Anadolu University
Anabilim Dalı

İletişim Tasarımı ve Yönetimi Anabilim Dalı

Anadolu University

80

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lisans düzeyindeki öğrencilerin kredi kartı deneyimine yönelik algısı: Anadolu Üniversitesi örneği üzerinde nitel bir çalışma

Bu tezin amacı, geçimini başkalarına bağlı olarak sağlayabilen üniversite lisans öğrencilerinin, kredi kartı kullanma deneyimini nasıl algıladığını anlayabilmektir. Bu amaca ulaşabilmek için, kredi kartı kullandığını ve kendi geçimini sağlamak üzere hiçbir işte çalışmadığını belirten Anadolu Üniversitesi fakülte ve yüksekokullarından lisans düzeyindeki öğrencilerle yarı yapılandırılmış 30 görüşme yapılmış; öğrencinin kredi kartı deneyiminde neler yaşadığı, nasıl hissettiği, kendi deneyimini nasıl yorumladığı; alanyazının benzer deneyimleri nasıl değerlendirildiği çerçevesinde, betimsel analizle irdelenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonunda, öğrencilerin kredi kartını var olan koşullarını/statüsünü korumak veya geçmeyi arzuladığı konuma işaret edebilmek için kredi kartı kullandığı görülmektedir. Öğrencilerin, kredi kartıyla yaptıkları harcamalarda -nakit parada olduğu gibi somut bir biçimde görülemediği için- ürünün kendisine ne kadar pahalı geldiği, ne kadar harcama yapmış olduğu, geriye ne kadar kaldığı ve ne kadar borçlanmış olduğuna ilişkin algısının kendisini yanıltabildiği görülmektedir. Bu nedenle farkındalık yaratabilmek için Bireysel Finans Yönetimi dersi uygulamalarının ülkemizde de zorunlu kılınması önerilmektedir.

AlgıDeneyimKredi kartları+4
Edibe Betül Karbay
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de seçkinlerin dönüşümü: 1960-1980 ve 1980-2000 arası dönemde Türk romanında küçük burjuva aydını (Tutunamayanlar, Bir Düğün Gecesi, Kara Kitap ve Yüz: 1981 romanları çerçevesinde)

Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye'nin modernleşme sürecinde kendine has özellikler taşıyan, 1960-1980 ve 1980-2000 arası dönemde, küçük burjuva aydınındaki kültürel değişimi karşılaştırmalı olarak anlamaktır. Bu amaç doğrultusunda, 1960?1980 ile 1980?2000 yılları arasında yazılan ve küçük burjuva aydınını konu alan ?Tutunamayanlar, Bir Düğün Gecesi, Kara Kitap, Yüz:1981? isimli romanlarda; bu aydınların Doğu Batı, aydın halk, kent taşra ikilikleri, ayrıca iktidara ve zenginliğe bakışlarındaki değişim saptanmaya çalışılmıştır.Nitel araştırma yöntemlerinden ?belge incelemesi?nin özel bir türü olan hermeneutik tekniğin kullanıldığı araştırmada, 20'şer yıllık iki dönemde yazılan dört roman veri kaynağı olarak incelenmiştir.1960?1980 arası dönemde yazılan romanlardaki küçük burjuva aydınının Doğu Batı ikilemine yaklaşımı; bu iki kültür arasındaki fakları anlama ve açıklama çerçevesinde kalmıştır. 1980?2000 arası dönemde ise, bu iki medeniyet dairesinin (Doğu ve Batı medeniyetleri) sentezine yönelik çabalara yönelmişlerdir.1960?1980 arası dönemde yazılan romanlardaki aydın tipler solcudurlar. Onların, siyasal formasyonları gereği halkın içinde ve halkla birlikte olmaları gerekmektedir. Aslında bu ideal zihniyet düzeyinde hep var olmuştur. Ancak Osmanlı Türk geleneğindeki aydın halk yabancılaşması bu dönem aydınlarının da temel çıkmazıdır. 1980?2000 arası dönemde ise; yaşanmakta olan aydın halk ikiliğini aşmaya yönelik düşünce ve çabalar söz konusudur.Ele alınan iki dönemde de taşra; küçük burjuva aydınınca olumsuz çağrışımlarla birlikte anılmıştır. 1960?1980 arasında yazılan romanlarda çizilen küçük burjuva aydınlarında kent taşra ikilemi ve taşraya olan mesafeli duruş, taşrayı hor görme daha belirgindir. Bu durum 1980?2000 arasında yazılan romanlarda betimlenen küçük burjuva aydınları için önem arzetmemektedir; önceki döneme göre daha belirsiz bir vurguya sahiptir.İktidara bakış bağlamında, her iki dönemde de küçük burjuva aydın tipler için iktidarı temsil eden devlettir ve onunla özdeşleşen tipler olumsuz olarak resmedilir. İktidar, mesafe konulması, uzaklaşılması gereken bir problem alanıdır.İncelenen dönemlerde resmedilen küçük burjuva aydın tiplerinin zenginliğe bakışları arasında belirgin bir farklılık söz konusudur. 1960?1980 arası dönemde zenginlik, olumsuz ve uzak durulması gereken bir olgu olarak görülmektedir. Ancak 1980?2000 arası dönemde zenginlik, bu olumsuz imajından sıyrılmış, istenir, peşinde koşulur konuma yükselmiştir.

AydınlarBurjuvaziModernleşme+4
Gazi Berber
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sözsüz iletişim işaretleri ve ergenlerde sözsüz işaret bilgisinin analizi

İletişim biçimlerinin en önemlilerinden biri olan sözsüz iletişim, konuşma ya da kelime harici tüm iletişim türlerini kapsar. Birey anne karnından itibaren çevresiyle iletişime geçer ve bunu sözsüz işaretlerle yapar. Sözsüz iletişim işaretlerinin kullanımı hayat boyu devam eder. Sözsüz iletişim işaretlerini okuma ve doğru bir şekilde yayma, sosyal yeterliliğin öncelikli bileşenlerinden biridir. Bu beceri hem yetişme döneminde aile ortamında kazanılabilir, hem de çocukluk ve ergenlikte öğretilebilir. Bu çalışmada, alanda genel bir tarama yapılarak hem eski hem de yeni araştırmalar özetlenmiştir. Araştırma bölümünde ise iki ayrı ilde yaşayan ve birbirinden aile kültürü ve sosyo-ekonomik yapı olarak farklı olan ergenlerin sözsüz iletişim bilgisi ölçülmüştür. Araştırma sonucunda Doğu Anadolu'da yaşayan ergenlerin İstanbul'da yaşayan akranlarına göre daha fazla sözsüz işaret bilgisine sahip oldukları ve ebeveynlerinin eğitim seviyesi ile ergenlerin sözsüz işaret bilgisi arasında ters yönlü bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.

Beden diliSözsüz işaretYüz yüze iletişim+3
Emrah Akçay
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Belçika'da yaşayan Türklerin yörecilik anlayışları ve toplumsal iletişim süreçleri: Belçika'daki Emirdağlılar ve Posoflulara ilişkin bir araştırma

Araştırmada temel olarak, Belçika'daki Türklerin ev sahibi ve etnik toplumsal iletişim süreçlerine katılımları ve yörecilik anlayışları ile kimlik algılarının toplumsal iletişim süreçlerine olan yansımaları incelenmiştir. Araştırma karma araştırma olarak desenlenmiş; veri toplanması amacıyla anket formları, görüşmeler, katılımlı gözlem gibi nicel ve nitel yöntemler kullanılmıştır. Alan araştırması dokuz ay süresince Belçika'nın Flaman Bölgesi ve Brüksel Başkent Bölgesinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi 210 Posof kökenli, 214 Emirdağ kökenli olmak üzere anket uygulanan toplam 424 kişi ile görüşme yapılan; 33'ü Emirdağlı, 20'si Posoflu ve 2'si diğer şehirlerden olmak üzere toplam 55 kişiden oluşmuştur. Nicel veriler SPSS programına analiz edilerek Ki-Kare, t-testi ve ANOVA ile çözümlenmiştir.Bulgular, ev sahibi ve etnik toplumsal iletişim süreçlerine katılıma ilişkin olarak Posoflular ve Emirdağlılar arasında anlamlı farklılık olmadığını göstermiştir. Katılımcıların ev sahibi toplumsal iletişim süreçlerine katılımları oldukça sınırlı iken etnik toplumsal iletişim süreçlerine yoğun biçimde katılmaktadırlar. Yörecilik algıları, iletişim süreçlerini etkileyerek şekillendirmektedir. Türk kimliği ile yüksek düzeydeki özdeşleşme, Türk mahallelerinde yaşama, gündelik dilde Türkçenin yoğun kullanımı, hemşehriler ve akrabalardan oluşan sınırlı toplumsal çevre, katılımcıların toplumsal iletişim süreçlerinin belirgin nitelikleridir. Katılımcılar, genel olarak Belçikalıların kendileri hakkında olumsuz düşüncelere sahip olduğuna ve bu durumun ev sahibi toplumsal iletişim süreçlerine katılımı olumsuz etkilediğini düşünmektedirler.Anahtar Kelimeler: Toplumsal İletişim, Yörecilik, Avrupa'daki Türkler, Belçikalı Türkler

Afyonkarahisar-EmirdağAvrupaBelçika+8
Filiz Göktuna Yaylacı
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışma ortamındaki ilişkilerde mobbing ve Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü'nde bir uygulama örneği

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü çalışanlarının mobbing davranışlarına maruz kalma düzeyini belirlemekle birlikte, mobbing davranışına maruz kalma durumunun çeşitli değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğinin tespit edilmesidir. Araştırma, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü'nde görev yapan 78 çalışana uygulanan anket sonuçlarına dayanmaktadır.Araştırmadaki verilerin istatistiksel analizinde tanımlayıcı istatistiksel metodların yanı sıra bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve Lsd testlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular için tablolar oluşturulmuş ve yorumlanmıştır.Araştırmayla elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü çalışanlarının mobbing davranışlarını orta altı düzeyde algıladığı görülmüştür. Ancak çalışanlarda cinsiyet değişkeninin; mobbingin ?kendini gösterme ve iletişim oluşumuna etkisi? ve ?yaşam kalitesi ve mesleki duruma saldırı? boyutları üzerinde, öğrenim durumu değişkeninin; ?sağlığa doğrudan saldırı?, ?yaşam kalitesi ve mesleki duruma saldırı? boyutları üzerindeki etkisi anlamlı bulunmuştur. Çalışanların en çok maruz kaldığı mobbing davranışı, işyerlerinde arkalarından kötü konuşulmasıdır.

Kamu kuruluşlarıKamu personeliMobbing+1
Ayçin Gelir Atabey
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş doyumu ile tükenmişlik sendromu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü'nde bir uygulama örneği

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü personelinin; iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi ve bu düzeylerin belirli demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini saptamaktır. Ayrıca, iş doyumu ve tükenmişlik arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmıştır. Tarama modelinde yapılan araştırmada, Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü'nde çalışan 80 kişiye anket uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında; Kişisel Bilgi Formu, Minnesota İş Doyum Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistiksel metodlar (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma), t testi, tek yönlü varyans analizi, LSD testi ve korelasyon analizi kullanılmış, anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; öğrenim durumu ile dışsal doyum alt boyutunda, yaş, öğrenim durumu, kurumdaki hizmet yılı, toplam mesleki tecrübe ile duygusal tükenme alt boyutu arasında, , kurumdaki hizmet yılı, toplam mesleki tecrübe ile duyarsızlaşma alt boyutunda ve öğrenim durumu ile kişisel başarı alt boyutundan anlamlı farklılıklar bulunmuştur. İş doyumu ve tükenmişlik arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılması amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda da, iş doyumu ile tükenmişlik arasında orta düzey negatif bir ilişki bulunmuştur. Tükenmişlik arttıkça iş doyumu azalmaktadır.

