Anadolu University
Discipline

İletişim Tasarımı ve Yönetimi Anabilim Dalı

Anadolu University

97

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada otosansür: Facebook örneği

Herkesçe kabul edildiği gibi İnternet, iletişimin geçmişe göre daha kolay gerçekleşmesine yardımcı olmaktadır. Dünyanın küçüldüğü algısını da beraberinde getiren bu görüş, bu küçük dünya içindeki etkileşimlerin daha hızlı ve etkin biçimde gerçekleşmesine yaramaktadır. Bu açıdan bakıldığında, sosyal medya kavramı da bireylerin etkileşim hızına katkı sağlayan bir olgu olarak dikkat çekmektedir. Ancak iletişimin başatlığına paralel olarak ilerleyen denetim kavramı da, İnternet ve sosyal medyanın gelişimine ayak uydurmayı başarmış; farklı yollarla İnternet'in sunduğu özgürlük alanının sınırlanması yolunda kimi adımlar atmıştır. Sansür kavramının karşılayabileceği sınırlamalar, bariz denebilecek biçimlerde İnternet ve sosyal medyanın yarattığı hareketlenmeler dâhilinde de görünür olmuşlardır. Sansürün doğal bir sonucu olarak görülebilecek otosansür de bireylerin sosyal medyadaki etkileşimleri üzerinde söz sahibi olma potansiyeli nedeniyle günümüz Internet dünyası içinde önemli bir yer teşkil etmeye başlamıştır. Bu çalışma da Facebook örneği üzerinden sosyal medyadaki otosansür eğilimlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, gözetim ve suskunluk sarmalı bağlamında, çevrimiçi anket ve yarı yapılandırılmış görüşme aracılığıyla Facebook kullanıcılarının davranışlarını inceleyerek otosansür davranışlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır.

FacebookMedyaOto-sansür+4
Duygu Tosunay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Alt kültür müziği olarak rap şarkı sözleri üzerine bir inceleme

Bu araştırma, rap müzik alt kültürünün günümüzdeki temsilinin üreticilerince yazılmış şarkı sözlerinin incelenmesinden meydana gelmektedir. Birleşik Devletler'de ortaya çıkıp dünyaya yayılan, Türkiye'de ise Almanya'ya göç eden Türk işçi ailelerin çocukları sayesinde tanınmaya başlanan rap müzik, 90'lardan günümüze kadar gelişimini sürdürmüştür. Bu araştırmanın amacı bir alt kültür müziği olan rap'in sözlerinin incelenmesi yoluyla, alt kültürün ortaya çıktığı dönemden, gelişimi ve günümüz sürecine kadar olan durumunu incelemektir. Bu amaçla, Eskişehir'de en az on yıldır rap müziğin temsilcisi olmuş kişilerin en çok dinlenen üç şarkısı (toplamda dokuz şarkı) içerik analizi yoluyla incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre temsilcilerin hangi konularda şarkılar yazdığı, bahsetme biçimleri, alt kültür müziğinin nasıl temsil edildiği ortaya konulmuştur. Temsilciler rap müziğin ortaya çıktığı dönemlerle ilişki kurulabilecek yakınlıkta alt kültürün temsilini sağlamakta; ayrıca içinde bulundukları egemen kültüre de eleştirel bir yaklaşım sergilemektedir. Anahtar Sözcükler: Rap, Alt kültür, Şarkı sözleri, Gençlik.

AltkültürRap müzikŞarkı sözleri
Bilal Kır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlerin Facebook kullanımları: Almanya ve Türkiye örneği

Çalışma Federal Almanya ve Türkiye Cumhuriyeti'ndeki 15-24 yaş arası bireylerin sosyal medya uygulamalarından Facebook kullanımlarının belirlenmesi ve karşılaştırılması amacıyla hazırlanmıştır. Bu kapsamda dünya genelindeki popüler sosyal paylaşım web sitelerinden olan Facebook üzerinden iki ülke arasındaki kullanım pratikleri yapılandırılmış çevrimiçi görüşme yöntemiyle değerlendirilmiş ve karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular Alman ve Türk gençlerinin Facebook kullanımlarının büyük oranda benzer olduğunu ancak Türk gençlerin sosyal medya olgusuna Alman gençlere kıyasla daha dikkatli bir yaklaşım gösterdiğini ve belli başlı içerikleri paylaşma anlamında çeşitli korkulara ve endişelere sahip olduğunu göstermiştir. Bu anlamda Alman gençlerin Facebook'ta daha özgür bir tavır sergiledikleri, Türk gençlerinin ise çeşitli çekincelerle hareket ettiği gözlenmiştir.

AlmanyaFacebookGençler+6
Burcu Tarcan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada kurum kimliği yönetimi: Türkiye'nin en büyük 500 şirketi üzerine bir araştırma

Sosyal medya hem bireyler hem de kurumlar açısından günümüzün en önemli iletişim araçlarından biri haline gelmiştir. İşletmeler, organizasyonlar ve kuruluşlar sosyal medyayı hedef kitleleri ile iletişim kurmada önemli bir araç olarak görmeye başlamıştır. Yapılan araştırmalar, kurumsal sosyal medya kullanımının her sene artmakta olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak, sosyal medyada yer almaktan daha önemli olan bu ortamın nasıl kullanıldığıdır. Sosyal medyanın sağladığı avantajlardan faydalanmak ve kurum imajını artırmak amacıyla kurumların kendilerini, diğer bir ifade ile kurumsal kimliklerini sosyal medyada doğru bir şekilde temsil etmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, kurumların sosyal medyada kimliklerini nasıl yansıttıklarını ve yönettiklerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, 2013 yılında Fortune tarafından belirlenen Türkiye'nin en büyük 500 şirketi içerisinden alınan örneklemin resmi Facebook hesabı, içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir.

FacebookFacebookISO 500+7
Gülçin Salman
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin iş doyumu, Bursa Devlet Hastanesi örneği

Bu araştırma; Bursa Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşirelerin iş doyum düzeylerini belirlemek ve iş doyum düzeylerinin tanımlayıcı özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; 2012 yılı Aralık ayında Bursa Devlet Hastanesi'nde çalışan ve araştırmaya katılmayı gönüllü kabul eden 138 hemşireye uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 21.0 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan hemşirelerin tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde yüzde ve frekans analizlerinden, iş doyum düzeylerinin belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin tanımlayıcı özelliklerine göre iş doyum düzeylerindeki farklılaşmaların incelenmesinde t testi, tek yönlü anova ve tukey testlerinden, iş doyum düzeylerini belirleyen boyutlar arasındaki ilişkilerin incelenmesinde korelasyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda; araştırmaya katılan hemşirelerin, işin kendisi, güvenilirlik, çalışma arkadaşlarıyla ilişkiler boyutuna ilişkin iş doyum düzeylerinin orta düzeyin üzerinde olduğu, ücret, yükselme, çalışma ortamı ve koşullarına ilişkin iş doyum düzeylerinin düşük olduğu ve gelişme olanakları, yönetim biçimi, yöneticilerle ilişkiler ve genel iş doyum düzeylerinin orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada hemşirelerin cinsiyetlerine, medeni durumlarına, görev yaptıkları birimlere, çalışma sürelerine, görev yaptıkları birimdeki çalışma sürelerine ve çocuk sahibi olma durumlarına göre iş doyumlarında istatistiksel açıdan farklılaşmaların olmadığı, yaşlarına, eğitim düzeylerine, mesleğini severek seçme ve severek yapma durumlarına göre ise iş doyum düzeylerinde farklılaşmaların olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hemşirelerin iş doyum düzeylerini belirleyen tüm boyutlar arasında istatistiksel açıdan pozitif yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. Görev yeri değişkenine göre hemşirelerin beklenti düzeyleri ücret, çalışma ortamı ve koşulları boyutlarında farklılaşmaktadır. Ayrıca görev yeri değişkenine göre, hemşirelerin beklentilerinin karşılanması gelişme olanakları boyutunda farklılaşma olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş doyumu, iş memnuniyeti, hemşire,

Devlet hastaneleriHemşirelerİş doyumu
Dürdane Öztürk
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Blogalan kullanıcılarının blogalan deneyimlerine ve etkileşimlerine yönelik algısı

Bu çalışmanın temel amacı blog yazarlarının ve kullanıcılarının blogalan deneyimini nasıl algıladığı ile birlikte bloglarda etkileşimi hangi araçların artırdığını ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda 18 blog yazarı ve 251 blog kullanıcısının demografik özellikleri, İnternet ve blog kullanım alışkanlıkları, bloglarda etkileşim amacıyla kullandıkları araçlar ve uygulamalar irdelenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada nitel ve nicel veri toplama yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Blog yazarları ile çevrimiçi görüşme yapılırken blog kullanıcılarına çevrimiçi anket uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre blog yazarlarının ve kullanıcılarının blogalanı büyük oranda bilgi ve deneyim paylaşım alanı olarak algıladığı; buna ilave olarak, blog kullanıcılarının eğlenmek/vakit geçirmek için blogları ziyaret ettiği açığa çıkmıştır. Blog yazarları ve kullanıcıları, yoğun olarak e-posta ve toplumsal ağlar aracılığıyla etkileşim kurmakta; blog kullanıcıları blog içeriğine yorum yazarak ve içeriği toplumsal ağlarda paylaşarak içeriğe katkı sağlamaktadır, içeriği geliştirmektedir. Bununla beraber araştırma sonuçları, blogalanda görsel ve video paylaşımı, sayfa tasarımı, hipermetinselliğin etkileşim üzerinde olumlu etkileri olduğuna işaret etmektedir. Anahtar sözcükler:Blogalan, blog, etkileşim, Web 2.0, yeni medya, toplumsal ağ

BlogEtkileşimSosyal ağlar+3
Şeyma Esin Erben
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyanın üniversite öğrencilerinin siyasal katılım davranışlarına etkisi

Siyaset, en geniş anlamda, insanların hayatlarını düzenleyen genel kuralları yapmak, korumak ve değiştirmek için gerçekleştirdikleri etkinliklerdir. Siyaset kaçınılmaz bir unsur olduğundan bireyin siyasete katılması da bu karşı karşıya geliş noktasında ortaya çıkmaktadır. Bireyler hemen her alanda hayatlarına dâhil ettikleri sosyal medya ve internet teknolojilerini siyasal alanda da kullanmaya başlamaktadırlar. Bu çalışmanın genel amacı sosyal medya üzerinden üniversite öğrencilerinin siyasal katılım davranışlarını belirlemek, bu davranışlara yönelik algıları tespit etmek ve çevrimiçi davranışlarla belirlenen demografik etkenler arası ilişkiyi incelemektir. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırma sürecinde öncelikle konuyla ilgili alanyazın taraması yapılmış ve kavramsal çerçeve ortaya konulmuştur. Araştırma sürecinin devamında araştırmanın amacına ve desenine uygun olarak Anadolu Üniversitesi öğrencilerinin görüşlerine ilişkin iki bölümden oluşan ölçek uygulanmıştır. Araştırmanın alanyazın taramasının ardından veri toplama aracının bir taslağı geliştirilmiş ve uzman panel değerlendirmesine sunulmuştur. Belirlenen 46 davranış için tekrar araştırma görevlileriyle görüşülmüş ve uzman panel değerlendirmesinden alınan geri bildirimler paralelinde 3 ifade çıkarılmış, 4 ifade üzerinde değişiklik yapılmıştır. Ölçeğin ilk bölümü katılımcının kişisel bilgilerini içermektedir. İkinci bölümünde belirlenen çevrimiçi siyasal katılım davranışları boyutlarına ilişkin 46 ifade yer almaktadır. Ölçeğin geliştirilmesi süresince biri araştırma görevlileri biri de öğrenciler olmak üzere iki grup ile görüşülerek olası çevrimiçi siyasal davranışlar son olarak onlarla da tartışılmıştır. İki grup ile de ön deneme yapılarak ölçeğin güvenirliliği ölçülmüştür. Araştırma kapsamında Anadolu Üniversitesi öğrencilerinden 406 kişiye ulaşılmış ve katılım konusundaki görüşleri incelenmiştir. Birçok yönden Türkiye ortalamasını karşılaması nedeniyle ortalama bir üniversite olan Anadolu Üniversitesi üniversite öğrencilerinin yapısını da yansıtmaya uygun olarak görülmüştür. Araştırma sonuçlarının değerlendirilmesinde istatiksel yöntemlerden olan t-testi, ANOVA ve Ki kare testlerinden yararlanılmış, dağılımlar için ise frekansların alınması yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma sonuçları sosyal medyanın siyasal kullanımına yönelik kuramlardan "pekiştirme kuramına" uygun veriler ortaya koymuştur. Sonuçlara göre katılımcılar sosyal medya üzerinden yoğun siyasal etkinlikler gerçekleştirmemektedirler. Başvurulan davranışların hemen hepsi düşük yoğunlukta gerçekleşmektedir. Sosyal medya, siyasal olarak daha ilgili ve kendisini siberaktivist olarak tanımlayan kişiler tarafından siyasal amaçlarla kullanılmaktadır. Geri kalan daha kalabalık kesim ise sosyal medyada siyasal davranışlara anlık olarak başvurmaktadır. Bu başvurulan davranışlar da genel olarak paylaşım ve iletişim temelli yani düşük emek harcanan eylemler olarak ortaya çıkmaktadır. Yine sonuçlara göre üniversite öğrencileri siyasal haberlere sosyal medya üzerinden ulaşmakta, sosyal medyaya çok fazla zaman ayırmakta ve siyasal davranışlarda filtrelerin, internet fiyatlarının ve veri kaydının birer engel olduğunu belirtmektedirler. Anahtar Sözcükler: Siyasal katılım, aktivizm, siberaktivizm, sosyal medya, internet.

