Ankara Music and Fine Arts University
Anabilim Dalı

Müzik Teorileri Anabilim Dalı

Ankara Music and Fine Arts University

21

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

21 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İki Saygun prelüdünde ses organizasyonu

Bu çalışmada, Ahmed Adnan Saygun'un Aksak Tartılar Üzerine On İki Prelüd, Op. 45 başlıklı albümünden seçilen, 3. ve 8. prelüdlere ilişkin olarak ses organizasyonu temelli bir analiz gerçekleştirilmektedir. Analizde izlenen yöntem; Sırasıyla bölgeler, ses kümeleri, formülasyon, teorik kabul ve tanım olmak üzere beş ana boyuttan oluşmaktadır. Analiz sonucunda elde edilen sonuçlar; her iki prelüdde de *Aralık ilişkilerine dayalı sıkı bir ses organizasyonunun varlığından söz edilebileceğini, *Makam soyutlamalarının en az düzeyde gerçekleştiğini, *Saptanan ses kümelerinin tümünün; 0, 1, 2 ve 3 basamak üzerine kurulu olduğunu, *Aralıkların çeşit bakımından bu denli az oluşunun ve eserlerin farklı yerlerinde tekrar tekrar duyurulmasının, Saygun müziğine damgasını vuran doğurgan düşünce'nin bir yansıması olduğunu gözler önüne sermektedir. Anahtar Sözcükler: Ahmed Adnan Saygun, Op. 45, Prelüd: 3, Prelüd: 8, ses organizasyonu

Aksak ritimlerAksak ölçülerBestekarlar+7
Çağlar Yalçın
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antik Yunan modları ile makamların karşılaştırmalı incelenmesi ve arp icrası ile örneklenmesi

Bu çalışmada Antik Yunan ses sisteminin ayrıntıları yani modların özellikleri, dönemsel çalgıların akortları ve ezgi organizasyonları incelenerek öncelikli olarak Bizans dönemine kadar gelen müziksel ortaklıklarının çalgılar üzerinden anlaşılmasına çalışılacaktır. Sonrasında Arp- çeng ilişkisi üzerinden Antik Yunan dönemi ve Orta çağ İslam dönemi arasındaki müzik temelli ilişkiler ses sistemi, ezgi organizasyonları ve makam-mod ilişkisi bağlamında ele alınacaktır. En son aşamada ise 20. Yüzyıl'da Mod-Makam-ilişkisi Adnan Saygun'un Töre anlayışı üzerinden ele alınarak günümüz uygulamaları açısından Antik Yunan modlarının günümüz makam yapılarına ve ses sistemine etkisi tartışılacaktır.

Antik YunanMakamlarMüzik+5
Mesude Elif Güngör Sarıkaya
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Makamsal ezgi çekirdeği tabanlı bilişim uygulamaları için analitik bir yöntem önerisi

Makamsal ezgi çekirdeği, yapısı itibarıyla algoritmik yaklaşıma ve matematiksel modellemeye elverişlidir. Ezgi çekirdeği yaklaşımı, "dizi temelli" yöntemlere alternatif olarak önerilen, "motif eksenli-çekirdek temelli" bir makam analizi yöntemi olarak literatürde yer edinmiştir. Bu yöntemin matematiksel açıdan ele alınması, gelecekte çeşitli bilişim uygulamalarıyla birlikte kullanılabilmesinin de önünü açacaktır. Bu çalışmada, ezgi parçalarını matematiksel bir yaklaşımla ele alarak sınıflandırma yapan ve perde fonksiyonları temelli analizler yapan çok aşamalı analitik bir yöntem önerilmektedir. Yöntemin ilk aşamasında, literatürde yer alan makam sınıflarının hangi kriterlere göre alt sınıflara ayrılabileceği tanımlanmıştır. Yöntemin ikinci aşamasında ise, ezgi çekirdekleri dâhilinde bulunan perdelerin birbiriyle ilişkisi sonucu ortaya çıkan perde fonksiyonları, hem matematiksel açıdan ele alınmış, hem de kritik perdeler için aralık ve örüntü ilişkilerine bakılmıştır. Önerilen yöntemin Hüseyni ve Gülizar makamı ezgilerine uygulanması sonucunda, 6'sı Hüseyni ve 8'i Gülizar olmak üzere toplam 14 makam alt sınıfı oluşturulmuştur. Ayrıca, merkezi eğilim ölçüleri, ekstremum noktaları, büküm noktaları ve perde hâkimiyetinin, ilgili makamdaki ezgi çekirdeğinin perde fonksiyonu göstergeleri olarak ortaya çıktığı gözlenmiştir. Son olarak, nota süre değeri, aralık ve örüntü analizleri ile, perde fonksiyonlarının aynı makama ait alt sınıflarda ve makamlar arasında ne şekilde benzeştiği ve farklılaştığına dair anlamlı sonuçlar üretilmiştir. Bu yöntemin farklı makamlara da uygulanması mümkün olup, bu çalışma ile ortaya konan matematiksel yaklaşımın, yeni ezgi üretimi gibi bilişim uygulamaları için yön gösterici nitelikte olduğu öngörülmekte ve umut edilmektedir.

