
122
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Pt/n-InP schottky diyotların elektron radyasyonuna verdiği tepkinin farklı sıcaklık koşullarında araştırılması
Bu çalısmada Pt/n-InP Schottky kontaklarının elektriksel özelliklerinde meydana gelen elektronradyasyonundan kaynaklanan değisimler farklı sıcaklık sartlarında incelendi. Öncelikle InPyarıiletkeni ayrıntıları tezde belirtilen sekilde kimyasal temizleme islemlerine maruz bırakıldı.Daha sonra önceden hazırlanmıs Zn-Au alasımı yarıiletkenin arka yüzüne termal buharlastırmayöntemiyle buharlastırıldı. Bu asamadan sonra düsük dirençli omik kontak elde etmek içinnumune azot gazı akısı altında 300 0C'de 3 dakika kuartz tüp fırında tavlandı. Dairesel formlarhalinde platin metal kontaklar magnetik alanda saçtırma yöntemi kullanılarak tavlanannumunenin ön yüzünde olusturuldu. Daha sonra numune, bir doğrusal elektron hızlandırıcı(LINAC) kullanılarak 12 MeV elektron radyasyonuna maruz bırakıldı. I-V ölçümleri 20, 160,260, 300, 320 ve 400 K sıcaklık kosullarında radyasyondan önce ve sonra alındı. TemelSchottky diyot parametreleri hem I-V-T hem de Norde metodu kullanılarak elde edildi. 160,260, 300, 320 ve 400 K'de diyodun doğru beslem elektriksel karakteristiklerinde pek fazla birdeğisim olmazken 20 K'de küçük bir değisim dikkati çekmektedir. Ters beslem akımı iseradyasyonla birlikte 20, 160, 260, 300, 320 ve 400 K sıcaklıklarının hepsinde artmıstır.
GEANT4 ve FLUKA Monte Carlo simülasyon kodları kullanılarak bazı minerallerin Am-241/Be nötron kaynağının zırhlanması için kullanılabilirliklerinin değerlendirilmesi
Radyasyon içeren uygulamalar teknolojinin gelişimine bağlı olarak günümüzde son derece yaygındır. Radyasyonun canlı organizmalara verdiği zararlar bilinmektedir. Bu zararlardan korunmanın üç yolu mesafe, zaman ve zırhlama olarak sıralanabilir. Bu çalışmanın amacı hem 4,5 MeV nötron yayınlayan hem de 59,54 keV enerjili gama ışınımına sebep olan ve özellikle nükleer araştırmalarda sıkça kullanılan Am-241/Be kaynağı için mineral tabanlı yeni bir zırh ve kolimatör malzemesi önermektir. Bu çalışmada doğada bulunan on farklı mineralin Am-241/Be kaynağını zırhlama kapasiteleri araştırılmıştır. FLUKA ve GEANT4 Monte Carlo simülasyon kodları 4,5 MeV enerjili nötron ve 59,54 keV enerjili gama tesir kesiti hesaplamaları için kullanılmıştır. Minerallerin radyasyon soğurma performanslarının değerlendirilebilmesi için ayrıca en sık kullanılan yapı malzemelerinden beton için de aynı simülasyon hesaplamaları yapılmıştır. Mineraller için elde edilen sonuçlar beton ile karşılaştırılmıştır ve minerallerin betondan daha iyi zırhlama kapasitesine sahip oldukları belirlenmiştir. Çalışmanın en önemli sonucu Anyuiite mineralinin hem gama hem de nötron radyasyonuna karşı kullanılabileceğinin belirlenmiş olmasıdır.