Kamu personeliTükenmişlikTükenmişlik sendromu+1
Erhan Atabey
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sanal iletişim ortamlarının katılımcı demokrasi süreçlerine etkisi: Web temelli forum, toplumsal paylaşım ağı ve üç boyutlu sanal dünyalarda gerçekleştirilen tartışma etkinlikleri üzerine bir araştırma

Araştırma yurttaşlar arasında gerçekleşen teknoloji-dolayımlı tartışmaların, katılımcı bir etkinlik olarak demokrasipotansiyelinin ne olduğunun saptanmasına odaklanmaktadır. Bu çerçevede Türkiye?nin kamusal işlerini konu alan tartışmalar, Habermas?ın iletişimsel eylem kuramı ile söylem etiği çalışmalarından temellenen akılcı ve etik tartışma ilkeleri ile ortam türlerine göre incelenmiştir. Araştırma kapsamında, Web temelli forum, toplumsal paylaşım ağı ile üç boyutlu sanal ortamlar araştırma alanları olarak benimsenmiştir. Karma paradigmanın kaynaklık ettiği araştırmada; nicel içerik çözümlemesi, eleştirel söylem çözümlemesi, tutum ölçeği ile katılımcı gözlem veri toplama teknikleri olarak işe koşulmuştur. Nicel ve nitel verilerin çözümlenmesi sonucu elde edilen bulgular göstermektedir ki, incelenen forumlarda Türkiye?nin kamusal gündemi, teknoloji dolayımıyla bir arayagelen yurttaşlar tarafından düşünce çeşitliliği çerçevesinde tartışılmaktadır. Kamusal konulara ilginin artması ve yurttaşların sanal ortamlardaki tartışmalara yönelik olumlu tutumu bakımından, bu tartışmaların demokrasiler için potansiyeli bulunmaktadır.Bununla birlikte tartışmalar, akılcı ve etik ilkeleri tam olarak karşılayamamaktadır. Tartışma süreçlerinde, anlaşmaya yönlenmiş eylemler yerine yarışmacı tarzda başarıya yönlenmiş eylemler ağırlıklı olarak gerçekleşmektedir. Ortamlardan birini müzakereciilkelere uygunluk bakımından öne çıkarmak güç olmakla birlikte, Web temeli forum gerekçelendirme ve karşılıklılık, üç boyutlu sanal ortam ise söylemsel eşitlik, karşılıklılık ve saygı ilkelerinin tam olarak yansıdığı forumlar olarak dikkat çekmektedir. Anahtar Sözcükler: Katılımcı demokrasi, sanal iletişim, çevrimiçi müzakere.

DemokrasiKatılım kültürüKatılımcı demokrasi+4
Demet Gençer Kasap
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Perakende sektöründe hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti: Eskişehir'de teknoloji marketinde bir pilot araştırması

Günümüzde rekabetin de artması ile birlikte perakendeci mağazaların sayısı her geçen gün artmakta ve buna bağlı olarak mağazalarda müşteri memnuniyetinin sağlanması ön plana çıkmaktadır. Müşteri memnuniyeti sağlamanın en etkili yolu ise kaliteli bir hizmet sunmaktan geçmektedir. Bu nedenle müşteriyi hizmet kalitesi konusunda tatmin etmek perakendeci mağazaların en önemli hedefi haline gelmiştir.Somut ürünlerin kalitesi örgütler tarafından tanımlanabilir ve ölçülebilirken, hizmetlerin kalitesinin ölçülmesi daha zordur. Rekabette öne geçmenin anahtarı sayılan kaliteli üretim için yapılan çalışmaların nasıl bir sonuç verdiğini anlamak ve değerlendirmek için kalitenin ölçülebilir olması gerekmektedir.Bu çalışmada, perakende mağazalarında müşterilerin algıladıkları hizmet kalitesi yargıları ölçümlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada perakendeci mağazasının hizmet kalitesini ölçmek amacıyla DTR modeli kullanılmıştır. Uygulama ise uluslararası alanda hizmet veren elektronik perakende firmasının Eskişehir şubesinde yapılmıştır. Araştırma sonuçları işletmenin sunduğu hizmetin müşterilerce nasıl algılandığını gösterirken, işletmenin artan rekabet koşulları çerçevesinde kendi politikaları ve uygulamalarında yapması gerekenler hakkında da yol gösterme niteliğinde olmaktadır.

EskişehirHizmetHizmet kalitesi+6
Dilek Taslacı
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Gençlik kültürünün yeniden üretilmesi sürecinde popüler gençlik ve müzik dergilerinin dönemsel perspektiften incelenmesi: Hey ve Blue Jean dergileri örneği

İnsanoğlunun tarih sahnesinde göründüğünden beri gereksinimlerini karşılayan teknolojinin üretim araç ve biçimlerinin gelişmesi ve değişmesi ile birlikte toplumsal yaşamı oluşturan kültürel öğeler de değişmeye başlamıştır. Başka bir açıdan da ekonomiyi içinde barındıran alt yapının değişimine bağlı olarak toplumsal ilişkiler bütününü oluşturan üst yapı da değişerek toplumsal kurumların değişim ve dönüşümü gerçekleşmiştir.Bu değişimler Türkiye'yi de kendi tarihsel sürecinde etkilemiş ve buna paralel olarak oluşturduğu, güncellediği değerler sistemi üzerinden toplumsal kurumlarını oluşturmuştur. 1980 yılı Türkiye için önemli bir dönem olarak görülmüş ve değişimin açıklanmasında bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. Ekonomik yapılanmanın değişmesi siyasal, toplumsal ve kültürel değerler sistemini de etkilemiştir. Bu süreçte kitle iletişim araçları hem üzerinde anlaşma sağlanan değerleri topluma yayma hem de yeni değerlerin toplum üyeleri tarafından benimsenmesinde önemli bir rol üstlenmiştir. Bu bakış açısından yola çıkarak, bu çalışma Türkiye'de yayınlanan ve dönemleri açısından önemli bir misyona sahip Hey ve Blue Jean gençlik ve müzik dergilerinde ilgili süreçlerin nasıl yansıdığını ortaya çıkarmaktır.Bir durum saptaması olan bu çalışmada içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Veriler 1971 - 1980 yılları arasında yayınlanan 50 adet Hey dergisi ile 2000 ? 2009 yılları arasında yayınlanan 30 adet Blue Jean dergisinden elde edilmiştir. Bu çerçevede araştırmada elde edilen sonuçlar, dergilerin yer aldığı iki dönemde de kendi değerler sistemi içinde kurgulanan ya da yaratılan bir gençlik tipi üzerinden, gençlik alt kültürlerinin oluşturulma sürecinin detaylı betimlemesi üzerinde birleşmiştir. Bu bağlamda Hey dergisi gençliği mekanik dayanışmanın hakim olduğu toplumsal bir yapı içinde yer alırken, Blue Jean dergisi gençliği organik dayanışmanın hakim olduğu toplumsal bir yapı içinde yer almaktadır.

AltkültürDergilerGençler+4
Tarkan Oğuz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel basılı medya ve yeni medya araçlarının üniversite öğrencilerinin demokrasi algılarına etkilerinin katılımcı grup üzerinde değerlendirilmesi

Çalışma 2012 yılında Ocak ayında Eskişehir Anadolu Üniversitesi?nde gerçekleştirilmiştir. 100 erkek ve 100 kadın katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmaya katılanların tamamı üniversite öğrencisidir. Katılımcıların, demokrasi algılarının düzeyi ve demokrasi algılarının yeni medya ve basılı medya araçlarıyla ilişkileri ölçülmüştür.Geliştirilen; demokrasi algısı alt ölçeğini de içeren karma ölçek katılımcılara uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre, Katılımcıların demokrasi algıları büyük oranda batı demokrasinin değerlerine göre demokratik olarak tanımlanabilmektedir. Üniversite öğrencisi katılımcıların iletişim dünyası büyük oranda internet aracılığıyla şekillenmektedir. Yeni medya araçlarının katılımcıların demokrasi algıları üzerinde olumlu etkileri olduğu saptanmıştır Anahtar Kelimeler: Geleneksel Medya, Yeni Medya, Üniversite Öğrenciler, Demokrasi Algısı

DemokrasiYeni medya
Ege Sarıaltın
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

World of Warcraft oyuncularının oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algıları ile sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın temel amacı, araştırmaya katılan World of Warcraft oyuncularının oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algıları ile sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmaya katılan World of Warcraft oyuncularının demografik özellikleri, günlük oyunu oynama saatleri oyunu oynama nedenleri, oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algıları ve sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları belirlenmeye çalışılmıştır.Bu araştırmada nicel veri toplama tekniğinden yararlanılmıştır. Nicel veriler, ölçme aracı tekniğinden yararlanılarak araştırmaya katılan World of Warcraft?ın Türk oyuncularından elde edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, araştırmaya katılan World of Warcraft oyuncularının oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algıları ile sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları arasında yeterli düzeyde bir ilişki bulunamamıştır. Bununla beraber araştırma sonuçları araştırmaya katılan World of Warcraft oyuncularının oyundaki karakterleriyle bağlantı kurma algılarının ne çok kuvvetli ne de çok zayıf olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca araştırma sonuçları araştırmaya katılan World of Warcraft kullanıcılarının sosyolojik yabancılaşma düzeylerine yönelik algıları gerçek hayata karşı bir yabancılaşma yaşadıklarını göstermiştir Anahtar sözcükler: World of Warcraft, sosyolojik yabancılaşma, sanal dünya, yeni medya, oyun, MMORPG

Sernaz Tırpan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimTR

Facebook sosyal ağ sitesinde akademisyenlerin kendilik sunumu

Bu araştırmanın temel amacı akademisyenlerin Facebook ortamında kendilerini sunma davranışlarını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Facebook?ta akademisyenlerin nasıl bir iletişim gerçekleştirdiğini; bununla birlikte bu ortamda nasıl bir kendini sunum davranışı yaptıklarını anlamak amacıyla Facebook kullanan akademisyenlerle görüşmeler yapılmış, akademisyenlerin profillerinden seçtikleri fotoğraflardan içerik analizi yapılmış bununla birlikte akademisyenlerin Facebook sayfalarından Wolfram Alpha verileri toplanarak sonuçlar çıkarılmıştır. Ayrıca öğrencilerin akademisyenlerin profillerini Goffman?ın yaklaşımıyla nasıl okuduklarını anlamak için öğrencilerle görüşmeler yapılmıştır. Araştırmacı, bu araştırmanın ruhuna daha uygun olduğu gerekçesiyle nitel ve nicel araştırma yöntemlerini birlikte işe koşarak karma bir yöntem kullanmış, araştırmayı nicel yöntemlerin nitel yöntemleri destekleyecek şekilde desenlemiştir. Araştırmacı, çalışmada araştırma sorularını yanıtlayabilmek amacıyla 10 akademisyenle yüzyüze derinlemesine görüşme yapmış, bu görüşmelerle birlikte akademisyenlerin kendi profillerinden seçtikleri 10 fotoğrafa, toplamda 100 fotoğrafa içerik analizi uygulanmıştır. Facebook üzerinde nicel birçok veriye ulaşma imkânı veren Wolfram Alpha üzerinden akademisyenlerin izinleri alınarak veriler toplanmış, son olarak da KTÜ İletişim Fakültesinden 7 öğrenciye akademisyenlerin Facebook profilleri okutularak yüzyüze görüşme yapılmıştır. Araştırmada nitel veriler betimsel analizle analiz edilmiş, fotoğraflar içerik analiziyle yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda akademisyenlerin bu ortamı kullanmasının temel nedeninin, ilk başta merak olmasına rağmen iletişimin devamlılığı haline geldiği görülmüş, akademisyenler günlük iletişimlerini ve faaliyetlerini bu ortam üzerinde gerçekleştirmeye başlamışlardır. Araştırmanın kendini sunum sonucunda akademisyenlerin Facebook?ta kendini sevdirme, örnek olma ve kendi hakkında bilgi verme gibi kendini tanıtmaya yönelik kendini sunum taktiklerini tercih ettikleri görülmüş; bunun yanında Facebook ortamında diğer çalışmalardan farklı olarak kendini korumaya yönelik kendini sunum taktiklerini de kullandıkları görülmüştür. Kendini korumaya yönelik kendini sunum taktiklerinden ise en çok kendi hakkında az bilgi verme ve sessiz kalmanın kullanıldığı görülmüştür. Akademik ünvanı yüksek olan akademisyenler daha çok kendini tanıtmaya yönelik taktikleri sergilerken, akademik ünvanı düşük olan kullanıcılar ise daha çok kendini korumaya yönelik taktikleri kullanmaktadırlar. Akademisyenler fotoğraflarında kendilerini büyük bir topluluğun parçası ve akademik hayatlarının bir parçası şeklinde sunum yapmışlar, Facebook profillerinin akademisyenlerin günlük hayatlarının bir uzamı haline geldiği görülmüştür. Öğrenciler akademisyenlerin profillerini okurken görsel temalara daha dikkat etmişler, kişi hakkında izlenim edinmek için öncelikle fotoğraflarını, daha sonra kişinin tanıtım kartını ve en son duvarını incelemişlerdir. Öğrenciler bu üç yapı arasında tutarlılık aramışlar kendi bakış açılarından açık yakaladıkları kişi hakkında olumsuz izlenim oluşturmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Facebook, Çevrimiçi Topluluklar, Kendilik Sunumu Teorisi, Karma Yöntem