AktivizmSayısal aktivizmSiyasal katılma+3
Kemal Elciyar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İletişim fakülteleri öğretim üyelerinin ve öğrencilerinin sayısal vatandaşlık özyeterliklerine ilişkin algılarının değerlendirilmesi

Sayısal teknolojilerin, özellikle internet teknolojisinin, bilgi devrimi sonrasında toplumsal tabana oldukça hızlı bir biçimde yayılması ve çevrimiçi yaşantının bireylerin günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi sonucu vatandaşlığın yeni bir formu olan sayısal vatandaşlık bireylerin öğrenmeleri ve geliştirmeleri gereken bir yeterlik olarak kendine yer bulmuştur. Özellikle 2000'li yıllarla birlikte bir bütün olarak iletişim ve eğitim sektörlerinin sayısal teknolojilerle iç içe geçmesi, beraberinde iletişim fakültelerinde sayısal teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması, bu teknolojileri kullanabilecek ve öğretebilecek kişilerin istihdam edilmesi ve sayısal teknolojilere hakim "sayısal vatandaşların" yetiştirilmesi gerekliliğini getirmiştir. Bu bağlamda, bu araştırmanın genel amacı iletişim fakültelerinin birer üyesi olarak öğretim üyeleri ve öğrencilerin sayısal vatandaşlık özyeterlik algılarının belirlenmesidir. Araştırma, betimsel bir çalışmadır. Öncelikle sayısal vatandaşlık ile ilgili alanyazın taraması yapılmıştır. Daha sonra ölçümün yapılabilmesi için Likert tipi bir ölçek geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçek üç bölümden oluşmuştur. İlk bölümde bireylere ilişkin genel bilgiler toplanmıştır. İkinci bölümde sayısal vatandaşlığın gerçekleşebilmesi için bir ön koşul olarak bireylerin teknoloji hakimiyetleri ölçülmüştür. Üçüncü bölümde ise Mike Ribble (2008) tarafından ortaya atılan sayısal vatandaşlığın dokuz bileşeni çerçevesinde hazırlanan ifadeler katılımcılara yöneltilmiştir. Daha sonra sorular SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Ardından örneklem içerisinden gönüllü olan kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nicel ve nitel verilerin yorumlanması ile de bazı çıkarımlarda bulunulmuştur. Katılımcıların genel olarak sayısal vatandaşlık özyeterlik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Bununla birlikte sayısal vatandaşlığın bileşenleri üzerinden cinsiyete, statüye, bölümlere, gelir gruplarına ve unvana göre belirlenen gruplar arasında karşılaştırmalar yapıldığında çeşitli farklılıklar çıkmıştır. Nicel veriler yarı yapılandırılmış görüşme sonucunda elde edilen verilerle karşılaştırıldığında bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Bu fark kendisini şu şekilde göstermiştir: Likert ölçeği sonucunda hem öğretim üyelerinin hem de öğrencilerin kendilerini sayısal vatandaşlık konusunda yeterli gördükleri gözlemlenmiştir; ancak yarı yapılandırılmış görüşmelere katılan öğretim üyeleri kendilerini, öteki öğretim üyelerini ve öğrencileri bu konuda yetersiz gördüklerini belirtmişlerdir. Bununla birlikte öğrenciler de yarı yapılandırılmış görüşmeler esnasında öğretim üyelerinin sayısal vatandaşlık konusunda yetersiz olduklarına inandıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcıların üyesi oldukları kurumun ve ayrıca hükümetin konu ile ilgili çalışmalarını yetersiz gördüğü, konuyla ilgili olarak çeşitli eleştirilerinin ve geleceğe ilişkin endişelerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu da gerek belirtilen farkın sebebinin anlaşılması için fiili durumun ölçülmesini gerekse bireylerin yetersiz gördüğü noktaların ve endişelerinin giderilmesi için çeşitli çalışmaların yapılması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sayısal Vatandaşlık, Sayısal Yerliler, Sayısal Göçmenler, Bilgi Toplumu, Likert Ölçeği.

Bilgi toplumuSayısal iletişimSayısal vatandaşlık+6
Taner Kızılhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık konulu bloglarda alternatif tıpla ilgili içeriklerin sunumu

İnsanlar doğaları gereği, sağlıklı ve uzun yaşamak için olanakları çerçevesindeki tüm yollara başvurmaktadırlar. Bu yollardan biri alternatif tıp diye adlandırılan uygulamalardır. Hızla gelişen bilişim ve iletişim teknolojileri, hastalıklardan korunma ve hastalıkların tedavisine ilişkin bilgi, ürün ve uygulamaların popülerleşmesini sağlamaktadır. Sağlık konusundaki bu ilgi; özellikle internette (bloglar, web siteleri, tartışma forumları, vb.), sağlıkla ilgili bilgilerin sürekli artarak bilgi kirliliği ve karmaşıklık yaratmasına neden olmaktadır. Bu çerçevede; bu araştırma, sağlık konulu bloglarda alternatif tıpla ilgili içeriklerin incelenmesi amacını taşımaktadır. Bu amaçla, dört blog sitesinde yer alan 230 içerik, içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir. Araştırma sonuçları genel bilgiler, blogların tasarımı ve içerikleri olmak üzere üç alt başlıkta ortaya koyulmuştur. Genel olarak; araştırmaya dahil edilen blogların uzmanlığa sahip olmayan kişilerce yönetilen, tavsiye amaçlı bloglar olduğu ortaya konulmuştur. Bununla birlikte blogların tasarımı irdelendiğinde, etkileşim açısından olumlu ögeler taşıdığı ve genel olarak kullanıcı dostu olduğu belirlenmiştir. Bloglarda sunulan içerikler ele alındığında ise bloglarda ticari amaç güdülmediği, içeriklerin düzensiz aralıklarla eklendiği, günlük/anlaşılır dil kullanıldığı, çoklu ortam ögelerine yer verildiği, modern tıp konusuna olumsuz yaklaşılmadığı görülmektedir. İçeriklerde en çok işlenen konular; "endokrin, beslenme ve metabolik hastalıklar", "kan ve kan yapıcı organ hastalıklar ve bağışıklık sistemini içeren hastalıklar" ve "sindirim sistemi hastalıkları" iken, yer verilen bilgilerin kaynakları yerli ve yabancı olarak ikiye bölünmüştür. Buna göre yerli kaynak olarak en çok yeni medya (internet gazetesi, bloglar, vb.), yabancı kaynak olarak ise en çok kitaplar ve dergilerin kullanıldığı görülmüştür. Son olarak içeriklerin dörtte üçünde hem önleyici hem de tedavi edici bazı uygulamalara yer verilmiştir. Bitkiler/bitkisel ürünler, ev yapımı ilaçların kullanımının en çok önerilen uygulamalar olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'de alternatif tıp ile ilgili blogların oluşturulmasında çeşitli olumlu ve olumsuz yönlerin varlığı tespit edilmiştir. Araştırma bağlamında bunlarla ilgili olarak sonraki kuramsal ve pratik çalışmalara yönelik öneriler getirilmiştir.

BlogSağlık iletişimiSosyal medya+2
Nasıf Ali Ünügür
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Gönüllülüğün değişen boyutu "Sanal Gönüllülük" ve üniversite gençliğinin sanal gönüllülük farkindalığı

Bu çalışma, gönüllülük faaliyetleri içerisindeki yeri günden güne genişlemekte olan sanal gönüllülüğün, gerek internet ve internet temelli uygulamaları kullanmadaki yoğunluk ve becerileri gerekse gönüllülük alanında varolmaları büyük önem taşıyan gençler tarafından nasıl algılandığını, gönüllülüğün değişen bu yeni boyutuna katılım düzeylerini ve katılım motivasyonlarını ortaya koymaya çalışmaktır. Yapılan bu araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2016-2017 öğretim yılı güz döneminde Anadolu Üniversitesi'nde öğretim gören üniversite öğrencileri olarak belirlenmiştir. Araştırmada ihtiyaç duyulan verilerin toplanabilmesi maksadıyla "Üniversite Öğrencilerinin Sanal Gönüllülük Algıları ve Sanal Gönüllülük Faaliyetlerine Katılım Anketi" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların; internetin gönüllülük faaliyetlerinin yapılış tarzını değiştirerek gönüllülere yeni fırsat alanları açtığı, sanal gönüllülüğün kişilerin ilgilendikleri alanda gönüllü olabilmesine olanak tanıdığı, gönüllülüğün belli bir zaman ve mekâna bağlı olma zorunluluğunu ortadan kaldırdığı, koşulları gereği gönüllü olamayan kişilere gönüllü olma olanağı sağladığı ve gönüllülerin çalışma programlarını kendi koşullarına uyarlamalarına imkân verdiği düşüncelerine ciddi bir biçimde katıldıkları saptanmıştır. Yapılan sanal gönüllülük faaliyelerinde daha çok sosyal ağlar üzerinden gerçekleştirilebilen, kısa süreli gönüllülükler öne çıkmaktadır. Ayrıca gönüllülük ve sanal gönüllülük algılarına ilişkin ortalama puanlar; cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir fark gösterirken eğitim yılına göre anlamlı bir fark göstermemektedir. Gönüllülük ve sanal gönüllülük algılarına ilişkin ortalama puanların ise gönüllü olma değişkenine göre anlamlı bir fark gösterdiği, bununla birlikte sanal gönüllülükte bulunma sıklığı ile sanal gönüllük algısı ortalama puanları arasında da anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Gönüllülük, Sanal gönüllülük, İnternet, sosyal medya

Gönüllü katılımGönüllü çalışanlarGönüllülük+4
Nihan Şengöz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyadakı kültürel kimliklerin dönüşümü odaklı "blogger anne" kimliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın konusu, sosyal medyadaki kültürel dönüşüm odaklı 'blogger anne' kimliklerinin incelenmesidir. Bu konu çerçevesinde anne kimliği ile blog ortamında bulunan ve kendini 'blogger anne' olarak tanımlayan 8 kullanıcıyla derinlemesine görüşme yapılmıştır. Görüşmeler betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Görüşmenin yanı sıra 27 blog sitesinin her birinin son 7 paylaşımı içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, katılımcıların blog ortamında annelik kimliklerini nasıl sundukları ve kültürel anlamda annelik kimliğindeki dönüşümler ortaya konulmuştur. Bunun sonucunda sosyal medya aracılığı ile geleneksel annelik kimliğinde çözülmeler olduğu ancak toplumun geleneksel kültürel alt yapısının anne kimliği üzerinde etkisinin devam ettiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Kültür, kimlik, kültürel kimlikler, kadın kimliği, anne kimliği,toplumsal cinsiyet, sosyal medya, blog

AnnelikAnnelik temsilleriBlog+5
Gözde Yardım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya sanatı olarak glitch ve görsel iletişim yansıması

