
759
Arşivlenen Tez
6
DOI Atanmış
1%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Yöneticiye duyulan güven ile çalışma yaşam kalitesinin işten ayrılma niyetine etkisi: Afyonkarahisar'daki 5 yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma
Turizm sektörünün en önemli işletme türlerinden biri olan otel işletmelerinde işlerin yürütülmesi sırasında başarılı olunabilmesi için çalışanların görevlerini yerine getirirken yöneticilerine duydukları güven, çalışma yaşam kaliteleri ve çeşitli sebeplerden dolayı ortaya çıkan işten ayrılma niyetleri önem arz etmektedir. Bu çerçevede bu konuyla ilgili gerçekleştirilen/gerçekleştirilecek çalışmalar ilgili taraflara büyük faydalar sağlayacaktır. Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı, otel işletmelerinde çalışan işgörenlerin yöneticilerine duydukları güven ile çalışma yaşam kalitelerinin işten ayrılma niyetlerine etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada ilk olarak araştırmanın değişkenlerini oluşturan kavramlar hakkında yerli ve yabancı literatür taraması yapılarak kuramsal alt yapı ortaya konulmuştur. Sonrasında, konuyla ilgili olarak anket tekniği kullanılarak otel işletmeleri işgörenlerinin görüşleri alınmıştır. Araştırmanın evrenini, Afyonkarahisar ve Sandıklı ilçesinde faaliyet gösteren tüm (10 adet) beş yıldızlı otel işletmeleri işgörenleri oluşturmakta olup, toplam 539 adet işgören anketi değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcıların ankete ilişkin verdikleri cevaplar; faktör analizi, güvenirlik analizi, yüzde, frekans ve aritmetik ortalama değerleri, t testi, varyans analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi yöntemleri ile çözümlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre genelde işgörenlerin yöneticilere duydukları güven ve çalışma yaşam kalitesi algılarının yüksek seviyede olduğu, işten ayrılma niyetlerinin düşük olduğu belirlenmiş olup, ayrıca gerçekleştirilen analizler sonucunda yöneticiye duyulan güven ile çalışma yaşam kalitesinin işten ayrılma niyetine etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yöneticiye duyulan güven, çalışma yaşam kalitesi, işten ayrılma niyeti, otel işletmeleri işgörenleri, Afyonkarahisar.
Marka konumlandırmada sosyal sorumluluk kampanyalarının rolü: Afyonkarahisar ilindeki beş yıldızlı otel işletmeleri üzerine bir araştırma
Günümüzde değişen tüketici anlayışı nedeniyle sosyal sorumluluk kampanyalarına verilen önem artmaktadır. Sosyal sorumluluk bilinci artan müşteriler, çevreye ve toplumsal sorunlara karşı duyarlılık gösteren işletmeleri daha çok tercih etmektedirler. Değişen tüketici davranışları karşısında otel işletmeleri konumlandırma stratejileriyle yeni müşterileri kazanma çabasındadır. Buradan hareketle otel işletmeleri müşterilerin beklentileri doğrultusunda marka konumlandırma çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla sosyal sorumluluk kampanyalarına yönelmişlerdir. Tezin amacı, otel markalarının konumlandırılmasında sosyal sorumluluk kampanyalarının rolünü belirlemektir. Bu amaçla, ilk olarak literatür taraması yapılarak marka konumlandırma ve sosyal sorumluluk kampanyaları kavramları üzerinde durulmuştur. Uygulama bölümünde anket yöntemi kullanılarak Afyonkarahisar'da beş yıldızlı otel işletmelerinde konaklayan müşterilerin sosyal sorumluluk bilincine ne düzeyde sahip oldukları, sosyal sorumluluk kampanyası düzenleyen otel markalarını tercih edip etmeyecekleri ve tercih nedenleri ile bu markaların onlarda uyandırdıkları izlenimler saptanmaya çalışılmıştır.
Turistik deneyimlerin sosyal medyada paylaşımı üzerine bir araştırma: Bodrum örneği
2000'li yıllara gelindiğinde gündelik hayatın bir parçası haline gelen sosyal medya diğer sektörlerde olduğu gibi turizm sektöründe de önemli bir kavram halini almıştır. Turistlerin deneyimlerini sosyal medyada paylaşım düzeyi ve bu paylaşımlara neden olan etkenler çalışmanın sorunsalını oluşturmaktadır. Bu çalışma, turistik faaliyetlere katılan tüketicilerin bu deneyimlerini sosyal medyada paylaşım düzeyini ölçmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda turistik faaliyetler için Bodrum'a gelen yerli turistler bu çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Bu çalışmada veri toplama tekniği olarak birincil veri toplama aracı olan anket kullanılmıştır. Yerli turistlerin deneyimlerini sosyal medyada paylaşım düzeyinin gelir durumuna, meslek grubuna ve eğitim durumuna göre farklılık gösterdiği görülmüştür. Ayrıca, turistlerin karar vermek adına işletmelerin sosyal medya sitelerini ziyaret ettikleri görülmekte, ancak sosyal medya siteleri üzerinden sunulan enformasyonun yeterli olmadığı, işletmelerin bu noktada turistleri ikna etmesi gerektiği görülmektedir.
Turistlerin sağlıklı beslenme bilinci ve yöresel yiyecek tercihi ilişkisinin termal otellerde incelenmesi: Afyonkarahisar örneği
Günümüzde turistlerin sağlık amacıyla yaptıkları seyahatlerde artış olduğu ve bilinçli turistlerin sayısının giderek arttığı görülmektedir. Turistlerin sağlığını etkileyen faktörlerin başında tükettikleri yiyecek ve içecekler gelmektedir. Özellikle sağlık temel motivasyonuyla termal turizmden faydalanan turistler, beslenmelerine dikkat etmelidir. Literatürde lezzetli, organik ve sağlıklı olması gibi özellikleri vurgulanan yöresel yiyecekler bir destinasyon için çekicilik unsuru olmasının yanında, sağlıklı beslenme bakımından önemlidir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, termal otel işletmelerinde turistlerin sağlıklı beslenme bilinci ve yöresel yiyecek tercihi arasında ilişki olup olmadığının belirlenmesidir. Araştırmada nicel yaklaşım benimsenmiştir. Veriler Afyonkarahisar il merkezinde bulunan beş yıldızlı termal otel işletmelerini ziyaret eden 412 turistten anket tekniği ile toplanmıştır. Çalışmada turistlerin sağlıklı beslenme bilinci ve yöresel yiyecek tercihleri arasında anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Termal otellerde konaklayan turistlerin yöresel yiyecek tercihlerini belirleyen en önemli faktörün duyusal çekicilik, en az önem verilen faktörün ise heyecan arayışı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Algılanan örgütsel destek ile duygusal emek davranışları arasındaki ilişki üzerine bir araştırma: Afyonkarahisar'daki beş yıldızlı otel işletmeleri örneği
Bu araştırmada beş yıldızlı otel işletmeleri çalışanları üzerinde yapılan bir uygulamayla, algılanan örgütsel destek ile duygusal emek davranışları (yüzeysel davranış, samimi davranış ve derin davranış) arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak Afyonkarahisar ilinde faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerinde görev yapan toplam 544 çalışana anket uygulanmıştır. Araştırmada, beş yıldızlı otel işletmeleri çalışanlarının algılanan örgütsel destek düzeyleri ve sergiledikleri duygusal emek davranışları ile bireysel değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığına ilişkin ölçümler için t testi ve varyans analizi kullanılmıştır. Bununla birlikte, katılımcıların algılanan örgütsel destek düzeyleri ile sergiledikleri duygusal emek davranışları arasındaki ilişki korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Araştırmada, katılımcıların algılanan örgütsel destek düzeylerinin orta düzeyin üzerinde olduğu ve duygusal emek davranışları içerisinde en yüksek derin davranış sergileme eğiliminde olduklarına ilişkin görüş bildirmişlerdir. Bununla birlikte, algılanan örgütsel destek ile samimi davranış ve derin davranış arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu, yüzeysel davranış ile ise negatif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.
Termal otel işletmelerinde hizmet kalitesinin önem-performans analizi ile ölçülmesi: Afyonkarahisar ili örneği
Bu çalışmanın amacı, Afyonkarahisar ilinde bulunan 5 yıldızlı termal otel işletmelerinin hizmet kalitesinin önem-performans analiz yöntemi ile ölçülmesidir. Bu amaçla Afyonkarahisar'da bulunan termal otel işletmelerinde hizmet kalitesi unsurları, önem hiyerarşilerine göre tespit edilip, önem- performans matrisi ile işletmelerin sundukları hizmetlerin yeniden değerlendirilmesi için temel bilgiler sunulmuştur. Çalışma kapsamında Afyonkarahisar ilinde bulunan 5 yıldızlı termal otel işletmeleri ele alınmıştır. Ağustos-Kasım 2018 tarihleri arasında yürütülen çalışmada verileri toplamak için anket tekniği kullanılmıştır. 8 adet beş yıldızlı termal konaklama işletmesine toplamda 480 adet anket dağıtılmış ve 425 anket geri dönüş sağlanmıştır. 390 adet anketin eksiksiz ve hatasız doldurulduğu tespit edilerek değerlendirmeye alınmıştır. Veri analizi için frekans tabloları, faktör analizi ve önem-performans analiz (ÖPA) matrisinden yararlanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, termal otel işletmelerine gelen konukların oteli değerlendirmelerine göre önemle durulması ve iyileştirilmesi gereken hizmet özellikleri; "odaların temiz ve hijyenik görünümü, oda tahsislerinde müşteri tercihlerinin dikkate alınması, yiyecek-içecek fiyat ve kalitelerinin uygun orantıda olması." olarak belirlenmiştir.
Otel işletmelerinde işgörenlere sağlanan çalışma haklarının, örgütsel güven iklimi algısı üzerine etkisi: Kuşadası örneği
Emek yoğun faaliyet gösteren otel işletmelerinde misafir memnuniyeti büyük ölçüde işgörenlerin hizmet sunumu performanslarına bağlıdır. Dolayısıyla otel işletmelerinde işgörene verilen değer, başarının temel unsurlarından birisini teşkil etmektedir. Buradan hareketle işgörenlerin haklarının mümkün olduğu kadar iyileştirilmesi ve örgüte olan güvenlerinin yüksek tutularak misafir memnuniyetinde istenilen kalitenin sağlanması gerekmektedir. Çünkü kaliteli hizmet sunumu otel işletmeleri için rekabet avantajının öncülü durumundadır. Bu araştırmanın amacı otel işletmelerinde işgörenlere sağlanan işgören haklarının, örgütsel güven iklimi algısı üzerine etkisinin belirlenmesidir. Bu amaç kapsamında Mart ve Nisan 2019 döneminde, Aydın ili Kuşadası ilçesinde faaliyet gösteren 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 400 katılımcı ile nicel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel verilerin elde edilmesi kapsamında anket tekniğinden faydalanılmıştır. Elde edilen verilerin analiz sürecinde tanımlayıcı istatistikler (yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma) ve ilişki ölçüm testlerinden (Korelasyon ve Regresyon) faydalanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda otel işletmelerinde işgörenlere sağlanan hakların örgütsel güven iklimi algısını etkilediği saptanmıştır. Söz konusu etkide yasal, sendikal ve mesleki gelişim ile ilgili haklar ise ana etkendir. Anahtar Kelimeler: İşgören Hakları, Örgütsel Güven İklimi, Otel İşletmeleri
Somut olmayan kültürel miras kaynaklarının turizm çekiciliği kapsamında değerlendirilmesi: Türk kâğıt süsleme (Ebru) sanatı örneği
Turizm sektöründeki sürdürülebilirliğin sağlanmasında, turizm ürünü olarak kullanılan ürünlerin/değerlerin çeşitlendirilmesi ve korunması önemli yer tutmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) Listesinde "Türk Kâğıt Süsleme Sanatı" olarak yer alan ebru sanatının turizm değeri olarak kullanılabilirliği ve turizm ile etkileşiminin ortaya çıkaracağı sonuçların belirlenmesidir. Araştırmada ilk olarak, araştırma kapsamında yer alan kavramlar hakkında literatür taraması yapılarak kuramsal alt yapı ortaya konulmuştur. Araştırmanın sonraki kısmındaysa anket ve görüşme teknikleri uygulanmıştır. Bu kapsamda; Ankara, Bursa, İstanbul ve Malatya'da düzenlenen ebru sergilerine katılan ziyaretçilerden 194 anket toplanmıştır. Araştırmanın diğer anket uygulaması ise Ankara, İstanbul ve Malatya'da ebru eğitimi alan 84 kursiyerle yapılmıştır. Ayrıca alanında deneyimli, ulusal ve uluslararası düzeydeki organizasyonlara katılmış ebru sanatçılarıyla görüşme yapılmıştır. Katılımcıların ankete ilişkin verdikleri cevaplar; güvenirlik analizi, yüzde, frekans analizi ve aritmetik ortalama değerleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre kültürel miras değerlerinin turizmin sürdürülebilirliğinde etkili olduğu, ebru sanatının ve ebru sanatı ile ilgili organizasyonların önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğu, Türkiye'nin tanıtımında etkin rol oynayabileceği belirlenmiştir.