Türkiye'de kullanımdaki bazı tekstil ürünlerinin radyasyon azaltma özelliklerinin araştırılması
Türkiye'de kullanımda olan bazı tekstil ürünlerinin radyasyon azaltma özellikleri farklı enerjili fotonlar için örneklerin kütle soğurma katsayıları (m/r cm2/gr) ölçülerek araştırılmıştır. Bu amaçla örnekler Am?241 ve Ba?133 radyoaktif nokta kaynaklardan yayımlanan 16?362 keV enerji aralığındaki fotonlar ile ışınlandı. Her örnek ve enerji için, kaynaktan gelen soğurulmamış Io şiddeti ve numune tarafından soğurulduktan sonraki I şiddeti MCA ile birleşik bir NaI(Tl) dedektör transmission geometrisi kullanılarak ölçüldü. Daha sonra kütle soğurma katsayıları bu şiddetler kullanılarak belirlendi. İncelenen tekstil ürünlerinin radyasyon zayıflatma özelliklerinin karşılaştırılması için sonuçlar grafiksel olarak çizildi. Bu grafiklerden tekstil ürünlerinin radyasyon azaltma özelliklerinde örneklerin tipine ve içeriğine bağlı olarak önemli farklılıklar olduğu görülmüştür.
Bazı şifalı bitkilerin dalga boyu dağılımlı X-ışını floresans (WDXRF)ve taşınabilir enerji dağılımlı X-ışını floresans (EDXRF) spektrometreler ile elementel analizi
Bitkisel çay veya ilaç olarak kullanılan bazı bitkilerin elementel konsantrasyonları dalga boyu dağılımlı X-ışını floresans (WDXRF) ve taşınabilir enerji dağılımlı X-ışını floresans (P-EDXRF) spektrometreler kullanılarak belirlenmiştir. Genellikle yaprak şeklinde olan bütün numuneler aktarlardan alınmıştır. Farklı şifalı bitkilerin X-ışını floresans (XRF) analizleri bitkilerin elementel kompozisyonları ve konsantrasyonlarının belirlenmesinde metodun güvenilir olduğunu göstermiştir.
Pomza taşının radyason zırhlama özelliklerinin araştırılması
Pomzanın radyasyon zırhlama özellikleri farklı foton enerjileri için kütle soğurma katsayıları ölçülerek araştırlmıştır. 59,5, 80,9, 295,5 ve 361,3 keV enerjili fotonları elde etmek için 241Am ve 133Ba radyoaktif nokta kaynaklar kullanılmıştır. Her bir numune ve enerji için kaynaktan gelen soğurulmamış Io şiddeti ve numune tarafından soğurulduktan sonraki I şiddeti MCA ile birleşik bir NaI(Tl) dedektör transmission geometrisinde kullanılarak ölçüldü ve kütle soğurma katsayıları bu şiddetler kullanılarak belirlendi. Foton (X-ışını veya ?-ışını gibi) azaltma kabiliyetini belirlemek için pomza için elde edilen sonuçlar kurşun, çimento ve farklı konsatrasyonda pomza ihtiva eden (%0, %25, %50 ve %75) kurşun ve çimento agregaları ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca, kütle soğurma katsayılarının deneysel değerleri, Monte Carlo simülasyonu ve WinXCom yazılım ile elde edilen teorik değerler ile karşılaştırılmıştır. Genellikle, standart hata sınırları içerisinde deneysel ve teorik değerler arasında bir uyum vardır.
E - 80 uluslararası karayolunun Gürbulak Hudut Kapısı – Erzurum bölümünde toprakta trafik kaynaklı ağır metal kirliliğinin araştırılması
Bu çalışmada E-80 uluslararası karayolunun Gürbulak hudut kapısı – Erzurum arasında kalan kısmında trafik kaynaklı olarak toprakta meydana gelebilecek ağır metal kirliliği araştırılmıştır. Bunun için Gürbulak hudut kapısından Erzurum'a kadar olan güzergâh üzerinde seçilen 15 farklı yerden otoyola 0, 10 ve 20 metre uzaklıktaki noktalardan 5 cm derinlikten toprak örnekleri alınmıştır. Toplanan örnekler gerekli işlemlerden geçirildikten sonra ICP – MS (Inductively coupled plasma mass spectrometry) ile örneklerdeki element (B, Al, V, Cr, Mn, Fe, Ni, Cu, Zn, As, Se, Mo, Cd, Sb, Ba, Au, Hg ve Pb) konsantrasyonları tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar her bir nokta için trafik yoğunluğu ve çevre koşulları dikkat alınarak birbirleriyle karşılaştırılmış ve ağır metal birikimleri için kabul edilebilir sınır değerleri üzerinde bir kirliliğin oluşup oluşmadığı araştırılmıştır.