Bu çalışmanın amacı yeni medya sanatı olarak glitchin görsel iletişim yansımasını araştırmaktır. Yeni medya, 20. yüzyılın sonlarında iletişim ve yayıncılık alanında gerçekleşen ilerlemenin bireylere ve kitlelere ulaşan, her geçen gün yenilenen, değişen ve çeşitlenen araçların tümünü kapsamaktadır. Yeni medya gündelik hayatı, alışkanlıkları değiştirmiş ve sanat alanına da yeni bir açılım getirmiştir. Yeni medya sanatı olarak glitch, yeni medya nesnesini sıradan formundan ve söylevinden sıyıran ve makine insan iletişimi sonucu ortaya çıkan bir türdür. Daha önce bu konuyla ilgili bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle, öncelikle yeni medyanın, yeni medya sanatının, glitchin ne olduğu, türleri ve çeşitli eleştirileri ele alınmıştır. Ardından glitchin görsel iletişim üzerine etkisini değerlendirebilmek adına üç aşamada çalışma yürütülmüştür. Birinci aşamada alan uzmanları tarafından belirlenen ölçütleri karşılayan ve glitch konusunda uzman olan tasarımcılardan açık uçlu görüşme formu ile görüşlerini ifade etmeleri istenmiştir; ikinci aşamada ise yine aynı tasarımcı grubunun gönüllü katılımı ile glitchleme temalı bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte katılımcı glitchleri doküman yolu ile elde edilen verileri oluşturmuştur. Elde edilen bu veriler doküman analizi ile yorumlanmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında glitchleme yolu ile üretilen tasarımlar, belirli bir süreç içinde toplanmış, tasarımlara ilişkin katılımcılar ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve katılımcıların glitch ve görsel iletişim ile ilgili görüşleri alınmıştır. Araştırmanın üçüncü aşamasında ortaya çıkan glitchler görsel iletişim tasarımı alanındaki uzmanlar tarafından görsel iletişim dili bağlamında değerlendirilmiş ve değerlendirme süreci araştırmacı tarafından yorumlanmıştır. Çalışma sonucuna göre yeni medya sanatı olarak glitch görsel iletişim diline etki etmiş ve var olan görsel iletişimi dönüştürmüştür. Anahtar Kelimeler: Yeni medya, Yeni medya sanatı, Glitch, Görsel iletiĢim

Bilgi toplumuDilsel iletişimEtkileşimli medya+7
Selime Göç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Teksas Tribün Grubu taraftarları ve milliyetçilik ilişkisi üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın genel amacı, Teksas Tribün Grubu alt kültürünün bir boyutunu oluşturan Teksas Tribün Grubu taraftarlarının milliyetçilik ile olan ilişkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Tribün Grubu taraftarlarının siyasi tutumları ve milliyetçilik eğilimleri aydınlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama yöntemlerinden faydalanılmıştır. Nicel veriler açık ve kapalı uçlu sorular ile milliyetçilik ölçeğinden yararlanılarak Teksas Tribün Grubu taraftarlarından toplanmıştır. Araştırma sonucunda Teksas Tribün Grubu'nun Türkçülük ve İslam merkezli milliyetçilik anlayışlarına sahip olan çoğunluğu genç, bekâr, eğitimli erkeklerden oluşan ve büyük bir kısmı Bursa'da doğmuş ve memleketini Bursa olarak belirten bireylerden oluştuğu belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre eğitim durumu, yaş, meslek ve siyasi tutumların milliyetçilik eğilimlerini belirleyici etkenlerden olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Alt Kültür, Milliyetçilik, Teksas Tribün Grubu, Futbol, Taraftar.

AltkültürFutbolFutbol kulüpleri+7
Ferhat Bakır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Huzurevinde kalan yaşlı bireylerin iletişim ihtiyaçlarının karşılanmasında huzurevi çalışanlarının rolü: Eskişehir'de bir huzurevi örneği

Yaşlanma, gelişme, büyüme ya da eskime; doğada canlı olmanın kaçınılmaz birer sonuçlarıdır. İnsanoğlu varoluşunun ilk zamanlarından beri ölümsüzlüğün peşinde koşmuş, henüz başarılı olamasa da denemeye devam etmiştir. İnsanın ölümsüzlük fikrine sanatta ve bilimde bu denli yer vermesi, sonsuzluk fikrine olan düşkünlüğünün en açık göstergesidir. Halbuki dünya, evrensel bir kanun olan ve her şeyin gerilediğini savunan entropi ile işlemektedir. Yaşlılık da farklı boyutlarıyla birtakım gerilemelerin yaşandığı, insan hayatının kaçınılmaz bir dönemidir. Ancak bireyin hayatına birtakım sınırlıklar getiren bu dönem, sosyal bir varlık olmanın neden olduğu kimi ihtiyaçları da azaltmamaktadır. Bu ihtiyaçların biri de insanoğlunun iletişim ihtiyacıdır. Yaşlanmayla beraber sosyal çevrenin daralması, bireyin iletişim ihtiyacını karşılamasını zorlaştırabilmektedir. Özellikle kurumlarda kalan yaşlı bireylerin iletişimsel faaliyetlerde bulunabileceği kişiler daha sınırlı olmaktadır. Bu nedenle, bu tezde huzurevinde kalan yaşlı bireylerin iletişim ihtiyaçlarının karşılanmasında kurum çalışanlarının rolünü belirleyebilmek için nitel bir çalışma yürütülmüştür. Çalışma kapsamında Eskişehir'de Tepebaşı Belediyesi'ne bağlı bir huzurevinde 12 katılımcıdan oluşan bir çalışma grubu ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen bulgular betimsel analiz yoluyla düzenlenmiş ve yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda; kurumda kalan katılımcıların temel ihtiyaçları karşılanırken, iletişim kurma ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı ve bu durumun kurum çalışanlarının iletişimsel kabiliyetlerinin eksik olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Yaşlı, İletişim, Huzurevi

HuzurevleriSosyal hizmet kurumlarıTemel ihtiyaçlar+7
Buğçe Kamer Baybaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencisi sosyal medya kullanıcılarının mahremiyet algısı

Mahremiyet kavramı, insanlığın topluluk hâlinde yaşamaya başladığı günden itibaren konuşulan ve tartışılan bir konudur. Tarihsel süreç boyunca kültüre ve zamana göre bağlamı değişen mahremiyet kavramı, günümüzde gerçek hayatın yanında sanal ortamlarda da önem taşımaktadır. 20. yüzyılın sonlarından itibaren kullanımı yaygınlaşan internet tabanlı iletişim teknolojileri, sanal ortamda yeni bir dünyanın inşasını beraberinde getirmiştir. Gerçek dünyanın kişi ve kurumları günümüzde sanal ortamda da temsil edilmektedir. Dolayısıyla gerçek dünyaya ait normların bir bölümü, sanal ortamdaki yaşantıyı da etkilemektedir. Mahremiyet ve kişisel verilerin güvenliği bu bağlamda tartışılan konulardır. Dünyanın geri kalanında olduğu gibi Türkiye'de de sosyal medya araçlarını yoğun olarak kullananlar genç bireylerdir. Peki, gençler mahremiyet kavramını nasıl anlamlandırmaktadır? Gençler sosyal medya araçlarını kullanırken mahremiyet konusunda bir kaygı duymakta mıdır ve bu konudaki genel eğilimi nasıl yorumlamaktadır? Bu ve benzeri sorulara cevap bulmak adına hazırlanan bu çalışmada 18 lisans ve yüksek lisans öğrencisi ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak görüşleri alınmış ve bu görüşler yorumlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Mahremiyet, Kişisel veri, Sosyal medya, Yeni medya

Kişisel veriKişisel veriMahremiyet+6
İsmail Kaplan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital uzamda yaşamak: Twitter'da gündelik hayat

Basit ama basit olduğu kadar da açıklanması güç olan gündelik hayat, makinaların ve elektriğin ortaya çıkışıyla birlikte modernizmle de bağlantılı olarak farklılaşmış, zaman ve uzam nitelikleri ve bölümlenmeleri değişikliğe uğramıştır. Yeni medya araçları ve bu araçların dolayımıyla içerisine girilen dijital ağlar gündelik hayatımızın merkezinde yer almaya başlamış, aynı zamanda dijital uzamda bir gündelik yaşam pratiği oluşmasına neden olmuştur. Kullanıcıların makineler aracılığıyla içerisine dahil olduğu bir ağ olan Twitter'da, orada gerçekleşen yaşam, zaman, uzam, ritim gibi kavramlar değişikliğe uğramıştır. Bu çalışma dijital uzamda gündelik hayatın nasıl kurulduğuna odaklanmaktadır. Twitter, kullanıcının gündelik yaşam pratiklerini ağın içerisinde gerçekleştirdiği ve makinalar aracılığıyla bu ağa dahil olduğu bir dijital uzamdır. Bu uzamın gündelik yaşam pratiklerini keşfetmek amacıyla öncelikle Twitter'da, sosyal ağ analizi metoduyla 10 kişilik bir örneklem belirlenmiş ve bu örneklemin ürettiği içerik dijital etnografi metoduyla katılımlı olarak gözlemlenerek gündelik hayat sosyolojisi bağlamında analiz edilmiştir. Kendine ait bir ritim oluşturduğu gözlemlenen Twitter'da bir nevi dijital mahalle ortamı oluşmaktadır. Twitter'daki gündelik hayatta da taktikler üretilerek stratejilerin alaşağı edilmeye çalışıldığı, üretim ve tüketim biçimleri olarak ritmik pratikler eylendiği gözlemlenmiştir. Birbirine benzeyen insanların birbirinin takipçisi olma eğiliminin görüldüğü Twitter'da hayali bir cemaate içerik üretildiği, bazı durumlarda reel zamana bağlı kalındığı, bazı durumlarda da zamanın dönüştürüldüğü görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Twitter, Gündelik Hayat, Dijital Uzam, Sosyal Ağlar, Dijital Etnografi

Günlük yaşamGünlük yaşam aktiviteleriSanal ortamlar+4
Züleyha Özbaş Anbarlı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Lisans düzeyindeki öğrencilerin kredi kartı deneyimine yönelik algısı: Anadolu Üniversitesi örneği üzerinde nitel bir çalışma

Bu tezin amacı, geçimini başkalarına bağlı olarak sağlayabilen üniversite lisans öğrencilerinin, kredi kartı kullanma deneyimini nasıl algıladığını anlayabilmektir. Bu amaca ulaşabilmek için, kredi kartı kullandığını ve kendi geçimini sağlamak üzere hiçbir işte çalışmadığını belirten Anadolu Üniversitesi fakülte ve yüksekokullarından lisans düzeyindeki öğrencilerle yarı yapılandırılmış 30 görüşme yapılmış; öğrencinin kredi kartı deneyiminde neler yaşadığı, nasıl hissettiği, kendi deneyimini nasıl yorumladığı; alanyazının benzer deneyimleri nasıl değerlendirildiği çerçevesinde, betimsel analizle irdelenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonunda, öğrencilerin kredi kartını var olan koşullarını/statüsünü korumak veya geçmeyi arzuladığı konuma işaret edebilmek için kredi kartı kullandığı görülmektedir. Öğrencilerin, kredi kartıyla yaptıkları harcamalarda -nakit parada olduğu gibi somut bir biçimde görülemediği için- ürünün kendisine ne kadar pahalı geldiği, ne kadar harcama yapmış olduğu, geriye ne kadar kaldığı ve ne kadar borçlanmış olduğuna ilişkin algısının kendisini yanıltabildiği görülmektedir. Bu nedenle farkındalık yaratabilmek için Bireysel Finans Yönetimi dersi uygulamalarının ülkemizde de zorunlu kılınması önerilmektedir.

AlgıDeneyimKredi kartları+4
Edibe Betül Karbay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de seçkinlerin dönüşümü: 1960-1980 ve 1980-2000 arası dönemde Türk romanında küçük burjuva aydını (Tutunamayanlar, Bir Düğün Gecesi, Kara Kitap ve Yüz: 1981 romanları çerçevesinde)

Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye'nin modernleşme sürecinde kendine has özellikler taşıyan, 1960-1980 ve 1980-2000 arası dönemde, küçük burjuva aydınındaki kültürel değişimi karşılaştırmalı olarak anlamaktır. Bu amaç doğrultusunda, 1960?1980 ile 1980?2000 yılları arasında yazılan ve küçük burjuva aydınını konu alan ?Tutunamayanlar, Bir Düğün Gecesi, Kara Kitap, Yüz:1981? isimli romanlarda; bu aydınların Doğu Batı, aydın halk, kent taşra ikilikleri, ayrıca iktidara ve zenginliğe bakışlarındaki değişim saptanmaya çalışılmıştır.Nitel araştırma yöntemlerinden ?belge incelemesi?nin özel bir türü olan hermeneutik tekniğin kullanıldığı araştırmada, 20'şer yıllık iki dönemde yazılan dört roman veri kaynağı olarak incelenmiştir.1960?1980 arası dönemde yazılan romanlardaki küçük burjuva aydınının Doğu Batı ikilemine yaklaşımı; bu iki kültür arasındaki fakları anlama ve açıklama çerçevesinde kalmıştır. 1980?2000 arası dönemde ise, bu iki medeniyet dairesinin (Doğu ve Batı medeniyetleri) sentezine yönelik çabalara yönelmişlerdir.1960?1980 arası dönemde yazılan romanlardaki aydın tipler solcudurlar. Onların, siyasal formasyonları gereği halkın içinde ve halkla birlikte olmaları gerekmektedir. Aslında bu ideal zihniyet düzeyinde hep var olmuştur. Ancak Osmanlı Türk geleneğindeki aydın halk yabancılaşması bu dönem aydınlarının da temel çıkmazıdır. 1980?2000 arası dönemde ise; yaşanmakta olan aydın halk ikiliğini aşmaya yönelik düşünce ve çabalar söz konusudur.Ele alınan iki dönemde de taşra; küçük burjuva aydınınca olumsuz çağrışımlarla birlikte anılmıştır. 1960?1980 arasında yazılan romanlarda çizilen küçük burjuva aydınlarında kent taşra ikilemi ve taşraya olan mesafeli duruş, taşrayı hor görme daha belirgindir. Bu durum 1980?2000 arasında yazılan romanlarda betimlenen küçük burjuva aydınları için önem arzetmemektedir; önceki döneme göre daha belirsiz bir vurguya sahiptir.İktidara bakış bağlamında, her iki dönemde de küçük burjuva aydın tipler için iktidarı temsil eden devlettir ve onunla özdeşleşen tipler olumsuz olarak resmedilir. İktidar, mesafe konulması, uzaklaşılması gereken bir problem alanıdır.İncelenen dönemlerde resmedilen küçük burjuva aydın tiplerinin zenginliğe bakışları arasında belirgin bir farklılık söz konusudur. 1960?1980 arası dönemde zenginlik, olumsuz ve uzak durulması gereken bir olgu olarak görülmektedir. Ancak 1980?2000 arası dönemde zenginlik, bu olumsuz imajından sıyrılmış, istenir, peşinde koşulur konuma yükselmiştir.