Tarihi ticaret rotalarının alternatif turizm faaliyetleri kapsamında turistik değerlere dönüştürülmesi: Kral Yolu-Frig vadisine yönelik bir öneri
Dünyada meydana gelen sosyal, kültürel ve teknolojik gelişmeler turizmin ve turist taleplerinin değişmesine neden olmuştur. Zaman içerisinde kitle turizminin geleneksel ögelerinin turistlerin beklenti ve beğenilerini karşılamaması ve taleplerine uygun seçenek sunamaması; turistlerikendi hobi ve beklentilerine uygun alternatif turizm türlerine yöneltmektedir. Ankara, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya illeriarasında bulunan Dağlık Frigya Bölgesinin ve bölgeden geçen önemli tarihi ticaret rotalarından biri olan Kral Yolunun, alternatif turizm türlerinin gerçekleştirilebilmesi için potansiyeli olan bir alan olduğu düşünülmektedir. Çalışmada alternatif turizm ve türleriincelendikten sonra antik ticaret rotalarının kapsamı, özellikleri ve durumlarıaraştırılmıştır. Ardından Dağlık Frigya Bölgesinin fiziki, coğrafi, kültürel ve turistik yönleri ele alınmıştır. Çalışmada, Dağlık Frigya Bölgesi ve Kral Yolu'nun potansiyel çekicilik unsurlarının turistik değerlere dönüştürülmesine yönelik öneriler geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem ve bulgular kısmında Dağlık Frigya Bölgesi ve Kral Yolu hakkında nitel araştırma yöntemi türlerinden gözlem ve mülakat teknikleriyle veriler toplanmıştır. Veriler toplanırken paydaş teorisine göre bölgenin ilgili paydaşları belirlenmiş ve elde edilen veriler stratejik planlama dikkate alınarak analiz edilmiştir. Analiz yöntemi olarak stratejik planlama sürecine göre durum analizi ve S.W.O.T. analizi kullanılmıştır.Değerlendirmeler sonucunda bölgenin altyapı, üstyapı ve envanter çalışmalarında eksiklikler olduğu ve bu eksikliklerin bölgenin turistik destinasyon olmasını engellediği ortaya çıkmıştır. Çalışmanın sonucunda Dağlık Frigya Bölgesi'nin turistik değere dönüştürülmesine yönelik model önerisi geliştirilmiştir.
Coğrafi işaretli ürünlerin gastronomik kimlik oluşturmada etkisi: Afyonkarahisar örneği
Bu çalışmanın amacı Afyonkarahisar'a yönelik gastronomik kimlik oluşturmada coğrafi işaretli ürünlerin etkisinin belirlenmesidir. Sosyal bilimler alanında gerçekleştirilecek bu araştırma ele aldığı konu ve sonuçları bakımından tanımlayıcı araştırmalara örnek teşkil etmektedir. Afyonkarahisar ili genelinde gerçekleştirilen araştırmanın evrenini il genelinde gastronomi alanında faaliyet gösteren beş yıldızı otellerde konaklayan yerli turistler oluşturmaktadır. Araştırmanın amacının gerçekleştirilmesi için anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Kullanılan anket temel olarak beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların demografik ve bazı bireysel özelliklerini içeren kapalı uçlu sorulara yer verilmiştir. İkinci bölümde Afyonkarahisar'ın bilinirliğinde etkili olan gastronomik ürünlerin önem düzeyini belirlemeye yönelik 11 adet ürün (kaymak, sucuk, şekerleme, patates, haşhaş, pastırma, patatesli ekmek, vişne, afyon yemeği, kiraz ve yumurta) sunulmuştur. Anketin üçüncü bölümünde katılımcıların Afyonkarahisar'daki gastronomik ürünlere ilişkin genel görüşleri sorulmuştur. Dördüncü bölümde ise coğrafi işaret almış gastronomik ürünlerin gastronomik kimlik oluşturmadaki şehre etkisini belirlemeye yönelik 8 tane önermeye yer verilmiştir. Anketin son bölümü olan beşinci bölümde ise gastronomik ürünlerin şehrin bilinirliğini üzerine etkisini belirlemeye yönelik önermelere yer verilmiştir. Anketin dördüncü ve beşinci bölümündeki her bir madde için 5'li Likert tipi derecelendirmeli ifadelere yer verilmiştir. Elde edilen veriler analiz edilmiş, analiz sürecinde tanımlayıcı (betimleyici) istatistiklerden faydalanılmıştır. Araştırmanın son aşamasında analizler sonucunda elde edilen bulguların literatür bilgileri ile karşılaştırılması yapılmış, coğrafi işaretli ürünlerin gastronomik kimlik oluşturmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada coğrafi işaretli gastronomik ürünlerden önem sıralamasında birinci sırada kaymak, ikinci sırada sucuk ve üçüncü sırada şekerleme sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada literatüre ve sektör işletmelerine katkıda bulunmak amacıyla çeşitli önerilerde bulunulmuş, bölgeye özgü diğer gastronomik ürünler içinde coğrafi işaretleme başvurusu yapılması için bir farkındalık oluşturulmaya çalışılmıştır.
Hizmet ortamı unsurlarının hizmet karşılaşmasına etkileri: Otel işletmeleri örneği
Bu çalışmada Afyonkarahisar'da faaliyet gösteren termal otel işletmelerindeki orta ve üst düzey yöneticilerin hizmet ortamı unsurlarının hizmet karşılaşmasına etkilerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış ve yargısal örnekleme tekniği ile belirlenen yöneticilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde ise İçerik Analizi'nden faydalanılmıştır. Veriler araştırmanın amacı doğrultusunda ve literatürdeki çalışmalarla karşılaştırma yapmak suretiyle görüşme formunda yer alan sıraya göre tartışılmıştır. Araştırmada, yöneticilerin hizmet ortamı unsurları ile sahne arkası düzenlemelere yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerinin düşük seviyede olduğu; personelin misafirlerle etkileşiminin hizmet kalitesini artırıcı ve misafir ile örgüt arasında bağ oluşumunu kolaylaştırıcı etkiye sahip olduğu; misafirlerin birbirleri ile etkileşiminde sunulan hizmetin ve çalışanların önemli rol oynadığına ilişkin sonuçlar tespit edilmiştir. Buna ek olarak; sunulan hizmetin ve çalışanların, misafirlerin otel işletmesini bir başkasına önermelerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Hizmet ortamında, çevresel değişkenlerin etkilerini değerlendirmek, sonraki deneyimlerin olası olumsuz etkilerini tahmin etmeyi ve hizmet karşılaşması için uygun ortamı oluşturmayı mümkün kılacaktır. Anahtar Kelimeler: Hizmet, Hizmet Ortamı Unsurları, Hizmet Karşılaşması, Yönetsel Bakış Açısı, Termal Otel İşletmeleri
Termal turizm destinasyonu olarak Afyonkarahisar'ın marka kişiliği
Bu çalışmanın amacı, Afyonkarahisar'ın termal turizm destinasyonu olarak bir marka şehir olma sürecinde nelere dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili bir bakış açısı oluşturabilmesi yönünden ili ziyaret eden yerli turistlerin Afyonkarahisar'a ait marka kişiliği algılarının ölçülmesidir. Araştırmanın evrenini Afyonkarahisar merkezi ziyaret eden yerli turistler oluşturmakta olup, evren üzerinden örneklem alınarak araştırma yürütülmüş ve belirtilen amaç doğrultusunda haziran, temmuz ve ağustos (2018) döneminde Afyonkarahisar'ı ziyaret eden 400 yerli turist ile anket çalışması yapılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma, faktör ve güvenirlik analizi, t testi ve varyans (Anova) analizi kullanılmış, elde edilen veriler araştırmanın amacı doğrultusunda yorumlanmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda çalışmaya katılan yerli turistlerin ilk ziyaret, tekrar ziyaret ve demografik özelliklerine göre gösterdikleri farklılıkların marka kişiliği algıları üzerinde anlamlı derecede farklılaşmaya neden olduğu tespit edilmiştir. Genellikle orta yaş üzeri turistlerin, gelir seviyesi yüksek turistlerin ve ili ilk kez ziyaret eden turistlerin marka kişiliği algılamalarının olumlu olduğu, ili tekrar ziyaret eden turistlerin ve bekar turistlerin ise Afyonkarahisar'a ait marka kişiliği algılamalarının olumsuz olduğu görülmüş ve araştırma sonuçlarına dayanılarak ilin destinasyon pazarlaması konusunda atması gereken adımlar hakkında ipuçları elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular değerlendirilerek yorumlanmış ve öneriler getirilmiştir.
Ortaöğretim düzeyinde turizm eğitimi gören öğrencilerin anne baba tutumlarının mesleki olgunluk düzeylerine etkisi
Meslek; insanın yeteneklerini geliştirmesi, kendini gerçekleştirmesi, toplumda bir yer edinmesi ve her şeyden önemlisi hayatını devam ettirebilmesi için gerekli olan en önemli unsurdur. Bireyin hayati açıdan bu kadar önemli bir yere sahip olan mesleğine ve mesleki alanına karar verme süreci ortaöğretim çağlarında başlamaktadır. Bu süreç bireyin içinde bulunduğu mesleki olgunluk düzeyi ile ilintilidir. Bireyin kendisinden beklenen mesleki olgunluk düzeyine ulaşmasında ise anne babasının tutumları önemli rol oynamaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın birinci amacı ortaöğretim düzeyinde turizm eğitimi gören öğrencilerin anne baba tutumlarının mesleki olgunluk düzeylerine etkisini belirlemektir. İkinci olarak ise anne ve baba tutumlarının ve mesleki olgunluklarının alan tercihi ile ilişkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel yaklaşım benimsenmiştir. Afyonkarahisar ve Antalya illerinde ortaöğretim düzeyinde turizm öğrenimi gören 563 öğrenciden anket tekniği ile toplanan verilerin analizinde yüzde, frekans, standart sapma, aritmetik ortalama, Ki-kare, Mann-Whitney U, Korelasyon ve Regresyon teknikleri kullanılmıştır. Çalışmada öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri ile anne baba tutumları arasında anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Anne babanın demokratik tutum sergilemelerindeki artış mesleki olgunluk düzeylerini pozitif yönde, koruyucu/istekçi ve otoriter tutum sergilemelerindeki artış ise negatif yönde etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Mesleki Olgunluk Düzeyi, Anne Baba Tutumları, Mesleki Tercih, Mesleki Turizm Eğitimi, Afyonkarahisar, Antalya.