EzgiGülizarHüseyni makamı+4
Şule Yıldız
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Makam müziğine Schenkerian bakış: Beş rast eserin analizi

Bu çalışmada; Osmanlı-Türk müziğinin zirve dönemi olarak görülen 17-19. yüzyıl bestecilerine ait, rast makamında verilmiş beş eser üzerinde, temel yaklaşım ve terminolojisini Schenker Analizi'nden alan bir indirgeme metodu geliştirilerek uygulanmıştır. Söz konusu analiz vasıtasıyla eserlerin yapısal katmanları; ön plandan arka plana beş ayrı seviye halinde ortaya konmuş ve özgün bir grafik gösterimle sergilenmiştir. Gerçekleştirilen analizler makamsal ezgilerde hemen tüm planlarda rastlanmasına binaen önem arz eden karakteristik bir ilerleme biçimi ortaya çıkarmıştır. Orta planlarda gerçekleşen uzatma ve detaylandırma işlemlerinin saptanmasının yanı sıra arka plana ilişkin olarak, Schenker'in Temel Yapı'sının çizgisel bileşeni olan Temel Çizgi'nin rast makamındaki karşılığını teşkil edecek surette nevadan rasta, biri çargah perdesini atlayarak neva-segah-dügah-rast, diğeriyse bahsi geçen karakteristik ilerlemeyle yanaşık tarzda neva-hüseyni-neva-çargah-segah-dügah-rast şeklinde inen iki tür yapılanma tespit edilmiştir. Makamsal yapı ve form ilişkisinin irdelenmesi sonucunda eser kurgularının ortak bir biçimde, zemin teşkil eden ilk form öğelerinde rast perdesinden nevaya yönelik bir Tırmanış, müteakip hanede ise neva perdesini detaylandıran bir tali rast inişi barındırdığı görülmüştür. Devamında, söz konusu yapısal neva sesinin son haneye kadar çeşitli vasıtalarla uzatıldığı ve ardından son form öğesi dâhilinde arka plan kapanışının gerçekleştiği tespit edilmiştir. Dahası incelenen eserlerde Schenker Analizi için merkezi bir kavram olan organik bütünlük ilkesine hizmet eden unsurlar da araştırılmış; karşılaşılan hayli yüksek organik bütünlük düzeyinin, simetrik form kurgusu ve gerek aynı gerekse farklı planlarda yinelenen yapısal motifler vasıtasıyla inşa edildiği görülmüştür. Anahtar sözcükler: Rast makamı, Schenker Analizi, yapısal katman, indirgeme, organik bütünlük

AnalizMakamlarMüzik eserleri+4
Serkan Özçifci
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Beethoven Coda'larına analitik bakış: Erken dönem piyano sonatları

"Bir eserin ya da bölümün sonuna, bitiş hissini güçlendirmek üzere eklenmiş kısım" olarak tanımlanan Coda'nın biçimsel olarak en etkin kullanıldığı formların başında sonat-allegro formu gelmektedir. Pek çok kaynakta ortak kanı, "Beethoven'ın, Coda'yı sonat-allegro'nun aslî bir form öğesi olarak tasarlayan ilk besteci" olduğudur. Ancak, ilginçtir ki, Beethoven Coda'larını incelemeye değer kılan pek çok karakteristik özelliğe karşın, literatürde Coda analizine dair çalışmalar oldukça azdır. Bir Beethoven Coda'sının kendi iç yapısının ve ait olduğu bölümle arasındaki organik bağın derinlemesine irdelenmesinin amaçlandığı bu çalışmada; tarafımızdan geliştirilen Coda analiz yöntemi yardımıyla, Beethoven'ın erken dönem piyano sonatlarının birinci bölümlerine ait Coda'lar üzerinde çok boyutlu bir analiz gerçekleştirilmiştir. Uzunluk, armonik yapı, alıntılama ve işlev olmak üzere dört boyuttan oluşan analiz sonucunda, aşağıdaki temel sonuçlara ulaşılmıştır: • Dolambaçlı Coda'lar, bölüm bazında % 10'un üzerinde, Pekiştirici Coda'lar ise % 10'un altında bir alanı kaplarken, bir Dolambaçlı Coda'nın uzunluk bakımından eşdeğeri sayılabilecek bölme Gelişme'dir. • Hiçbir Coda'da herhangi bir modülasyon görülmezken, Dolambaçlı Coda'larda, Pekiştirici Coda'lara kıyasla daha çok sayıda derece akoruna rastlanmaktadır. Benzer şekilde, ii Dolambaçlı Coda'larda I, V ve IV dışındaki akor derecelerinin kullanılma oranı, Pekiştirici Coda'lara göre oldukça yüksektir. • Beethoven, Coda'larında, çoğunlukla eserde daha önce kullandığı fikirlerden alıntılar yapmakta ve yeni fikirlere çok daha az oranda yer vermektedir. Bununla birlikte, alıntı kesitlerin saptandığı toplam 18 kesitin yaklaşık 2/3'ünü Sergi malzemeleri oluşturmaktadır. • Tüm Coda'larda rotasyonel gönderme söz konusu olup, Dolambaçlı Coda'ların tamamında yeni bir dinamik yapı ortaya koyma, rotasyonel gönderme ve Coda'nın Coda'sı işlevlerine rastlanmaktadır. Anahtar Sözcükler: Beethoven, Coda, erken dönem piyano sonatları, Coda Analiz Yöntemi, sonat-allegro

Beethoven, Ludwig vanCodaPiyano sonatı+1
Gözde Gürün Demireriden
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Johannes Brahms'ın orkestra eserlerinde sonlanma karakteristiği

Sonlanma, zamansal boyutu olan her konunun, izleyici ya da dinleyiciye en yakın noktasıdır. Bir başka deyişle, konuyla son görsel ya da işitsel temasımız sonlanma ânında gerçekleşir. Bu sebeple - bilhassa ilk deneyimlememizde - konuya dair hatırladığımız ilk şey, çoğunlukla onun sonlanma biçimidir ki, bu da konunun bizde uyandıracağı izlenimde kritik bir rol oynar. Belki de bu yüzden, müzik tarihi - Richard Strauss, Bruckner ya da Prokofiev örneklerinde olduğu gibi -, ilk edisyonun yayımlanmasından önce ya da sonra, eserinin sonlanma ânı için radikal değişikliklere giden onlarca besteciye tanıklık etmiştir. Bununla birlikte, sonlanma kavramını müzik teorileri bağlamında ele alan sınırlı sayıdaki çalışmanın, bütüncül bir analiz niteliği taşımaması dikkat çekicidir. Bu çalışmada; Johannes Brahms'ın orkestra eserleri özelinde, "bir bestecinin, eserleri için kullandığı bir ya da birkaç sonlanma modeline ulaşılıp ulaşılamayacağı" sorusuna yanıt aranmaktadır. Çalışmada izlenen analiz yöntemi; sırasıyla bölgeler, nota yazımı, tempo, nüans düzeyi, ritmik yapı, armonik yapı, alıntılama ve orkestrasyon olmak üzere sekiz ana boyuttan oluşmaktadır. Analiz sonucunda, • Brahms'ın orkestra eserlerinde, 1 tipi sonlanma ve 2 tipi sonlanma olmak üzere, birbirinden belirgin biçimde ayrılan iki grubun varlığından söz edilebileceği, • 1 tipi sonlanmanın; "K + U" biçiminde formüle edilebilecek bir ritmik yapıyı, f ve üzeri nüans düzeylerini ve Allegro merkezinde seyreden hızlı ve canlı tempoları ifade ettiği, • 2 tipi sonlanmada; "U / K" biçiminde formüle edilebilecek bir ritmik yapının, p ve altı nüans düzeylerinin ve büyük çoğunlukla yavaş tempoların söz konusu olduğu, • Her ne kadar iki ayrı karakteri temsil etseler de, bu iki sonlanma modelinin, bütün içinde tamamlayıcı bir düalite oluşturduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Brahms, JohannesMüzik eserleriOrkestra+1
Giray Koçaslan
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Saygun müziğinde makam soyutlamaları: Piyano Konçertosu, op. 34, I