AydınlarBurjuvaziModernleşme+4
Gazi Berber
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sözsüz iletişim işaretleri ve ergenlerde sözsüz işaret bilgisinin analizi

İletişim biçimlerinin en önemlilerinden biri olan sözsüz iletişim, konuşma ya da kelime harici tüm iletişim türlerini kapsar. Birey anne karnından itibaren çevresiyle iletişime geçer ve bunu sözsüz işaretlerle yapar. Sözsüz iletişim işaretlerinin kullanımı hayat boyu devam eder. Sözsüz iletişim işaretlerini okuma ve doğru bir şekilde yayma, sosyal yeterliliğin öncelikli bileşenlerinden biridir. Bu beceri hem yetişme döneminde aile ortamında kazanılabilir, hem de çocukluk ve ergenlikte öğretilebilir. Bu çalışmada, alanda genel bir tarama yapılarak hem eski hem de yeni araştırmalar özetlenmiştir. Araştırma bölümünde ise iki ayrı ilde yaşayan ve birbirinden aile kültürü ve sosyo-ekonomik yapı olarak farklı olan ergenlerin sözsüz iletişim bilgisi ölçülmüştür. Araştırma sonucunda Doğu Anadolu'da yaşayan ergenlerin İstanbul'da yaşayan akranlarına göre daha fazla sözsüz işaret bilgisine sahip oldukları ve ebeveynlerinin eğitim seviyesi ile ergenlerin sözsüz işaret bilgisi arasında ters yönlü bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.

Beden diliSözsüz işaretYüz yüze iletişim+3
Emrah Akçay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Belçika'da yaşayan Türklerin yörecilik anlayışları ve toplumsal iletişim süreçleri: Belçika'daki Emirdağlılar ve Posoflulara ilişkin bir araştırma

Araştırmada temel olarak, Belçika'daki Türklerin ev sahibi ve etnik toplumsal iletişim süreçlerine katılımları ve yörecilik anlayışları ile kimlik algılarının toplumsal iletişim süreçlerine olan yansımaları incelenmiştir. Araştırma karma araştırma olarak desenlenmiş; veri toplanması amacıyla anket formları, görüşmeler, katılımlı gözlem gibi nicel ve nitel yöntemler kullanılmıştır. Alan araştırması dokuz ay süresince Belçika'nın Flaman Bölgesi ve Brüksel Başkent Bölgesinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi 210 Posof kökenli, 214 Emirdağ kökenli olmak üzere anket uygulanan toplam 424 kişi ile görüşme yapılan; 33'ü Emirdağlı, 20'si Posoflu ve 2'si diğer şehirlerden olmak üzere toplam 55 kişiden oluşmuştur. Nicel veriler SPSS programına analiz edilerek Ki-Kare, t-testi ve ANOVA ile çözümlenmiştir.Bulgular, ev sahibi ve etnik toplumsal iletişim süreçlerine katılıma ilişkin olarak Posoflular ve Emirdağlılar arasında anlamlı farklılık olmadığını göstermiştir. Katılımcıların ev sahibi toplumsal iletişim süreçlerine katılımları oldukça sınırlı iken etnik toplumsal iletişim süreçlerine yoğun biçimde katılmaktadırlar. Yörecilik algıları, iletişim süreçlerini etkileyerek şekillendirmektedir. Türk kimliği ile yüksek düzeydeki özdeşleşme, Türk mahallelerinde yaşama, gündelik dilde Türkçenin yoğun kullanımı, hemşehriler ve akrabalardan oluşan sınırlı toplumsal çevre, katılımcıların toplumsal iletişim süreçlerinin belirgin nitelikleridir. Katılımcılar, genel olarak Belçikalıların kendileri hakkında olumsuz düşüncelere sahip olduğuna ve bu durumun ev sahibi toplumsal iletişim süreçlerine katılımı olumsuz etkilediğini düşünmektedirler.Anahtar Kelimeler: Toplumsal İletişim, Yörecilik, Avrupa'daki Türkler, Belçikalı Türkler

Afyonkarahisar-EmirdağAvrupaBelçika+8
Filiz Göktuna Yaylacı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma ortamındaki ilişkilerde mobbing ve Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü'nde bir uygulama örneği

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü çalışanlarının mobbing davranışlarına maruz kalma düzeyini belirlemekle birlikte, mobbing davranışına maruz kalma durumunun çeşitli değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğinin tespit edilmesidir. Araştırma, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü'nde görev yapan 78 çalışana uygulanan anket sonuçlarına dayanmaktadır.Araştırmadaki verilerin istatistiksel analizinde tanımlayıcı istatistiksel metodların yanı sıra bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve Lsd testlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular için tablolar oluşturulmuş ve yorumlanmıştır.Araştırmayla elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü çalışanlarının mobbing davranışlarını orta altı düzeyde algıladığı görülmüştür. Ancak çalışanlarda cinsiyet değişkeninin; mobbingin ?kendini gösterme ve iletişim oluşumuna etkisi? ve ?yaşam kalitesi ve mesleki duruma saldırı? boyutları üzerinde, öğrenim durumu değişkeninin; ?sağlığa doğrudan saldırı?, ?yaşam kalitesi ve mesleki duruma saldırı? boyutları üzerindeki etkisi anlamlı bulunmuştur. Çalışanların en çok maruz kaldığı mobbing davranışı, işyerlerinde arkalarından kötü konuşulmasıdır.

Kamu kuruluşlarıKamu personeliMobbing+1
Ayçin Gelir Atabey
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İş doyumu ile tükenmişlik sendromu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü'nde bir uygulama örneği

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü personelinin; iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi ve bu düzeylerin belirli demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini saptamaktır. Ayrıca, iş doyumu ve tükenmişlik arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmıştır. Tarama modelinde yapılan araştırmada, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü'nde çalışan 80 kişiye anket uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında; Kişisel Bilgi Formu, Minnesota İş Doyum Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistiksel metodlar (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma), t testi, tek yönlü varyans analizi, LSD testi ve korelasyon analizi kullanılmış, anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; öğrenim durumu ile dışsal doyum alt boyutunda, yaş, öğrenim durumu, kurumdaki hizmet yılı, toplam mesleki tecrübe ile duygusal tükenme alt boyutu arasında, , kurumdaki hizmet yılı, toplam mesleki tecrübe ile duyarsızlaşma alt boyutunda ve öğrenim durumu ile kişisel başarı alt boyutundan anlamlı farklılıklar bulunmuştur. İş doyumu ve tükenmişlik arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılması amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda da, iş doyumu ile tükenmişlik arasında orta düzey negatif bir ilişki bulunmuştur. Tükenmişlik arttıkça iş doyumu azalmaktadır.

Kamu personeliTükenmişlikTükenmişlik sendromu+1
Erhan Atabey
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Sanal iletişim ortamlarının katılımcı demokrasi süreçlerine etkisi: Web temelli forum, toplumsal paylaşım ağı ve üç boyutlu sanal dünyalarda gerçekleştirilen tartışma etkinlikleri üzerine bir araştırma

Araştırma yurttaşlar arasında gerçekleşen teknoloji-dolayımlı tartışmaların, katılımcı bir etkinlik olarak demokrasipotansiyelinin ne olduğunun saptanmasına odaklanmaktadır. Bu çerçevede Türkiye?nin kamusal işlerini konu alan tartışmalar, Habermas?ın iletişimsel eylem kuramı ile söylem etiği çalışmalarından temellenen akılcı ve etik tartışma ilkeleri ile ortam türlerine göre incelenmiştir. Araştırma kapsamında, Web temelli forum, toplumsal paylaşım ağı ile üç boyutlu sanal ortamlar araştırma alanları olarak benimsenmiştir. Karma paradigmanın kaynaklık ettiği araştırmada; nicel içerik çözümlemesi, eleştirel söylem çözümlemesi, tutum ölçeği ile katılımcı gözlem veri toplama teknikleri olarak işe koşulmuştur. Nicel ve nitel verilerin çözümlenmesi sonucu elde edilen bulgular göstermektedir ki, incelenen forumlarda Türkiye?nin kamusal gündemi, teknoloji dolayımıyla bir arayagelen yurttaşlar tarafından düşünce çeşitliliği çerçevesinde tartışılmaktadır. Kamusal konulara ilginin artması ve yurttaşların sanal ortamlardaki tartışmalara yönelik olumlu tutumu bakımından, bu tartışmaların demokrasiler için potansiyeli bulunmaktadır.Bununla birlikte tartışmalar, akılcı ve etik ilkeleri tam olarak karşılayamamaktadır. Tartışma süreçlerinde, anlaşmaya yönlenmiş eylemler yerine yarışmacı tarzda başarıya yönlenmiş eylemler ağırlıklı olarak gerçekleşmektedir. Ortamlardan birini müzakereciilkelere uygunluk bakımından öne çıkarmak güç olmakla birlikte, Web temeli forum gerekçelendirme ve karşılıklılık, üç boyutlu sanal ortam ise söylemsel eşitlik, karşılıklılık ve saygı ilkelerinin tam olarak yansıdığı forumlar olarak dikkat çekmektedir. Anahtar Sözcükler: Katılımcı demokrasi, sanal iletişim, çevrimiçi müzakere.

DemokrasiKatılım kültürüKatılımcı demokrasi+4
Demet Gençer Kasap
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Perakende sektöründe hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti: Eskişehir'de teknoloji marketinde bir pilot araştırması

Günümüzde rekabetin de artması ile birlikte perakendeci mağazaların sayısı her geçen gün artmakta ve buna bağlı olarak mağazalarda müşteri memnuniyetinin sağlanması ön plana çıkmaktadır. Müşteri memnuniyeti sağlamanın en etkili yolu ise kaliteli bir hizmet sunmaktan geçmektedir. Bu nedenle müşteriyi hizmet kalitesi konusunda tatmin etmek perakendeci mağazaların en önemli hedefi haline gelmiştir.Somut ürünlerin kalitesi örgütler tarafından tanımlanabilir ve ölçülebilirken, hizmetlerin kalitesinin ölçülmesi daha zordur. Rekabette öne geçmenin anahtarı sayılan kaliteli üretim için yapılan çalışmaların nasıl bir sonuç verdiğini anlamak ve değerlendirmek için kalitenin ölçülebilir olması gerekmektedir.Bu çalışmada, perakende mağazalarında müşterilerin algıladıkları hizmet kalitesi yargıları ölçümlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada perakendeci mağazasının hizmet kalitesini ölçmek amacıyla DTR modeli kullanılmıştır. Uygulama ise uluslararası alanda hizmet veren elektronik perakende firmasının Eskişehir şubesinde yapılmıştır. Araştırma sonuçları işletmenin sunduğu hizmetin müşterilerce nasıl algılandığını gösterirken, işletmenin artan rekabet koşulları çerçevesinde kendi politikaları ve uygulamalarında yapması gerekenler hakkında da yol gösterme niteliğinde olmaktadır.