Tören yemeklerinin bilinirliği üzerine kuşaklar arasındaki farklılıkların belirlenmesine yönelik bir araştırma: Afyonkarahisar ili örneği
Zengin mutfak kültürüne ve yemek çeşitliliğine sahip Afyonkarahisar'da sürdürülen geleneğin bir parçası olarak doğum, ölüm, sünnet, evlilik gibi özel günlerde tören yemekleri düzenlenmektedir. Bu çalışmada, tören yemeklerinin bilinirliği üzerine kuşaklar arasındaki farklılıklarını belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaçla Afyonkarahisar'da yaşayan bebek patlaması kuşağı, X, Y ve Z kuşakları içerisinde yer alan 1945 ile 1995 yılları arası doğanlar çalışmanın evreni olarak belirlenmiştir. Tesadüfi örneklem yöntemine göre seçilen 398 kişiden oluşan bu örneklem grubuna 2018 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2019 yılı Ocak ayı içerisinde ulaşılmış ve anket tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. Bu çalışmada öncelikle katılımcıların demografik ve bazı bireysel özellikleri frekans ve yüzde dağılımlarıyla sunulmuştur. Çalışmada kullanılan ölçek ve boyutlarının normal dağılıp dağılmadığı tespit etmek için Shapiro-Wilk ve Kolmogorov-Smirnov testleri gerçekleştirilmiştir. Ölçeklerin normal dağılım göstermesinden dolayı parametrik olan bağımsız iki grup T-testi ve One-way Anova varyans analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, katılımcıların en çok katıldığı törenlerin sünnet, düğün ve bayram yemekleri, en az katıldıkları törensel sunumların ise zinardı yemeği, gezek ve diş çıkarma yemeği olduğu, en çok bilinen ve tadılan tören yemeklerinin tavuklu pilav, etli pilav, bükme, bişi, sütlaç, üzüm-vişne hoşafı olduğu, en az bilinen ve tadılan tören yemeklerinin kedi külümbe, maydanoz musakka, palize ve duvaklı hindi olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların cinsiyeti, medeni durumu, eğitim durumu, gelir durumu, mesleği, Afyonkarahisar'da yaşama süreleri ile tören yemeklerini bilmeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiş, kuşak değiştikçe törensel yemeklerin bilinirliğinde de azalma meydana geldiği, törenlerde sıklıkla sunulan yemeklerin daha çok bilinirken, zamanla tören yemeği olmaktan çıkmış ya da çok az törende sunulan yemeklerin bilinirliklerinin azaldığı görülmüştür.
Örgütsel sessizliğin örgüt sağlığına etkisi: Afyonkarahisar'daki otel işletmeleri üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı örgütsel sessizliğin örgüt sağlığını ne düzeyde etkilediğini saptamaktır. Araştırma kapsamında veriler Afyonkarahisar Merkez ilçesinde faaliyet gösteren otel işletmeleri işgörenlerinden anket yoluyla toplanmıştır. Araştırmada veriler, veri analiz programı olan SPSS ile frekans analizi, regresyon analizi ve korelasyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre örgütsel sessizliğin örgüt sağlığına genel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir etkisi saptanmıştır. Araştırma kapsamında, örgütsel sessizlik ve örgüt sağlığı arasındaki ilişki de incelenmiş ve analizler sonucunda bu iki değişken arasında anlamlı ama zayıf bir ilişki saptanmıştır. Araştırma kapsamında ayrıca örgütsel sessizliğin alt boyutları olan kabullenici sessizlik, korunma amaçlı sessizlik ve koruma amaçlı sessizliğin örgüt sağlığına etkisi ölçülmüştür. Yapılan analizler sonucunda kabullenici sessizlik ve koruma amaçlı sessizliğin örgüt sağlığını anlamlı şekilde etkilemediği saptanmıştır. Örgütsel sessizliğin alt boyutları arasından sadece korunma amaçlı sessizliğin örgüt sağlığını anlamlı ve pozitif yönde etkilediği saptanmıştır.
Denizli'nin bir destinasyon olarak pazarlanmasında termal turizm kaynaklarının bilinirliği: Üniversite öğrencilerine yönelik bir araştırma
Denizli ili sahip olduğu jeolojik kaynaklar ile ülkemizin önde gelen termal kentlerinden biridir. Tarihi eserlerin etrafında yer alan zengin termal kaynakları ile birçok termal destinasyonun önüne geçmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ilan edilen termal turizm merkezleri ile, şehrin ekonomik ve sosyo-kültürel hayatına katkı sağlayarak, Denizli destinasyonun sürdürülebilir bir kür kenti olması amaçlanmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için, termal turizm kaynakları ile insanların zihinlerinde kalıcı hale gelerek, destinasyon pazarlaması faaliyetleri yürütülmektedir. Bu kapsam da araştırmanın amacı Denizli il merkezinde öğrenim gören öğrencilerin Denizli'de termal turizm faaliyetleri ile ilgili olarak bilinirlik düzeylerinin ortaya konulmasıdır. Belirlenen amaç doğrultusunda Denizli il merkezinde okuyan 450 öğrenci üzerinde anket uygulanarak, elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırmada tanımlayıcı verilerin analizlerinde; yüzde, frekans ve aritmetik ortalama değerleri, değişkenler arası anlamlı farklılıkların belirlenmesinde ise veriler normal dağılım göstermediğinden dolayı parametrik olmayan testler Mann-Whitney U Testi ve Kruskal- Wallis H Testi analizlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analizin sonucuna göre; Denizli'de öğrenim gören öğrencilerin Denizli'de termal turizm faaliyetlerinin bilinirliğinin; yaşlarına, memleket bilgilerine, Denizli'de yaşama sürelerine, yararlandıkları bilgi kaynaklarına göre anlamlı bir farklılık olduğunu gösteren hipotezler kabul edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Destinasyon Pazarlaması, termal turizm, Pamukkale
Etik iklimin örgütsel yaratıcılığa etkisi: Gastronomi turizmi derneği (GTD) üyesi işletmelerde bir araştırma
Bu çalışma ile işletmelerdeki etik iklimin örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) üye işletmeleri oluşturmaktadır. Çalışmanın problem cümlesi, "Etik iklim algısı örgütsel yaratıcılığı etkiler mi" olarak belirlenmiştir. GTD üye işletmelerinin tümüne erişilmesinin zaman, maliyet ve ulaşılabilirlik kısıtlığı sebebi ile çalışmada nitel veri tekniklerinden amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır. GTD üye işletmeleri içerisinde yirmi üç turizm paydaşı örnekleme dahil edilmiştir. Veri toplama sürecinde nitel araştırma yöntemi olan yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşmeler önceden hazırlanmış olan görüşme formunda yer alan sorular, doğrultusunda katılımcılar ile yüz yüze gerçekleştirilmiş olup elde edilen nitel veriler, betimsel analiz yolu ile çözümlenmiş, tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde örgüt kavramı, örgüt iklimi ile etik iklim kavramı irdelenmiştir. İkinci bölümün konusu örgütsel yaratıcılık olarak belirlenmiştir. Üçüncü bölüm ise çalışmanın konusunu, amacını, yöntemini ve bulguları kapsamaktadır Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, etik iklimin örgütsel yaratıcılığa etkili olduğu, güveni, motivasyonu yükselttiği ve motivasyonu yüksek olan iş görenlerin yaratıcı olma isteklerinin artacağı bulgularına ulaşılmıştır. Çalışma sonuçlarının, turizm sektöründe etik ilkelerin işletmelerin yaratıcılık boyutlarına etkisi konusunda faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, elde edilen bulgulara dayanarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgüt iklimi, etik iklim, örgüt kültürü, örgütsel yaratıcılık, gastronomi turizmi.
İçsel pazarlama uygulamalarının otel çalışanlarının iç girişimcilik davranışları üzerindeki etkisi: Alanya örneği
Araştırmalar sonucunda, çalışanlara yönelik uygulanan içsel pazarlama uygulamalarının ve iç girişimcilik kavramının birbiri ile bağlantılı olduğu belirlenmiştir. Ancak içsel pazarlama uygulamalarının iç girişimcilik davranışları üzerindeki etkisini ortaya koyan her hangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu doğrultuda araştırmanın temel amacı içsel pazarlama uygulamalarının ve alt faktörlerinin iç girişimcilik davranışları üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Belirlenen amaç doğrultusunda nicel veri toplama tekniklerinden olan anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma verileri, 2019 Haziran ayı içerisinde Alanya ilçesinde faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 400 katılımcı üzerinde anket gerçekleştirilerek elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde güvenirlik analizi, betimsel istatikler için yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri, farklılık analizlerinde bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi, ilişki testlerinde korelasyon analizi ve regresyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Analizler sonucunda içsel pazarlama uygulamalarının iç girişimcilik davranışları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, analizler sonucunda katılımcıların içsel pazarlama ve iç girişimcilik davranışlarına ilişkin tutumlarının bazı kişisel özelliklere göre anlamlı bir şekilde farklılık gösterdiği belirlenmiştir.
Yeşil göz boyama sonucunda oluşan şüpheciliğin turistlerin davranışsal niyetlerine etkisi
Araştırmanın temel amacı otel işletmelerinin yeşil pazarlama faaliyetleri sonucunda bireylerin zihninde oluşan yeşil göz boyama algısının ortaya çıkardığı şüpheciliğin, turistlerin davranışsal niyetlerine etkisini belirlemektir. Bu kapsamda Afyonkarahisar'ı ziyaret eden 504 misafir ile şehir turu esnasında anket tekniğiyle araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin çözümlenmesi sürecinde tanımlayıcı verilerin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri, ilişki ölçüm testlerinde Korelasyon, değişkenler arasındaki etkinin ortaya çıkarılmasında Regresyon analizi, değişkenler arası farklılıkların belirlenmesinde ise parametrik olmayan testler (Mann Whitney U, Kruskal Wallis H) kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analiz edilmesiyle elde edilen bulgulara göre, turistlerin yeşil şüphecilik algılarının davranışsal niyetlerine anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Sonuç itibariyle misafirlerin yeşil girişimlere yönelik algılarının davranışsal niyetlerini düşük düzeyde ve olumsuz yönde etkilediği anlaşılmaktadır. Buna ek olarak, katılımcıların görüşleri incelendiğinde otellerin gerçekte iddia edildiği kadar çevreyle ilgilendiğine inanmadıkları, çevresel kaygıları abartılı ve müşterileri yanıltmaya yönelik buldukları ve çevreye duyarlı otellerde konaklamayı tercih etmeyi düşünmedikleri anlaşılmaktadır.
Yönetim tarzının işgören sadakatine etkisi: Afyonkarahisar ili otel işletmeleri örneği
Ekonomik piyasalarda faaliyet gösteren her işletme başarılı olabilmek ve varlığını sürdürebilmek için bünyesinde etkin ve verimli çalışan bir işgücü arzulamaktadır. Bu doğrultuda bilimsel gelişmeler ve sektörel uygulamalardan faydalanılarak işgörenlerin etkinlik ve verimliliği arttırılmaya çalışılmaktadır. İşgörenlerin oryantasyonundan, kişisel gelişim ihtiyaçlarının karşılanmasına kadar geniş bir yelpazede görülen bu uygulamalar arasına yönetim tarzı da bulunmaktadır. Yönetim tarzı kısaca yöneticilerin örgütsel amaç ve hedeflere ulaşmak için kullandığı bilgi, beceri ve davranışların bir bileşkesi olarak açıklanmaktadır. Alan yazında yönetim tarzı ile ilgili azımsanmayacak derecede çalışma mevcut olmakla birlikte yönetim tarzının işgören sadakatine etkisini ele alan çalışma sayısı oldukça azdır. Oysaki işletmeler için başarının bir diğer önemli unsuru işletmeye sadık işgücüne sahip olmaktadır. Buradan hareketle bu araştırmanın temel amacı yöneticiler tarafından sergilenen yönetim tarzının işgören sadakati üzerindeki muhtemel etkilerinin tespit edilmesidir. Araştırma kapsamında Afyonkarahisar ilinde faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerinde görevli 389 işgörenden anket tekniği ile veriler elde edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma), ilişki ölçüm analizi (korelasyon analizi) ve etki ölçüm analizleri (regresyon analizleri) kullanılmıştır. Analizler sonucunda otel işletmesi yöneticilerinin sergiledikleri yönetim tarzının işgören sadakati üzerinde önemli bir etkisinin olduğu ve bu etkinin duygusal sadakat ile devam sadakati için geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yönetim tarzı, işgören sadakati, otel işletmeleri
Örgüt kültürü tipi ile örgütsel sessizlik ilişkisi: Otel işletmeleri örneği
Bu çalışmanın amacı örgüt kültürü tipi ile örgütsel sessizlik arasındaki ilişkiyi otel işletmeleri bağlamında incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve anket tekniği ile veriler elde edilmiştir. Alanya bölgesinde faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerindeki işgörenlerden anket tekniği kullanılarak elde edilen veriler frekans analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizine tabi tutulmuştur. Korelasyon analizi sonucunda örgüt kültürü ile örgütsel sessizlik arasındaki ilişki incelenmiş ve bu ilişkide orta düzeyde olumlu yönde anlamlı bir sonuç ortaya çıkmıştır. Örgüt kültürü alt boyutları ile örgütsel sessizlik arasındaki ilişkiyi incelediğimizde klan kültürü ve adhokrasi kültürünün örgütsel sessizlik ile arasında zayıf düzeyde olumlu yönde anlamlı bir ilişkisi olduğu, pazar kültürü ile hiyerarşi kültürünün ise örgütsel sessizlik ile arasında orta düzeyde olumlu yönde anlamlı bir ilişkisi olduğu araştırma sonucunda ortaya çıkmıştır. Araştırmada ayrıca regresyon analizi yapılmıştır. Gerçekleştirilen regresyon analizinde örgüt kültürünün örgütsel sessizliği anlamlı bir şekilde etkilediği görülmüştür. Örgüt kültürünün alt boyutlarını oluşturan klan, adhokrasi, pazar ve hiyerarşi kültürünün de örgütsel sessizliği anlamlı ve pozitif yönde etkilediği araştırma sonucunda tespit edilmiştir.