Serkan Biçer
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası literatürde yayınlanan aşı tereddütü ile ilgili bilimsel çalışmaların bibliyometrik ve içerik analizi

Covid-19 sürecinde insanların aşılara karşı tutumları, aşı konusundaki tereddütler ve aşılara güven gibi kavramlar gündeme gelmiştir. Literatür incelendiğinde aşı tereddütü konusunda bibliyometrik analiz çalışmalarının sayısının oldukça kısıtlı olduğu ve Covid- 19 sonrasında güncel bir çalışma gerçekleştirilmediği görülmüştür. Bu araştırmanın amacı, Web of Science veritabanında yer alan "aşı tereddütü" konulu bilimsel çalışmaları ve bu çalışmaların küresel ölçekte nasıl ele alındığını incelemektir. Bu doğrultuda, aşı tereddütü konulu çalışmaların zaman içerisindeki değişimini saptamak, sosyal bilimler alanındaki çalışmaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve bu sayede aşı tereddütü konusunda iletişimin ve iletişim çalışmalarının önemini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Bu çalışmada, Web of Science veritabanından elde edilen, İngilizce dilinde yayınlaşmış ve aşı tereddütü konulu uluslararası bilimsel çalışmaların analizi gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan 2305 çalışma metin dosyası olarak indirilmiş ve verilerin analiz edilmesi için Maxqda ve Vosviewer yazılımına aktarılmıştır. Nitel yapıdaki bu çalışmanın verilerini oluşturan çalışmalar bibliyometrik analiz ve içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiş ve açıklanmıştır. Çalışma sonucunda genel olarak Covid-19 pandemisinin bu alandaki çalışmaların sayısının önemli ölçüde artmasını sağladığı, çalışmaların genelinin kamu, çevre ve iş sağlığı alanında gerçekleştirildiği, iletişim alanındaki çalışmaların aşı tereddütü konusunda önemli bir etkiye sahip olacağı fakat iletişim alanındaki çalışmaların sayısının yetersiz olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Akın Can Değirmen
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Z kuşağının metaverse'e yönelik kullanım niyetlerinin teknoloji kabul ve kullanım birleştirilmiş modeli-2 ile incelenmesi

Gerçek dünyadan farklı dijital bir evreni temsil eden, sanal ekonomilerden eğlenceye kadar pek çok uygulama alanını kapsayan Metaverse sanal ortamları, Web 3.0 dönemi ile birlikte araştırılmaya değer görülen teknolojilerden biri olmuştur. Özellikle son yıllarda kullanım alanlarından fırsatlarına, teknik yönlerinden kavramsal bağlamlarına kadar aktif bir şekilde tartışılmaktadır. Bu çalışmanın amacı ise, Türkiye'de yaşayan Z kuşağının Metaverse sanal ortamlarına yönelik kabul ve kullanım niyetlerini ortaya koymaktır. Nicel araştırma yöntemleri ile tarama modelinde desenlenen bu araştırmada, Teknoloji Kabul ve Kullanım Birleştirilmiş Modeli-2 ölçek soruları ve demografik bilgi formu aracılığıyla 455 kişiden veri toplanmıştır. Toplanan veriler yapısal eşitlik modellemesi, ANOVA ve T-testi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye'deki Z kuşağının Metaverse sanal ortamlarına yönelik kabul ve kullanım niyetlerini etkileyen anlamlı faktörler; kullanımların sürekliliği ve benimsenmesini ifade eden alışkanlık ve kullanıcıların söz edilen teknolojiden elde edecekleri faydaya olan inanç düzeylerini gösteren performans beklentisidir. Araştırma modelinde yer alan faktörler ile katılımcıların demografik özellikleriyle ilişkileri incelendiğinde ise anlamlı ve anlamsız farklılıklar olmakla birlikte; yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyine göre anlamlı farklılıklar gösteren yapılar, teknolojinin kullanımına ilişkin algılanan açıklık ve kolaylık seviyesini ortaya koyan çaba beklentisi, kullanıcıların içinde bulundukları çevresel koşulların değerlendirildiği kolaylaştırıcı koşullar ve yine performans beklentisidir.

Ceren Güven
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hayran kültürü ekseninde sosyal medya üzerinden şekillenen tüketim ve kimlik inşası süreci

Teknolojik gelişmeler ve sosyal medya platformlarının çeşitlenmesiyle birçok alanda değişim-dönüşüm yaşanmış, kavramlar yeniden tanımlanmıştır. Araştırmalarda bu değişim dikkate alınmaya başlanmıştır. Hayran kültürü, tüketim ve kimlik inşası da bu değişimden etkilenmiştir. Sosyal medya ağlarının oluşturduğu ünlüler hayran kültürüne dahil olmuştur. Bir birey, takipçi sayısı, ürettiği içerik vb. durumlarla sosyal medya ünlüsü haline gelmiştir. Bu kişilere duyulan hayranlık kişinin tüketim davranışı ve kimlik inşası sürecinde de rol oynamaya başlamıştır. Bu araştırmada takipçilerini içerik ve yaşam stiliyle etkilemesi üzere tanımlanan influencerlara duyulan hayranlık, bu hayranlığın tüketim ve kimlik inşası süreçlerindeki rolü incelenmektedir. Popüler kültürle değişen, ihtiyacın ötesinde hazcı bir hal alan tüketim, sosyal medya ve ünlüleriyle teşvik edici olmuştur. Aynı şekilde kimlik postmodern dönemin etkileriyle ve dijitalleşmeyle sabit bir halden değiştirilebilen akışkan bir hale geçmiştir. Influencerlar bireylerin bu kimlik süreçlerinde rol oynayarak ilham ve örnek olmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş, iki aşamalı yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İlk aşamada influencerlarla, kendilerine duyulan hayranlık, hayranlarına dair düşünceleri, tüketim ve kimlik inşası sürecindeki rolleri üzerine görüşülmüş ve elde edilen verilere içerik analizi uygulanmıştır. İkinci aşamada bu influencerların hayranı olan gönüllü katılımcılarla görüşülmüştür. Görüşmelerde hayranların, influencerlara karşı düşünceleri ve hayranlıkları, tüketim ve kimlik inşa sürecine nasıl bir katılım sağladıkları hakkında elde edilen veriler içerik analiziyle analiz edilmiştir. Hayran kültürü kavramı ekseninde hayranların tüketim davranışına yönlendiği, kimlik inşa sürecinde bu influencerları örnek aldıkları sonucuna varılmıştır.

Gülüzar Sönmez
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de bir alt kültür figürü olarak DJ

Tarım toplumundan endüstri toplumuna geçişle birlikte bir üst yapı kurumu olarak kültürde de farklılaşmalar yaşanmıştır. Bu farklılaşmalar insanların kültür üretim neden ve biçimini, kültür tüketim koşul ve tarzlarını da içermektedir. Endüstri toplumunda kültür de endüstriyel olarak üretilmektedir. Bu durum insanın kültür ve sanat üretme yetisini köreltirken tüketim koşullarını da belirlemektedir. Kültürün içinde değerlendirilebilecek müzik ve eğlence alanları da bu durumun dışında kalmamaktadır. Ev ve iş yeri dışında kalan üçüncü alana sıkıştırılan kültür ve onun altında eğlence ve müzik üretim/tüketimi etkin katılımcılarla gerçekleştirilen bir eylemden katılımcıların üretilmiş kültür ürünlerini satın alma yoluyla edindikleri bir ekonomik faaliyete dönüşmüştür. Ana akım müzik kültürü karşısında; tarz, kendileştirme, kültürel meydan okuma vb. pratiklerle bir müzik alt-karşıt kültürünün yüzyıla yaklaşan bir tarihe sahip olduğu söylenebilir. Bir alt-karşıt kültür ögesi olarak DJ figürünü retrospektif bir bağlamda açıkladıktan sonra Türkiye'de DJ'lik kültürünün alt kültürel bağlamda nasıl tanımlandığının, dönüştüğünün anlaşılması sonraki kültürel dönüşümlerin öngörülmesi açısından da önem taşımaktadır. Bu araştırmanın konusu olan DJ'liğin Türkiye'deki tanımı, algılanan anlamı, toplumsal işlevi ve etkisini açıklamak amacıyla kartopu yöntemi kullanılarak belirlenen on DJ ile yarı yapılandırılmış çevrimiçi görüşme ve bu kişilerin sosyal medya hesaplarında paylaşmaları istenilen çevrimiçi anket yoluyla elde edilen verilerin sırasıyla tematik analiz, anket verilerinin sayısallaştırılması ve SPSS programı kullanılarak yapılan analizlerin ilgili literatür açısından yorumlanması ile gerçekleştirilmiştir.

Rasim Alıbaylı
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevirimiçi ortamlarda siber zorbalık karşısında verilen tepkilerin incelenmesi

İnternet ve bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması iletişim kurma ve sosyalleşme biçimlerini değiştirmiştir. Çevrimiçi ortamlar ve dijital platformların kullanımının artmasıyla birlikte, siber zorbalık toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Siber zorbalık hem ulusal hem de uluslararası bir sorun olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırma üniversite öğrencilerinin siber zorbalık karşısında verdiği davranışsal ve duygusal tepkileri değişkenlere göre incelemek amacıyla yapılmıştır. Tarama modeli kullanılarak 2022-2023 Bahar dönemi ve 2023-2024 Güz döneminde eğitim öğretim yılında Eskişehir ilindeki Anadolu Üniversitesi öğrenim gören 497 öğrenci ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Siber Zorbalık Karşısında Verilen Tepkiler Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizinde normallik dağılımı dikkate alınarak Man Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda siber zorbalık karşısında verilen tepkilerin alt boyutları ile cinsiyet ve fakülte değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği fakat yaş ve günlük internet kullanım süresi değişkeninde anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Cinsiyet değişkenine göre erkeklerin intikam puanı, kadınların ise önlem, kaçınma ve içselleştirme puanları yüksek olduğu saptanmıştır. Fakülte değişkenine göre Eğitim Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesinin diğer fakültelere göre içselleştirme puanlarının yüksek olduğu saptanmıştır.

Zorbalık
Hilal Aslankurt
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metaverse'ün ütopik ve distopik yönleri: Uzman görüşlerinin tematik bir analizi

İnternet teknolojisinde yaşanan gelişmeler toplumsal yaşamda önemli değişimlere neden olmaktadır. Fiziksel dünyaya bir alternatif olarak sunulan bu sanal evrenin, diğer dijital teknolojilerde olduğu gibi toplumlar için önemli sonuçları olabilecek potansiyelleri ve riskleri barındırdığı düşünülmektedir. Bu tez çalışmasının temel amacı sanal bir evren olan Metaverse'ün toplumsal ilişkilerde nasıl değişim yaratacağına ilişkin öngörüleri betimlemektir. Bu amaç doğrultusunda, Metaverse alanında çalışmalar yapmış ve yapmakta olan sosyal bilimler alanındaki akademisyenler ve bilişim uzmanlarıyla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerden elde edilen verilere tematik analiz uygulanmış ve uzmanların, Metaverse'ün toplumla ilişkisini hangi temalar ekseninde tartıştığı belirlenmiştir. Tematik analiz sonucunda temel olarak iki ana tema ortaya çıkmıştır: "Dijital bir ortam olarak Metaverse" ve "Metaverse ve toplumsal ilişkiler". "Dijital bir ortam olarak Metaverse" teması dört alt temada sınıflandırılmıştır: "Metaverse'e dair gelecek vizyonları ve olasılıklar", "mahremiyet", "veri güvenliği" ve "dijital eşitsizlik". "Metaverse ve toplumsal ilişkiler" olarak adlandırılan diğer ana temada ise katılımcıların ifadeleri üç alt temada değerlendirilmiştir: "Güç ve kontrol" "Metaverse ve toplumsal değişme" ve "toplumsal eşit(siz)lik ve demokratikleş(eme)me". Son olarak bu iki ana tema ve bunlara bağlı alt temalar literatürdeki tartışmalarla birlikte yorumlanmış, bu teknolojik ortamla toplum etkileşiminin olası sonuçları ortaya konmuştur.