EskişehirHizmetHizmet kalitesi+6
Dilek Taslacı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Gençlik kültürünün yeniden üretilmesi sürecinde popüler gençlik ve müzik dergilerinin dönemsel perspektiften incelenmesi: Hey ve Blue Jean dergileri örneği

İnsanoğlunun tarih sahnesinde göründüğünden beri gereksinimlerini karşılayan teknolojinin üretim araç ve biçimlerinin gelişmesi ve değişmesi ile birlikte toplumsal yaşamı oluşturan kültürel öğeler de değişmeye başlamıştır. Başka bir açıdan da ekonomiyi içinde barındıran alt yapının değişimine bağlı olarak toplumsal ilişkiler bütününü oluşturan üst yapı da değişerek toplumsal kurumların değişim ve dönüşümü gerçekleşmiştir.Bu değişimler Türkiye'yi de kendi tarihsel sürecinde etkilemiş ve buna paralel olarak oluşturduğu, güncellediği değerler sistemi üzerinden toplumsal kurumlarını oluşturmuştur. 1980 yılı Türkiye için önemli bir dönem olarak görülmüş ve değişimin açıklanmasında bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. Ekonomik yapılanmanın değişmesi siyasal, toplumsal ve kültürel değerler sistemini de etkilemiştir. Bu süreçte kitle iletişim araçları hem üzerinde anlaşma sağlanan değerleri topluma yayma hem de yeni değerlerin toplum üyeleri tarafından benimsenmesinde önemli bir rol üstlenmiştir. Bu bakış açısından yola çıkarak, bu çalışma Türkiye'de yayınlanan ve dönemleri açısından önemli bir misyona sahip Hey ve Blue Jean gençlik ve müzik dergilerinde ilgili süreçlerin nasıl yansıdığını ortaya çıkarmaktır.Bir durum saptaması olan bu çalışmada içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Veriler 1971 - 1980 yılları arasında yayınlanan 50 adet Hey dergisi ile 2000 ? 2009 yılları arasında yayınlanan 30 adet Blue Jean dergisinden elde edilmiştir. Bu çerçevede araştırmada elde edilen sonuçlar, dergilerin yer aldığı iki dönemde de kendi değerler sistemi içinde kurgulanan ya da yaratılan bir gençlik tipi üzerinden, gençlik alt kültürlerinin oluşturulma sürecinin detaylı betimlemesi üzerinde birleşmiştir. Bu bağlamda Hey dergisi gençliği mekanik dayanışmanın hakim olduğu toplumsal bir yapı içinde yer alırken, Blue Jean dergisi gençliği organik dayanışmanın hakim olduğu toplumsal bir yapı içinde yer almaktadır.

AltkültürDergilerGençler+4
Tarkan Oğuz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel basılı medya ve yeni medya araçlarının üniversite öğrencilerinin demokrasi algılarına etkilerinin katılımcı grup üzerinde değerlendirilmesi

Çalışma 2012 yılında Ocak ayında Eskişehir Anadolu Üniversitesi?nde gerçekleştirilmiştir. 100 erkek ve 100 kadın katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmaya katılanların tamamı üniversite öğrencisidir. Katılımcıların, demokrasi algılarının düzeyi ve demokrasi algılarının yeni medya ve basılı medya araçlarıyla ilişkileri ölçülmüştür.Geliştirilen; demokrasi algısı alt ölçeğini de içeren karma ölçek katılımcılara uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre, Katılımcıların demokrasi algıları büyük oranda batı demokrasinin değerlerine göre demokratik olarak tanımlanabilmektedir. Üniversite öğrencisi katılımcıların iletişim dünyası büyük oranda internet aracılığıyla şekillenmektedir. Yeni medya araçlarının katılımcıların demokrasi algıları üzerinde olumlu etkileri olduğu saptanmıştır Anahtar Kelimeler: Geleneksel Medya, Yeni Medya, Üniversite Öğrenciler, Demokrasi Algısı

DemokrasiYeni medya
Ege Sarıaltın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

World of Warcraft oyuncularının oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algıları ile sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın temel amacı, araştırmaya katılan World of Warcraft oyuncularının oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algıları ile sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmaya katılan World of Warcraft oyuncularının demografik özellikleri, günlük oyunu oynama saatleri oyunu oynama nedenleri, oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algıları ve sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları belirlenmeye çalışılmıştır.Bu araştırmada nicel veri toplama tekniğinden yararlanılmıştır. Nicel veriler, ölçme aracı tekniğinden yararlanılarak araştırmaya katılan World of Warcraft?ın Türk oyuncularından elde edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, araştırmaya katılan World of Warcraft oyuncularının oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algıları ile sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları arasında yeterli düzeyde bir ilişki bulunamamıştır. Bununla beraber araştırma sonuçları araştırmaya katılan World of Warcraft oyuncularının oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algılarının ne çok kuvvetli ne de çok zayıf olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca araştırma sonuçları araştırmaya katılan World of Warcraft kullanıcılarının sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları gerçek hayata karşı bir yabancılaşma yaşadıklarını göstermiştir Anahtar sözcükler: World of Warcraft, sosyolojik yabancılaşma, sanal dünya, yeni medya, oyun, MMORPG

Sernaz Tırpan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
10
DoctorateOpen AccessTR

Facebook sosyal ağ sitesinde akademisyenlerin kendilik sunumu

Bu araştırmanın temel amacı akademisyenlerin Facebook ortamında kendilerini sunma davranışlarını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Facebook?ta akademisyenlerin nasıl bir iletişim gerçekleştirdiğini; bununla birlikte bu ortamda nasıl bir kendini sunum davranışı yaptıklarını anlamak amacıyla Facebook kullanan akademisyenlerle görüşmeler yapılmış, akademisyenlerin profillerinden seçtikleri fotoğraflardan içerik analizi yapılmış bununla birlikte akademisyenlerin Facebook sayfalarından Wolfram Alpha verileri toplanarak sonuçlar çıkarılmıştır. Ayrıca öğrencilerin akademisyenlerin profillerini Goffman?ın yaklaşımıyla nasıl okuduklarını anlamak için öğrencilerle görüşmeler yapılmıştır. Araştırmacı, bu araştırmanın ruhuna daha uygun olduğu gerekçesiyle nitel ve nicel araştırma yöntemlerini birlikte işe koşarak karma bir yöntem kullanmış, araştırmayı nicel yöntemlerin nitel yöntemleri destekleyecek şekilde desenlemiştir. Araştırmacı, çalışmada araştırma sorularını yanıtlayabilmek amacıyla 10 akademisyenle yüzyüze derinlemesine görüşme yapmış, bu görüşmelerle birlikte akademisyenlerin kendi profillerinden seçtikleri 10 fotoğrafa, toplamda 100 fotoğrafa içerik analizi uygulanmıştır. Facebook üzerinde nicel birçok veriye ulaşma imkânı veren Wolfram Alpha üzerinden akademisyenlerin izinleri alınarak veriler toplanmış, son olarak da KTÜ İletişim Fakültesinden 7 öğrenciye akademisyenlerin Facebook profilleri okutularak yüzyüze görüşme yapılmıştır. Araştırmada nitel veriler betimsel analizle analiz edilmiş, fotoğraflar içerik analiziyle yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda akademisyenlerin bu ortamı kullanmasının temel nedeninin, ilk başta merak olmasına rağmen iletişimin devamlılığı haline geldiği görülmüş, akademisyenler günlük iletişimlerini ve faaliyetlerini bu ortam üzerinde gerçekleştirmeye başlamışlardır. Araştırmanın kendini sunum sonucunda akademisyenlerin Facebook?ta kendini sevdirme, örnek olma ve kendi hakkında bilgi verme gibi kendini tanıtmaya yönelik kendini sunum taktiklerini tercih ettikleri görülmüş; bunun yanında Facebook ortamında diğer çalışmalardan farklı olarak kendini korumaya yönelik kendini sunum taktiklerini de kullandıkları görülmüştür. Kendini korumaya yönelik kendini sunum taktiklerinden ise en çok kendi hakkında az bilgi verme ve sessiz kalmanın kullanıldığı görülmüştür. Akademik ünvanı yüksek olan akademisyenler daha çok kendini tanıtmaya yönelik taktikleri sergilerken, akademik ünvanı düşük olan kullanıcılar ise daha çok kendini korumaya yönelik taktikleri kullanmaktadırlar. Akademisyenler fotoğraflarında kendilerini büyük bir topluluğun parçası ve akademik hayatlarının bir parçası şeklinde sunum yapmışlar, Facebook profillerinin akademisyenlerin günlük hayatlarının bir uzamı haline geldiği görülmüştür. Öğrenciler akademisyenlerin profillerini okurken görsel temalara daha dikkat etmişler, kişi hakkında izlenim edinmek için öncelikle fotoğraflarını, daha sonra kişinin tanıtım kartını ve en son duvarını incelemişlerdir. Öğrenciler bu üç yapı arasında tutarlılık aramışlar kendi bakış açılarından açık yakaladıkları kişi hakkında olumsuz izlenim oluşturmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Facebook, Çevrimiçi Topluluklar, Kendilik Sunumu Teorisi, Karma Yöntem

Serkan Biçer
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası literatürde yayınlanan aşı tereddütü ile ilgili bilimsel çalışmaların bibliyometrik ve içerik analizi

Covid-19 sürecinde insanların aşılara karşı tutumları, aşı konusundaki tereddütler ve aşılara güven gibi kavramlar gündeme gelmiştir. Literatür incelendiğinde aşı tereddütü konusunda bibliyometrik analiz çalışmalarının sayısının oldukça kısıtlı olduğu ve Covid- 19 sonrasında güncel bir çalışma gerçekleştirilmediği görülmüştür. Bu araştırmanın amacı, Web of Science veritabanında yer alan "aşı tereddütü" konulu bilimsel çalışmaları ve bu çalışmaların küresel ölçekte nasıl ele alındığını incelemektir. Bu doğrultuda, aşı tereddütü konulu çalışmaların zaman içerisindeki değişimini saptamak, sosyal bilimler alanındaki çalışmaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve bu sayede aşı tereddütü konusunda iletişimin ve iletişim çalışmalarının önemini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Bu çalışmada, Web of Science veritabanından elde edilen, İngilizce dilinde yayınlaşmış ve aşı tereddütü konulu uluslararası bilimsel çalışmaların analizi gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan 2305 çalışma metin dosyası olarak indirilmiş ve verilerin analiz edilmesi için Maxqda ve Vosviewer yazılımına aktarılmıştır. Nitel yapıdaki bu çalışmanın verilerini oluşturan çalışmalar bibliyometrik analiz ve içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve açıklanmıştır. Çalışma sonucunda genel olarak Covid-19 pandemisinin bu alandaki çalışmaların sayısının önemli ölçüde artmasını sağladığı, çalışmaların genelinin kamu, çevre ve iş sağlığı alanında gerçekleştirildiği, iletişim alanındaki çalışmaların aşı tereddütü konusunda önemli bir etkiye sahip olacağı fakat iletişim alanındaki çalışmaların sayısının yetersiz olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Akın Can Değirmen
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağının metaverse'e yönelik kullanım niyetlerinin teknoloji kabul ve kullanım birleştirilmiş modeli-2 ile incelenmesi

Gerçek dünyadan farklı dijital bir evreni temsil eden, sanal ekonomilerden eğlenceye kadar pek çok uygulama alanını kapsayan Metaverse sanal ortamları, Web 3.0 dönemi ile birlikte araştırılmaya değer görülen teknolojilerden biri olmuştur. Özellikle son yıllarda kullanım alanlarından fırsatlarına, teknik yönlerinden kavramsal bağlamlarına kadar aktif bir şekilde tartışılmaktadır. Bu çalışmanın amacı ise, Türkiye'de yaşayan Z kuşağının Metaverse sanal ortamlarına yönelik kabul ve kullanım niyetlerini ortaya koymaktır. Nicel araştırma yöntemleri ile tarama modelinde desenlenen bu araştırmada, Teknoloji Kabul ve Kullanım Birleştirilmiş Modeli-2 ölçek soruları ve demografik bilgi formu aracılığıyla 455 kişiden veri toplanmıştır. Toplanan veriler yapısal eşitlik modellemesi, ANOVA ve T-testi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye'deki Z kuşağının Metaverse sanal ortamlarına yönelik kabul ve kullanım niyetlerini etkileyen anlamlı faktörler; kullanımların sürekliliği ve benimsenmesini ifade eden alışkanlık ve kullanıcıların söz edilen teknolojiden elde edecekleri faydaya olan inanç düzeylerini gösteren performans beklentisidir. Araştırma modelinde yer alan faktörler ile katılımcıların demografik özellikleriyle ilişkileri incelendiğinde ise anlamlı ve anlamsız farklılıklar olmakla birlikte; yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyine göre anlamlı farklılıklar gösteren yapılar, teknolojinin kullanımına ilişkin algılanan açıklık ve kolaylık seviyesini ortaya koyan çaba beklentisi, kullanıcıların içinde bulundukları çevresel koşulların değerlendirildiği kolaylaştırıcı koşullar ve yine performans beklentisidir.