Yöneticilerin ruhsal liderlik davranışlarının örgütsel stres ve tükenmişlik üzerine etkisi: Otel işletmeleri örneği
Otel işletmelerinde örgütsel faaliyetlerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesinde işgörenlerin kendilerine verilen görevleri yerine getirirken yöneticilerine karşı düşünceleri, ruhsal ve psikolojik bakış açıları, örgüt içerisindeki stres ortamı, strese bağlı gelişen tükenmişlik düzeyi önemli belirleyicidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, otel işletmelerinde yöneticilerin ruhsal liderlik davranışlarının işgörenlerin örgütsel stres ve tükenmişlik düzeyleri üzerindeki etkisinin ortaya konulmasıdır. Araştırmada ilk olarak araştırmanın değişkenlerini oluşturan kavramlar hakkında yerli ve yabancı literatür taraması yapılarak kavramsal model ortaya konulmuştur. Araştırma amaçlı veriler nicel araştırma yöntemi ile anket tekniği kullanılarak İstanbul'da faaliyet gösteren (6 adet) beş yıldızlı otel işletmeleri çalışanlarınden elde edilmiştir. Katılımcıların anket formuna ilişkin verdikleri yanıtlar; faktör ve güvenirlik analizleri, yüzde, frekans ve aritmetik ortalama değerleri, korelasyon ve regresyon analizi yöntemlerine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre yöneticilerin ruhsal liderlik davranışlarının işgörenlerin örgütsel stres ve tükenmişlik düzeylerine etkisinin orta seviyede olduğu ve algılanan örgütsel stres ve tükenmişlik düzeylerini düşürdüğü tespit edilmiştir.
Konaklama işletmelerinde insan kaynakları kapsamında işgücü devir hızının analizi ve Muğla bölgesi örneği
ÖZET İnsanların turizm olayı içerisinde sürekli yer değiştirmeleri, hizmet sektörlerinin önemini daha da arttırmaktadır. Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler üretim ve sunumlarını gerçekleştirirken hem birbirleriyle işbirliği yapmak hem de rekabet etmek zorunda kalmaktadır. Bu sektör içinde yer alan konaklama işletmelerinin emek-yoğun özellik taşıması, insan faktörünün tartışılmaz bir yere ve öneme sahip olduğunu göstermektedir. Konaklama işletmelerinde insan kaynaklarının temini ve seçimi, etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi ve yüksek işgücü devir hızı oranını düşürmek, işletme yönetiminin üzerinde önemle durması gereken bir konudur. Konaklama işletmelerinde faaliyetlerin gerçekleştirilmesi hem çok sayıda işgücü gereksinimini hem de bu işgücünün belirgin niteliklerinin olması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Nitelik ve nicelik açısından uygun işgücünün istihdam edilmesi işletmelerin hedeflerine ulaşmada en önemli etkenlerden birisi olarak görülmektedir. Konaklama işletmelerinde insan kaynaklarının önemli bir unsur olması, bu kadroyu biraraya getirecek yönetimin yetki ve sorumluluklarını daha da önemli kılmaktadır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, genel olarak konaklama işletmeleri ve özellikleri, konaklama işletmelerinde insan kaynaklarının yeri ve önemi, özellikleri, örgütlenmesi ve işlevleri ele alınmıştır. İkinci bölümde işgücü devri incelenmiştir. İşgücü devrinin tanımı, kapsamı açıklanarak ekonomik, işletmeler ve işgörenler açısından önemi vurgulanmıştır. İşgücü devir hızı oranı hesaplama yöntemleri ele alınarak konaklama sektöründe işgücü piyasasını etkileyen etkenlere değinilmiştir. Çalışmanın temelini oluşturan konaklama işletmelerinde, işgücü devrine yol açan işletme içi, işletme dışı ve diğer etkenler olarak ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. VIÜçüncü bölümde ise, Türkiye turizminde önemli bir yere sahip olan Muğla bölgesindeki konaklama işletmelerinde yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Oluşturulan teorik çerçeve ve uygulamadan elde edilen bulgular sonucunda, çalışmanın son bölümünde sonuç ve öneriler açıklanmıştır.
Konaklama işletmelerinde halkla ilişkiler kapsamında etkin iletişim teknikleri ve Muğla bölgesinde bir uygulama
ÖZET Günümüzde halkla ilişkilerin önemine ve gerekliliğine inanan işletmelerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Tüm modern işletmeler bünyelerinde halkla ilişkiler faaliyetlerini üstlenecek bir halkla ilişkiler departmanı oluşturmakta ya da işletme dışında bir halkla ilişkiler danışman ajansı ile anlaşarak hedef kitleleri ile iletişimi sağlamaktadır. Turizm sektöründe halkla ilişkilerin en yaygın olduğu işletmelerin başında konaklama işletmeleri gelmektedir. Son yıllarda bu sektöre de yaşanan yoğun rekabet ortamında konaklama işletmelerinin ayakta kalabilmeleri çevreleriyle etkin ve sağlıklı iletişim kurmalarına bağlıdır. Bu durum konaklama işletmeleri ve hedef kitleleri arasında çift yönlü bir iletişim sürecini gerektirmektedir. İşletmeler halkla ilişkiler faaliyetlerine başlamadan önce iç ve dış hedef kitlelerinin özelliklerini ve beklentilerini de çok iyi bilmelidir. Konaklama işletmelerinde halkla ilişkiler yöneticisi tanıma ve tanıtma sürecinde uygun iletişim tekniklerini etkin bir şekilde kullanmalıdır. Çalışma ilk iki bölüm literatür taramasından, son bölüm ise alan araştırmasından olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konaklama işletmelerinin tarihi gelişimi, özellikleri, sınıflandırılması ve örgütlenmesi anlatılmıştır. İkinci bölümde ise halkla ilişkiler konusu ele alınarak, tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ile konaklama işletmeleri içerisindeki yeri ve önemine değinilmiştir. Son bölümde, ülkemizde turizm sektöründe önemli bir yeri olan Muğla bölgesindeki konaklama işletmelerinde halkla ilişkilerden sorumlu yöneticilere uygulanmış olan anket çalışmasından elde edilen bulgular değerlendirilerek, buradan hareketle çalışmalardan çıkan sonuç ışığında önerilerde bulunulmaktadır. VI
Konaklama işletmelerinde tesis alım-satım kararları analizi ve tesis değerlendirme
Dünya turizmindeki gelişmelere paralel olarak 20. yüzyılın son yansında Türk turizminde de çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu gelişmeler, özellikle 1985-1992 yılları arasında turizm yatırımlarına uygulanan teşviklerin de etkisiyle Türk turizminde bir yatırım patlamasına neden olmuştur. Anılan süreçte sektöre yatırım yapan yatırımcılardan birçoğu ise 1992 yılı sonrası karşılaşılan risklerinde etkisiyle zor durumda kalmış ve sonuçta, bazı tesis sahipleri tesislerini satmak zorunda kalmıştır. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. İlk iki bölümde kuramsal görüşlere yer verilirken, üçüncü bölümde ise, ilk iki bölümde savunulan kuramsal görüşlerin sınanmasına yönelik uygulama araştırmasına yer verilmiştir. Birinci bölümde konaklama işletmeciliği, konaklama işletmelerinde büyüme ve gelişme amacı ile çevre analizi konuları ele alınarak, konuların tesis alım-satın kararlan ve tesis değerleme açısından taşıdığı önem vurgulanmıştır. İkinci bölümde ise konaklama işletmelerinde tesis satış ve satın alma kararları ile tesis değerleme konusu ele alınmıştır. Bu kapsamda ilk olarak tesis satış nedenleri, tesis satıcıların hedef ve beklentileri ile tesis değerleme yöntemleri incelenmiştir, ikinci olarak tesis alıcılarının tesis satın alma nedenleri, bir yatırım kararı olarak tesis satın almanın önemi, satın alma süreci, satın alınacak tesisin çeşitli yönlerden analizi, tesis alıcılarının hedef ve beklentileri ile tesis alımının finansal yönü ele alınmıştır. Üçüncü olarak da, tesis alım ve satımına ilişkin işlemlere yer verilmiştir. Konaklama işletmelerinde tesis alım-satım kararları ve tesis değerleme olgusuna yönelik uygulama araştırması ise üçüncü ve son bölümde yer almaktadır. Uygulama araştırması halen Ege Bölgesi'ndeki çeşitli turistik yerleşim merkezlerinde faaliyette bulunan ve el değiştiren 20 tesisi kapsamaktadır. Uygulama araştırmasında elde edilen bulgular işletmelerin genel özelliklerine ilişkin bulgular, işletmelerin genel yapısına ilişkin bulgular ve tesis alım-satım kararlarına ilişkin bulgular olmak üzere üç başlık altında toplanmıştır.
Turizmin ekonomik etkilerinin ölçülmesinde kullanılan yöntemler ve Türkiye`nin aktif dış turizm gelirlerinin ölçümü için bir model önerisi
Özellikle son çeyrek yüzyılda dünya ekeonomisi için önemli bir sektör durumuna gelen turizme karşı olan ilgi de önemli oranda artmıştır. Bu ilginin nedenlerinden biri gelir, istihdam vb. gibi turizmin yarattığı olumlu ekonomik etkilerdir. Ancak, artan bu ilgiye karşın, hetorejen yapısı turizmin tanımlanlanmasını ve ölçülmesini güçleştirmektedir. Bu güçlükler nedeniyle turizmin yarattığı ekonomik etkilerin ölçümü için bir çok yöntem geliştirilmiştir. Geliştirilen yöntemlerden turist harcamalarının gözlemlenmesi, alan araştırmaları, banka kayıt, artık gelirler, mevsimsel fark, harcama oran, maliyet faktör, çarpan, girdi-çıktı ve uydu hesaplama yöntemleri bu çalışmada incelenmektedir. Çalışmada en son olarak incelen yöntem olan uydu turizmin ekonomik etkilerinin ölçümünde uluslararası kabul edilebilir standartlar oluşturmak için Dünya Turizm örgütü, Birleşmiş Milletler, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü vb. gibi çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yöntem Türkiye'nin de içinde bulunduğu bir çok ülke tarafından kullanılmaktadır. Ancak, Yöntem Türkiye'de doğru olarak uygulanamamaktadır. Bu çalışmada UHY, uygulamadaki yanlışlıkların giderilmesi koşuluyla Türkiye için turizmin ekonomik etkilerinin ölçümünde kullanılabilecek en iyi yöntem olarak önerilmektedir. Çalışma sonucunda, Türkiye'nin aktif dış turizm gelirlerini ölçmek için kullandığı uydu hesaplama yönteminin uygulanmasında kimi eksiklikler ve yanlışlıklar olduğu tespit edilmiştir. Bu eksiklik ve yanlışlıklan yerleşik olmayan ziyaretçilerin günübirlikçi ve turist olarak ayrılmaması gibi örneklem hatalarından, anketörlere az ücret ödenmesi gibi uygulama hatalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Tespit edilen eksik ve yanlışlıkların Türkiye'nin dış turizm gelirlerinin olduğundan daha fazla çıkmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Çalışmada DİE tarafından Türkiye'nin aktif dış turizm gelirlerini ölçmek için kullanılan yöntemde tespit edilen eksik ve yanlışlıklan gideren bir model oluşturulmaktadır. Ayrıca, uygulamaya ilişkin çeşitli öneriler geliştirilmektedir. Bu çalışmada geliştirilen modelin doğru bir şekilde uygulanması ile dış turizm gelirleri daha doğru olarak ölçülebilecektir. Böylelikle, aktif dış turizme ilişkin tutarlı ve istikrarlı veriler elde edilecektir. VI
İzmir ilinin turistik arz potansiyeli ve İzmir turizminin geliştirilmesine yönelik politikalar
Turizm; ekonomik, çevresel, kültürel ve sosyal alanlarda etkileri görülen, ağır ve bütünleşmiş bir endüstridir. Turizmin özellikle ekonomik alanda görülen olumlu etkileri gün geçtikçe büyüyen bir endüstri olmasını sağlamış, bu etkilerden en yüksek seviyede yarar sağlamak ve özellik]e toplumsal, kültürel, çevresel boyutlarda orta},a çıkan olumsuz etkilerini azaltmak için planlama çalışmaları yapılmaya başlanmıştır. Turistik politika ve planların temel amacı talebi ülke, biilge veya turistik istasyona çekmektir. Bu amaçla, coğrafi açıdan farklı büyüklükteki turizm alanlarını kapsayan turizm planlaması modelleri geliştirilebilir. Turizm merkezinin coğrafi büyüklüğü ne olursa olsun, planlama faaliyetleri belirli bir süreç çerçevesinde gerçekleştirilir ve süreç içerisindeki her basamağın, planlamanın başarısındaki önemi büyüktür. Süreç içerisinde yer alan iki önemli basamak, mevcut durumun arz ve talep açısından değerlendirilmesidir. Arz kaynaklarının mevcut durumlarının analiz edilerek ortaya çıkarılması ve planlama kararlarının bulunan veriler doğrultusunda şekillenmesi, planlama sürecinin kilit noktası olarak nitelendirilebilir. Bunun yanında ülke, bölge veya turistik istasyona olan talebin mevcut durumu, arz kaynaklarının değerlendirilmesinde önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ifadelerden hareketle, İzmir ilinde turizm talebini arttırmaya yönelik planlama önerileri oluşturulmak amacıyla, turizm açısından arzı ve talebi analiz edilmiş ve talebin arttırılmasına yönelik en uygun alternatifler ortaya konmuştur.