MahremiyetToplumsal değişmeToplumsal eşitsizlik+1
Tülay Gümüş Çiçek
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimEN

Sudan krizi sırasında üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanımının araştırılması (2019-2024)

The usage of social media increases significantly among people during times of crisis. This study intends to investigate the usage of social media by Sudanese university students during crises. A quantitative descriptive research approach based upon a survey method was utilized to describe the current state of using social media by Sudanese students. The data was collected from 355 Sudanese students applying a non-probability convenience sampling method, and the final sample comprised 318 valid responses. While the quantitative data was analyzed by applying SPSS (Version 21) using descriptive statistical analysis, the replies to the open-ended question were analyzed by NVIVO (Version 12) using the thematic analysis method. The findings unveiled that the students highly used and adopted social media during the crisis, and WhatsApp was the most used social media outlet by students because of the instantaneous communication and rapid dissemination of information. Most of the students (98%) had multiple social media accounts. The findings demonstrated significant differences in students' social media usage based on their genders and ages. The academic and entertainment motivations of the students aged between (17 and 21 years) are higher than other age groups. Also, male students use X (formerly Twitter) and Facebook more than female students. Moreover, the findings found that the students' reasons for SMU can be divided into many categories such as news and information, communication and socializing, entertainment, academic, business and profession, technology, and self-development reasons

CrisisUses and gratificationsMotivation+3
Osman Hamed
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sinemada distopik anlatılar "Gölgeler içinde" üzerine bir analiz

Çalışmanın ana eksenini karanlık ve karamsar gelecek tasvirleri olan distopik anlatılar oluşturmaktadır. Bilimkurgunun bir alt türü olan ve yaratıldıkları dönemin kendine özgü şartlarından kaygılarından beslenen distopik anlatılar özellikle sinemada karanlık, korkutucu bir geleceği resmetmektedirler. Dünyanın ve insanlığın mevcut durumundaki işleyişin sorunların tedbir alınmazsa ulaşabileceği noktaları gözler önüne seren bu analtılar, insanları bunaltıcı, karamsar bir gerçekliğin içine sürüklerler. Genellikle teknollojik ilerleme, doğal ve küresel felaketler, nüfus artışı, kuraklık, açlık, insan neslinin tükenmesi, uygarlık krizi, kontrol, gözetim, totaliter iktidar, bireyseliğin, insani vasıfların kaybı gibi temalar etrafında şekillenen anlatılar insanlığa uyarı niteliğindedir. Çalışmada "Gölgeler İçinde" filminin türe özgü distopik yapısının belirtilen unsurlar doğrultusunda çözümlenmesi yapılmıştır.

İletişim
Nihal Kuranel
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Suç önleme stratejisi kapsamında kadın acil destek uygulamasının incelenmesi ve Tekirdağ ili örneği

Türkiye'de temel bir sorun haline gelen kadına şiddet konusuyla alakalı olarak yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş bir yazılım olan KADES uygulaması aile içi şiddet, kadına şiddet ve çocukların korunması kapsamında projelendirilmiş, suçun önlenmesi açısından sadece kadınların kullanımına sunulmuştur. Şiddet mağduru ya da şiddet durumuyla karşı karşıya kalan kullanıcıların uygulama aracılığıyla ihbarda bulunması sonucunda, kişinin korunması maksadıyla kolluk kuvvetleri olaya doğrudan müdahale etmektedir. Bu durumda panik butonu gibi bir güvenceye sahip olan KADES uygulaması, kadınların yardım talebine cevap vermektedir. Bu çalışmada, Tekirdağ ilinde aile içi şiddet mağduru olan 100 kadının KADES uygulaması hakkındaki kullanıcı deneyimi ve programın etkinliği ölçümlenmiştir. Şiddet mağduru olan kullanıcılar ile anket yapılarak elde edilen veriler SPSS (Ki Kare/ Fisher's Exact) ile analiz edilmiştir. Katılımcılarla yapılan çalışma sonucuna göre, kendilerine güven sağlayan uygulamayı başarılı buldukları ve programın iyi olduğu yönünde genel bir tespit yapılmıştır. Uygulamanın bilgilendirme ve eğitim faaliyetleriyle toplumda bilinirliğinin sağlanması, hem aile içi iletişime yardımcı olacak hem de kadına karşı şiddet olaylarının azalmasına katkı sağlayacaktır.

Ufuk Kıvık
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bir benlik sunumu aracı olarak vloglar: Kadın ev vloggerlarının çevrimiçi benlikleri üzerine bir analiz

Kadınlar vloglar aracılığıyla, cinsiyetçi iş bölümü çerçevesinde kendilerine yüklenen ev içi sorumlulukları yerine getirirken gelir elde etmekte, ücretsiz ev içi emeklerini kullanıcı emeği ve veri üretimi koşulu ile ücretli hale getirmektedirler. Ev vlogları, ev işlerinin geçiciliği karşısında somut çıktılar elde etme imkânının yanında kadınların duygu ve düşüncelerini aktardıkları bir ifade sahası ve takipçi/izleyici topluluklarıyla çok yönlü ve yakınlığa dayalı iletişim bağları kurmanın bir yoludur. Ev işlerinin, aile ilişkilerinin ve bir mekân olarak evin dijital kamusal seyre açılması, görünmez ve mahrem sınırlar içinde kalan pratiklerin görünür hale geldiği bir tür ara-alan yaratmaktadır. Çalışma bu çok katmanlı sahada, kadın ev vloggerlarının çevrimiçi benlik sunumlarını sabit olmayan söylemlerle bir dizi çatışma ve uzlaşı temelinde tekrar tekrar kurmalarına, toplumsal normların kabulü yanında kendini gerçekleştirmeye yönelik talep ve çabalarına, ekonomik ve sosyal beklentilerine, performatif ve sembolik anlamları taşıyan etkenler olarak ev işlerinin, evlerin ve eşyaların vloglardaki görünümüne odaklanmaktadır. Çalışmada ana akım olarak nitelendirilebilecek 14 ev vlog kanalında yer alan içerikler arasından oluşturulan bir izlem havuzuna nitel içerik analizi uygulanmış, aynı zamanda vlogosferi gözlemlenmesinde dijital etnografik yöntemlerden de faydalanılmıştır.

Delta Meriç Candemir
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi lisans öğrencileri arasında yapay zeka destekli ChatGPT kullanımının Delone ve McLean bilgi sistemleri başarısı modeli bağlamında incelenmesi

Bu çalışma Delone ve McLean Bilgi Sistemleri Başarısı Modeli'ni temel alarak ChatGPT'nin İstanbul Nişantaşı Üniversitesi öğrencilerince algılanan başarısını incelemiştir. Karma modelle yürütülen araştırmada 600 öğrenciden yedili Likert ölçeğiyle nicel veriler toplanmış ve SPSS ve IBM Amos'ta faktör analizleri ve yapısal eşitlik modellemesiyle değerlendirilmiştir. Nitel veriler 18 öğrenciyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilmiş ve Maxqda Nitel Analiz programı ile çözümlenmiştir. Yapısal eşitlik modellemesi hizmet kalitesi ve kullanıcı tatmininin ChatGPT'yi kullanma niyeti ve kullanımı güçlü bir şekilde desteklediğini, sistem ve bilgi kalitesinin kullanım ve kullanma niyeti üzerinde etkisi olmadığını göstermiştir. Kullanım ve kullanma niyeti ise net faydayı anlamlı bir şekilde etkilemektedir. Nitel bulgular sistem kalitesinin hızlı yanıtlar sayesinde memnuniyeti artırdığını ancak bilgi kalitesindeki güvenilirlik ve doğruluk eksikliğinin kullanımı kısıtladığını ortaya koymuştur. Katılımcılar hizmet kalitesinin pratiklik sunduğunu net faydanın ise özellikle zaman tasarrufuyla öne çıktığını vurgulamıştır. Çalışma ChatGPT'nin bilgi ve sistem kalitesinde iyileştirmeler, daha fazla şeffaflık, kişiselleştirme ve yanıt oluşturma süreçlerine dair açıklayıcı mekanizmalar önermektedir. Anahtar Sözcükler: Yapay Zeka, ChatGPT ve Eğitim, Bilgi Sistemleri Başarısı Modeli, Yapısal Eşitlik Modeli

Muhammed Enes Yılmaz
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türk mizah dergilerinde postmodern din olgusunun söylemi ve analizi

Postmodern süreçte tüm kavramlar ve olgular, oturdukları zeminin küresel etkilerle sabitliğini yitirmesi ve kaybolan sınırların etkisi sonucunda ileri derecede dönüşürken toplumların şekillenmesinde büyük öneme sahip olan din olgusu da bu süreçle birlikte, sadece içsel yapısı itibariyle değil, aynı zamanda toplumsal etkisi bakımından da değişim ve dönüşüme uğramıştır. Aydınlanma sürecinde aklın ve bilimin üstünlüğüne dayanan bakış açısıyla toplumdaki nüfuzu geri plana düşen dinin etkisinin tamamen yok olacağını ve toplumların akla dayanan yöntemlerle var olacağını iddia eden seküler düşünürler postmodern dünyada dinlerin yok olmadığını aksine farklılaşarak bireysel ve çoğulcu platformlara çekildiğini ve güçlenerek var olduğunu deneyimlemişlerdir. Zaman zaman akılcı yollarla çözülemez hale dönüşen modern dünyanın krizleriyle baş etmek için bireyler dini kurumsal yapılardan uzaklaşsa dahi kendi inanç sistemlerini evlerinde ve özel alanlarında yaşatmaya devam etmişlerdir. Bir kriz olarak küresel bir salgının (Covid-19) sonucunda modern bireyler, akıl yoluyla üretilmiş çözümlerin yeterli gelmediği bu probleme karşı kendi inanç sistemlerini üretmişlerdir. Yaşanan bu krizin tetiklediği çeşitli toplumsal problemler sonucunda postmodern din olgusu gözlemlenebilir bir hal almıştır. Bu çalışma kapsamında mizah, dinin geleneksel yapısına oldukça ters düşmesine karşılık, tam da bu silikleşen sınırlar üzerine konumlandırılan söylemler üzerinden postmodern zaman dinini anlamak üzere yola çıkılarak mizahın en etkili yollarından biri olan karikatür metinleri üzerine hem içerik hem de söylem analizi yapılacaktır.

DinDin-bilim çatışmasıDini değişim+5
Şehnaz Ardalı
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Büyük veri ile medyalar arası gündem belirleme analizi: Finlandiya, İsveç ve Türkiye örneği

Bu doktora tezi, geleneksel medya ile sosyal medya arasındaki medyalar arası gündem belirleme dinamiklerini büyük veri analizi yoluyla incelemektedir. Temel araştırma sorusu, aynı ülke içinde ana akım medya organları ile sosyal medya platformları arasında karşılıklı bir gündem belirleme ilişkisi olup olmadığını sorgulamaktadır. Mayıs 2022'de NATO üyeliği tartışmaları sırasında Finlandiya, İsveç ve Türkiye'ye ait üçer ulusal gazetenin çevrim içi haber içerikleri ile aynı ülkelerdeki X (Twitter) gönderileri sistematik biçimde toplanmıştır. Python tabanlı araçlarla işlenen bu veriler içerik analizi, çapraz gecikmeli korelasyon ve Rozelle-Campbell taban hizası yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular, Türkiye'de çift yönlü bir gündem aktarımı olduğunu; İsveç ve Finlandiya'da ise sosyal medyanın zaman zaman geleneksel medyayı etkilediğini göstermektedir. Bu sonuçlar, sosyal medyanın artık yalnızca gündemi yansıtan değil, aktif şekilde gündem şekillendiren bir aktör haline geldiğini ortaya koymaktadır. Araştırma, çoklu ülke karşılaştırmasıyla gündem belirleme kuramını yeniden test ederken, nitel ve nicel yöntemleri bir arada kullanarak iletişim alanına hem kuramsal hem yöntemsel katkı sunmaktadır. Ayrıca, sosyal medya içeriklerinin uluslararası gelişmelerde geleneksel medyayı nasıl etkileyebileceğini göstermesi açısından da önemli çıkarımlar barındırmaktadır. Çalışma, dijital kamusal alanda medya etkileşimlerini anlamaya yönelik yenilikçi bir çerçeve sunmaktadır.