Ceren Güven
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hayran kültürü ekseninde sosyal medya üzerinden şekillenen tüketim ve kimlik inşası süreci

Teknolojik gelişmeler ve sosyal medya platformlarının çeşitlenmesiyle birçok alanda değişim-dönüşüm yaşanmış, kavramlar yeniden tanımlanmıştır. Araştırmalarda bu değişim dikkate alınmaya başlanmıştır. Hayran kültürü, tüketim ve kimlik inşası da bu değişimden etkilenmiştir. Sosyal medya ağlarının oluşturduğu ünlüler hayran kültürüne dahil olmuştur. Bir birey, takipçi sayısı, ürettiği içerik vb. durumlarla sosyal medya ünlüsü haline gelmiştir. Bu kişilere duyulan hayranlık kişinin tüketim davranışı ve kimlik inşası sürecinde de rol oynamaya başlamıştır. Bu araştırmada takipçilerini içerik ve yaşam stiliyle etkilemesi üzere tanımlanan influencerlara duyulan hayranlık, bu hayranlığın tüketim ve kimlik inşası süreçlerindeki rolü incelenmektedir. Popüler kültürle değişen, ihtiyacın ötesinde hazcı bir hal alan tüketim, sosyal medya ve ünlüleriyle teşvik edici olmuştur. Aynı şekilde kimlik postmodern dönemin etkileriyle ve dijitalleşmeyle sabit bir halden değiştirilebilen akışkan bir hale geçmiştir. Influencerlar bireylerin bu kimlik süreçlerinde rol oynayarak ilham ve örnek olmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş, iki aşamalı yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İlk aşamada influencerlarla, kendilerine duyulan hayranlık, hayranlarına dair düşünceleri, tüketim ve kimlik inşası sürecindeki rolleri üzerine görüşülmüş ve elde edilen verilere içerik analizi uygulanmıştır. İkinci aşamada bu influencerların hayranı olan gönüllü katılımcılarla görüşülmüştür. Görüşmelerde hayranların, influencerlara karşı düşünceleri ve hayranlıkları, tüketim ve kimlik inşa sürecine nasıl bir katılım sağladıkları hakkında elde edilen veriler içerik analiziyle analiz edilmiştir. Hayran kültürü kavramı ekseninde hayranların tüketim davranışına yönlendiği, kimlik inşa sürecinde bu influencerları örnek aldıkları sonucuna varılmıştır.

Gülüzar Sönmez
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bir alt kültür figürü olarak DJ

Tarım toplumundan endüstri toplumuna geçişle birlikte bir üst yapı kurumu olarak kültürde de farklılaşmalar yaşanmıştır. Bu farklılaşmalar insanların kültür üretim neden ve biçimini, kültür tüketim koşul ve tarzlarını da içermektedir. Endüstri toplumunda kültür de endüstriyel olarak üretilmektedir. Bu durum insanın kültür ve sanat üretme yetisini köreltirken tüketim koşullarını da belirlemektedir. Kültürün içinde değerlendirilebilecek müzik ve eğlence alanları da bu durumun dışında kalmamaktadır. Ev ve iş yeri dışında kalan üçüncü alana sıkıştırılan kültür ve onun altında eğlence ve müzik üretim/tüketimi etkin katılımcılarla gerçekleştirilen bir eylemden katılımcıların üretilmiş kültür ürünlerini satın alma yoluyla edindikleri bir ekonomik faaliyete dönüşmüştür. Ana akım müzik kültürü karşısında; tarz, kendileştirme, kültürel meydan okuma vb. pratiklerle bir müzik alt-karşıt kültürünün yüzyıla yaklaşan bir tarihe sahip olduğu söylenebilir. Bir alt-karşıt kültür ögesi olarak DJ figürünü retrospektif bir bağlamda açıkladıktan sonra Türkiye'de DJ'lik kültürünün alt kültürel bağlamda nasıl tanımlandığının, dönüştüğünün anlaşılması sonraki kültürel dönüşümlerin öngörülmesi açısından da önem taşımaktadır. Bu araştırmanın konusu olan DJ'liğin Türkiye'deki tanımı, algılanan anlamı, toplumsal işlevi ve etkisini açıklamak amacıyla kartopu yöntemi kullanılarak belirlenen on DJ ile yarı yapılandırılmış çevrimiçi görüşme ve bu kişilerin sosyal medya hesaplarında paylaşmaları istenilen çevrimiçi anket yoluyla elde edilen verilerin sırasıyla tematik analiz, anket verilerinin sayısallaştırılması ve SPSS programı kullanılarak yapılan analizlerin ilgili literatür açısından yorumlanması ile gerçekleştirilmiştir.

Rasim Alıbaylı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çevirimiçi ortamlarda siber zorbalık karşısında verilen tepkilerin incelenmesi

İnternet ve bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması iletişim kurma ve sosyalleşme biçimlerini değiştirmiştir. Çevrimiçi ortamlar ve dijital platformların kullanımının artmasıyla birlikte, siber zorbalık toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Siber zorbalık hem ulusal hem de uluslararası bir sorun olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırma üniversite öğrencilerinin siber zorbalık karşısında verdiği davranışsal ve duygusal tepkileri değişkenlere göre incelemek amacıyla yapılmıştır. Tarama modeli kullanılarak 2022-2023 Bahar dönemi ve 2023-2024 Güz döneminde eğitim öğretim yılında Eskişehir ilindeki Anadolu Üniversitesi öğrenim gören 497 öğrenci ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Siber Zorbalık Karşısında Verilen Tepkiler Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizinde normallik dağılımı dikkate alınarak Man Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda siber zorbalık karşısında verilen tepkilerin alt boyutları ile cinsiyet ve fakülte değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği fakat yaş ve günlük internet kullanım süresi değişkeninde anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Cinsiyet değişkenine göre erkeklerin intikam puanı, kadınların ise önlem, kaçınma ve içselleştirme puanları yüksek olduğu saptanmıştır. Fakülte değişkenine göre Eğitim Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesinin diğer fakültelere göre içselleştirme puanlarının yüksek olduğu saptanmıştır.

Zorbalık
Hilal Aslankurt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Metaverse'ün ütopik ve distopik yönleri: Uzman görüşlerinin tematik bir analizi

İnternet teknolojisinde yaşanan gelişmeler toplumsal yaşamda önemli değişimlere neden olmaktadır. Fiziksel dünyaya bir alternatif olarak sunulan bu sanal evrenin, diğer dijital teknolojilerde olduğu gibi toplumlar için önemli sonuçları olabilecek potansiyelleri ve riskleri barındırdığı düşünülmektedir. Bu tez çalışmasının temel amacı sanal bir evren olan Metaverse'ün toplumsal ilişkilerde nasıl değişim yaratacağına ilişkin öngörüleri betimlemektir. Bu amaç doğrultusunda, Metaverse alanında çalışmalar yapmış ve yapmakta olan sosyal bilimler alanındaki akademisyenler ve bilişim uzmanlarıyla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerden elde edilen verilere tematik analiz uygulanmış ve uzmanların, Metaverse'ün toplumla ilişkisini hangi temalar ekseninde tartıştığı belirlenmiştir. Tematik analiz sonucunda temel olarak iki ana tema ortaya çıkmıştır: "Dijital bir ortam olarak Metaverse" ve "Metaverse ve toplumsal ilişkiler". "Dijital bir ortam olarak Metaverse" teması dört alt temada sınıflandırılmıştır: "Metaverse'e dair gelecek vizyonları ve olasılıklar", "mahremiyet", "veri güvenliği" ve "dijital eşitsizlik". "Metaverse ve toplumsal ilişkiler" olarak adlandırılan diğer ana temada ise katılımcıların ifadeleri üç alt temada değerlendirilmiştir: "Güç ve kontrol" "Metaverse ve toplumsal değişme" ve "toplumsal eşit(siz)lik ve demokratikleş(eme)me". Son olarak bu iki ana tema ve bunlara bağlı alt temalar literatürdeki tartışmalarla birlikte yorumlanmış, bu teknolojik ortamla toplum etkileşiminin olası sonuçları ortaya konmuştur.

MahremiyetToplumsal değişmeToplumsal eşitsizlik+1
Tülay Gümüş Çiçek
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

Sudan krizi sırasında üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanımının araştırılması (2019-2024)

The usage of social media increases significantly among people during times of crisis. This study intends to investigate the usage of social media by Sudanese university students during crises. A quantitative descriptive research approach based upon a survey method was utilized to describe the current state of using social media by Sudanese students. The data was collected from 355 Sudanese students applying a non-probability convenience sampling method, and the final sample comprised 318 valid responses. While the quantitative data was analyzed by applying SPSS (Version 21) using descriptive statistical analysis, the replies to the open-ended question were analyzed by NVIVO (Version 12) using the thematic analysis method. The findings unveiled that the students highly used and adopted social media during the crisis, and WhatsApp was the most used social media outlet by students because of the instantaneous communication and rapid dissemination of information. Most of the students (98%) had multiple social media accounts. The findings demonstrated significant differences in students' social media usage based on their genders and ages. The academic and entertainment motivations of the students aged between (17 and 21 years) are higher than other age groups. Also, male students use X (formerly Twitter) and Facebook more than female students. Moreover, the findings found that the students' reasons for SMU can be divided into many categories such as news and information, communication and socializing, entertainment, academic, business and profession, technology, and self-development reasons

CrisisUses and gratificationsMotivation+3
Osman Hamed
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sinemada distopik anlatılar "Gölgeler içinde" üzerine bir analiz

Çalışmanın ana eksenini karanlık ve karamsar gelecek tasvirleri olan distopik anlatılar oluşturmaktadır. Bilimkurgunun bir alt türü olan ve yaratıldıkları dönemin kendine özgü şartlarından kaygılarından beslenen distopik anlatılar özellikle sinemada karanlık, korkutucu bir geleceği resmetmektedirler. Dünyanın ve insanlığın mevcut durumundaki işleyişin sorunların tedbir alınmazsa ulaşabileceği noktaları gözler önüne seren bu analtılar, insanları bunaltıcı, karamsar bir gerçekliğin içine sürüklerler. Genellikle teknollojik ilerleme, doğal ve küresel felaketler, nüfus artışı, kuraklık, açlık, insan neslinin tükenmesi, uygarlık krizi, kontrol, gözetim, totaliter iktidar, bireyseliğin, insani vasıfların kaybı gibi temalar etrafında şekillenen anlatılar insanlığa uyarı niteliğindedir. Çalışmada "Gölgeler İçinde" filminin türe özgü distopik yapısının belirtilen unsurlar doğrultusunda çözümlenmesi yapılmıştır.

İletişim
Nihal Kuranel
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Suç önleme stratejisi kapsamında kadın acil destek uygulamasının incelenmesi ve Tekirdağ ili örneği

Türkiye'de temel bir sorun haline gelen kadına şiddet konusuyla alakalı olarak yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş bir yazılım olan KADES uygulaması aile içi şiddet, kadına şiddet ve çocukların korunması kapsamında projelendirilmiş, suçun önlenmesi açısından sadece kadınların kullanımına sunulmuştur. Şiddet mağduru ya da şiddet durumuyla karşı karşıya kalan kullanıcıların uygulama aracılığıyla ihbarda bulunması sonucunda, kişinin korunması maksadıyla kolluk kuvvetleri olaya doğrudan müdahale etmektedir. Bu durumda panik butonu gibi bir güvenceye sahip olan KADES uygulaması, kadınların yardım talebine cevap vermektedir. Bu çalışmada, Tekirdağ ilinde aile içi şiddet mağduru olan 100 kadının KADES uygulaması hakkındaki kullanıcı deneyimi ve programın etkinliği ölçümlenmiştir. Şiddet mağduru olan kullanıcılar ile anket yapılarak elde edilen veriler SPSS (Ki Kare/ Fisher's Exact) ile analiz edilmiştir. Katılımcılarla yapılan çalışma sonucuna göre, kendilerine güven sağlayan uygulamayı başarılı buldukları ve programın iyi olduğu yönünde genel bir tespit yapılmıştır. Uygulamanın bilgilendirme ve eğitim faaliyetleriyle toplumda bilinirliğinin sağlanması, hem aile içi iletişime yardımcı olacak hem de kadına karşı şiddet olaylarının azalmasına katkı sağlayacaktır.