Geleneksel bir malzemeden yararlanarak yeni müzik yazma gayesinde olan her bestecinin, söz konusu materyali otantik şekliyle kullanmayacağı, onun, birtakım yöntemlerle meydana getirdiği çeşitli yansımalarına, izlerine, bir başka deyişle soyutlamalarına yer vereceği açıktır. Bu durum, Ahmed Adnan Saygun'un müziği için de geçerlidir: Çokseslilikte makamları birer renk olarak gördüğü ve tampere sistem içinde serbestçe kullandığı yönündeki ifadeleri, doğal olarak Saygun müziğindeki makam soyutlamalarının art alanını teşkil etmektedir. Bu çerçevede, bestecinin Op. 34, 1 numaralı Piyano Konçertosu'nun birinci bölümünün ilk 37 ve son 17 ölçüsünü, ses organizasyonu bağlamında irdeleyen bu çalışma; oldukça kısa iki Saygun kesitinde "hangi makamların, nasıl soyutlandığı" ve "makam dışı ses malzemelerine yer verilip verilmediği" sorularına yanıt aramayı amaçlayan özgün bir analiz niteliği taşımaktadır. Gerçekleştirilen analiz doğrultusunda, Saygun'un makam soyutlama yaklaşımına ışık tutacağına inandığımız şu iki kritik sonuca ulaşılmıştır: • Seslendirme süreleri, sırasıyla 2 dakika ve 30 saniyeyi dahi bulmayan söz konusu iki kısa kesit; bünyesinde barındırdığı 7 farklı makam ve 1 tavır soyutlaması ile, son derecede zengin ve girift bir teorik art alana işaret etmektedir. • Kesitlerde, Batı müziği kökenli 4 diziye de yer verilmiş oluşu, kanımızca, bestecinin "Doğu-Batı arası müzik köprüsü" kimliğinin açık bir kanıtıdır.

Klasik müzikKonçertoMakamlar+5
İsmet Karadeniz
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

13.-18. yüzyıllar arasında makamsal müzik teorisi anlayışının değişimi

Günümüzde her biri kendine mahsus bir isme sahip olan "perdeler", güncel "makamsal müzik teorisi" sisteminin belkemiğini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, standart perde isimlerinin henüz mevcut olmadığı dönemlerde yazılmış olan teori eserlerine odaklanılarak, makamsal müzik teorisinin, en eski dönemlerden günümüze gelene kadar nasıl bir değişim/dönüşüm sürecinden geçtiği ana hatlarıyla değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, ebced notasının altında yatan temel prensibin ne olduğuna ve özel perde isimlerinin neden ve nasıl ortaya çıktığına ilişkin yeni bir bakış açısı öne sürülmüştür.

MakamlarMüzikMüzik kültürü+4
Ferhat Çaylı
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Domenico Scarlatti'nin klavye sonatlarında yabancı sesli akor sınıflandırması: K. 1-150

Domenico Scarlatti'yi çağdaşlarından belirgin şekilde ayıran yabancı sesli akorlara, bestecinin pek çok klavye sonatında rastlamak mümkündür. Zamanının çok ötesinde bir estetik anlayışın tezahürü gibi görünen bu tür ses kümeleri; tarihte "çirkin ve korkunç", "kirli armoni" ya da "armonik fonksiyonları iç içe geçirme" gibi ifadelerle nitelendirilmiştir. Bununla birlikte, literatürde, yabancı sesli akorların teorik bağlamını odak alan analitik bir çalışmaya rastlanmaması dikkat çekicidir. Bu boşluğu doldurmak üzere, bu çalışmada, bestecinin Kirkpatrick dizgesinde yer alan ilk 150 sonatı yabancı sesli akor (YSA) temelinde analiz edilmektedir. İzlenen yöntem; karşılaşılan her bir YSA'nın tespiti, ait olduğu kesitin ritmik kimliğinden arındırılarak bağımsız bir akora dönüştürülmesi ve kullanıldığı anda geçerli olan tonalite esas alınmak suretiyle formüle edilmesi olmak üzere üç ana boyuttan oluşmaktadır. Analiz sonucunda elde edilen sonuçlar; saptanan toplam 301 YSA'nın, "yabancı ses + akor", "akor + akor" ve "(yabancı ses + akor) + akor" olmak üzere üç genel kategori altında toplanmasının mümkün olduğunu göstermekte ve bestecinin en yoğun biçimde V tabanlı YSA'ları kullandığını gözler önüne sermektedir.