Büyük veriKamu gündemiSosyal medya platformları
Orhan Afşin
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kamusal alanlar olarak akıllı şehirlerdeki karar verme süreçlerinin İletişimsel Eylem Kuramı bağlamında değerlendirilmesi

Bu araştırmanın problemi akıllı şehirlerde kamusal alanın düzenlenmesinde paydaşların karar verme süreçlerinin Habermas'ın "İletişimsel Eylem Kuramı" bağlamında incelenmesidir. Akıllı şehirler söylemi ve Habermas'ın İletişimsel Eylem Kuramı'nın kesişim noktaları çerçevesinde bir inceleme yapılmıştır. Bu kesişim noktalarını "herkesin eşitler olarak sürece katılabilmesi", "tarafların belirli yeterliliklere sahip olması", "ortak amaç doğrultusunda ödünler verilmesi", "belirli bir art alan, ortak zemin bağlamında süreçlere dâhil olunması" ve "yaşam ve sistem dünyalarındaki dönüşümler" olarak sıralamak olanaklıdır. Bunlara altıncı bir nokta olarak da bu karar verme süreçlerindeki "iletişimin biçimleri" eklenmiştir. Araştırma Kanada'nın Toronto şehrinde, Alphabet'e bağlı olan Sidewalk Labs'in ve şehrin sahil bölgesini kamu adına yöneten Waterfront Toronto şirketinin ortaklığında gerçekleştirilen "Sidewalk Toronto" projesi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada gömülü karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın temel veri toplama tekniği yarı-yapılandırılmış görüşmedir. Bunun yanı sıra, araştırma kapsamında 24 kişiyle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış, 54 kişiye Akıllı Şehir Katılım ve Akıllı Vatandaşlık ölçeği uygulanmış, 2500 sayfanın üzerindeki dokümanlar incelenmii ve sistematik olmayan gözlem yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre projenin ve proje üzerinden akıllı şehirlerin soylulaştırma, dışlama, gözetim ve mahremiyet ihlalleri, demokratik kurumların erozyonu, dijital eşitsizlikler, kamusal alanın ticarileştirilmesi, kişisel verilerin ve veriler yoluyla vatandaşların ticari birer meta haline getirilmesi, iletişim süreçlerinin güç sahipleri tarafından yoğun bir biçimde manipüle edilmesi, proje yöneticilerinin kendi isteklerini vatandaşlara dayatması konuları başta olmak üzere pek çok konuda eleştirildiği görülmüştür. Uygulama ve söylem arasında ciddi farklar ve çelişkiler olduğu ortaya konulmuştur.

Akıllı kentlerKamusal alanKanada-Toronto+5
Taner Kızılhan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

COVID-19 salgınında Twitter'da Çinlilere yönelik nefret söylemi: "Çin Virüsü" örneği

Doğası gereği aidiyet, onaylanma ve sevilme ihtiyaçları olan insan, bu ihtiyaçlarının temini için toplumsal bağlar geliştirmekte ve sosyal gruplara dâhil olmaktadır. Üyesi olunan grupların davranış ve iletişim kodları ise, yine insan doğasının bir parçası olan uyma ve itaat davranışlarını tetiklemektedir. İkili karşıtlıklar bağlamında gerçekleşen biz-onlar çatışmaları şiddet iklimini beslerken; bireyler de gruba aidiyet ve onaylanma güdüsü ile bu çatışma ve şiddetin bir parçası olmaktadırlar. Nefret söylemi ise, bu şiddet ve çatışmanın önemli çıktılarından olarak hem hoşgörüsüzlük ortamı yaratmakta, hem de nefret suçuna zemin hazırlamaktadır. Yeni medyayı yeni kılan özellikler, bir yandan onaylanma ve beğenilme güdümlü uyma ve otoriteye itaat davranışını pekiştirirken, diğer yandan da gruplararası çatışmada yeni ve dinamik bir alan yaratmasıyla nefret söyleminin yayılımını hızlandırmaktadır. Ayrıca, kriz dönemlerinde somut gerçeklere ulaşmadaki zorluk, çoğunluğa ve otoriteye uyumu arttırmaktadır. Bir kriz dönemi olan yeni tip koronavirüs (SARS-CoV-2) salgınında, Çinli insanlara yönelik Twitter'da üretilen nefret söylemleri bu bağlamda incelenmiştir. Öncelikle "#Çinvirüsü" etiketiyle 17 Mart 2020 – 27 Mart 2020 tarihleri arasında paylaşılan 1545 tweete MAXQDA programıyla içerik çözümlemesi uygulanmış; ardından dört farklı nefret söylemi kategorisinden seçilen 4 farklı içerik, van Dijk'ın eleştirel söylem analizinin Bayraktutan vd. (2013) tarafından Twitter'a uyarlanan şablonu ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, kullanıcıların gündeme ve çoğunluğa uyma eğilimlerinin yanı sıra, otorite figürlerinin ve yüksek takipçili hesapların hedef göstermelerinin de nefret söylemi üretiminde etkili olduğu tespit edilmiştir.

COVID 19Korona virüslerNefret söylemi+6
Batuhan Korkusuz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin çevrimiçi paylaşım platformlarına katılım nedenlerinin belirlenmesi

Günümüzde mal ve hizmet sağlayıcılar ile bu ürün veya hizmetlerin alıcıları arasında iletişim, etkileşim ve alışveriş olanağı sağlayan platformlara, uygulamalara her yerde rastlamak mümkün hale gelmiştir. Başta bilgi ve iletişim teknolojilerini daha etkin kullanan gençler olmak üzere son yıllarda, tüm tüketiciler söz konusu çevrimiçi paylaşım platformlarına ilgi göstermeye başlamışlardır. Özellikle gençlerin bu platformları hızlı bir şekilde benimsemesi, platformlara yapılan finansal yatırımların artması, sahip olunan yenilik ve büyüme potansiyeli, konuyu, araştırılması gereken bir hale getirmektedir. Ancak konuyla ilgili yapılacak diğer araştırmalara da temel olacağı düşünülen katılım nedenlerine ilişkin nitel ve nicel çalışmalar yeterli düzeyde değildir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin çevrimiçi paylaşım platformlarına katılım nedenlerini belirlemek, söz konusu nedenler ile katılım niyeti arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmaktır. Çalışmadan elde edilecek verilerin daha katılımcı dostu platformların ortaya çıkmasına katkı sağlaması umulmaktadır. Çalışmada öncelikle katılım nedenlerinin ortaya çıkarılmasına yönelik nitel bir araştırma gerçekleştirilmiş, nitel araştırma sonucunda katılım niyetine etki ettiği düşünülen faktörler belirlenmiş ve bu faktörlerden yararlanılarak bir model önerisinde bulunulmuştur. Model ve araştırma hipotezlerinin test edilmesinde Yapısal Eşitlik Modellemesi analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda model ve örneklemin uyumlu olduğu ortaya çıkmış, ileri sürülen hipotezlerin büyük bir kısmı doğrulanmıştır. Maddi fayda, sosyal etkileşim, yorum ve derecelendirmelere duyulan güven ile sürdürülebilirlik algısının katılım niyetini olumlu bir biçimde etkilediği bulunmuştur. Ayrıca katılım niyetini etkileyen faktörlerin cinsiyet, yaş, gelir düzeyi, internet ve sosyal medya kullanımı gibi demografik değişkenler açısından anlamlı bir fark taşıyıp taşımadığı da araştırılmıştır. Anahtar Sözcükler: Çevrimiçi paylaşım platformları, Paylaşım ekonomisi, Katılım niyeti, Motivasyon

MotivasyonNiyetlerPaylaşım ekonomisi+3
Ayhan Şengöz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Haber medyasında kadın gazetecilerin konumu: Azerbaycan ve Türkiye'de kadın gazeteciler

Medya insanın günlük yaşantısında her geçen gün daha fazla yer almaktadır. 20 ve 21 yüzyılda teknolojik yeniliklerle bu alan neredeyse yaşamımızın tamamını kapladı. Gazeteler, radyo, televizyon, sosyal medya günümüz toplumunda önemli konumdadır. İletişim araçları toplumda sağlıklı bir düzen sağlamaya yardımcı olmaktadır. Günümüz toplumunun düzeninin sağlanmasında ve gelişiminde iletişim araçlarının yanı sıra bu alanda çalışan gazetecilerin de büyük katkıları vardır. Bu çalışmada haber medyasında çalışan kadın gazetecilerin konumu, haber konuları, yöneticilik ve kadın temsillerine etki durumları incelenmektedir. Aynı zamanda da Feminizmde medyanın kadın haklarıyla, kadınlarla ilgili konumunu tartışılmaktadır. Kadın gazetecilerin kültürel, ekonomik, toplumsal özelliklerinin yanında Azerbaycan ve Türkiye kadın gazetecilerinin çalışma kültürü araştırmalarla kıyaslanmıştır. Çalışmada haber medyasında 10 Azerbaycanlı,10 Türk kadın gazeteci ile görüşmeler yapılmış ve görüşmeler yorumlanmıştır. Anahtar sözcükler: Medya, Kadın gazeteciler, Haber, iletişim

AzerbaycanFeminizmHaber kanalları+7
Gülara Zeynalova
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çokuluslu proje ekiplerinde taraflar arası kültürel farklılıklardan kaynaklanan iletişim çatışmaları yönetimi: Kayıp Annem 2 projesi örneği

Küreselleşme ile birlikte işletmelerin çokuluslu hale dönüşme eğilimi, kültürel paylaşım alanlarının artışına neden olurken, farklı yapıdaki ekiplerle bir arada çalışmayı ve bu ekipler içerisindeki kültürel farklılıklarla baş edebilmeyi gerektirmektedir. Farklı kültürlerden gelen bireylerin birbirlerini daha iyi anlayabilmeleri ve ortak bir amaç için çaba gösterebilmeleri için, genel hatları ile birbirlerini tanıyabilmeleri, kültürlerinin verdiği iletişim unsurlarını çözümleyebilmeleri gerekir. Çokuluslu ekiplerde kültürlerarası farklılıklardan kaynaklanan iletişim çatışmalarının yönetimini inceleyen bu araştırmada Kayıp Annem 2 projesi çokuluslu proje film ekibi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular, öncelikle ekibin yapısı hakkında bilgiler sunmuş, bu bilgiler doğrultusunda da incelenen ekibin yaşadığı iletişim çatışmaları hem kültürel farklılıklar hem de dil bariyeri kaynaklı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu bulgular da alanyazındaki kültürel boyutlar ve yönetim modelleri ile ilişkilendirilerek çokuluslu ekiplerin etkin ve başarılı çalışmaları için önerilerde bulunulmuştur.

Kültürlerarası farklılıklarKültürlerarası iletişimProjeler+3
Arzu Bayramalıyeva
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal medyada filtre balonu etkisi: Facebook örneği

Sosyal medyada kullanılan içerik filtreleme algoritmaları geleneksel medyadaki eşik bekçisi rolünü üstlenerek kullanıcı deneyimlerini şekillendirmektedir. Bu filtreleme algoritmaları sosyal medya kullanıcılarına kişiselleştirilmiş içerek sunarak kişisel bir bilgi ekosistemi yaratmalarını sağlar. Bu ekosistem filtre balonu olarak adlandırılan olumsuz etkiler barındıran yapıya dönüştüğü için eleştirilmektedir. Bu araştırma, Facebook'un kişiselleştirilmiş çevrim içi haber akışına bağlı olarak oluşan "filtre balonu" olgusunun katılımcılar üzerindeki etkisini tespit edebilmek amacıyla yapılmıştır. Nicel yöntem ile genel tarama modeliyle desenlenen araştırmada, 400 kişiden çevrim içi anket ile veriler toplanmıştır. Verilerin frekans ve yüzde değerleri hesaplanmış ve ki-kare analizi gerçekleştirilmiştir. Mevcut çalışma, filtre balonu algısının Facebook haber akışı bağlamında çeşitli değişkenler (örn. yaş, eğitim düzeyi) tarafından belirlendiğini ampirik olarak kanıtlamaktadır. Araştırma, katılımcıların Facebook haber akışı kişiselleştirmesini filtre balonu yönünden algıladıkları sonucuna varmıştır. Sonuçlarda, Facabook haber akışı kişiselleştirmesi katılımcılar tarafından yararlı bulunmadığı çünkü kişiselleştirme için veri toplama faaliyetine yönelik (örneğin, güvensizlik nedeniyle dikkatli olma) şüphe duydukları ortaya çıkmıştır. Demografik özelliklerin ( örneğin, yaş, eğitim) filtre balonunun algılanmasını etkiyebileceği sonucuna varıldı. Ayrıca farklı meslek gruplarının filtre balonun algılanması üzerinde etkisi görülmemişken, eğitim düzeyinin filtre balonunun algılanmasını önemli ölçüde etkilediği gözlenmiştir. Daha düşük eğitim düzeyine sahip kullanıcılar istatiksel olarak filtreleme etkilerini önemli ölçüde daha az fark etmektedir. İleride yapılacak çalışmalar için bulguları genelleştirmek adına filtre balonu algılanması üzerindeki etkileri diğer ortamlarda (örn. arama motorları) incelenmesi önerilmiştir.