Ufuk Kıvık
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir benlik sunumu aracı olarak vloglar: Kadın ev vloggerlarının çevrimiçi benlikleri üzerine bir analiz

Kadınlar vloglar aracılığıyla, cinsiyetçi iş bölümü çerçevesinde kendilerine yüklenen ev içi sorumlulukları yerine getirirken gelir elde etmekte, ücretsiz ev içi emeklerini kullanıcı emeği ve veri üretimi koşulu ile ücretli hale getirmektedirler. Ev vlogları, ev işlerinin geçiciliği karşısında somut çıktılar elde etme imkânının yanında kadınların duygu ve düşüncelerini aktardıkları bir ifade sahası ve takipçi/izleyici topluluklarıyla çok yönlü ve yakınlığa dayalı iletişim bağları kurmanın bir yoludur. Ev işlerinin, aile ilişkilerinin ve bir mekân olarak evin dijital kamusal seyre açılması, görünmez ve mahrem sınırlar içinde kalan pratiklerin görünür hale geldiği bir tür ara-alan yaratmaktadır. Çalışma bu çok katmanlı sahada, kadın ev vloggerlarının çevrimiçi benlik sunumlarını sabit olmayan söylemlerle bir dizi çatışma ve uzlaşı temelinde tekrar tekrar kurmalarına, toplumsal normların kabulü yanında kendini gerçekleştirmeye yönelik talep ve çabalarına, ekonomik ve sosyal beklentilerine, performatif ve sembolik anlamları taşıyan etkenler olarak ev işlerinin, evlerin ve eşyaların vloglardaki görünümüne odaklanmaktadır. Çalışmada ana akım olarak nitelendirilebilecek 14 ev vlog kanalında yer alan içerikler arasından oluşturulan bir izlem havuzuna nitel içerik analizi uygulanmış, aynı zamanda vlogosferi gözlemlenmesinde dijital etnografik yöntemlerden de faydalanılmıştır.

Delta Meriç Candemir
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi lisans öğrencileri arasında yapay zeka destekli ChatGPT kullanımının Delone ve McLean bilgi sistemleri başarısı modeli bağlamında incelenmesi

Bu çalışma Delone ve McLean Bilgi Sistemleri Başarısı Modeli'ni temel alarak ChatGPT'nin İstanbul Nişantaşı Üniversitesi öğrencilerince algılanan başarısını incelemiştir. Karma modelle yürütülen araştırmada 600 öğrenciden yedili Likert ölçeğiyle nicel veriler toplanmış ve SPSS ve IBM Amos'ta faktör analizleri ve yapısal eşitlik modellemesiyle değerlendirilmiştir. Nitel veriler 18 öğrenciyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilmiş ve Maxqda Nitel Analiz programı ile çözümlenmiştir. Yapısal eşitlik modellemesi hizmet kalitesi ve kullanıcı tatmininin ChatGPT'yi kullanma niyeti ve kullanımı güçlü bir şekilde desteklediğini, sistem ve bilgi kalitesinin kullanım ve kullanma niyeti üzerinde etkisi olmadığını göstermiştir. Kullanım ve kullanma niyeti ise net faydayı anlamlı bir şekilde etkilemektedir. Nitel bulgular sistem kalitesinin hızlı yanıtlar sayesinde memnuniyeti artırdığını ancak bilgi kalitesindeki güvenilirlik ve doğruluk eksikliğinin kullanımı kısıtladığını ortaya koymuştur. Katılımcılar hizmet kalitesinin pratiklik sunduğunu net faydanın ise özellikle zaman tasarrufuyla öne çıktığını vurgulamıştır. Çalışma ChatGPT'nin bilgi ve sistem kalitesinde iyileştirmeler, daha fazla şeffaflık, kişiselleştirme ve yanıt oluşturma süreçlerine dair açıklayıcı mekanizmalar önermektedir. Anahtar Sözcükler: Yapay Zeka, ChatGPT ve Eğitim, Bilgi Sistemleri Başarısı Modeli, Yapısal Eşitlik Modeli

Muhammed Enes Yılmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk mizah dergilerinde postmodern din olgusunun söylemi ve analizi

Postmodern süreçte tüm kavramlar ve olgular, oturdukları zeminin küresel etkilerle sabitliğini yitirmesi ve kaybolan sınırların etkisi sonucunda ileri derecede dönüşürken toplumların şekillenmesinde büyük öneme sahip olan din olgusu da bu süreçle birlikte, sadece içsel yapısı itibariyle değil, aynı zamanda toplumsal etkisi bakımından da değişim ve dönüşüme uğramıştır. Aydınlanma sürecinde aklın ve bilimin üstünlüğüne dayanan bakış açısıyla toplumdaki nüfuzu geri plana düşen dinin etkisinin tamamen yok olacağını ve toplumların akla dayanan yöntemlerle var olacağını iddia eden seküler düşünürler postmodern dünyada dinlerin yok olmadığını aksine farklılaşarak bireysel ve çoğulcu platformlara çekildiğini ve güçlenerek var olduğunu deneyimlemişlerdir. Zaman zaman akılcı yollarla çözülemez hale dönüşen modern dünyanın krizleriyle baş etmek için bireyler dini kurumsal yapılardan uzaklaşsa dahi kendi inanç sistemlerini evlerinde ve özel alanlarında yaşatmaya devam etmişlerdir. Bir kriz olarak küresel bir salgının (Covid-19) sonucunda modern bireyler, akıl yoluyla üretilmiş çözümlerin yeterli gelmediği bu probleme karşı kendi inanç sistemlerini üretmişlerdir. Yaşanan bu krizin tetiklediği çeşitli toplumsal problemler sonucunda postmodern din olgusu gözlemlenebilir bir hal almıştır. Bu çalışma kapsamında mizah, dinin geleneksel yapısına oldukça ters düşmesine karşılık, tam da bu silikleşen sınırlar üzerine konumlandırılan söylemler üzerinden postmodern zaman dinini anlamak üzere yola çıkılarak mizahın en etkili yollarından biri olan karikatür metinleri üzerine hem içerik hem de söylem analizi yapılacaktır.

DinDin-bilim çatışmasıDini değişim+5
Şehnaz Ardalı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
10
DoctorateOpen AccessTR

Büyük veri ile medyalar arası gündem belirleme analizi: Finlandiya, İsveç ve Türkiye örneği

Bu doktora tezi, geleneksel medya ile sosyal medya arasındaki medyalar arası gündem belirleme dinamiklerini büyük veri analizi yoluyla incelemektedir. Temel araştırma sorusu, aynı ülke içinde ana akım medya organları ile sosyal medya platformları arasında karşılıklı bir gündem belirleme ilişkisi olup olmadığını sorgulamaktadır. Mayıs 2022'de NATO üyeliği tartışmaları sırasında Finlandiya, İsveç ve Türkiye'ye ait üçer ulusal gazetenin çevrim içi haber içerikleri ile aynı ülkelerdeki X (Twitter) gönderileri sistematik biçimde toplanmıştır. Python tabanlı araçlarla işlenen bu veriler içerik analizi, çapraz gecikmeli korelasyon ve Rozelle-Campbell taban hizası yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular, Türkiye'de çift yönlü bir gündem aktarımı olduğunu; İsveç ve Finlandiya'da ise sosyal medyanın zaman zaman geleneksel medyayı etkilediğini göstermektedir. Bu sonuçlar, sosyal medyanın artık yalnızca gündemi yansıtan değil, aktif şekilde gündem şekillendiren bir aktör haline geldiğini ortaya koymaktadır. Araştırma, çoklu ülke karşılaştırmasıyla gündem belirleme kuramını yeniden test ederken, nitel ve nicel yöntemleri bir arada kullanarak iletişim alanına hem kuramsal hem yöntemsel katkı sunmaktadır. Ayrıca, sosyal medya içeriklerinin uluslararası gelişmelerde geleneksel medyayı nasıl etkileyebileceğini göstermesi açısından da önemli çıkarımlar barındırmaktadır. Çalışma, dijital kamusal alanda medya etkileşimlerini anlamaya yönelik yenilikçi bir çerçeve sunmaktadır.

Büyük veriKamu gündemiSosyal medya platformları
Orhan Afşin
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamusal alanlar olarak akıllı şehirlerdeki karar verme süreçlerinin İletişimsel Eylem Kuramı bağlamında değerlendirilmesi

Bu araştırmanın problemi akıllı şehirlerde kamusal alanın düzenlenmesinde paydaşların karar verme süreçlerinin Habermas'ın "İletişimsel Eylem Kuramı" bağlamında incelenmesidir. Akıllı şehirler söylemi ve Habermas'ın İletişimsel Eylem Kuramı'nın kesişim noktaları çerçevesinde bir inceleme yapılmıştır. Bu kesişim noktalarını "herkesin eşitler olarak sürece katılabilmesi", "tarafların belirli yeterliliklere sahip olması", "ortak amaç doğrultusunda ödünler verilmesi", "belirli bir art alan, ortak zemin bağlamında süreçlere dâhil olunması" ve "yaşam ve sistem dünyalarındaki dönüşümler" olarak sıralamak olanaklıdır. Bunlara altıncı bir nokta olarak da bu karar verme süreçlerindeki "iletişimin biçimleri" eklenmiştir. Araştırma Kanada'nın Toronto şehrinde, Alphabet'e bağlı olan Sidewalk Labs'in ve şehrin sahil bölgesini kamu adına yöneten Waterfront Toronto şirketinin ortaklığında gerçekleştirilen "Sidewalk Toronto" projesi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada gömülü karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın temel veri toplama tekniği yarı-yapılandırılmış görüşmedir. Bunun yanı sıra, araştırma kapsamında 24 kişiyle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış, 54 kişiye Akıllı Şehir Katılım ve Akıllı Vatandaşlık ölçeği uygulanmış, 2500 sayfanın üzerindeki dokümanlar incelenmii ve sistematik olmayan gözlem yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre projenin ve proje üzerinden akıllı şehirlerin soylulaştırma, dışlama, gözetim ve mahremiyet ihlalleri, demokratik kurumların erozyonu, dijital eşitsizlikler, kamusal alanın ticarileştirilmesi, kişisel verilerin ve veriler yoluyla vatandaşların ticari birer meta haline getirilmesi, iletişim süreçlerinin güç sahipleri tarafından yoğun bir biçimde manipüle edilmesi, proje yöneticilerinin kendi isteklerini vatandaşlara dayatması konuları başta olmak üzere pek çok konuda eleştirildiği görülmüştür. Uygulama ve söylem arasında ciddi farklar ve çelişkiler olduğu ortaya konulmuştur.

Akıllı kentlerKamusal alanKanada-Toronto+5
Taner Kızılhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgınında Twitter'da Çinlilere yönelik nefret söylemi: "Çin Virüsü" örneği

Doğası gereği aidiyet, onaylanma ve sevilme ihtiyaçları olan insan, bu ihtiyaçlarının temini için toplumsal bağlar geliştirmekte ve sosyal gruplara dâhil olmaktadır. Üyesi olunan grupların davranış ve iletişim kodları ise, yine insan doğasının bir parçası olan uyma ve itaat davranışlarını tetiklemektedir. İkili karşıtlıklar bağlamında gerçekleşen biz-onlar çatışmaları şiddet iklimini beslerken; bireyler de gruba aidiyet ve onaylanma güdüsü ile bu çatışma ve şiddetin bir parçası olmaktadırlar. Nefret söylemi ise, bu şiddet ve çatışmanın önemli çıktılarından olarak hem hoşgörüsüzlük ortamı yaratmakta, hem de nefret suçuna zemin hazırlamaktadır. Yeni medyayı yeni kılan özellikler, bir yandan onaylanma ve beğenilme güdümlü uyma ve otoriteye itaat davranışını pekiştirirken, diğer yandan da gruplararası çatışmada yeni ve dinamik bir alan yaratmasıyla nefret söyleminin yayılımını hızlandırmaktadır. Ayrıca, kriz dönemlerinde somut gerçeklere ulaşmadaki zorluk, çoğunluğa ve otoriteye uyumu arttırmaktadır. Bir kriz dönemi olan yeni tip koronavirüs (SARS-CoV-2) salgınında, Çinli insanlara yönelik Twitter'da üretilen nefret söylemleri bu bağlamda incelenmiştir. Öncelikle "#Çinvirüsü" etiketiyle 17 Mart 2020 – 27 Mart 2020 tarihleri arasında paylaşılan 1545 tweete MAXQDA programıyla içerik çözümlemesi uygulanmış; ardından dört farklı nefret söylemi kategorisinden seçilen 4 farklı içerik, van Dijk'ın eleştirel söylem analizinin Bayraktutan vd. (2013) tarafından Twitter'a uyarlanan şablonu ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, kullanıcıların gündeme ve çoğunluğa uyma eğilimlerinin yanı sıra, otorite figürlerinin ve yüksek takipçili hesapların hedef göstermelerinin de nefret söylemi üretiminde etkili olduğu tespit edilmiştir.