AkorBestekarlarBesteler+4
Ece Merve Yüceer
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik eserlerinde ritmik analiz için yöntem önerisi: Silifke yöresi örneği

Teknolojinin, müzik teorisi dahil her bilimsel alan ile temas halinde oluşu yadsınamaz bir gerçektir. Uluslararası literatür incelendiğinde, bilgisayar yazılımları ile yapılan müzikal analiz çalışmalarının özellikle son yıllarda ivme kazandığı, geliştirilen yeni yazılımların farklı veri tiplerine ulaşmayı mümkün kıldığı anlaşılmaktadır. Ülkemiz özelinde ise Türk Halk Müziği eserlerine yönelik yazılım destekli analiz çalışması sayısının yok denecek kadar az olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, Silifke yöresine ait olduğu tespit edilen 51 müzik eseri, Visual Basic for Applications programlama dilinde yazılan bir Microsoft Excel makrosu ile ritmik yönden analiz edilmiştir. Çalışmanın amacı, yörenin karakteristik ritmik yapısını ortaya çıkarmak olarak belirlenmiştir. Yöreye ait eserlerin notaları TRT repertuarı ve yayınlanmış makalelerden edinilmiştir. Analiz öncesinde verilerin dönüştürülmesi için "tartımların sayısal karşılıkları" başlığıyla oluşturulan çizelge esas alınmıştır. Analiz süreci, eserlerde kullanılan tartım adetlerini saptama ve tekrar eden ritmik yapıların tespiti amacıyla yapılan iki farklı işlemle gerçekleşmiştir. Araştırmanın devamında klasik yöntemler ile eserlerin ölçü işaretlerine göre dağılımı ve tempo bilgilerine ulaşılmıştır. Bulgular başlığı altında, elde edilen verilere dayanarak her eser kendi içinde yorumlanmıştır. Son bölümde, Silifke yöresi müzik eserlerinde sık tekrar eden ritmik yapılar başta olmak üzere; eserlerde kullanılan tartım tipleri, tempo bilgisi ve eserlerin ölçüsüne göre yüzdelik dağılımı bulgularından faydalanarak tüm yöre eserlerine genellenen çıkarımlarda bulunulmuştur. Bununla birlikte VBA programlama dili ile Türk Halk Müziği eserlerinin ritmik yönden analiz edilebildiği ve bu sayede belirli bir yöre özelindeki eserlerde tekrar eden ritmik yapıları tespit etmenin mümkün olduğu ortaya konulmuştur. Sonuç olarak elde edilen veriler yoluyla belirli bir yöreye ait müzik eserlerinin –bu çalışma özelinde ritmik- karakteristik yapısının ortaya çıkarıldığı görülmüştür.

Mersin-SilifkeMüzikMüzik eserleri+2
Yusuf Nişancı
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erik Satie'nin Gnossienne başlığı taşıyan eserlerinin müziksel analizi

Yirminci yüzyıl Fransız bestecilerinden Erik Satie, 1889 yılında Dünya Fuarı'nda, Rumen Lăutar'ları olarak anılagelen topluluğun performanslarını dinlemesinden hareketle Gnossienne türünde eser vermeye başlamıştır. Literatürde Gnossienne başlığını taşıyan 7 adet piyano eseri olduğu bilinmektedir. Bunlardan Nr. 1-3, Trois Gnossiennes ismiyle bir arada basılmıştır. Nr. 4-6, Satie'nin vefatından yıllar sonra yayınlanmıştır. Nr. 7 ise Satie hayattayken, bestecinin farklı bir eserinin içerisinde kullanılmıştır. Bahsi geçen eserler, neredeyse bütünüyle tonal müzikten alışılagelen Majör/Minör sonoriteden ayrılan bir ses evreni sergilemektedir. Bahsi geçen ses evreninin, bestecinin kültür ortamı göz önünde bulundurulduğunda en yakın seçenek olarak modal müziğe ait olduğu düşünülmektedir. Eserlerdeki modal etkinin yanında, müzikal atmosferlerindeki benzerlik/farklılıklar da göze çarpmaktadır. Bundan hareketle, eserlerin bestelenme/yayınlanma süreçleriyle barındırdıkları müzikal ögeler arasında bir ilişki olabileceği düşünülmektedir. Bundan dolayı bu tez kapsamında Gnossienne başlıklı eserler; formal, ezgisel, tonal/modal anlayış, armonik ve ritmik yapı bakımından incelenmiştir. Eserlerde -bazı eklentileri de içerecek surette- dönüşlü tek-iki-üç kısımlı şarkı formlarının ve kemer formunun kullanıldığı tespit edilmiştir. Modal dizilerde ise ağırlıkla standartlaşmış bir ismi bulunmayan [A], [B], [C], [D] dizilerinin; Orta Çağ kilise modlarından da Dor, Frig, Lid, Miksolid, Eol, Lokr modlarının bulunduğu saptanmıştır. Dahası, incelenen iki eserin modal dizilerden ziyade arpej/akor seslerinden oluştuğu gözlemlenmiştir. Armonik yapıya gelindiğinde, tonal müziğin işlevsel armonisine, diğer bir deyişle Dominant-Tonik ilişkisine farklı bir bağlamda yer verildiği saptanmıştır. Eserlerde modal diziden akor üretme fikrinin yansıtıldığı tespit edilmiştir. Bunun yanında, daha önce -tonal müzikten alışıldığı şekilde- herhangi bir Dominant-Tonik ilişkisi gösterilmeden kullanılan Plagal Kadans'lara rastlanmıştır. Buna ek olarak, yer yer tonal müzikten alışılagelmişin dışındaki akor yapılarına ve tonal armoniyle açıklanamayan akor ilerleyişleriyle de karşılaşılmıştır. Bahsi geçen bilgilerle birlikte, eserlerin armonik eşliklerindeki ritmik yapıdaki benzerlik/farklılıklar da dikkate alınarak, eserlerin bestelenme/yayınlanma süreçleriyle içeriklerindeki benzerlikler/farklılıklar arasında bir çıkarımda bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erik Satie, Gnossienne, mod, Lăutar.