Sürdürülebilir turizm kapsamında ekoturizm ve Edremit yöresi için bir model önersisi
İnsanların eğitim seviyelerinin ve çevre bilincinin artmasıyla birlikte, son yıllarda özellikle doğal ve kültürel açıdan hassas alanlara yönelik seyahatler hızla gelişmektedir. Kitle turizminden kaynaklanan olumsuz çevresel etkilere bir tepki olarak ortaya çıkan sürdürülebilir turizm yaklaşımı doğal, kültürel ve diğer kaynakların zarara uğratılmadan gelecek nesillere aktarılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Sürdürülebilir turizm kapsamında hassas ekosistemler için en uygun turizm türü, ekoturizmdir. Ekoturizm, doğa tabanlı turizmin sürdürülebilir bir türü olarak sadece doğal ve kültürel kaynakların korunması değil, aynı zamanda onların geliştirilmesini de amaçlamaktadır. Ekoturizmin ilkeleri ve standartları konusunda dünya çapında bir uzlaşma* sağlamak ve yaygınlaştırmak için büyük çaba gösterilmektedir. Ekoturizmin küresel öneminin tanınması için Birleşmiş Milletler 2002 yılını, " Uluslararası Ekoturizm Yılı " olarak ilan etmiştir. Türkiye ve Avrupa' da ise, doğrudan ekoturizme yönelik turizm ürünü sayısı çok azdır. Bu destinasyonlarda ekoturizm, mevcut turizm ürünlerinin bir parçası olarak görülmektedir. Bu tezin amacı, ekoturizmin ülkemiz açısından değerlendirilmesi ve Edremit Yöresi için bir ekoturizm gelişme modelinin oluşturulmasıdır. Bu tez çalışmasında, Edremit Yöresi'nde ekoturizm durum (SWOT) analizi yapılmış ve anket tekniği kullanılarak doğa tabanlı turizm aktivitelerine katılan turistlerin profili belirlenmiştir. Daha sonra ekoturizm gelişme modeli kurularak kısaca açıklanmıştır. Sonuç bölümünde ulusal ve yerel yönetimler, turizm sektörü, sivil toplum örgütleri ve ilgili diğer tüm gruplara, yörede ekoturizmin nasıl geliştirileceği konusunda önerilerde bulunulmuştur. v
Turistik destinasyon pazarlaması ve bir alan uygulaması
ÖZET Destinasyon sahip olduğu çekim gücüne bağlı olarak değişik kitlelerin turizme katılmalarını sağlayabilir. Ancak, destinasyonun gelişebilmesi, yeterli talebe ulaşması ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması çağdaş pazarlama imkanlarını ne derece kullandığına bağlıdır. Bu bakımdan, destinasyon pazarlaması ihmal edilemeyecek kadar önemli bir yönetim aracıdır. Destinasyonun korunması, geliştirilmesi ve turizmden gereken payı alabilmesi için etkin bir pazarlama faaliyetinin uygulanması gerekmektedir. Destinasyonların temel sorunlarından birisi planlı, programlı ve örgütlü etkin bir pazarlama faaliyetinin olmayışıdır. Artık destinasyonlar, merkezi hükümetlerin yürüttüğü ve ülke imajını ön plana alan pazarlama anlayışından, destinasyonun özelliklerine uygun yerel motifleri ön plana çıkaran pazarlama faaliyetlerine yönelmek zorundadırlar. Bu çalışmada, öncelikle turistik destinasyon kavramını ele alınmakta ve destinasyonun turizmden yeterli payı alabilmesi için çağdaş pazarlamadan nasıl yararlanabileceğine ilişkin değerlendirmeler yapılmaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır ve çalışmanın ilk bölümünde Dünya'da ve Türkiye'de turizmin gelişmesi, turizmde pazarlama ve destinasyon kavramı üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde turistik destinasyonların geliştirilmesi ve etkin pazarlanması kapsamında yapılması gereken çalışmalar değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümünde ise Gelibolu Yarımadası Milli Parkı'nda uygulanan bir alan araştırmasına yer verilmektedir. Bu çerçevede, Türkiye'de destinasyon pazarlamasının durumu, görülen sorunlar ve ortaya konulan çabalar dikkate alınarak destinasyon pazarlamasının etkinleştirilmesi ve geliştirilmesi için neler yapılması gerektiği tartışılmakta ve sorunların çözümüne ilişkin öneriler ortaya konmaktadır.
İç Anadolu Bölgesi turistik arz kaynaklarının dış turizm talebine etkileri
Bu tezin amacı, İç Anadolu bölgesinin turistik arzının analizi ve dış turizm talebine etkilerinin araştırılmasıdır. Bir ülke, bölge veya yörenin turizm arz kaynakları dış turizm talebini etkileyen en önemli faktörlerindendir. Ülkemiz turizminin çeşitlenerek bütün yıla yayılması çalışmalarında İç Anadolu bölgesinin yadsınamaz bir etkinliği vardır. Tez, üç bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümünde; turizm piyasası, turizm arz ve turizm talebi konularına kavramsal yaklaşımda bulunulmuştur. Tezin ikinci bölümü iki kısımda incelenmiştir. Birinci kısımda; bölgenin arz yönünden analizi yapılmaya çalışılmıştır. İkinci kısımda da bölgeye yönelik dış turizm talebinin genel özellikleri irdelenmiştir. Son bölümde ise, dış turizm talebinin genel özelliklerine göre etkili olabilecek arz varlıkları üzerinde durulmuştur. Bölgedeki turistik faaliyetlerin canlandırılması için, geliştirilmesi gereken turizm çeşitlerine değinilmiştir. Bu bölümde bölgeye gelen turistlere uygulanan anket sonuçları değerlendirerek, bölgedeki arz kaynaklarının dış talebi nasıl etkilediği sorusuna yanıt aranmıştır.
Konaklama işletmelerinde kalite güvence sistemi içinde kalite maliyetlerinin analizi
Kalite işletmelerin gelir ve giderleri üzerinde çeşitli etkiler yaratmaktadır. Bir çok işletme için, kalite artı maliyet anlamına gelmektedir. Oysa günümüzde hızla artan rekabet, günün şartlarına uyumu da beraberinde getirmekte, işletmeleri kalite üzerine yatırım yapmaya zorlamaktadır. ~*, r-* - Klasik yönetici mantığı ile çelişen kalite, işletmelerin kârlılığım olumlu yönde etkileyebilmektedir. Bu amaçla yapılan her türlü yatırımın ve işleınîn rnaliyetler bazında incelenmesi ve analiz edilmesi gerekmektedir. Aksi taktirce kaöteden İstenilen sonucun alınması güçleşecektir. Bir çok sektör içinde genel kabul görmüş olan te&te yönetimi ve kalite güvence sistemi, konaklama endüstrisi için de yakın bir zamanda geçerli olacaktır. -_ -*?-, ? " Bu çalışmada, konaklama işletmelerinin yapacakları kalite ile ilgili her türlü çalışmanın maliyetlerinin izlenmesi, incelenmesi, kontrol ve analiz.,.edüebilnıea için gerekli olan şartlar ele alınmış ve bu amaca yardımcı olacak teknikler bir model üe birleştirilerek değerlendirilmiştir. Çalışmanın ana amacı kalite maliyetlerinin analiz edilmesidir. Bu amaçla öncelikle diğer sektörlerdeki çalışmalar ele1 alınmış, daha sonra bu çalışmalar konaklama işletmelerine uyarlanmıştır. Bu verilerden hareketle, çalışmada, kalite maliyetlerinin kantitatif olarak bütçelenmesine ilişkin, istatistiki bir model geliştirilmiştir. Geliştirilen modelden yola çıkılarak kalite mahyeüeii hem mevsimsel dalgalanmaların olduğu dönemler için, hem de olmadığı dönemler içiiî;
Algılanan kurumsal davranışsal tutarlılık ve duygusal bağlılık ilişkisinde kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine yapılan yüklemelerin aracılık rolü: Otel işletmelerinde bir araştırma
Turizm sektöründe kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin paydaşların tutum ve davranışlarına olumlu etkilemesi nedeniyle stratejik önemi giderek artmaktadır. Paydaşların bu faaliyetlere verdikleri olumlu geri dönüşler, işletmeleri bu faaliyetleri devam ettirme noktasında motive etmektedir. Ancak bu faaliyetlerin sık sık pazarlama aracı olarak kullanılması, işletmelerin tutarsız davranışlar sergilemesi bu faaliyetlerin hangi güdü ile yapıldığına dair yorumların yapılmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla paydaşlar, ne gibi sosyal sorumluluk faaliyetlerinin yapıldığından çok bu faaliyetlerin niçin yapıldığı ile daha fazla ilgilenmektedir. Yani işletmenin bu faaliyetleri gerçekleştirirken asıl maksadı nedir? sorusuna cevap aranmaktadır. Bu noktada paydaşlar otel işletmeleri tarafından gerçekleştirilen KSS faaliyetlerine gerçekçi ve göstermelik (symbolic) yüklemelerde bulunmaktadır. Mevcut çalışmada, Türkiye'de zincir otel işletmelerinde çalışanların kurumsal davranışsal tutarlılık algısının duygusal bağlılık üzerine etkisinde kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine yapılan yüklemelerin (gerçekçi ve göstermelik) aracılık rolü araştırılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Yüz yüze ve bırak-topla yöntemi ile 499 kullanılabilir anket elde edilmiştir. Kurulan model, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, çalışanların kurumsal davranışsal tutarlılık algısının gerçekçi yüklemeleri ve duygusal bağlılığı olumlu, göstermelik yüklemeleri olumsuz bir şekilde etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca KSS faaliyetlerine yapılan gerçekçi yüklemeler duygusal bağlılık üzerine olumlu, göstermelik girişimler ise olumsuz bir etki oluşturmuştur. Son olarak, kurulan ilişkide KSS faaliyetlerine yapılan yüklemelerin kısmi aracılık rolüne sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda uygulamacılara ve sonraki araştırmacılara birtakım tavsiyeler geliştirilmiştir.
