahmet Göksu
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak yöresinde küçük ruminantlarda akciğer kılkurdu enfeksiyonları

Bu çalışma, Uşak Yöresi'nde akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığını belirlemek amacıyla 250 koyun ve 250 keçi üzerinde yapıldı. Enfeksiyonlardan sorumlu akciğer kılkurdu türleri belirlendi ve enfeksiyonların cinsiyet, ırk ve yaşa göre dağılımları araştırıldı. Akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığı koyunlarda %9,6 iken keçilerde ise %34,4 olarak belirlendi. Koyun ve keçilerin tamamında (küçük ruminantlarda) enfeksiyon yaygınlığı %22 olarak tespit edildi. Akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığı bakımından koyun ve keçiler arasındaki farklılık anlamlı bulundu (P<0.05). Koyunlarda akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığı dişilerde %9,8 olarak belirlenirken, erkeklerde enfeksiyona rastlanmadı. Keçilerde enfeksiyonun yaygınlığı, dişilerde %33,3 ve erkeklerde %53,8 olarak tespit edildi. Tüm küçük ruminantlarda enfeksiyon yaygınlığı dişi hayvanlarda %21,4, erkeklerde ise %38,9 olarak saptandı. Cinsiyete göre farklılık anlamlı bulunmadı (P>0,05). Koyunlarda akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığının yaşa göre karşılaştırıldığında, farklılık anlamlı bulunmadı (P>0,05). Keçilerde akciğer kılkurdu enfeksiyonlarının yaygınlığı yaşa göre karşılaştırıldığında farklılık anlamlı bulundu (P<0,05). Koyunlarda akciğer kılkurdu türlerinden M. capillaris'in %5,6, D. filaria'nın %2, P. rufescens'in %1,2 ve C. ocreatus'un %0,8 oranlarında yaygınlık gösterdiği tespit edildi. Keçilerde ise M. capillaris'in prevalansı %34,4 ve C. ocreatus'un %0,4 olduğu saptandı. Koyun ve keçiler akciğer kılkurdu türlerinin yaygınlığı bakımından karşılaştırıldığında fark anlamlı bulundu (P<0,05). Anahtar Kelimeler: Akciğer Kılkurdu, koyun, keçi, Uşak Yöresi

AkciğerAkciğer kılkurduDictycaulus filaria+7
Ercan Erot
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2021
00