BestekarlarBestelerFransız müziği+2
Ahmet Berat Altan
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Temel caz akorları ve modern blok armonizasyon sistem analizi

Bu çalışmada caz müziği teorisi, başlangıcından 20. yüzyıl sonlarına kadar teorik bir sıralama kurgusu ve tarihsel bir bütünlük içinde, sadelik ve anlaşılırlık ön planda tutularak sunulmaya çalışılmıştır. Yer yer yatay yapıların kullanımından bahsedilse de, genel olarak caz müziğinin dikey çoksesli yapısı incelenmiştir. Bütün teorik ve tarihsel süreç literatür taraması ve kaynak seçimi ile uluslararası standartlar gözetilerek hazırlanmıştır. Öncelikle giriş bölümünde bahsedilen teorik konuların zemini hazırlanmış, ardından takip eden yapı ile ilgili genel bilgi verilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın hangi temellere oturtulduğu ve tezin araştırma sistematiği hakkında detaylı bilgiler aktarılmıştır. Üçüncü bölümün başında, kurgulanan teorik sistematik tarihsel gelişim süreci içinde üç ana dönemde incelenmiştir. Dönemler arasındaki geçişler ve bunların müzikteki rasyonel karşılıkları, aktarılacak olan teorik bölüm için temellendirilmiştir. Ardından caz teorisi; olabilecek en temel yer olan "akor kuruluşları" konusundan başlanmak üzere ele alınmış, mümkün olduğunca geniş bir perspektifte incelenmeye çalışılmıştır. Bu sebeple ana hatları ile akor-dizi (dikey-yatay) ilişkisi de ele alınmıştır. Çalışmanın dikey çokseslilik ekseninde, "Voicing" konusu işlenmiş ve literatürde en çok yer alan ve doğrudan performans odaklı olan teknikler incelenmiştir. "Voicing", eşlik temelli bir konu olması sebebiyle öncelikle yazılmış olanın çalım teknikleri incelenmiş, ardından "Modern Akor Yürüyüşü" konusu ele alınmıştır. Bu konu, temel prensiplerden, kadansların kullanımına kadar bütün ana hatlarıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Bununla beraber, konuların anlatımında temel anlamda bir "caz armonisi" çatısı oluşturulmaya gayret gösterilmiştir. Bu kısma kadar ele alınan bütün teorik konuların bir çatı altında toplanması, çağdaş cazın temellerinden birini oluşturan Modern Blok Armonizasyon tekniğini daha anlaşılır kılmaktadır. Bu bölümün devamında teorik yapı, temel caz teorisi sistematiğinden başlanarak, 20. yüzyıl sonlarında çağdaş caz müziğinin de en önemli tekniklerinden biri olan "Modern Blok Armonizasyon" tekniği merkeze alınarak incelenmiştir. Ardından bu teknik, seçilen caz standartları üzerinden orijinal olarak örneklenmiştir. Sonuç bölümünde, öncesinde ele alınan teorik ve tarihsel yapıların objektif bir incelemesi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezin genelinde bütünleşik ve uygulamalı teori düşüncesine yönelik bir dil kullanılmış, verilen örneklerle anlatım güçlendirilmeye çalışılmıştır.

AkorArmonizasyonCaz+3
Ozancan Salurvan
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlhan Usmanbaş'ın "Ölümsüz Deniz Taşlarıydı" eserinin müziksel analizi

20. yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, ülkenin sanat alanındaki gelişimi için çeşitli atılımlar yapılmıştır. Bu gelişmeler kapsamında Atatürk; müzik alanında seçtiği beş yetenekli genci, eğitim almaları için Avrupa'ya göndermiştir. Böylece birinci kuşak Türk bestecileri veya "Türk Beşleri" olarak tanınan bu gençler, eğitimleri sonrasında ikinci kuşak sanatçıların yetiştirilmesinde rol almışlardır. Bu araştırmada ikinci kuşak bestecilerinden biri olan İlhan Usmanbaş'ın "Ölümsüz Deniz Taşlarıydı" piyano eserindeki kullanılan besteleme stilleri materyal analizi üzerinden incelenmiştir. İlhan Usmanbaş'ın ilk eserlerine bakıldığında; neo-klasik yapılar ve 19. Yüzyıl sonrası bestecilerinden esintiler duyulmaktadır. Bestecinin kariyerinin ilerleyen dönemlerinde, 20. Yüzyıl çağdaş besteleme stillerinden etkilendiği görülmüştür. Bahsi geçen bu stiller; 12-ton tekniği, küme anlayışı ve rastlamsal (aleatoric) müzik stilidir. Bu üç stil dışında Usmanbaş, Kemal İlerici ile bir yıllık çalışma sonucunda Türk müziği armoni kuramıyla tanışmış ve bu alanda da besteler üretmiştir. Tez konusu olarak belirlenen bestecinin "Ölümsüz Deniz Taşlarıydı" eseri incelenmiş ve bu inceleme sonucunda küçük trikordlardan yola çıkarak, çeşitli trikordların farklı şekillerde sunulduğu keşfedilmiştir. Bu ezgisel trikordların şifrelenmesinde, 12-ton sistemi terminolojisinin (original, retrograde vb.) kullanıldığı, bütün bu çekirdeklerin, ardışık olmayan 10-12 ses dizisinden hareketle ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır.

BestekarlarBestelerMüzik+3
Aysu Türkoğlu
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fikret Amirov'un "Şur senfonik muğamı" eseri ve Azerbaycan halk ezgilerinde şur muğamının kullanım biçimlerinin karşılaştırılarak incelenmesi