Fen eğitiminde kavramsal ve işlemsel öğrenme üzerine akademisyen görüşleri
Öğretim elemanlarının kavramsal ve işlemsel öğrenmenin dengelenmesinin önemi üzerine görüşleri ve bu görüşler doğrultusunda fizik problemlerinin çözümünde işlem basamaklarının oluşturulması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem gurubunu, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi Fen ve Fizik eğitimi alanlarında görev yapan 8 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Bu araştırmada kavramsal ve işlemsel öğrenme tanımlarının ve basamaklarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan 12 adet görüşme sorusu yorumlayıcı bir yaklaşım olan fenomenografik yaklaşıma göre gruplandırılmıştır. Gruplandırma sonucunda 4 farklı kategori (A, B, C ve D) ortaya çıkmıştır. A grubunda kavramsal bilgi ile işlemsel bilginin arasındaki ilişkilerin belirlenmesi, B grubunda fen eğitiminde kavramsal bilgi ve işlemsel bilginin öneminin belirlenmesi, C grubunda kavramsal ve işlemsel öğrenmenin anlamlı olması kalıcılık konusunda birbirleri üzerine etkilerinin sorgulaması, D grubunda ise fizik öğrenme ve matematik öğrenmenin birbirleri üzerine etkisini sorgulanması amaçlanmıştır. Görüşmeler sonunda elde edilen verilere göre fen eğitiminde kavramsal öğrenme ve işlemsel öğrenmenin çok önemli olduğu, işlemsel bilginin kavramsal bilgiyi, kavramsal bilginin de işlemsel bilgiyi içerisinde barındırdığı, kavramsal bilginin kazanılmış olmasının işlemsel bilginin kazanılmasına etki edeceği ancak işlemsel bilginin kazanılmış olmasının kavramsal bilgi edinmeye etki etmeyebileceği, kavramsal öğrenme ve işlemsel öğrenmenin dengelenmesi gerektiği, dengenin olduğu öğrenmelerde öğrencilerin anlamlı ve kalıcı öğrenmeleri ile pozitif bir ilişki kurulabileceği, öğrencilerin fizik problemlerini çözerken matematik kullanmada zorluk yaşamalarının nedeni olarak da eğitim sistemi, öğretmen ve öğrenciden kaynaklanan çeşitli faktörlerin etkili olduğu belirtilmiştir. Fen ve matematik eğitiminde kavramsal ve işlemsel bilginin dengeli kullanılması sonucunda öğrenme daha sağlıklı, kalıcı ve anlamlı olacaktır.