Hizmet kalitesi boyutları ile ağızdan ağıza iletişim boyutları arasındaki ilişki: Otel işletmeleri üzerinde bir araştırma
Ağızdan ağıza iletişim kavramı geçmişi bilgi çağından öncesine dayanan, tüketicilerin tavsiye veya şikayet biçimiyle birbirileriyle ürüne ilişkin fikir alışverişinde bulundukları bir faaliyettir. Günümüz bilgi çağında ise ağızdan ağıza iletişim kavramı internet ortamında da gerçekleşmeye başlamıştır. Başka bir deyişle yıllar geçtikçe ağızdan ağıza iletişim kavramı gelişmiş ve daha etkili bir hal almıştır. Hizmet kalitesi kavramı oldukça eski ve kökleri geçmişe dayanan bir kavramdır. Hizmet sektöründeki gelişim ile beraber kalite kavramı ile hizmet kavramı bir arada kullanılmıştır. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hizmet kalitesinin ölçülmesi ve farklı kavramlar (yeniden satın alma niyeti, müşteri memnuniyeti, ağızdan ağıza iletişim vb.) ile olan ilişkisi araştırılmaya ve bu konu ile ilgili çeşitli ölçekler geliştirilmeye başlanmıştır. Pek çok çalışmada, algılanan hizmet kalitesi kavramı ile ağızdan ağıza iletişim kavramı ilişkilendirilmiştir. Algılanan hizmet kalitesinin artması ya da azalması ağızdan ağıza iletişim eğiliminin yönünü etkileyebilmektedir. Tüketicilerin algıladıkları hizmet kalitesinin düzeyine göre, ürüne ilişkin memnuniyet düzeyleri oluşmaktadır. Söz konusu düzey ağızdan ağıza iletişimin içeriğini, yoğunluğunu ve yönünü (olumlu ve olumsuz olması gibi) etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı hizmet kalitesi boyutları ile ağızdan ağıza iletişim arasında ilişki olup olmadığını tespit etmektir. Araştırmanın ikincil amacı ise araştırmaya katılan katılımcıların (turistlerin) ağızdan ağıza iletişim boyutlarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır (Ek 1). Araştırmanın örneklemini, Muğla'da 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde konaklama deneyimine sahip olan 416 yerli turist oluşturmaktadır. Anket uygulaması 2016 yılı Mayıs ile Eylül ayları arasında gerçekleşmiştir. Araştırma aşamasında turistlere ulaşabilmek için, dört ve beş yıldızlı konaklama işletmelerinden, havayolu şirketlerinden ve eğitim kurumlarından faydalanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda güvenilirlik, empati ve heveslilik boyutlarının olumlu ağızdan ağıza iletişim, güven ve empati boyutlarının ağızdan ağıza iletişimin yoğunluğu ve güvenilirlik, empati ve güven boyutlarının ağızdan ağıza iletişimin içerik boyutu arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, demografik değişkenlerden medeni durum ile olumlu ağızdan ağıza iletişim ve yıllık konaklama sıklığı ile ağızdan ağıza iletişimin yoğunluğu arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.
Yerel halkın turizm algısının turizm desteğindeki etkisi: Midyat örneği
Turizm faaliyetlerinin gerçekleştiği yerlerde sosyo-kültürel, ekonomik ve çevresel etkiler dahil çeşitli etkiler gözlenmektedir. Bu etkilerin yerel halk tarafından nasıl algılandığını bilmek; ülke ve bölge turizminin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Bir bölgede turizm sektörünün gelişmeye başlamasıyla birlikte hem pozitif hem de negatif sosyo-kültürel, ekonomik ve çevresel etkiler meydana gelebilmektedir. Bu etkileri en çok yerel halk hissetmektedir. Bu nedenle turizm faaliyetlerine yönelik yerel halkın tutum ve davranışlarının ölçülmesi önemli bir araştırma konusu haline gelmiştir. Tarihi, kültürü ve inanç turizmi yönünden önemli turistik çekiciliklere sahip olan Midyat ilçesi, ulusal ve uluslararası turizm hareketleri yönünden önemli bir turistik destinasyon olarak görülmektedir. Bu çalışmada, Midyat ilçesindeki yerel halkın turizm gelişimine ve turizmin ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel etkilerine yönelik algılarının belirlenmesi amacıyla bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Anket formları yüz yüze görüşme tekniği ile doldurtulmuştur. Araştırma sırasında kullanılmak üzere 450 adet anket formu hazırlanmış ve bu anket formları uygulanmıştır. Dağıtılan anket formlarının 47 adedinin katılımcılar tarafından tam olarak doldurulmadığı tespit edilmiştir. Bunun sonucunda 403 anket değerlendirmeye alınmış ve SPSS programına girişi yapılmıştır. Daha sonra yapılan çok değişkenli sapan analizi sonucunda 39 adet verinin değerlerinin kabul edilen ölçüt olan p<.001 Mahalanobis uzaklığından fazla olduğu belirlenmiş ve bu veriler veri setinden çıkarılmıştır. Uç değerlerin çıkarılmasından sonra çalışmanın analizleri 364 adet veri üzerinden yapılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek amacıyla yerel halkın turizm gelişimine yönelik verdiği destek ile turizmin sosyo-kültürel pozitif, sosyo-kültürel negatif, ekonomik pozitif, ekonomik negatif, çevresel pozitif ve çevresel negatif etkileri arasında çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Ayrıca yerel halkın turizm gelişimine yönelik destek olma düzeyleri ile demografik özellikleri arasındaki farklılıkların belirmesi amacıyla farklılık analizleri yapılmıştır. Elde edilen verilen analizi sonucunda, yerel halkın turizmin, ekonomik ve çevresel etkilerine yönelik algılarının genel itibariyle olumlu olduğu ve turizm gelişimine yönelik faaliyetleri destekledikleri görülürken; turizmin sosyo-kültürel pozitif, sosyo-kültürel negatif, ekonomik negatif ve çevresel negatif etkilerine yönelik algılarının turizmdeki desteğinin anlamlı olmadığı görülmüştür. Farklılık analizleri olarak Cinsiyet, medeni durum ve meslek değişkenleri için Bağımsız Örneklem t-Testi'den yararlanılmıştır. Yaş, eğitim durumu, aylık gelir ve ikamet süresi gibi değişkenler için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yapılmıştır. Farklılık analizleri sonucunda ise; Midyat'ta yaşayan yöre halkının demografik özellikleri ile turizm algıları arasında anlamlı farklılıklara rastlanmıştır.
Batman yerel mutfağının gastronomi turizmine kazandırılmasına yönelik bir araştırma
Turizm faaliyetlerinin doğmasını sağlayan ve ana etkenlerinden olan bireylerin merak ve keşif duyguları; onların yeni yerler, kültürler ve destinasyonlar tanımalarını sağlar. Kişilerin bu ihtiyaçları turizm sektöründe kültür turizminin doğmasını sağlayarak destinasyonların, kültürel, tarihi, coğrafi, dini vb. değerlerini korumalarını ve bu değerleri de gelecek kuşaklara güvenle aktarılmasını yani sürdürülebilirliğini gerekli kılmıştır. Bu kültürel değerlerden birisi de bölgelere ait yerel mutfaklardır. Yerel mutfaklar; bir bölgenin kültürel, sosyal, tarihi, coğrafi ve dini değerlerini taşımakta ve bu değerleri aktarmada önemli bir araçtır. Bu çalışmanın amacı; Batman yerel mutfağına ait yemekleri keşfetmek ve Batman yerel mutfağının sürdürülebilirliğini, gastronomi turizmine kazandırılabilmesini yerel yiyecek işletmeleri aracılığıyla tespit etmektir. Araştırmanın amaçlarından biri de yerel kültürlerin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi açısından literatürde kayıt altına alınıp bir sonraki kuşağa aktarılmasıdır. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın alanı Batman ili olup örneklem belirlenirken maksimum çeşitleme ve amaca yönelik örnekleme yöntemleri kullanılıştır. Araştırmanın veri toplama süreci ve bulgular bölümü iki evrede ele alınmıştır. İlk evrede Batman yerel mutfağına ait yerel yemeklerin belirlenmesi için Batman ili ve ilçelerinde ikamet etmekte olan 58 katılımcıyla yüz yüze görüşme yapılmıştır. İkinci bölümde ise yerel mutfağın sürdürülebilirliğini yerel yiyecek işletmeleri aracılığıyla belirlemek için Batman merkezde bulunan mahalli yemekler üreten 15 yiyecek işletmecisi ve ustalarıyla yüz yüze görüşme yapılmıştır. Elde edilen bulgular betimsel analiz yöntemiyle işlenmiş olup veri haline getirilmiştir. Sonuç olarak Batman iline ait 85 yerel yemek tespit edilmiştir. Yerel mutfak kimliğinin gelişmemiş olduğu, yiyecek işletmelerinde yerel yemeklere gerektiği kadar yer verilmediği, işletmecilerin ve ustaların yerel mutfak hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve herhangi bir kamu veya özel kuruluşun bu konuda daha önce çalışma yürütmediği tespit edilmiştir. Batman mutfak kültürü bilimsel araştırmalar açısından göz ardı edilmiş olmasından ötürü yazılı herhangi bir kaynağın veya bulgusunun bulunmadığı da tespit edilmiştir.
Turist rehberlerinin ınstagram paylaşımlarının kişisel markalaşma kapsamında göstergebilimsel analizi
Bu araştırmanın amacı, turist rehberlerinin kişisel markalaşma çerçevesinde sosyal medya üzerinden yapmış oldukları paylaşımlarda öne çıkan unsurları belirlemektir. Paylaşımlarda yer alan görsel iletilerin çözümlenmesiyle, paylaşımların söz konusu hedef kitle tarafından nasıl algılandığı ve anlamlandırıldığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Instagram profilleri üzerinden deneyimlerini paylaşan ve minimum 10K takipçi sayısına sahip olan turist rehberlerinin paylaşımları göstergebilimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. İncelemede amaçlı örneklem türlerinden olan ölçüt örneklem kullanılmıştır. Araştırma kapsamında yer alan rehberlerin paylaşım sayılarının oldukça fazla olması nedeniyle çalışma, her rehber için en fazla beğeni alan beş fotoğrafla sınırlandırılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, rehberlerin kişisel markalaşma çerçevesinde yapmış oldukları paylaşımlarda görsel iletiler ve renklerin duygular üzerindeki etkisi kullanılarak profesyonel marka algısı oluşturdukları sonucuna ulaşılmıştır. Rehberlerin sahip oldukları yetkinlikler görseller aracılığıyla net bir şekilde ifade edilerek, hedef kitle üzerinde başarılı bir pazarlama stratejisi uygulanmaktadır. Ayrıca belirli aralıklarla paylaşım yapılarak görsellerde sürekliliğin sağlanması, görsellerin altında destinasyonlar hakkında bilgilendirmelerin yer alması ve çeşitli türde turizm faaliyetlerinin gerçekleştirilmesiyle, rehberlerin çok yönlü yapıları vurgulanarak kitle üzerinde etkili bir kişisel marka imajı oluşturulduğu görülmüştür.
Şanlıurfa sıra geceleri ve turizm ilişkisi: Sıra gecesi düzenleyen işletmeler üzerinden bir değerlendirme
Şanlıurfa sıra geceleri ve müzik üzerine birçok çalışma bulunmaktadır fakat Türkiye'de Şanlıurfa sıra gecelerinin turizme etkisi üzerine bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın temel amacı Şanlıurfa'daki geleneksel sıra gecesi aktivitelerinin turizme etkisinin değerlendirilmesidir. Çalışmada yarı yapılandırılmış bir soru formu ile görüşme tekniği kullanılmış ve Şanlıurfa'da sıra gecesi düzenleyen 19 işletme üzerinden veriler toplanmıştır. Ortaya çıkan bulgular Şanlıurfa'daki sıra gecesinin turizmi doğrudan etkileyen bir turistik çekicilik unsuru olduğu, ziyaretçiler için vazgeçilmez bir aktiviteye dönüştüğü; destinasyon memnuniyeti açısından sıra gecelerinin eğlence ihtiyacını karşılayan aynı zamanda kültürel etkileşime de olanak sağlayan bir miras değeri olduğu görülmüştür. Geçmişe göre işletme sayısında ve işletmelerin hizmet unsurlarında değişimler olduğu tespit edilmiştir. Kadın ve erkeklere bir arada hizmet veren hem alkollü hem de alkolsüz işletmelerin olduğu; kentin turistik eğlence imajında sıra gecesinin çok belirgin bir yer işgal ettiği tespit edilmiştir. Sıra gecesi talebini büyük oranda seyahat acentelerinin yönlendirdiği, kentteki işletmeler arasında yoğun rekabetin olduğu ortaya çıkmıştır.