AlgoritmalarFacebookFiltre balonu+2
Sema Güngören
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sayısal göçmenler ve sayısal yerlilerin doğal reklama ilişkin tutumları üzerinde medya türünün ve marka belirginliğinin etkileri

Doğal reklam, yer aldığı platformun diğer içerikleriyle tasarımsal, biçimsel ve etkileşimsel olarak kaynaşmış çevrimiçi bir reklam türüdür. Yayıncı kuruluşlar için bir gelir kaynağı modeli olarak ortaya çıkan doğal reklamlara ilişkin tutumların, medya türlerinin yüklemelerinden ve içeriğin reklam olduğuna ilişkin bazı göstergelerin belirginliğinden etkilendiği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, sayısal göçmenler ve sayısal yerlilerin makale formatında doğal reklama karşı tutumları üzerinde, reklamın yer aldığı medya türünün ve marka belirginlik düzeyinin etkilerini ortaya koymaktır. Deneysel modelde ve 2x2x2 faktöriyel desende bir araştırma gerçekleştirilerek toplam 195 katılımcıdan sayısal yerlilik-göçmenlik ölçeği, anımsama testi ve tutum ölçeğiyle veri toplanmıştır. Veriler bağımsız örneklemler t-testleri, ANOVA ve iki durumlu lojistik regresyon teknikleriyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre bağımsız değişkenlerin reklam mesajlarının anımsanması, yayıncı İnternet sitesine karşı tutumlar ve paylaşma eğilimi üzerinde anlamlı bir etkisi yoktur. Ancak medya türünün doğal reklam içeriğine karşı tutumlar ve sponsor beyanının fark edilmesi üzerinde anlamlı bir etkisi vardır. Kaynak güvenirliği bakımından da farklı medya türleri arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. Marka belirginlik düzeyinin içerikte bir markadan söz edildiğinin fark edilmesi ve marka öğelerinin hatırlanması üzerinde anlamlı etkisi vardır. Çalışma ayrıca bireylerin sayısal teknoloji yetkinliğinin değerlendirilmesinde yaşın yanı sıra günlük İnternet kullanım süresi, İnternet kullanım deneyimi ve çevrimiçi etkinliklerinin kapsamının da etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Doğal reklamMarkaMedya+6
Pınar Umul Ünsal
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal logonun kurumsal imaj ve kurumsal itibar üzerindeki etkileri: Yurtiçi Kargo örneği

Günümüzde farklı sektörlerde yer alan çok sayıda kurum vardır. Kalabalığın içinde yer edinmek isteyen kurumlar kendilerini ifade eden kurumsal kimlikleri doğrultusunda kurumsal görsel kimliklerini oluştururlar. Kurumsal görsel kimlik unsurları ile hedef kitlelerinin zihinlerinde bir yerlerde yer endirler. Böylece kurum kendi imaj ve itibarının oluşumunu sağlar. Görsel kodların iletişimdeki yerinin önemli olduğu düşünüldüğünde görsel kimlik unsurlarından olan logonun da önemi ortaya çıkmaktadır. Kurumsal logoları aracılığı ile kendilerini görsel kodlarla ifade ederler. Bu şekilde kendilerini hedef kitleye sunarak, tanınmaya ve zihinlerde yer edinmeye çalışırlar. Bu çalışma, kurumların logolarının kurumsal imaj ve kurumsal itibara etkilerini ölçmek amacıyla tasarlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için kargo taşımacılık sektöründen Yurtiçi Kargo'ya odaklanılmıştır. Araştırma anket yöntemi vasıtası ile yapılmıştır. Çalışma sonucunda anket cevaplarının yorumlanmasıyla logoyu oluşturan renk, yazı biçimi ve tasarım unsurlarının kurumsal logo ile aralarında pozitif yönlü ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca kurumsal logonun kurumsal imaj ve kurumsal itibar arasında pozitif yönlü ilişki olduğu, kurumsal imaj ve kurumsal itibarın etkileşimli olduğu bulunmuştur.

Görsel kimlikKargo sektörüKargo taşımacılığı+4
Aslı Uzun
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Kurumsal markaların desteklenmesinde sosyal medyanın rolü: Tanzanya telekomünikasyon şirketleri örneği

This study aimed at exploring the role of social media in promoting organizational brand of the telecommunication organizations. The study employed mixed methods of both qualitative and quantitative research approaches. Three research methods were used in conducting this study; content analysis, interview and online questionnaire survey. The study involved 870 Facebook posts from the four telecommunication organizations in Tanzania which were analyzed qualitatively. Also, 116 respondents were featured in this research whereby 16 respondents participated in the interview and the other 100 participants filled in the online questionnaire survey. The results of the study reveal that, social media play the great role in promoting organizational brand of the telecommunication organizations. Through the posts shared on Facebook, organizations managed to make their organizational brands recognized by and shared information about organizations to their stakeholders. This study shows that, social media offer to organizations alternative way of branding the corporate brand in front of their stakeholders instead of relying on the mainstream media only. Further research is required on the roles of social media in the building of organizational brand from the perspective of the organizations' practitioners. Keywords: Social media, Facebook, Organizational brand, Organizational communication, Telecommunication organizations.

FacebookCorporation imageCorporata communication+5
Farıdı Abdallah Mnakatu
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Personelin yöneticilere dair güven düzeyleri ile iletişim doyum düzeylerinin değerlendirilmesi: Dumlupınar Üniversitesi'nde bir uygulama

Bu çalışmada insan ilişkileri açısından önemli olduğu düşünülen iletişim ve güven konuları ele alınmıştır. Özellikle yönetici pozisyonundaki bireylerin vakitlerinin çoğunu geçirdikleri iş yerlerindeki personeli ile kurdukları ilişkilerin sağlıklı yürümesinin hem bireysel hem kurumsal fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Bu sebeple yönetici ile çalışan arasındaki ilişkiler güven ve iletişim perspektifinde araştırılmaya değer görülmüştür. Yapılan çalışmanın temel amacı akademik bir kurumda görev yapmakta olan personelin iletişim doyumu ile güven düzeylerinin incelenmesi ve personelin güven düzeyi ile iletişim doyum düzeyleri arasında ilişkinin varlığının ve yönünün tespitidir. Araştırmanın ilk kısmında personelin iletişim doyum düzeyleri örgütsel algı, iletişim iklimi, örgütsel bütünleşme, medya kalitesi, bireysel geribildirim, yatay iletişim ve üstlerle iletişim boyutlarıyla ele alınmış; iletişim doyum düzeyi en yüksek olan boyutun örgütsel bütünleşme olduğu görülmüştür. Ayrıca personelin en düşük doyum elde ettiği boyut ise bireysel geribildirimdir. Dumlupınar üniversitesi personelinin genel iletişim doyum düzeyine bakıldığında 3,66 puan orta seviye bir doyuma sahip olduğu görülmektedir. Araştırmanın ikinci kısmında yöneticilere duyulan güven düzeyi incelenmiştir. Personelin yöneticilere duyduğu güven düzeyini arttıran en önemli kriterin yöneticinin dürüstlüğü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uyum sağlama boyutunun ise güven düzeyini en az etkilen boyut olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın son kısmında İletişim doyum düzeyi ile güven düzeyi arasındaki ilişkiye bakılmış ve aralarında pozitif anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Güven, İletişim Doyumu, Yönetici personel ilişkisi

GüvenYönetici-çalışan ilişkileriÖrgütsel güven+5
Mustafa Çağrı Demir
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal medyadaki yanlış bilgiye yönelik kullanıcı doğrulama davranışlarının incelenmesi

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler bilginin üretim, dağıtım ve tüketim biçimlerinde değişikliklere yol açmıştır. Bu değişikliklerin olumlu etkileri kadar olumsuz sonuçları da söz konusudur. Sosyal medyanın bilgi ve haber tüketiminde ilk sıralara yükselmesi, bu ortamda yer alan bilginin doğruluğu konusunda endişelere yol açmıştır. Bu nedenle hem bireysel hem de toplumsal bağlamda etkileri görülmeye başlanan yanlış bilgi problemi, araştırılması gereken bir konu haline gelmiştir. Bu çalışmada sosyal medyadaki yanlış veya şüpheli bilgilere yönelik doğrulama davranışları karma yöntem kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın nicel bölümünde betimsel analizlerin yanı sıra demografik değişkenler ile anket soruları arasında t-testi, ve MANOVA analizleri ile karşılaştırmalar yapılmıştır. Ayrıca, Ayrıntılandırma Olasılığı Modeli ve Planlı Davranış Teorisi çerçevesinde oluşturulan model ile doğruluk kontrol davranışını etkileyen faktörler Yapısal Eşitlik Modellemesi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda merkezi yollar olan sistematik bilgi işleme ve bilgi kalitesi faktörlerinin tutum üzerindeki etkisine yönelik hipotezler kabul edilmiştir. Çevresel faktör olarak belirlenen kaynak güvenilirliği ve mesaj etkileşim düzeyinin tutum üzerindeki etkisine yönelik geliştirilen hipotezler kabul edilirken, diğer çevresel faktör olan homofilinin tutum üzerindeki etkisine yönelik hipotez ise reddedilmiştir. Ayrıca, tutum ve algılanan davranışsal kontrol ile doğrulama niyeti arasında olumlu bir ilişki varken, öznel normların niyet üzerinde bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise 15 katılımcı ile yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek elde edilen bulgular belirlenen temalar altında aktarılmıştır. Anahtar kelimeler: Sosyal medya, Yanlış bilgi, Doğrulama davranışı

DoğrulamaDoğrulama platformlarıKullanıcı davranışları+2
Gülçin Salman
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevrimiçi derslerde dijital aylaklık ve iletişim koşulları

Bu çalışmanın amacı, ders sırasında eğitmen-öğrenci iletişiminin etkililiğini azaltabilecek en önemli unsurlardan biri olan dijital aylaklık davranışı ve çevrimiçi derslerde bu davranışa neden olabilecek iletişim koşulları ile ilgili bilgi toplamaktır. Çalışmada genel tarama modellerinden tekil tarama ve ilişkisel tarama modelleri kullanılmıştır. Ölçme aracındaki sorular, McCoy'un (2020, 2021) çalışmalarında kullandığı iki ölçme aracından uyarlanarak oluşturulmuştur. Elde edilen ilk taslağa araştırmacı tarafından eklenen sorular ile ölçme aracı 30 soruluk son halini almıştır. 183 katılımcıdan elde edilen veriler, Öğrenci İlgilenimi Kuramı bağlamında yorumlanmıştır. Toplanan verilerin analiz edilmesi için t-testi, korelasyon, çapraz tablolama ve frekans analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; öğrencilerin çevrimiçi derslerde yaygın bir şekilde dijital aylaklık yaptıkları ve bu davranışın dikkatleri üzerinde olumsuz etkiye sahip olduğunu düşündükleri gözlemlenmiştir. Öğrencilerin dijital aylaklık davranışı gerçekleştirme sebeplerinde sıkılma hissinin öne çıktığı görülmektedir. Öğrenciler derslere çoğunlukla bilgisayarlarından katılmakta; dijital aylaklık davranışını ise daha çok cep telefonlarından gerçekleştirmektedirler. Öğrencilerin büyük bir kısmının iletişim ortamlarının zorunlu olarak kullanılmasına karşı olduğu görülmektedir. Kadın ve erkek öğrencilerin dijital aylaklık yapma sıklığı arasında anlamlı bir fark gözlemlenmemiştir. Dikkat dağınıklığı ve dijital aylaklık düzeyi arasında orta düzeyde ve pozitif bir korelasyon olduğu belirlenirken, derse uzanarak katılmanın dijital aylaklık davranışı ile ilişkili olduğu gözlemlenmiştir.