Fen Bilimleri dersi 6. sınıf insanlarda üreme, büyüme ve gelişme konusunda öğretmen ve öğrenci cinsiyet farklılığının akademik başarıya etkisi, öğretmen ve öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Fen Bilimleri Dersi Ortaokul 6. Sınıf "İnsanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme" konusunda öğretmen ve öğrenci cinsiyet farklılığının akademik başarıya etkisini araştırmaktır. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Bu kapsamda öğrencilere akademik başarı testi ve anket uygulanmış öğretmenlere de yarı yapılandırılmış mülakat yapılmıştır. Çalışma 2014-2015 eğitim-öğretim yılında kız ve erkek öğrencilerin ayrı sınıflarda öğrenim gördüğü 6. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırmayı yürütebilmek için 4 grup seçilmiştir. Bu gruplardan 2 tanesi kız grubu, 2 tanesi erkek grubu olarak belirlenmiştir. Kız öğrencilerden oluşan grubun birine bayan öğretmen (N: 24), diğerine ise erkek öğretmen (N: 21) 'İnsanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme' konusunu anlatmıştır. Aynı şekilde erkek öğrencilerden oluşan grubun birine erkek öğretmen (N: 19) diğerine ise bayan öğretmen (N: 19) "İnsanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme" konusunu anlatmıştır. 'İnsanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme' konusunda öğretmenin cinsiyetinin farklılığının akademik başarıya etkisini belirlemek amacıyla, veri toplama aracı olarak ön test-son test yaklaşımıyla İnsanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme Başarı Testi (İÜBGBT) kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu 78 öğrenciye ve yarı yapılandırılmış mülakat formu ise 10 Fen Bilimleri öğretmenine "İnsanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme" konusu anlatılırken öğrencilerin ve öğretmenlerin sorunlarını ve duygularını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, "İnsanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme" konusunda öğretmen cinsiyeti ve öğrenci cinsiyetinin aynı olduğu gruplar ile öğretmen cinsiyeti ve öğrenci cinsiyetinin farklı olduğu gruplar arasında akademik başarı açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yapılan anket uygulaması sonucunda ise öğrencilerin en çok karşı cinsiyetinteki öğretmenden utandığı, çekindiği ve bu yüzden soru soramadıkları belirlenmiştir. Örneğin, "Sperm ve yumurta nasıl bir şeydir?","Ergenliğe girilirken acı çekiliyor mu?". Öğretmenlerden elde edilen yarı yapılandırılmış mülakat sonuçlarına göre, öğretmenlerin bu konuyu anlatırken daha çok düz anlatım yöntemini kullandığı, yaşadıkları sorunlara farklı çözümler getirdiği, öğrencilerin bu konuyu ayıp olarak algıladığı, öğrencilerin utandığı ve kendi cinsiyetindeki öğretmenden duygusal olarak daha rahat öğrendiği sonucu elde edilmiştir.
ARCS motivasyon yönteminin 8. sınıf hücre bölünmesi ve kalıtım ünitesinde öğrencilerin motivasyonu, başarısı ve tutumlarına etkisi
Öğrenme-öğretme sürecinin verimli bir şekilde yürütülerek öğrencilerin akademik başarılarının artırılması birçok kavramla ilişkilidir. Öğrencilerin derse yönelik motivasyon düzeyi ve tutumu bu kavramların en önemlilerindendir. Bu araştırmada ARCS Motivasyon modelinin öğrenci motivasyonuna, tutuma ve akademik başarıya etkisi incelenmiştir. Çalışmada karma araştırma metodu kullanılmıştır. Çalışmanın nicel kısmında; iki farklı öğretim yönteminin etkinliğini belirlemek amacıyla "yarı deneysel desen" kullanılmıştır. Deney grubunda Fen Bilimleri dersi Hücre Bölünmesi ve Kalıtım ünitesinin öğretimi ARCS Motivasyon öğrenme modeline uygun dizayn edilerek öğretim yapılırken, kontrol grubunda ise öğretmen merkezli öğretim aynı öğretmen tarafından yapılmıştır. Araştırmanın uygulama süreci 7 haftalık toplam 28 saatlik uygulama süresince gerçekleşmiştir. Araştırmada akademik başarı testi, fen bilimlerine yönelik tutum ölçeği, fen bilimleri motivasyon ölçeği ve öğrenci mülakatları (görüşme) formu olmak üzere dört farklı ölçme aracı ile veri toplanmıştır. Araştırma, Ağrı merkezde bulunan bir devlet ortaokulunda 