Botan Vadisi Milli Parkı'nın alternatif turizm açısından analizi
Alternatif turizm, başarılı bir şekilde yönetildiğinde destinasyona katkı sağlayacak bir turizm türü olmakla birlikte, doğal alanların yanlış kullanılması ile tahribat ve kültürel yozlaşma gibi olumsuz sonuçlara da neden olabilir. Bu çalışmanın amacı, Siirt ilinin sahip olduğu turizm potansiyeli kapsamında Botan Vadisi Milli Parkı'nın bu potansiyel içindeki yerinin ve öneminin saptanması ve il turizmine katkılarının araştırılmasıdır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır ve veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak kamu kurumları ve özel sektör olmak üzere toplamda 9 kişi ile yüz yüze görüşme sağlanmıştır. Katılımcılara sorulan 10 soruluk görüşme formu kapsamında verilen cevaplar betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Botan Vadisi Milli Parkı'nın, alternatif turizm açısından önemli bir yer olduğu, farklı turizm ürünlerine sahip olduğu ve bu durumun il turizmi için çok önemli avantajlar sağlayacağı saptanmıştır. Bununla birlikte bu potansiyeli değerlendirmek ve alandaki turistik faaliyetleri arttırmak için kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin daha yoğun ve etkili tanıtıcı ve teşvik edici çalışmalar yürütmesi gerektiği tespiti yapılmış ve bu bağlamda öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Alternatif Turizm, Botan Vadisi, Milli Park, Siirt, Turizm
Coğrafi işaretli ürün deneyiminin ziyaretçi memnuniyeti ve davranışsal niyet üzerindeki etkisi: Siirt ilinde bir araştırma
İnsanları bir turistik yöreye ziyaret gerçekleştirme noktasında motive eden önemli unsurlardan birisi, turistik yörenin çekici unsurları olup bu çekici unsurlardan biri coğrafi işaretli ürünler olmaktadır. Nitekim bu ürünler, turistik yörenin diğer turistik destinasyonlardan farklılaşmasını ve kendi destinasyon markasının ortaya çıkmasını sağlayan değerli varlıklardır. Bu çalışmada, Siirt iline turistik amaçlı ziyaret gerçekleştiren yerli turistlerin Siirt ilindeki coğrafi işaretli ürünlere yönelik deneyimlerinin ziyaretçi memnuniyetleri ve davranışsal niyetleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında nicel araştırma yönteminden faydalanılmış ve anket tekniği kullanılmıştır. Bu bağlamda, Siirt iline 10 Şubat 2022 ile 10 Mayıs 2022 tarihleri arasında turistik ziyarette bulunan, Siirt ilinde coğrafi işaretli ürün deneyimi yaşayan, okuryazar olan, fikirlerini beyan etmeye yetkin olan, 18 yaşından büyük 353 yerli turist ile anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırma neticesinde, Siirt'teki coğrafi işaretli ürünlere ilişkin yerli turistlerin deneyimlerinin ziyaretçi memnuniyetlerini ve davranışsal niyetlerini anlamlı olarak, orta ve düşük düzeyde, pozitif yönlü ve kısmen etkilediği bulguları elde edilmiştir. Bununla beraber, araştırmada kullanılan değişkenlere katılımcıların vermiş oldukları yanıtların, çeşitli demografik özellikler bağlamında anlamlı biçimde farklılaştığı da tespit edilmiştir.
Ayancık Kültür Keten ve Ahşap Festival deneyimlerinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkileri
Festivaller, insanların eğlenceli vakit geçirmesine, sosyalleşmesine, kültürleşmesine olanak sağlayan farklı seçenekleriyle her zaman tercih edilebilecek dolu dolu zaman geçirilebilen toplumsal bir organizasyondur. Bu açıdan Ayancık ilçesinde yapılan festivallerin başlangıcından itibaren günümüzü kadar gösterdiği değişim ve gelişim detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, ilçede her yıl düzenli olarak yapılan Ayancık Kültür Keten ve Ahşap festivallerini değerlendirmek ve festivale katılım sağlayan yerli halkın memnuniyetini ölçmektir. Memnuniyeti ölçmede hizmet kalitesi boyutlarından (erişim ve altyapı, mekan ve personel, ürün) yararlanılmıştır. Çalışmada ilk olarak literatür taraması yapılarak teorik çerçeve ve kavramları anlamlı kılmak üzere altyapı oluşturulmuştur. Kuramsal çerçeveye uygun olarak değişkenler belirlenmiştir. Araştırma evrenini 23.739 kişilik nüfusu ile Sinop iline bağlı Ayancık ilçesinde yaşayan halk oluşturmaktadır. Araştırma verileri anket tekniği ile toplanmıştır . Toplamda kolayda örnekleme yöntemi ile 530 anket elde edilmiştir. Öncelikle toplanan anketlerin güvenirlik analizi yapılmıştır. Daha sonra temel analiz tekniği olarak açımlayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Açımlayıcı faktör analizi ile faktörleşme sonuçları belirlenmiştir. Bu analiz, küçük ölçekli yapılan bir festival etkinliğinin hizmet kalitesi boyutlarının memnuniyet üzerinde etkisininin olup olmadığını değerlendirmek üzere regresyon analizinden faydalanılmıştır. Bu analizler neticesinde araştırmada kurgulanan erişim ve altyapı kalitesinin memnuniyeti istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde etkilediği, mekan ve personel kalitesinin memnuniyeti istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde etkilediği ve ürün kalitesinin memnuniyet üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğu yönünde kurulan hipotezler deseklenmiştir.
Yerel halkın turizm gelişimine yönelik algıları: Mardin Süryani topluluğu örneği
Bu çalışmanın amacı, turizm hareketinin geliştiği ve yoğunlaştığı destinasyonlarda yerel halkın turizm gelişimine yönelik algılarını belirlemektir. Bu kapsamda araştırma, turizmin yerel toplum üzerindeki etkilerini, etnik ve dini açıdan zengin bir mirasa sahip olan Mardin'de, önemli etnik topluluklardan biri olan ¨Süryaniler¨ üzerinden incelemiştir. Süryani toplumunun özel olarak seçilmesinde, Anadolu'nun çok eski ve farklı etnik ve dini kimliği olan bir halk olması, onlarla ilgili turizm odaklı yeterli sayıda çalışma olmaması, unutulmaya yüz tutmuş bir toplum olmaları gibi faktörler etkili olmuştur. Mardin'in tezin araştırma alanı olarak belirlenmesi ve sınırlandırılmasında; turizm faaliyetlerinin yoğun olarak gerçekleştiği bir il olması, Süryani halkının daha çok Mardin ve çevresinde yaşamlarını sürdürmeleri ve Süryani Kadim Kiliselerinin ikisinin de Mardin'de olması belirleyici olmuştur. Araştırma evreni Mardin ili sınırlarında ikamet eden Süryani topluluğudur. Tez bir alan araştırması olup nicel ve nitel yöntemleri kullanan karma bir yapıya dayanmaktadır. Alan araştırmasının verileri anket tekniği kullanılarak yüz yüze görüşmeyle ve araştırmacının doğrudan gözlemleriyle toplanmıştır. Araştırma sonucunda Süryaniler'in, Mardin'de turizm gelişiminden genel olarak memnun oldukları; turizmin ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel etkilerine yönelik yüksek düzeylerde olumlu algılara sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca turizmin, Mardin'de yaşayan Süryani toplumuna özellikle ekonomik yönden olumlu katkı sağladığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Mardin, Süryaniler, Turizm gelişimi, Turizmin etkileri, Türkiye, Yerel halk.
Kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel Siirt mutfağı
Turizm, destinasyonların sahip olduğu tarihi, coğrafi ve dini özelliklerin korumasını ve gelecek kuşaklara güvenle aktarılmasını zorunlu kılmıştır. Korunması gerekli kültürel değerlerden biri de yöresel mutfaklar, yani geleneksel yemeklerdir. Yöresel mutfaklar; bir yörenin kültürel, tarihi, coğrafi ve dini değerlerini taşımada ve bu değerleri sonraki nesillere aktarmada önemli bir araçtır. Bu araştırmanın temel amacı; geleneksel Siirt mutfağının gastronomi turizmine kazandırılabilmesi için geleneksel Siirt mutfağına ait yemekleri tespit etmektir. Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı bu araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Geleneksel Siirt yemeklerinin belirlenmesi için 60 kişi ile yüz yüze görüşmeler yapılmış ve elde edilen bulgular betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir Araştırma sonucunda 81 adet geleneksel Siirt yemeği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda, geleneksel Siirt mutfak kimliğinin gelişmemiş olduğu ve 84 yiyecek işletmesinden yalnızca 13 işletmede geleneksel yemeğin yer edindiği, bunlardan 8 tanesinde yöresel yemek olarak yalnızca büryan kebabının bulunduğu, 5 işletmede ise ortalama olarak 6 adet geleneksel Siirt yemeğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle yiyecek işletmelerinde geleneksel yemeklere yeterli düzeyde yer verilmediği ve geleneksel Siirt yemeklerinden çoğunun unutulma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda araştırma sonucunda, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel Siirt yemeklerinin sonraki kuşaklara aktarılması için bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastronomi turizmi, Geleneksel Siirt yemekleri, Siirt, Siirt mutfağı,
Gastronomi turizmi kapsamında Diyarbakır'ı ziyaret eden turistlerin yerel yemek deneyimlerinin memnuniyete etkisi
İnsanoğlunun en temel ihtiyaçlarının başında gelen yeme-içme faaliyeti günümüz imkânları ve teknolojisiyle birleştiğinde destinasyonlara olan ilginin artmasına hatırı sayılır bir ivme kazandırmıştır. Bu bağlamda Turizm faaliyetlerinin doğuşundaki ana etkenlerinden olan merak ve keşif etme dürtüleri; yeni yerler görme ve yeni lezzetler tatma eğilimleri insanları destinasyonlara olan ilgiyi bu doğrultuda arttırdığı bilinmektedir. Bu sebeple; Diyarbakır ili destinasyon açısından değerlendirildiğinde; yerel ve yöresel lezzetleri, coğrafi yapısı, dini değerleri, kültürel zenginliği, insanoğlunun ilk yerleşik hayata geçişinin temelinin atıldığı köklü tarihi ile birlikte, bir bütün olarak değerlerin gelecek kuşaklara güvenle aktarılması gerekmektedir. Yukarıdaki bilgiler ışığında; kültürel mirasımız olan Diyarbakır'a ait yerel yemeklerin turistler üzerindeki deneyimlerinin memnuniyete etkileri araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın yöntemi nicel araştırma olup; çalışmada anket ile veriler toplanılarak Diyarbakır ilinde bulunan toplam 12 yerel ve zincir konaklama işletmesindeki misafirlerden yerel yemeklerin deneyimi üzerine duygusal, bilgiye dayalı, sağlık, prestij, kalite, fiyat, etkileşim, tadımsal, memnuniyet ve destinasyon imajı gibi değerlerin beklenti ve seçimlerindeki algılarının tespiti adına toplamda 457 adet anket uygulanmıştır. Elde edilen bilgiler ve veriler SSPS programı ile analizi yapılıp değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Anket uygulanan misafirlerin demografik özellikleri ve yerel yemekler ile ilgili suallere ilişkin olarak; geçerlilik ve güvenilirlik analizi, faktör analizi ve hipotezleri test etmek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde; yerel yemek sunan konaklama işletmelerinin müşterilerine sunduğu yerel yemeklerin; gastronomi kapsamında deneyimlerine ait değerler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, gastronomi turizmi kapsamında Diyarbakır'ı ziyaret eden turistlerin yerel yemek deneyimlerinin memnuniyete etkileri pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu bilgisine varılmıştır.
Sportif amaçlı rekreatif faaliyetlere katılan bireylerin sosyalleşme düzeyleri
Bu araştırma sportif amaçlı rekreasyonel faaliyetlere katılan bireylerin sosyalleşme düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmış betimsel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Batman ilinde bir spor kulübüne üye veya bir fakülteye yeni başlayan bireyler oluşturmaktadır. Örneklem olarak kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında 395 ölçek dağıtılmış ve 344 tanesi analiz için uygunluk göstermiştir. Araştırmada bazı değişkenler ile birlikte Şahan (2007) tarafından geliştirilen sosyalleşme ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada verilerin normal dağılım sağlayıp sağlamadığını belirlemek için basıklık, çarpıklık ve medyan değerlerine bakılmış ve verilerin normal dağılım sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS paket analiz programı kullanılmıştır. Bu yönde katılımcılara ait frekans bilgileri, güvenirlik, normal dağılım testleri, t -Testi ve ANOVA analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre rekreatif amaçlı spor faaliyetlerine katılan bireylerin sosyalleşme düzeyleri yüksektir. Araştırmaya katılan bireylerin sosyalleşme düzeyleri cinsiyet ve rekreatif amaçlı spor faaliyetlerine katılım biçimine göre anlamlı fark göstermişken; medeni durum, yaş, gelir düzeyi, haftada yapılan etkinlik sayısı değişkenlerine göre anlamlı fark göstermemiştir.