Sanal eğitimSanal kaytarmaÇevrimiçi eğitim+3
Furkan Vatansever
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kurumsal iletişim deneyiminde etkileşimsel adalet söylemi: Tarihsel açıdan değerlendirme

Bu araştırmanın temel konusu; adalet kavramının sosyal yönünü içeren, etkileşimsel adalet söylemdir. Araştırmada; adalet, iletişim ve yönetim kavramlarının teorik yönlerinin tespit edilmesi; bu kavramların tarihsel inşasını ve değişimini farklı dönem düşünürlerinin örneğinde göstererek, sosyal ve kurumsal yapı içerisinde oynadığı rolleri; geçmiş ve günümüz arasında bağlantı kurarak, bu kavramların değerlendirilmesi, kıyaslanması ve ortaya çıkan etkisini ortaya koyarak; kurumsal yaşamın belirleyicisi konumunda olan etkileşimsel adalet kavramına ulaşılması ve teorik analizinin yapılması amaçlanmaktadır. Tarihsel bellekte tüm insanların ortak çabası; yaşamlarını adil, mutlu ve refaha ulaştırma idealine yöneliktir. Bu ortak yaşamda ortaya çıkan her tür adaletsizlik ve iletişimsizlik sorunları, düzeni bozmakta ve insanların davranışlarında değişikliklere neden olduğu gibi, adaletsizlik algısına da yol açmaktadır. Bu bakımdan, adalet ve iletişim olguları, kurumsal yaşamın belirleyicileri olmakla birlikte, bireysel ve kurumsal gücünü de ortaya koymaktadır. Tarihsel deneyimde; tüm kurumların devamlılığını sağlayan ve aynı zamanda etkileyen insan unsurudur. İnsan unsurunun uyguladığı adalet biçimi ve kullandığı iletişim şekli hem insanlar arası ilişkinin kalitesini hem de yönetim biçimini etkilemektedir. Bu nedenle tarihsel deneyimde, yöneticilerin önem vermesi gereken; insan, adalet ve iletişimdir. Zira, adalet, insan ile başlamakta ve kişiler arası etkileşim sürecinde ortaya çıkmaktadır. Bu süreçte iletişim etiği ile eşitlik algısı prensipleri temelinde insanların eylemlerine yansımaktadır. Bunun için, tarihsel deneyimin ortak vurgusu; insanların içsel doğası/hijyeni, dışsal eylemlerini belirlediği yönündedir. Bu eylemler, kuruma ve insanlara yansımaktadır. Bu nedenle erdemli insanlardan oluşan topluluk meydana getirmek için, öncelikle insanın adil bir birey olarak yetişmesini sağlamak gerekmektedir. Zira, tarihsel bellekte adaletin; kurumsal dengeyi, düzeni, birleşimi ve eşitliği sağlayan bir güç olmasını belirleyen, insandır. Anahtar Kelimeler: Adalet, Yönetim, Kurumsal iletişim, Etkileşimsel adalet, İletişim etiği,

AdaletDeneyimKurumsal iletişim+3
Gulistan Jumanıyazova
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Demografik farklılıkların dijital eşitsizlik üzerindeki etkilerinin dijital antropoloji bağlamında incelenmesi

Dijital eşitsizlik, bireylerin dijital teknolojilere erişim, kullanım ve yarar sağlamasında ortaya çıkan farklılıkları tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu çalışma, demografik farklılıkların dijital eşitsizlik üzerindeki etkilerini ve dijital kültüre dahil olmanın ya da dışında kalmanın ne ifade ettiğini incelenmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, dijital eşitsizlik ve kültür arasındaki ilişki dijital antropolojik bakış açısıyla ele alınmaya çalışılmıştır. Araştırma ardışık karma modelde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini Sakarya ilinde yaşayan 18 yaş üzeri bireyler oluşturmaktadır. Evrenden yansız örnekleme tekniği ile seçilen 504 katılımcıdan anket kullanılarak veri toplanmıştır. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi verebilecek nitelikte olduğu değerlendirilen 8 katılımcıya ise yarı- yapılandırılmış görüşme uygulanmıştır. Anket çalışmasında katılımcıların erişim ve yarar düzeyini ölçmeye yönelik ifadeler yöneltilmiştir. Kullanım boyutu ise Mike Ribble'nın geliştirdiği dijital vatandaşlık alt boyutlarına göre araştırmacı tarafından hazırlanan Likert tekniğine uygun sorularla ele alınmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların dijital teknolojilere erişim düzeyi oldukça yüksektir. Kullanım düzeyinde ise özellikle yaş faktörüne göre kullanım farklılıkları belirlenmiştir. Yarar elde etme düzeyinde eğitim seviyesi yükseldikçe ve yaş azaldıkça doyum düzeyinin arttığı görülmüştür. Yarı- yapılandırılmış görüşmelerde ise dijital kültüre ilişkin bulgular elde edilmiştir. Sonuçlara göre dijital teknolojileri kullanmak bu kültüre dahil olanları aktifleştirmekte, yaşamlarını kolaylaştırmakta ve popüler konulara dahil olmalarını sağlamaktadır. Son olarak katılımcıların yeni medyada yer alan etkinlikleri kendilerinin de yapmak zorunda olduğu bir eylem gibi düşündükleri ve dijital teknoloji kullanmadıklarında haber alma konusunda kendilerini eksik hissettikleri sonucuna varılmıştır.

AntropolojiDemografiDemografik değişkenler+6
Furkan Sürün
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Teknolojik yeniliklerin yayılması bağlamında üniversite öğretim elemanlarının uzaktan eğitim teknolojilerine yönelik tutumları

Uzaktan eğitim teknolojilerinin, uzunca bir geçmişe bulunmaktadır. Eğitim-öğretim faaliyetlerinde tamamen uzaktan eğitime geçilmesi, Covid-19 pandemisi nedeniyle gerçekleşmiştir. Bu salgın sürecinde Türkiye gibi pek çok ülke yüz yüze eğitim-öğretime ara vermek zorunda kalmıştır. Covid-19 sürecinde uzaktan eğitim teknolojilerinin kullanılması, sağlık açısından daha uygun görülmüş ve eğitim-öğretim uygulamalarının devamlılığı bu şekilde sağlanmıştır. Bu süreç öğrenen ve öğreten açısından yeni bir durum olarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın konusu, "Rogers'ın yeniliklerin yayılması modeli" çerçevesinde Covid-19 sürecinde kullanılan uzaktan eğitim teknolojilerine, öğretim elemanlarının tutumlarının nasıl olduğunu açıklamaktır. Araştırmada öğretim elemanlarının uzaktan eğitim teknolojilerine yönelik modelde yer alan yenilik özelliklerinde; "göreli avantaj, uyumluluk, karmaşıklık, denenebilirlik, gözlemlenebilirlik" ve yenilik düzeylerinde; "yenilikçi, erken benimseyenler, erken çoğunluk, geç kalan çoğunluk, geride kalanlar" gibi faktörler incelenmiştir. Çalışma sonuçları yenilik özelliklerinde, öğretim elemanları uzaktan eğitim teknolojilerini; uyumlu, denenebilir ve anlaşılır bulurken, göreli avantaj ve gözlemlenebilirdik konusunda orta düzeyde bir katılım göstermişlerdir. Yenilik düzeylerinde ise sırasıyla en çok "erken benimseyenler, erken çoğunluk, yenilikçi, geç kalan çoğunluk, geride kalan" olduğu bulunmuştur. Araştırmanın yeniliklerin yayılması alanına katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

Eğitim teknolojisiTeknolojiTeknolojik değişme+4
Eylem Yıldırım
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimEN

Etiyopya Üniversitesi öğrencilerinin kişiler arası ve gruplararası ilişkilerine pozitif iletişimin etkisi: Jigjiga Üniversitesi örneği

This study examined the effects of Positive Communication program on interpersonal and intergroup relationships of Ethiopian university students. A pretest-posttest control group quasi-experimental research approach was used to assess the data received from the participants. This study involved a program piloted and experimented for its potency in boosting positive interpersonal and intergroup relationships among Ethiopian university students. Prior to implementing the program, the Friendship Maintenance scale and General Intergroup Contact Quantity and Contact Quality scale were used to assess the interpersonal and intergroup relationships' levels of the participants (n=97: 49experiemnt & 48control). Then, an eight-session positive communication training program was designed and tested for its effectiveness in enhancing interpersonal and intergroup relationships. In this quasi-experimental study, positive communication was found to be an effective method for enhancing interpersonal and intergroup relationships and minimizing interactional problems among Ethiopian university students. Therefore, it is suggested that the Positive Communication Program could be implemented to facilitate intergroup relations and reduce conflicts, tensions, and misperceptions among outgroup members. Finally, implications and future directions for research are discussed in light of the findings.

EthiopiaIntergroup relationsInter-group relations+3
Abdulatıf Hajjısmael Ahmed
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

İletişim iklimi ve işyeri yalnızlığı ilişkisinde temel psikolojik ihtiyaçların aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı, örgüt içerisinde örgüt kültürü başta olmak üzere birçok değişkenle etkileşim halinde olan örgütsel iletişim ikliminin çalışanların işyerinde yaşadığı yalnızlık durumlarıyla olan ilişkisine temel psikolojik ihtiyaçların ne ölçüde ve ne yönde etki ettiğini belirlemektir. Araştırmada, nicel paradigma kapsamında, betimsel araştırma modeli, ilişkisel model ve karşılaştırmalı modeli içeren karma bir yaklaşım kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması bir devlet ve bir vakıf üniversitesinde yapılmıştır. Veri toplama sürecinde; Demografik Bilgi Formu, İletişim İklimi Envanteri, Temel Psikolojik İhtiyaçların Tatmini Ölçeği ve İşyeri Yalnızlığı Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma kapsamında toplam 255 öğretim elemanından elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda oluşturulan model bir devlet ve bir vakıf üniversitesi için ayrı ayrı olmak üzere ve kıdemli ve kıdemsiz akademisyen örneklemleri için ayrı ayrı olmak üzere test edilmiştir. Buna göre hem devlet hem de vakıf üniversitesinde destekleyici iletişim ikliminin temel ihtiyaç tatminini artırarak duygusal yoksunluğu ve sosyal izolasyonu azalttığı, savunmacı iletişim ikliminin ise hem devlet hem de vakıf üniversitesinde duygusal yoksunluğu ve sosyal izolasyonu artırdığı tespit edilmiştir. Kıdemli akademisyen örnekleminde destekleyici ve savunmacı iletişim iklimi ile duygusal yoksunluk ve sosyal izolasyon arasındaki dolaylı etkinin anlamsız olduğu görülmüştür. Kıdemsiz akademisyen örnekleminde ise destekleyici iletişim ikliminin temel ihtiyaç tatminini artırarak duygusal yoksunluğu ve sosyal izolasyonu azalttığı, savunmacı iletişim ikliminin ise duygusal yoksunluğu ve sosyal izolasyonu artırdığı tespit edilmiştir.

Örgütsel iletişimİletişim iklimi
Fatih Akdeniz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık iletişiminde kriz yönetimi: Pandemi döneminde özel hastanelerin sosyal medya kullanım pratikleri

Teknolojik gelişmeler ile sosyal medya bireyler ve kurumlar açısından son derece önemli hale gelmiştir. COVID-19 gibi küresel kriz ortamında hem kamu kurumları hem de özel kuruluşlarının iletişim faaliyetleri geleneksel medya yerine sosyal medya araçlarıyla sağlanmıştır. Sosyal medyanın hızlı ve kolay erişilir olması çoğu zaman avantaj kabul edilirken bu tür kriz dönemlerinde panik ortamının da etkisiyle kontrolsüz bilgi paylaşımı olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurum ve kuruluşlar, üniversite hastaneleri ile özel sağlık kuruluşları gibi sağlık profesyonellerinin kaynak durumunda bulunduğu sağlık iletişimi süreçleriyle; toplumsal anlamda sağlık hizmetlerinin ilerlemesi, toplumsal farkındalığın oluşması ve bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışma, pandemi döneminde özel hastanelerin sosyal medyayı hangi amaç ve stratejiler için kullandıklarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, 2020 yılında Capital Dergisi tarafından yapılan araştırmada Türkiye'nin En iyi 500 şirketi arasına giren özel hastanelerin resmi Facebook, Twitter ve Instagram hesaplarından yaptıkları paylaşımlar içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir.

HastanelerKrizKriz yönetimi+5
Neşe Satılmış
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-spor kulüplerinin sosyal medya kullanımlarının kurumsal kimlik unsurları açısından incelenmesi: Twitter örneği

Günümüzde sosyal medya, bireylerin olduğu kadar kurumların da aktif bir şekilde yer aldığı bir sosyal ortam olarak karşımıza çıkmaktadır. Kurumların sosyal medya içerisinde var olabilmeleri, zamanın koşullarına göre kendilerini güncellemeleri, içerik üretim stratejilerini oluşturabilmeleri ve marka imajının güçlü kalmasını sağlayabilmeleri açısından önemlidir. Kurumlara ait sosyal medya sayfalarının oluşturulması; içeriklerin kurumun belirlemiş olduğu tasarım stratejilerine göre belirlenmesi; paylaşım sıklığının yeterli olması; kurumun çalışanlarına, paydaşlarına, takipçilerine ve diğer insanlara olan davranışına yönelik içeriklerin üretilebilmesi gibi birçok faktör; kurumların sosyal medyada kurum kimliği unsurlarına sahip olma gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. E-spor kulüplerinin ulusal ve uluslararası turnuvalara katılması, oyun sektörünün taşıyıcı unsurları arasında yer alması ve istihdam olanaklarının bulunması gibi birçok faktör; e-sporun yeni dünya düzeni içerisinde kendine özgü bir yer edinmesini sağlamıştır. E-spor kulüplerinin sosyal medyada kurum kimliği unsurlarını nasıl ve hangi düzeyde yansıttıklarının ortaya çıkarılması amacıyla Twitter hesabı olan 34 kulüp seçilmiş ve kulüp sayfalarına ek olarak 5432 ileti, içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Bu araştırmada, e-spor kulüplerinin Twitter hesaplarında, kurum felsefesi, kurumsal tasarım, kurumsal iletişim ve kurumsal davranış unsurları kurumsal kimlik çatısı altında ayrı ayrı incelenmiştir. Genel olarak, e-spor kulüplerinin Twitter'da kurumsal kimlik unsurlarına yeterince yer vermediği sonucuna ulaşılmıştır.