8. sınıfta öğrenim görmekte olan (N=242) öğrenciden oluşan deney ve kontrol grubu ile yürütülmüştür. Tüm 8. Sınıf öğrencilerinden 7 sınıftan yansız olarak seçilen 3 sınıf deney grubu, 4 sınıf ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmanın nicel verileri SPSS-20 (Statictical Package for Social Sciences Program, Version 20) programı ile nitel verilerini ise içerik analizine tabii tutulmuş frekans ve temalar yüzde olarak ifade edilmiştir. Araştırma sonunda deney grubu ve kontrol grubu birbirleri ile karşılaştırılırken grupların deneysel çalışma öncesi ve sonrası kendi performansları da karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda deney ve kontrol grubunun motivasyon ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları olarak anlamlı fark saptanmıştır. Deney grubunun deneysel çalışma öncesi ve sonrasındaki motivasyon performansları arasında anlamlı farklılık saptanırken, Kontrol grubunda anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Cinsiyet bazında modelin kız öğrencileri erkek öğrencilere göre daha fazla öğretime motive ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenciler kullanılan motivasyon modelinin aktif öğrenmeyi desteklediğini, derse karşı motivasyolarını artırdığını, derslerin eğlenceli ve zevkli geçmesine neden olduğunu, kolay öğrenme ve ders çalışma isteğini artırarak, kendilerine olan güveni artırdığı yönünde olumlu görüş bildirmişlerdir. Araştırmada hem deney grubunun hem de kontrol grubunun çalışma sonrasındaki tutum puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmış, deney ve kontrol gruplarının her ikisin de derse karşı olumlu tutum geliştirdikleri belirlenmiştir. Akademik başarı anlamında deney grubu ile kontrol grubu arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır. Buradan hareketle ARCS Motivasyon Modelinin akademik başarıyı arttırmada, öğrencilerin derse olan tutumlarında olumlu etkisi olduğu söylenebilir.
Fen ve Teknoloji dersinde TGA stratejisi ile zenginleştirilmiş animasyon destekli öğretimin akademik başarıya, tutuma ve kalıcılığa etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, fen ve teknoloji dersinde duyu organları konusunun öğretiminde, TGA stratejisi ile zenginleştirilmiş animasyon destekli öğretimin, öğrencilerin akademik başarılarına, derse yönelik tutumlarına ve bilgilerin kalıcılığına olan etkisini incelemektir. Araştırmada ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma, 21'i deney grubunda, 21'i kontrol grubunda olmak üzere toplam 42, 7. sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Deney grubu öğrencilerine TGA ile zenginleştirilmiş animasyon destekli öğretim yöntemi uygulanırken kontrol grubuna yapılandırmacı öğretim yöntemi uygulanmıştır. Gruplara öğretimden önce ve sonra duyu organları başarı testi, tutum ölçeği ve kalıcılık testi uygulanmıştır. Yöntemin etkinliğini daha detaylı olarak belirlemek için deney grubu öğrencilerine animasyon görüş ölçeği ve öğrenci görüş ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilere ait TGA etkinlikleri formları da diğer bir veri toplama aracı olarak dikkate alınmıştır. Nicel veriler bağımsız t testi ile Mann Whitney U testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları deney ve kontrol gruplarında akademik başarı, derse yönelik tutum ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığı bakımından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir. Animasyon görüş ölçeğinden elde edilen bulgular, öğrencilerin animasyonla öğretime karşı yüksek oranda olumlu görüşlere sahip olduklarını ortaya koymuştur. Öğrenci görüş ölçeğinden elde elden sonuçlardan ise, öğrencilerin uygulanan bu yöntemle konuyu dahi iyi anladıklarını, dersin daha zevkli ve eğlenceli geçtiğini, derse yönelik ilgi ve katılımlarının arttığını düşündükleri tespit edilmiştir. Ayrıca TGA etkinlikleri formlarının analizinden elde edilen bulgular uygulamada öğrencilerin bildikleri ile öğrendiklerini karşılaştırdıkları ve bunun sonucunda yanlış ya da eksik bilgilerini düzelttiklerini göstermiştir.