COVID 19Korona virüslerNefret söylemi+6
Batuhan Korkusuz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin çevrimiçi paylaşım platformlarına katılım nedenlerinin belirlenmesi

Günümüzde mal ve hizmet sağlayıcılar ile bu ürün veya hizmetlerin alıcıları arasında iletişim, etkileşim ve alışveriş olanağı sağlayan platformlara, uygulamalara her yerde rastlamak mümkün hale gelmiştir. Başta bilgi ve iletişim teknolojilerini daha etkin kullanan gençler olmak üzere son yıllarda, tüm tüketiciler söz konusu çevrimiçi paylaşım platformlarına ilgi göstermeye başlamışlardır. Özellikle gençlerin bu platformları hızlı bir şekilde benimsemesi, platformlara yapılan finansal yatırımların artması, sahip olunan yenilik ve büyüme potansiyeli, konuyu, araştırılması gereken bir hale getirmektedir. Ancak konuyla ilgili yapılacak diğer araştırmalara da temel olacağı düşünülen katılım nedenlerine ilişkin nitel ve nicel çalışmalar yeterli düzeyde değildir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin çevrimiçi paylaşım platformlarına katılım nedenlerini belirlemek, söz konusu nedenler ile katılım niyeti arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmaktır. Çalışmadan elde edilecek verilerin daha katılımcı dostu platformların ortaya çıkmasına katkı sağlaması umulmaktadır. Çalışmada öncelikle katılım nedenlerinin ortaya çıkarılmasına yönelik nitel bir araştırma gerçekleştirilmiş, nitel araştırma sonucunda katılım niyetine etki ettiği düşünülen faktörler belirlenmiş ve bu faktörlerden yararlanılarak bir model önerisinde bulunulmuştur. Model ve araştırma hipotezlerinin test edilmesinde Yapısal Eşitlik Modellemesi analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda model ve örneklemin uyumlu olduğu ortaya çıkmış, ileri sürülen hipotezlerin büyük bir kısmı doğrulanmıştır. Maddi fayda, sosyal etkileşim, yorum ve derecelendirmelere duyulan güven ile sürdürülebilirlik algısının katılım niyetini olumlu bir biçimde etkilediği bulunmuştur. Ayrıca katılım niyetini etkileyen faktörlerin cinsiyet, yaş, gelir düzeyi, internet ve sosyal medya kullanımı gibi demografik değişkenler açısından anlamlı bir fark taşıyıp taşımadığı da araştırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Çevrimiçi paylaşım platformları, Paylaşım ekonomisi, Katılım niyeti, Motivasyon

MotivasyonNiyetlerPaylaşım ekonomisi+3
Ayhan Şengöz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Haber medyasında kadın gazetecilerin konumu: Azerbaycan ve Türkiye'de kadın gazeteciler

Medya insanın günlük yaşantısında her geçen gün daha fazla yer almaktadır. 20 ve 21 yüzyılda teknolojik yeniliklerle bu alan neredeyse yaşamımızın tamamını kapladı. Gazeteler, radyo, televizyon, sosyal medya günümüz toplumunda önemli konumdadır. İletişim araçları toplumda sağlıklı bir düzen sağlamaya yardımcı olmaktadır. Günümüz toplumunun düzeninin sağlanmasında ve gelişiminde iletişim araçlarının yanı sıra bu alanda çalışan gazetecilerin de büyük katkıları vardır. Bu çalışmada haber medyasında çalışan kadın gazetecilerin konumu, haber konuları, yöneticilik ve kadın temsillerine etki durumları incelenmektedir. Aynı zamanda da Feminizmde medyanın kadın haklarıyla, kadınlarla ilgili konumunu tartışılmaktadır. Kadın gazetecilerin kültürel, ekonomik, toplumsal özelliklerinin yanında Azerbaycan ve Türkiye kadın gazetecilerinin çalışma kültürü araştırmalarla kıyaslanmıştır. Çalışmada haber medyasında 10 Azerbaycanlı,10 Türk kadın gazeteci ile görüşmeler yapılmış ve görüşmeler yorumlanmıştır. Anahtar sözcükler: Medya, Kadın gazeteciler, Haber, iletişim

AzerbaycanFeminizmHaber kanalları+7
Gülara Zeynalova
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çokuluslu proje ekiplerinde taraflar arası kültürel farklılıklardan kaynaklanan iletişim çatışmaları yönetimi: Kayıp Annem 2 projesi örneği

Küreselleşme ile birlikte işletmelerin çokuluslu hale dönüşme eğilimi, kültürel paylaşım alanlarının artışına neden olurken, farklı yapıdaki ekiplerle bir arada çalışmayı ve bu ekipler içerisindeki kültürel farklılıklarla baş edebilmeyi gerektirmektedir. Farklı kültürlerden gelen bireylerin birbirlerini daha iyi anlayabilmeleri ve ortak bir amaç için çaba gösterebilmeleri için, genel hatları ile birbirlerini tanıyabilmeleri, kültürlerinin verdiği iletişim unsurlarını çözümleyebilmeleri gerekir. Çokuluslu ekiplerde kültürlerarası farklılıklardan kaynaklanan iletişim çatışmalarının yönetimini inceleyen bu araştırmada Kayıp Annem 2 projesi çokuluslu proje film ekibi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular, öncelikle ekibin yapısı hakkında bilgiler sunmuş, bu bilgiler doğrultusunda da incelenen ekibin yaşadığı iletişim çatışmaları hem kültürel farklılıklar hem de dil bariyeri kaynaklı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu bulgular da alanyazındaki kültürel boyutlar ve yönetim modelleri ile ilişkilendirilerek çokuluslu ekiplerin etkin ve başarılı çalışmaları için önerilerde bulunulmuştur.

Kültürlerarası farklılıklarKültürlerarası iletişimProjeler+3
Arzu Bayramalıyeva
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada filtre balonu etkisi: Facebook örneği

Sosyal medyada kullanılan içerik filtreleme algoritmaları geleneksel medyadaki eşik bekçisi rolünü üstlenerek kullanıcı deneyimlerini şekillendirmektedir. Bu filtreleme algoritmaları sosyal medya kullanıcılarına kişiselleştirilmiş içerek sunarak kişisel bir bilgi ekosistemi yaratmalarını sağlar. Bu ekosistem filtre balonu olarak adlandırılan olumsuz etkiler barındıran yapıya dönüştüğü için eleştirilmektedir. Bu araştırma, Facebook'un kişiselleştirilmiş çevrim içi haber akışına bağlı olarak oluşan "filtre balonu" olgusunun katılımcılar üzerindeki etkisini tespit edebilmek amacıyla yapılmıştır. Nicel yöntem ile genel tarama modeliyle desenlenen araştırmada, 400 kişiden çevrim içi anket ile veriler toplanmıştır. Verilerin frekans ve yüzde değerleri hesaplanmış ve ki-kare analizi gerçekleştirilmiştir. Mevcut çalışma, filtre balonu algısının Facebook haber akışı bağlamında çeşitli değişkenler (örn. yaş, eğitim düzeyi) tarafından belirlendiğini ampirik olarak kanıtlamaktadır. Araştırma, katılımcıların Facebook haber akışı kişiselleştirmesini filtre balonu yönünden algıladıkları sonucuna varmıştır. Sonuçlarda, Facabook haber akışı kişiselleştirmesi katılımcılar tarafından yararlı bulunmadığı çünkü kişiselleştirme için veri toplama faaliyetine yönelik (örneğin, güvensizlik nedeniyle dikkatli olma) şüphe duydukları ortaya çıkmıştır. Demografik özelliklerin ( örneğin, yaş, eğitim) filtre balonunun algılanmasını etkiyebileceği sonucuna varıldı. Ayrıca farklı meslek gruplarının filtre balonun algılanması üzerinde etkisi görülmemişken, eğitim düzeyinin filtre balonunun algılanmasını önemli ölçüde etkilediği gözlenmiştir. Daha düşük eğitim düzeyine sahip kullanıcılar istatiksel olarak filtreleme etkilerini önemli ölçüde daha az fark etmektedir. İleride yapılacak çalışmalar için bulguları genelleştirmek adına filtre balonu algılanması üzerindeki etkileri diğer ortamlarda (örn. arama motorları) incelenmesi önerilmiştir.

AlgoritmalarFacebookFiltre balonu+2
Sema Güngören
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sayısal göçmenler ve sayısal yerlilerin doğal reklama ilişkin tutumları üzerinde medya türünün ve marka belirginliğinin etkileri

Doğal reklam, yer aldığı platformun diğer içerikleriyle tasarımsal, biçimsel ve etkileşimsel olarak kaynaşmış çevrimiçi bir reklam türüdür. Yayıncı kuruluşlar için bir gelir kaynağı modeli olarak ortaya çıkan doğal reklamlara ilişkin tutumların, medya türlerinin yüklemelerinden ve içeriğin reklam olduğuna ilişkin bazı göstergelerin belirginliğinden etkilendiği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, sayısal göçmenler ve sayısal yerlilerin makale formatında doğal reklama karşı tutumları üzerinde, reklamın yer aldığı medya türünün ve marka belirginlik düzeyinin etkilerini ortaya koymaktır. Deneysel modelde ve 2x2x2 faktöriyel desende bir araştırma gerçekleştirilerek toplam 195 katılımcıdan sayısal yerlilik-göçmenlik ölçeği, anımsama testi ve tutum ölçeğiyle veri toplanmıştır. Veriler bağımsız örneklemler t-testleri, ANOVA ve iki durumlu lojistik regresyon teknikleriyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre bağımsız değişkenlerin reklam mesajlarının anımsanması, yayıncı İnternet sitesine karşı tutumlar ve paylaşma eğilimi üzerinde anlamlı bir etkisi yoktur. Ancak medya türünün doğal reklam içeriğine karşı tutumlar ve sponsor beyanının fark edilmesi üzerinde anlamlı bir etkisi vardır. Kaynak güvenirliği bakımından da farklı medya türleri arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. Marka belirginlik düzeyinin içerikte bir markadan söz edildiğinin fark edilmesi ve marka öğelerinin hatırlanması üzerinde anlamlı etkisi vardır. Çalışma ayrıca bireylerin sayısal teknoloji yetkinliğinin değerlendirilmesinde yaşın yanı sıra günlük İnternet kullanım süresi, İnternet kullanım deneyimi ve çevrimiçi etkinliklerinin kapsamının da etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Doğal reklamMarkaMedya+6
Pınar Umul Ünsal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal logonun kurumsal imaj ve kurumsal itibar üzerindeki etkileri: Yurtiçi Kargo örneği

Günümüzde farklı sektörlerde yer alan çok sayıda kurum vardır. Kalabalığın içinde yer edinmek isteyen kurumlar kendilerini ifade eden kurumsal kimlikleri doğrultusunda kurumsal görsel kimliklerini oluştururlar. Kurumsal görsel kimlik unsurları ile hedef kitlelerinin zihinlerinde bir yerlerde yer endirler. Böylece kurum kendi imaj ve itibarının oluşumunu sağlar. Görsel kodların iletişimdeki yerinin önemli olduğu düşünüldüğünde görsel kimlik unsurlarından olan logonun da önemi ortaya çıkmaktadır. Kurumsal logoları aracılığı ile kendilerini görsel kodlarla ifade ederler. Bu şekilde kendilerini hedef kitleye sunarak, tanınmaya ve zihinlerde yer edinmeye çalışırlar. Bu çalışma, kurumların logolarının kurumsal imaj ve kurumsal itibara etkilerini ölçmek amacıyla tasarlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için kargo taşımacılık sektöründen Yurtiçi Kargo'ya odaklanılmıştır. Araştırma anket yöntemi vasıtası ile yapılmıştır. Çalışma sonucunda anket cevaplarının yorumlanmasıyla logoyu oluşturan renk, yazı biçimi ve tasarım unsurlarının kurumsal logo ile aralarında pozitif yönlü ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca kurumsal logonun kurumsal imaj ve kurumsal itibar arasında pozitif yönlü ilişki olduğu, kurumsal imaj ve kurumsal itibarın etkileşimli olduğu bulunmuştur.

Görsel kimlikKargo sektörüKargo taşımacılığı+4
Aslı Uzun
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Kurumsal markaların desteklenmesinde sosyal medyanın rolü: Tanzanya telekomünikasyon şirketleri örneği

This study aimed at exploring the role of social media in promoting organizational brand of the telecommunication organizations. The study employed mixed methods of both qualitative and quantitative research approaches. Three research methods were used in conducting this study; content analysis, interview and online questionnaire survey. The study involved 870 Facebook posts from the four telecommunication organizations in Tanzania which were analyzed qualitatively. Also, 116 respondents were featured in this research whereby 16 respondents participated in the interview and the other 100 participants filled in the online questionnaire survey. The results of the study reveal that, social media play the great role in promoting organizational brand of the telecommunication organizations. Through the posts shared on Facebook, organizations managed to make their organizational brands recognized by and shared information about organizations to their stakeholders. This study shows that, social media offer to organizations alternative way of branding the corporate brand in front of their stakeholders instead of relying on the mainstream media only. Further research is required on the roles of social media in the building of organizational brand from the perspective of the organizations' practitioners. Keywords: Social media, Facebook, Organizational brand, Organizational communication, Telecommunication organizations.

FacebookCorporation imageCorporata communication+5
Farıdı Abdallah Mnakatu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00