Elektronik sporKurumsal kimlikSosyal medya+2
Orçun Tiryaki
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

İnsan kaynakları yönetiminde dijital dönüşüm ve iletişimin stratejik rolü

Teknoloji, küreselleşme, dünya nüfusunun demografisi, ekonomi ve yeni çalışma biçimleri günümüz çalışma hayatında değişikliklere neden olmaktadır. Yönetim ve çalışanlar arasında köprü görevi gören ve çalışan yaşam döngüsüne ilişkin düzenlemelerden sorumlu olan insan kaynakları birimi bu değişikliklerin uygulanmasında ve etkilerinde stratejik bir role sahiptir. Bu araştırmanın temel amacı farklı sektörlerdeki organizasyonlarda çalışan insan kaynakları uzmanlarının görüşlerine dayanarak insan kaynakları yönetiminin temel fonksiyonlarındaki dijital dönüşümü ortaya koymaya çalışmaktır. Bu amaçla; hızlı servis, otomotiv, hazır giyim, lojistik, holding, danışmanlık, eğitim danışmanlığı, teknoloji, enerji, bankacılık, medikal, tekstil, kahve, e-ticaret, yazılım, ambalaj, havayolu, hızlı tüketim, bilgi teknolojileri, cam ambalaj, üretim ve kozmetik gibi farklı çalışma alanlarında insan kaynakları pozisyonlarında görev yapan 30 katılımcı ile görüşme yapılmıştır. Bu görüşmelerden elde edilen veriler; katılımcıların deneyim aktarımında bulunduğu insan kaynakları etkinliklerine katılım ile desteklenmiştir. Bu bağlamda, araştırmada elde edilen veriler katılımcıların ve sektörlerin özellikleri; dijital dönüşüm tanımları, İK fonksiyonlarının uygulamaları; İK uygulamalarında iletişimin rolü temalarında sınıflandırılmış ve yorumlanmıştır. Hem literatür hem de katılımcıların görüşleri bu paradigma değişiminin teknolojik, kavramsal ve İK analitiği bağlamında işin insandan uzaklaşması değil işin insancıllaştırılması için kullanımının önemine dikkat çekmektedir. Ancak organizasyonların bu uygulamaları benimseme biçimleri ve hızları uygulamaların sonuçlarının ve etkilerinin değerlendirilmesi ile ilgili eksikliklerin olabileceği ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla bu uygulamaların paylaşılması, üzerine konuşulması ve etkilerinin araştırılması çalışma yaşamı ve organizasyonların sürdürülebilirliği açısından çok önemlidir.

Elektronik insan kaynakları yönetimiKurumsal iletişimSayısal dönüşüm+4
Nihan Vural
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyotelizm ile dijital tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Anadolu Üniversitesi örneği

Yüz yüze iletişim sırasında telefona ile meşgul olmak olarak tanımlanan sosyotelizm davranışı akıllı telefonların yaygınlaşması ile ortaya çıkan problemlerden biridir. Farklı sosyal ortamlarda karşılaşılan ve sosyolojik bir boyutu da olan bu davranış çeşitli bağımlılık türleri ile ilişkilidir. Dijital tükenmişlik ise teknolojiye fazla maruz kalma sonucu ortaya çıkan yorgunluk ve bitkinlik hali olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı sosyotelizm davranışının ilişkili olduğu bağımlılık faktörlerini ve dijital tükenmişlik ile olan ilişkisini incelemektir. Nicel veri toplama yöntemi ile desenlenen çalışmada, 1050 öğrenciden veri toplanmış ve veriler Genel Doğrussal Model, regresyon ve MANOVA gibi tekniklerle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; akıllı telefon bağımlılığı, internet bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı, SMS bağımlılığı sosyotelizm davranışı ile ilişkilidir. Oyun bağımlılığının ise sosyotelizm ile arasındaki ilişkili olumsuzdur. Sosyotelizm davranışının ortaya çıkmasına etki eden en önemli faktörün akıllı telefon bağımlılığı olduğu görülmektedir. Sosyotelizm davranışı dijital tükenmişlik ile anlamlı ve olumlu bir ilişkiye sahiptir. Sosyotelizm; dijital tükenmişliğin alt boyutları olan dijital tükenme, dijital yoksunluk ve dijital yıpranma boyutlarının her birinde olumlu bir etkiye sahiptir. Bu değişkenlerin ve araştırma hipotezlerinde yer alan diğer değişkenlerin ilişkileri incelendiğinde değişik düzeylerde anlamlı sonuçlar bulunmuştur.

Akıllı telefonlarBağımlılıkCep telefonu+7
Nilgün Kahraman
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnternet ortamında pazarlama amacıyla sunulan kişiselleştirilmiş iletilere yönelik tüketici algıları

Pazarlama kavramı, insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. Geçmişten günümüze insanların ilgisini çekmek amacıyla pazarlama stratejileri sürekli gelişmektedir. Dijitalleşmeyle beraber pazarlama alanı dijitalleşmeyle başlamış ve bunun sonucunda dijital pazarlama kavramı ortaya çıkmıştır. 20. yüzyıldan itibaren hızla gelişen teknoloji ve buna bağlı olarak gelişen internet tabanlı iletişim teknolojileri, dijital pazarlama yapılmasına olanak sağlamaktadır. Dijital pazarlama stratejilerinden birisi olarak, kişiselleştirilmiş reklamların gelişmesi reklamcılık açısından önemli bir gelişme olmuştur. Kişiye özel olarak yapılan reklamlar tüketiciye ulaşmayı daha kolay ve hedefli bir hale getirmiştir. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de dijital pazarlama yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Tüketicilerin kişiselleştirilmiş reklamları nasıl algıladığı, kararlarına etkisinin olup olmadığı ve kişisel bilgilerinin mahremiyeti gibi sorulara cevap bulmak için 21 üniversite öğrencisi ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında öğrencilerin görüşleri alınmış ve yorumlanmıştır.

Elektronik ticaretKişiselleştirmePazarlama+6
Onur Aslankurt
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kargo firmalarına ilişkin algılanan hizmet kalitesi ve itibarın ölçümlenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, kargo firmalarına ilişkin algılanan hizmet kalitesi ve kurumsal itibar ilişkisini belirlemeye yöneliktir. Genel tarama deseninde yürütülen araştırmanın verileri çevrimiçi anket yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın veri toplama aracı; üç bölüm içermektedir. Birinci bölüm, demografik özellikleri belirlemeye yönelik sorulardan, ikinci ve üçüncü bölüm algılanan hizmet kalitesini ve kurumsal itibarı belirlemeye yönelik Likert ölçeklerinden oluşmaktadır. Algılanan hizmet kalitesini ölçmek için SERVQUAL ölçeği, kurumsal itibarı ölçmek için İtibar Katsayısı Ölçeği kullanılmıştır. Hazırlanan veri toplama aracı, pandemi sürecinde kargo hizmeti almış ve almakta olan 2581 bireysel kullanıcıya uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS istatistik paket programı ve Amos 23.0 programı aracılığıyla gerçekleşmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, kargo hizmeti alanların algılanan hizmet kalitesi puanları ile kurumsal itibar algıları arasında güçlü bir ilişki vardır. İtibar ve kalite hizmet algısı kargo hizmeti sektöründe birbiriyle ilişkili iki önemli değişkendir. Kullanıcıların cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu ve kargo kullanma sıklıkları da bu değişkenleri algılayışlarını etkilemektedir. Hizmet algısı ve itibar stratejileri için kargo şirketlerinin bu özelliklere ilişkin stratejiler geliştirmesi gerekmektedir.

Algılanan kaliteHizmet kalitesiKargo+4
Nebiye Özaydemir
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal medyada dini iletişimin medyatikleşmesi

Sanal ve gerçek ortamlar arasındaki sınırın her gün daha fazla silikleştiği günümüzde sosyal medya kişilerin iletişim ihtiyacını karşılayan en önemli ortam haline gelmektedir. Sosyal medya bireyin haber alma ihtiyacının ötesine geçmekte ve onun hayat tercihlerini etkilemektedir. Medyayı bir kültürlenme biçimi olarak ele alan medyatikleşme kavramı, sosyal medyanın özellikle kültür üzerindeki etkilerini açıklamaya yardımcı olabilecek bir kavramdır. Sosyal medyanın sağladığı yeni kamusal alanda ürettiği içeriklerin daha fazla kişiye ulaşması için içerik üreticiler bu ortamın diline uygun içerikler hazırlamaktadır. Bu ise medyatikleşme terimiyle açıklandığı üzere her türlü içeriğin medya dolayımından geçerek alıcıya ulaşmasını beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada mevcut durum dinî iletişim bağlamında değerlendirilmiş, dinî iletişimin medyatikleşen boyutları ve bunu sağladığı fırsatlar ile yol açacağı tehditler ele alınmıştır. Çalışma kapsamında yaşları 19 ile 28 arasında değişen 27 üniversite öğrencisi ile sosyal medyada dinî içerikler üreten 5 içerik üretici ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular betimsel analiz yöntemiyle incelenmiş, farklı temalar altında sınıflandırılan bulgular alan yazında daha önce yapılan çalışmaların bulgularıyla kıyaslamıştır. Elde edilen bulgulara göre dinî iletişimin mecrası geleneksel ortamlardan sosyal medyaya doğru değişmektedir. Bununla birlikte geleneksel din dili de değişmektedir fakat bu dil kimi zaman geleneksel dilin farklı bir yorumuna dönüşmekte, kimi zaman ise medyatikleşmektedir. Çalışmada sosyal medyadaki din dilinin nasıl olması gerektiği konusunda hem içerik üreticilerden hem de kullanıcılardan elde edilen görüşler doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

DinDin diliDini iletişim+3
İsmail Kaplan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal medyada sporcu markalaşması: Instagram takipçilerinin istek ve beklentilerini keşfetmeye yönelik bir karma yöntem araştırması

Bu çalışma sosyal medyada sporcu markalaşması konusu üzerinedir. Amaç, sporcuların sosyal medya takipçilerinin (hedef kitlelerinin) istek ve beklentilerini çeşitli açılardan keşfetmektir. Çünkü sporcu markalaşması açısından hedef kitlelerin istek ve beklentileri, dikkate alınması gereken önemli bir bileşendir. Diğer bir ifadeyle sporcu markalaşması faaliyetleri, hedef kitlelerin istek ve beklentileri doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Bu açıdan bu çalışmada, hedef kitlelerin istek ve beklentileri noktasına eğilinmiş ve bu kapsamda, uygulayıcılar için yol gösterici nitelikte olan çeşitli bulgular elde edilmiştir. Çalışmanın deseni, keşfedici sıralı desendir. Bu doğrultuda nitel aşamada katılımcıların istek ve beklentilerinin neler olduğu tespit edilmiş ve ardından da bu istek ve beklentiler; cinsiyet, sosyal kuşak ve sosyal statü değişkenleri açısından karşılaştırılmıştır. Nicel aşamada ise katılımcıların, nitel aşamada tespit edilmiş olan istek ve beklentilere dair katılım düzeyleri ortaya çıkarılmıştır. Nicel aşamada ayrıca, katılımcıların her bir istek ve beklenti maddesine yönelik katılım düzeylerinin; cinsiyet, sosyal kuşak ve sosyal statü değişkenleri açısından değişip değişmediği de incelenmiştir. Bu nicel analizlerin amacı, nitel bulguları daha geniş kapsamda sınamak ve geliştirmektedir. Sonuç olarak ortaya çıkmış olan nicel bulgular, nitel bulguları büyük oranda desteklemiştir.

Kişisel markaMarkaMarkalaşma+5
Celil Yavuz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00