Azerbaycan'ın değerli ses sanatçılarından olan Bülbül'ün (Murtuza Memmedov) teklifi üzerine Fikret Amirov'un yazmış olduğu Şur Senfonik Muğamı eseri Azerbaycan Klasik Müziği'nde çığır açmış ve önemli bir model olmuştur. Amirov, eseri yazdığı dönemde ünlü tar icracısı Gurban Pirimov'un muğam bilgilerinden ve Şur muğamının geleneksel icradan yararlanarak yeni bir türün oluşumuna nail olmuştur. Bestecinin yazmış olduğu 3 Senfonik Muğam'dan ilki olarak müzik tarihine geçen bu eser, 5 bölmeyi kapsamaktadır. Diğer 2 Senfonik Muğam eserleri gibi Şur Senfonik Muğamı eseri da belirtildiği üzere Şur muğamının şöbelerine istinaden kurgulanmıştır. Bu çalışma, F. Amirov'un Şur Senfonik Muğamı eseri ile Azerbaycan halk ezgilerinde Şur muğamının kullanım biçimlerinin karşılaştırılarak incelenmesini hedeflemiştir. Azerbaycan'ın kültürel mirası olan muğamın, reng ve tesniflerin, özellikle halk mahnılarının senfonik üslup ile harmanlanması, Fikret Amirov'un besteci olarak Azerbaycan'a kazandırdığı en önemli yapıtlardan birisi olarak değerlendirilmektedir. Betimsel ve doküman analizi yöntemleri kullanılarak yazılmış olan bu çalışmada Şur özelinde Azerbaycan muğamları, muğamın içerdiği Reng, Tesnif, Zerbi-Muğam ve halk mahnıları hakkında kısa bilgiler verilmiş, bu bilgiler üzerinden Şur Senfonik Muğamı eserinda yer alan "Ay Gadası" ve "Evleri Var Hane Hane" halk mahnılarıyla eser arasındaki benzerlik ve farklılıklar araştırılmıştır. Çalışmada halk mahnılarının muğam icrasında yer alan reng ve tesnif olarak konumlandırılması, onların uyum sağladığı ses dizilerine istinaden şöbe veya bölmelerle ilişkilendirilmesi ve senfonik üsluba uyarlanması, düzenleme sonrası almış olduğu yeni bir biçim, önemli etmen olarak değerlendirilmiş ve araştırılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bilgiler doğrultusunda ses kayıtları, halk mahnılarının notasyonu ve Şur Senfonik Muğamı eserinin partisyonu referans alınarak ve karşılaştırılarak incelenmiş, benzerlik ve farklılıklar saptanılmıştır. Çalışmanın konusu, Fikret Amirov'un Azerbaycan müziğine kazandırdığı geleneksel ve kültürel değerleri dünya çapında tanıtarak yarattığı miras ve bu unsurların birlikte kullanımının önemini ihtiva etmektedir.

Afag İsmiyeva
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki yüksek öğretim kurumlarında verilen şeflik eğitiminin incelenmesi

Bu araştırma, Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında sunulan şeflik öğretim programlarını içerik, yapı, uygulama ve etkililik açısından çok yönlü biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. Müzik eğitiminde şeflik, bireyin teknik, iletişimsel ve liderlik becerilerini bütüncül bir şekilde kullanmasını gerektiren disiplinlerarası bir alandır. Tezin temel problemi, söz konusu programların güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesi olup, bu doğrultuda eğitim yapılanmasının nasıl kurgulandığı, programlar arasındaki benzerlik ve farklılıkların neler olduğu, öğrenci ve mezunların görüşleri ile eğitim sistemine yönelik değerlendirmeleri, alt problem olarak ele alınmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden betimsel araştırma ve tarama modeli kullanılmış; veri toplama sürecinde literatür incelemesi, çoktan seçmeli sorular, yazılı ve sesli görüşmeler ile Likert ölçekli anket uygulanmıştır. Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında verilen şeflik öğretim programlarının ders içerikleri analiz edilerek, şef adaylarının mesleki ve kişisel gelişimlerine olan etkileri değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda; müzikal işitme düzeyi, partisyon okuma ve çalma becerisi, solfej, ritmik çözümleme, müzik teorisi (armoni, kontrpuan, füg), şeflik tekniği, müzik topluluğuna hâkimiyet ve müzik kültürü düzeyi hem öğrenci hem de profesyonel şefler için zorunlu mesleki yeterlilikler olarak öne çıkmaktadır. Buna ek olarak, liderlik, güvenilirlik, sorumluluk bilinci ve kişisel gelişim gibi özellikler, şeflik mesleğinde zorunlu kişisel özellikler olarak tanımlanmıştır. Katılımcıların büyük çoğunluğu iletişim becerisi, olumlu beden dili, Türkçeyi doğru kullanma, yaratıcı düşünme ve genel kültür gibi faktörleri oldukça önemli kişisel yeterlilikler arasında değerlendirmiştir. Katılımcıların büyük bir kısmı mevcut şeflik öğretim programlarını temel müzik eğitimi açısından yeterli bulurken, uygulamalı eğitim boyutunun eksik olduğunu belirtmiş ve kurum dışı tamamlayıcı eğitimlere duyulan ihtiyacı vurgulamıştır. Özellikle orkestrasyon, yabancı dil, ustalık sınıfı, topluluk psikolojisi, şan ve sınıf yönetimi gibi alanlarda dış destek alan katılımcılar, bu programların mesleki gelişimlerini önemli ölçüde desteklediğini ifade etmiştir. Bu durum, şeflik eğitiminde disiplinlerarası yaklaşımların ve uygulama temelli etkinliklerin artırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında şeflik eğitiminin yapılandırılmasında bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır. Mevcut programların yeniden gözden geçirilerek; öğrenci merkezli, sahaya dayalı, liderlik ve müzikal yaratıcılığı destekleyen bir müfredat anlayışı benimsenmelidir. Araştırma, gelecekte geliştirilecek şeflik öğretim programları için yol gösterici öneriler sunmakta olup, müzik eğitiminde kalite ve etkinliğin artırılması yönünde önemli bir katkı sağlamaktadır.