Üniversite öğrencilerinin Batman'da turizm algısı ve turizme katılımı'nın değerlendirilmesi
Bu çalışmanın temel hedefi, Batman ilindeki üniversite öğrencilerinin turizm algılarını ve turizmin gelişimine verdikleri destek düzeyini belirlemektir. Ayrıca, bu verilerin öğrencilerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini araştırmaktır. Araştırma kapsamında, Üniversite öğrencilerinin Batman ilinin turizm potansiyeli algılarını ve Batman ilinin turizm gelişim düzeyine katkıları üzerinde durulacaktır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, turizmle ilgili genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölüm, Batman ili ve turizm özellikleri hakkında bilgi sunmaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise Batman Üniversitesi öğrencilerinin Batman ilindeki turizm algıları ve turizmin gelişimine verdikleri desteği belirlemek amacıyla gerçekleştirilen araştırma sonuçları yer almaktadır. Araştırma yöntemlerinden olan Nicel Araştırma Yöntemi uygulanan araştırmada, mevcut durumu belirginleştirmek için anket yönteminden yararlanılmış olup, evreni oluşturan Batman Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerden 417 katılımcıdan veri alınarak örneklem belirlenmiştir. Toplanan veriler SPSS 21 programında analiz edilerek katılımcıların demografik farklılıklarına göre turizmi nasıl algıladıkları ve etkileri ölçmek için T-testi ve ONE-WAY ANOVA varyans analizleri yapılmıştır. Katılımcıların turizmin sosyo-kültürel, ekonomik, çevresel ve gelişme düzeyine yönelik pozitif ve negatif etkileri tespit etmek için "Korelasyon Analizi ve Çoklu Regresyon Analizi" yapılmıştır. Çıkan test sonuçlarına bakıldığında Üniversite öğrencilerinin turizm etkilerini algılamaları cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve gelir durumu gibi demografik özelliklerden ötürü anlamlı değişkenlik göstermektedir. Turizmde oluşan pozitif havanın, turizmin gelişimine yönelik desteği yükselttiği görülmüştür. Bu açıdan (pozitif) ekonomik, (pozitif) sosyo-kültürel ve çevresel etkilerin, turizm sektöründe daha belirleyici olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Edebiyat turisti profilinin belirlenmesi: Karacaoğlan Edebiyat Müzesi örneği
Özel ilgi turizm çeşitlerinden olan edebiyat turizmi, 18. yüzyıldan sonra gelişim gösteren ve günümüzde popülerliğini her geçen gün arttıranbir destinasyondur. Edebiyat turizminde bireyler, edebi meraklarını gidermek, yeni mekânlar keşfederek yeni deneyimlerde bulunmak, bir yazarı ya da eserini yerinde görmek veya geçmiş ile kültürel bir bağ kurmak için dünyanın farklı yerlerine seyahat edebilmektedir. Diğer turizm türlerinde olduğu gibi edebiyat turizminde de seyahatlerin sürdürülebilir olması önemli bir etkendir. Bu anlamda, edebiyat turizmde sürdürebilirliği sağlamakiçin, bireyleri seyahat etmeye iten güdünün ne olduğunu bilmek gerekir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin Adana İli Seyhan İlçesinde bulunan Karacaoğlan Edebiyat Müzesi'nin ziyaretçi profilini belirmeye yöneliktir. Elde edilen bulgular, ziyaretçiler için çekim unsuru olan edebiyat müzelerinin sürdürebilirliği açısından önemli bilgiler içermektedir. Çalışmanın bir diğer amacı ise, elde edilen veriler üzerinden karar vericilere ve sektör temsilcilerine edebiyat müzelerinin geliştirilmesi ve edebiyat müzelerinin sürdürebilirliği için farklı önerilerde bulunmaktır. Çalışma, keşifsel bir araştırmayı gerektirdiğinden, nitel araştırma tekniklerinden faydalanılarak yarı yapılandırılmış görüşme formu üzerinden katılımcılara çeşitli sorular sorulmuştur. Katılımcılardan alınan cevaplar, yorumsamacı bir yaklaşımla ele alınıp müzenin ziyaretçi profili ortaya konmuştur. Araştırma sonunda, Karacaoğlan Edebiyat Müzesi ziyaretçi profilinin edebiyat, tarih, kültür ve miras turizmi meraklılarından oluştuğu görülmüştür. Çalışmada elde edilen bulgular, edebiyat müzelerinde sürdürebilirliği sağlamak ve yerel ekonomilere katkıda bulunmak açısından rehber niteliğindedir.
Lise ders müfredatında yer alan somut kültürel mirasların yeterlilik analizi
İnsanların tarihte belli amaçlarla bir araya gelmeye başlayıp topluluklar oluşturduğu ilk anlardan itibaren, kendilerine ait temel yaşam biçimleri ortaya çıkmış ve kendilerinden kültürel izler bırakmışlardır. Günümüzdeki genç kuşağın atalarından kalan kültürü benimsemesi, özümsemesi ve koruyabilmesinin temel yolu ilk olarak onu tanımasından geçer. Bu yüzden, binlerce yıllık geçmişten kalan kültürümüzün tanıtılması oldukça önemlidir. Çünkü, bir topluluğu diğerlerinden ayıran en önemli unsur kendine özgü olan her şeyi içinde barındıran 'kültür' ve o kültürden kalan 'somut kültürel miraslardır'. Bu çalışmada, lise ders müfredatı ve ders kitapları aracılığıyla somut kültürel miraslara yer verilip verilmediği 'Doküman Analizi Yöntemi' kullanılarak incelenmiştir. Çalışma sonunda, kitapların çoğunda yeterince 'Somut Kültürel Miras' a yer verilmediği belirlenmiştir. Pek çok kitapta ise, verilen 'Somut Kültürel Miras' ların tanıtılmadan görselde ya da cümle içinde sunulduğu görülmüştür. Orta öğretim kurumları amaçları arasında yer alan "ortak bir kültür vermek ve kültürel nitelikleri geliştirmek hedefine" yaklaşmak için daha çok 'Somut Kültür Mirası' na yer verilmesi gerektiği önerilmiştir.
Edebiyat turizmi alanında Türkiye'de yapılmış çalışmaların bibliyometrik analizi
Edebiyat turizmi, edebi eserler ve yazarlarıyla ilgili şehirleri ve yerleri ziyaret etme pratiğidir. Edebiyatı seyahat ve kültürel deneyimlerle birleştiren edebiyat turizmi, kesinlikle yeni bir olay değildir ve birkaç yüzyıldır uygulanmaktadır. Yazarlar ve şairlerle veya edebi eserlerle ilişkili yerleri görmek, deneyimlemek amacıyla yapılan seyahatlere olan ilgi 19. yüzyılda artmıştır. Edebiyat turizmi turistlerin yerel kültürü derinlemesine hissetmelerine olanak sağlamakta, aynı zamanda yazara ve edebiyata ilişkin bilgilerini arttırmaktadırlar. Edebiyat turizmi hem turizmin sürdürülebilir kılınmasına katkıda bulunmakta hem de kültürel mirasın korunmasında önemli bir rol almaktadır. Çalışmamızın amacı, edebiyat turizmi alanında Türkiye'de 2000 ve 2022 yılları arasında yapılmış yayınları tarama ve içerik analizi yoluyla inceleyerek ilgili alanda ülkemizdeki çalışmaların düzeyini, eğilimlerini ve elde edilen sonuçları tespit edip çalışmaların genel durumunu ortaya koymaktır. Tespit edilen çalışmalar yayın yılları, yazarları, yayın başlıkları, yayın yerleri, yayın dilleri, yayın türleri, konuları, amaçları, yöntemleri ve sonuçları olmak üzere belirli bibliyometrik parametrelere göre incelenmiştir. Belirlenen değişkenlere göre çalışmalar hakkında benzerlikler, farklılıklar, genellemeler yapılmaya çalışılmış ve çeşitli tespitlerde bulunulmuştur.
İstanbul'a gelen turistlerin sorumlu turizm algılamaları
Sürdürülebilir turizm kavramı tüm dünyada yıllar içinde önem kazanarak yeni kavramların ortaya çıkmasına basamak hazırlamaktadır. Sürdürülebilir turizmin bir kolu olarak sorumlu turizm kavramı, turizmi yönetme şekillerinden biri olduğu düşünülmektedir. Turizmin olumsuz ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerini azaltmayı ve yerel halka fayda sağlamayı amaçlayan sorumlu turizm yaklaşımı destinasyonda yer alan bütün paydaşların sorumluluklarının bilincinde olmasını ve bu sorumluluklar çerçevesinde gerçekleştirdikleri uygulamalarını kapsamaktadır. Bu çalışmanın amacı, İstanbul'u ziyaret eden turistlere yüz yüze anket uygulanarak sorumlu turizm algılarını ölçmektir. Sorumlu turizmde, turizmin rolü ve İstanbul'a gelen turistlerin sorumlu turizm algıları üzerinden değerlendirilmiştir. Dünyadaki sorunlara yönelik hem teorik hem de pratik anlamda sorumlu yaklaşım ve uygulamalar gelişmekte olsa da halen istenilen seviyede değildir. Bu konunun ele alınmasının ana sebeplerinden birisi budur. Böylece sorumlu turizmin gerçekleştirilebilmesi için alınacak önlemler ve geleceğe yönelik önerilerde bulunulması amaçlanmıştır. Tez için 2022-2023 yılının farklı dönemlerinde İstanbul'u ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin sorumlu turizm algılarını ölçmeye yönelik anket çalışması yapılmıştır. Toplam 401 kişiye ulaşılarak, görüşleri alınmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin değerlendirmesinde SPSS 24 (Statistical Package for Social Sciences) paket programından yararlanılmıştır. Elde edilen veriler sonucu, öğrenim durumu ve uyruk değişkenleri açısından anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Anahtar Kelime: Çevreye Karşı Sorumlu Davranış, Sorumlu Turizm, Sürdürülebilir Turizm, Turist
Türkiye'deki turist rehberlerinin kültürel yetkinliklerinin incelenmesi
Turist rehberleri, görev ve sorumlulukları bakımından turist ile yerel halk arasındaki kültür elçileri olarak tanımlanabilmektedir. Bu görevi yerine getirirken hem yerel halkı hem de ziyaretçileri birçok açıdan tanımak zorundadırlar. Kültürü oluşturan temel unsurlara, yani yerel dil, gelenek ve görenekler, yerel halkın dini ve ahlaki normları, giyim kuşam tarzı gibi unsurlara karşı bir farkındalıklarının olması gerekmektedir. Bu bağlamda düşünüldüğünde turist rehberlerinin, kültürel anlamda yetkin birer birey olmaları son derece önem arz etmektedir. Bu çalışmada, turist rehberlerinin kültürel yetkinliklerinin turistler ve turist rehberleri gözünden ne düzeyde olduğu araştırılmaktadır. Ayrıca değerlendirmeleri arasında bir farklılaşmanın olup olmadığı da araştırma kapsamında incelenmektedir. Araştırma nicel araştırma yöntemiyle, anket tekniği kullanılarak yürütülmüştür. Türkiye'de aktif olarak rehberlik yapan kokartlı 204 turist rehberi ve en az bir rehberli tura katılmış 372 turist araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Katılımcılardan toplanan verilerin SPSS istatistik programı ile analizleri yapılmıştır. Analizler sonucunda, turist rehberlerinin kültürel yetkinlikleri adlı ölçeğin on alt boyutuyla ilgili sonuçlar ortaya çıkarılmıştır. Rehberlerin kültürel yetkinliklerinin turistler ile rehberlerin değerlendirmeleri arasında bir fark olup olmadığını belirlemek için yapılan ilişkili örneklem için t-testi sonucunda yerel seyahat ortamını anlama, kültürler arası iletişim ve etkileşim becerileri, yerel kültürü anlama ve kültürel yakınlık alt boyutlarında anlamlı farkları olduğu saptanmıştır. Ayrıca, turistler ile rehberlerin dil yeteneği, yerel yaşam alışkanlığını anlama, tur üyelerinin kültürel geçmişlerini anlama, kültürel empati, kültürel arabuluculuk ve kültürel uyum alt boyutlarıyla ilgili değerlendirmeleri arasında anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Bu sonuçlara göre bazı teorik ve pratik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kültürel yetkinlik, Turist rehberliği, Yetkinlik