Su Uğurlu
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nağme olgusu çerçevesinde makam uygulamasına yönelik teorik çözümlemeler

Bu çalışma, Türk müziğinde makam kimliğinin belirlenmesi ve uygulanmasında "makam nağmesi" olgusunu kullanmayı amaçlamaktadır. Araştırmada, makamı tanımlayan temel unsurun her makamın kendine özgü kısa ve karakteristik ezgileri olan nağmeler olduğu varsayılmıştır. Çalışmada öncelikle, makam yapısına dair en eski kaynaklardan başlanarak günümüze kadar hareket, seyir ve nağme kavramlarını doğrudan veya dolaylı biçimde kullanan ve dönemlerinde genel kabul görmüş nazariyecilerin görüşleri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda hareket, seyir ve nağme kavramlarına ilişkin tespitler yapılmıştır. Ardından güvenilir kaynaklardan elde edilen eserler üzerinde nağme tespitleri gerçekleştirilmiştir. Nağmeler, hareketin başladığı ve sonlandığı perdelere göre numaralandırılarak sınıflandırılmış, eserlerdeki kullanım sıklığına göre değerlendirmeye alınmıştır. Daha sonra bu nağmeler başlangıç, seyir ve karar kullanımları bakımından gruplandırılmış ve her makam için Nağme Üzerinden Makam Uygulama Modeli geliştirilmiştir. Bulgular, her makamın kendi kimliğini oluşturan karakteristik nağmelere sahip olduğunu göstermektedir. Örneğin Rast makamında, başlangıç, seyir ve karar bölümlerinden rastlantısal olarak seçilen nağmelerin farklı kombinasyonları dahi yalnızca Rast makamını yansıtmış, başka bir makamın kesinlikle ortaya çıkmadığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak geliştirilen model, makamların uygulanmasında belirli kavramlara ihtiyaç duymadan, doğrudan makamın öz kimliğini belirleyen küçük ezgilere odaklanmaktadır. Bu yaklaşım, Türk müziğinde makam uygulamasına yeni bir bakış açısı kazandırmakta ve nağme merkezli bir yöntemin uygulanabilir olduğunu ortaya koymaktadır.

İlberk Kaya
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Heavy metal müzikteki dizisel ve armonik yaklaşımın death grubunda evrilmesi

Chuck Schuldiner'in önderliğindeki Death grubunun müziği, stilistik unsurlar açısından klasik heavy metal müziğinden belirgin biçimde ayrışmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, geleneksel/klasik heavy metal müziğin izleksel unsurlarını oluşturan temsil gücü yüksek rif, ezgi ve solo örneklerini referans alarak, Death'in müziğinde dizisel ve armonik açıdan nasıl farklılaştığını ve bu farklılaşmanın müzik teorisi düzeyinde nasıl yapılandığını ortaya koymaktır. Araştırmada, nota analizine dayalı betimsel açıklamalarla yürütülen armoni analizlerinde nitel yöntemler tercih edilmiştir. Araştırmanın analiz evreni, Death grubunun tüm resmi stüdyo albümlerini kapsamaktadır ve yayımlanan yedi albüm incelenmiştir. Death grubuna ilişkin olarak, son albümde dört olmak üzere, kalan her albümden temsil gücü yüksek iki parça kesiti seçilmiştir. Death grubunun müzikal dilini klasik heavy metal kalıplarından ayıran yönlerini daha sağlıklı değerlendirebilmek amacıyla, araştırma kapsamına grup öncesi ve dönemindeki heavy metal tarihinin önemli temsilcilerinden de heavy metalin gereç-teknik temsillerini içeren örnekler alınmıştır. Bu doğrultuda, Death grubuna ait 16 ve diğer gruplara ait 62 parça olmak üzere toplamda 78 parça çalışmaya dahil edilerek analiz edilmiştir. Söz konusu parçalar, armonik, dizisel, gereç-teknik ve tarihsel bağlamlar dikkate alınarak seçilmiş; karşılaştırmalı çözümlemeye temel oluşturacak referans noktaları olarak değerlendirilmiştir. Chuck Schuldiner'in bestecilik anlayışı, heavy metal müzikteki çalgı tekniğine dayalı yaklaşımların ötesine de geçerek, türün dizisel ve armonik kapasitesini genişleten özgün bir bestecilik estetiği sergilemiştir. Death grubunun albümleri boyunca sergilediği stilistik çeşitlilik, heavy metalin yalnızca agresif ve hızlı bir müzikal dil olmadığını; aynı zamanda teorik ve estetik derinliğinde yansıtılabileceği bir tür olduğunu göstermektedir.

Alternatif müzikBas gitarElektrogitar+7
Mehmet Serhat Ocaklı
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Op. 101, op. 106, op. 109, op. 110 ve op. 111'den hareketle, Beethoven'ın piyano sonatlarında gelişme bölümlerinin tematik analizi

Bu çalışma, Geç Dönem piyano sonatlarından hareketle Beethoven'ın bütün piyano sonatlarının Sonat-Allegro formundaki birinci muvmanların Gelişme bölümlerinin tematik yapısı üzerine analitik bir incelemedir. Çalışmanın Giriş bölümünde; "Beethoven'ın piyano sonatlarının sınıflandırılması" konusu ele alınmakta, ardından gelen ikinci bölümde ise çalışma yöntemi sergilenmektedir. Analiz başlıklı üçüncü bölümde, Geç Dönem'e ait her bir muvman için "uzunluk, modalite gibi genel özelliklerin ve formal yapının belirlenmesi", "Gelişme bölümlerinde rastlanılan malzemelerin, Sergi'deki formal öğelerle ilişkileri bakımından kökenlerinin saptanması" ve "söz konusu malzemelerin, Gelişme bölümü içindeki dağılımlarının saptanması" aşamalarından oluşan kapsamlı bir analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında Geç Dönem piyano sonatlarının birinci muvmanlarının Gelişme bölümlerinin tematik analizi topluca değerlendirildikten sonra konu ile ilgili daha önce hazırlanmış olan Ferhat Çaylı'ya ait "Beethoven'ın Erken Dönem Piyano Sonatlarında Gelişme Bölümlerinin Tematik Analizi" (2014) ile Saime Zeynep Aydın'a ait "Beethoven'ın Orta Dönem Piyano Sonatlarında Gelişme Bölümlerinin Tematik Analizi" (2018) adlı tez çalışmalarında elde edilen sonuçlarla birlikte dönemsel olarak karşılaştırmalı ve tüm sonatlara ilişkin toplu değerlendirmelerde bulunulmuştur. Tüm dönemlere ait elde edilen bulgular ışığında muvmanların, uzunluklarına göre, "Kısa", "Orta" ve "Uzun" olmak üzere üç grup altında kümelendiği; Gelişme bölümlerinde 10 farklı malzeme çeşidinin kullanıldığı; en sık kullanılan malzemelerin Tema 1 olduğu, Tema 1'e ait malzemenin kullanım oranı dönemler ilerledikçe artış gösterdiği, Gelişme bölümlerinin başlangıç ve sonlarında, "Tema 1" ağırlıklı belirli tematik şablonların kullanıldığı; eşliklerin tematik bağlamları dışında kullanımı dönemler ilerledikçe azalma gösterdiği, sonuçlarına ulaşılmıştır.

Beethoven, Ludwig vanPiyanoPiyano sonatı+1
Yılmaz Anıl Baskı
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beethoven op.30, no.2: Tarihsel ve teorik zeminde bir performans analizi örneği

Müzik performansı analizi, canlı ya da kaydedilmiş olan müziği incelemeyi konu alan disiplindir. Aynı eserin çeşitli seslendirilişlerinde "yorum" olarak ifade edilen farklılıklar, sözlü açıklamaya hiç de elverişli olmayan bir dizi detayı barındırmaktadır. Bu durum, 19. yüzyıl öncesinde, "yorumun", yeterince teorize edilememesine sebebiyet vermiştir. Ancak; 19. yüzyılda sesin kayıt altına alınabilmesiyle birlikte bu durum değişmiş, besteci veya teorisyen tarafından tasarlanmış olan müzikal etkinin, salt bir tahmine dayalı olmasından öteye geçilmiş; güvenilir işitsel kayıtlar sunulması, performans analizi için bir dönüm noktası olmuştur. Böylelikle, bir müzik performansının, bestecilerin kendi eserlerinin nasıl performe edilmesi gerektiğine ilişkin notlarıyla birlikte, müzikolog ve teorisyenlerin özellikle 20. Yüzyıl sonrası çalışmalarından oluşan performans analizine dair teorik külliyat ışığında incelenmesi mümkün olmuştur. Çalışmada, Beethoven Op.30 No.2 Do Minör Piyano-Keman Sonatı birinci bölümünün, performans analizleri yapılmak üzere seçilmiş üç yorumcunun, bestecinin nota üzerindeki beklentilerini ne düzeyde ve ne şekilde karşıladıkları incelenmiştir. Anahtar sözcükler : Performans, Teori, Müzik, Yorum, Analiz.

Beethoven, Ludwig vanKemanKeman sonatı+3
Umut Can Ergörün
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir Tutti'ye motif-yapı temelli analitik bakış: Gershwin, Fa Majör Piyano Konçertosu, I

Müzikte "bir eserin tematik kimliğe sahip en küçük yapı birimi" olarak tanımlanabilecek olan ve ilişkin olduğu eserin pek çok noktasında, aynen ya da farklılaştırılmış biçimleriyle defalarca yinelenen motif, bu yönüyle bütünlüğü sağlayıcı hayati bir unsurdur. Şu halde, motif-yapı analizi, bir eserde form inşasına yönelik bir değerlendirme yapabilmek için bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Literatürde çok sayıda motif analizi bulunmasına rağmen, bünyesinde caz öğelerini yoğun oranda barındıran Klasik Batı Müziği eserleri söz konusu olduğunda, motif temelli bir analitik çalışmaya neredeyse rastlanmamaktadır. "Caz ile ciddi senfonik müziği bütünleştiren" en önemli isimler arasında yer alan George Gershwin'in bir başyapıtı olarak kabul gören Fa Majör Piyano Konçertosu'nun sadece 50 ölçü uzunluğundaki birinci bölüm Tutti'si, motifsel örgü yoğunluğuyla dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, anılan Tutti üzerinde, motiflerin yinelenme ve Tutti geneline dağılma karakteristiğini ortaya koymayı amaçlayan bir motif-yapı analizi gerçekleştirilmektedir. Altı ayrı işlem basamağını kapsayan analiz; Tutti'nin, 6 ana motif grubu altında toplanan 552 motife ev sahipliği yaptığını, Tutti'de motif kullanımına sahne olmayan tek bir ölçü dahi bulunmadığını ve motiflerden dördünün, swing hissiyatı ve Charleston ritmi özelinde cazdan kaynaklandığını gözler önüne sermektedir. Anahtar Sözcükler: Gershwin, Fa Majör Piyano Konçertosu, Allegro, Tutti, motif-yapı analizi

BestekarlarBestelerGershwin, George+6
Berk Kurdoğlu
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Samuel Barber'ın Opus 6 Viyolonsel Sonatı'nın ilk bölümünde biçimsel yapı ve beklenmedik değişimler

Bu çalışmada, 20. Yüzyıl'ın en önde gelen Amerikalı bestecilerinden biri olan Samuel Barber'ın Opus 6 Viyolonsel Sonatı'nın ilk bölümü üzerinde biçimsel yapı ve beklenmedik değişimler temelinde bir analiz gerçekleştirilmiştir. Yapılan literatür taraması sonucunda, bölümün biçimsel yapısını irdeleyen kaynaklar arasında önemli farklılıklar bulunmuştur. Bu nedenle bölüm, aşamalı dört alt boyutu kapsayan bir form analizine tabi tutulmuştur. Ardından, bölümdeki beklenmedik değişimler, iki işlem basamağı izlenerek mercek altına alınmıştır. Analiz sonuçları, bölümde beklenmedik değişimin yaşandığı 10 ânın söz konusu olduğunu ortaya koymaktadır. Bunların 7'si (%70) armonik yapı, 2'si (%20) ritmik yapı, 1'i ise (%10) nüans düzeyi kökenlidir. Buradan hareketle, bestecinin, beklenmedik değişim ânı yaratmada baskın oranda armoniden yararlandığı açıkça görülmektedir.

Barber, SamuelBiçimSonat+1
Senem Hazal Taşar
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00