Ankara Music and Fine Arts University
Discipline

Müzik Teorileri Anabilim Dalı

Ankara Music and Fine Arts University

14

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

14 Theses
Master'sOpen AccessTR

Müzik eserlerinde ritmik analiz için yöntem önerisi: Silifke yöresi örneği

Teknolojinin, müzik teorisi dahil her bilimsel alan ile temas halinde oluşu yadsınamaz bir gerçektir. Uluslararası literatür incelendiğinde, bilgisayar yazılımları ile yapılan müzikal analiz çalışmalarının özellikle son yıllarda ivme kazandığı, geliştirilen yeni yazılımların farklı veri tiplerine ulaşmayı mümkün kıldığı anlaşılmaktadır. Ülkemiz özelinde ise Türk Halk Müziği eserlerine yönelik yazılım destekli analiz çalışması sayısının yok denecek kadar az olduğu görülmektedir. Bu çalışmada, Silifke yöresine ait olduğu tespit edilen 51 müzik eseri, Visual Basic for Applications programlama dilinde yazılan bir Microsoft Excel makrosu ile ritmik yönden analiz edilmiştir. Çalışmanın amacı, yörenin karakteristik ritmik yapısını ortaya çıkarmak olarak belirlenmiştir. Yöreye ait eserlerin notaları TRT repertuarı ve yayınlanmış makalelerden edinilmiştir. Analiz öncesinde verilerin dönüştürülmesi için "tartımların sayısal karşılıkları" başlığıyla oluşturulan çizelge esas alınmıştır. Analiz süreci, eserlerde kullanılan tartım adetlerini saptama ve tekrar eden ritmik yapıların tespiti amacıyla yapılan iki farklı işlemle gerçekleşmiştir. Araştırmanın devamında klasik yöntemler ile eserlerin ölçü işaretlerine göre dağılımı ve tempo bilgilerine ulaşılmıştır. Bulgular başlığı altında, elde edilen verilere dayanarak her eser kendi içinde yorumlanmıştır. Son bölümde, Silifke yöresi müzik eserlerinde sık tekrar eden ritmik yapılar başta olmak üzere; eserlerde kullanılan tartım tipleri, tempo bilgisi ve eserlerin ölçüsüne göre yüzdelik dağılımı bulgularından faydalanarak tüm yöre eserlerine genellenen çıkarımlarda bulunulmuştur. Bununla birlikte VBA programlama dili ile Türk Halk Müziği eserlerinin ritmik yönden analiz edilebildiği ve bu sayede belirli bir yöre özelindeki eserlerde tekrar eden ritmik yapıları tespit etmenin mümkün olduğu ortaya konulmuştur. Sonuç olarak elde edilen veriler yoluyla belirli bir yöreye ait müzik eserlerinin –bu çalışma özelinde ritmik- karakteristik yapısının ortaya çıkarıldığı görülmüştür.

Mersin-SilifkeMüzikMüzik eserleri+2
Yusuf Nişancı
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Erik Satie'nin Gnossienne başlığı taşıyan eserlerinin müziksel analizi

Yirminci yüzyıl Fransız bestecilerinden Erik Satie, 1889 yılında Dünya Fuarı'nda, Rumen Lăutar'ları olarak anılagelen topluluğun performanslarını dinlemesinden hareketle Gnossienne türünde eser vermeye başlamıştır. Literatürde Gnossienne başlığını taşıyan 7 adet piyano eseri olduğu bilinmektedir. Bunlardan Nr. 1-3, Trois Gnossiennes ismiyle bir arada basılmıştır. Nr. 4-6, Satie'nin vefatından yıllar sonra yayınlanmıştır. Nr. 7 ise Satie hayattayken, bestecinin farklı bir eserinin içerisinde kullanılmıştır. Bahsi geçen eserler, neredeyse bütünüyle tonal müzikten alışılagelen Majör/Minör sonoriteden ayrılan bir ses evreni sergilemektedir. Bahsi geçen ses evreninin, bestecinin kültür ortamı göz önünde bulundurulduğunda en yakın seçenek olarak modal müziğe ait olduğu düşünülmektedir. Eserlerdeki modal etkinin yanında, müzikal atmosferlerindeki benzerlik/farklılıklar da göze çarpmaktadır. Bundan hareketle, eserlerin bestelenme/yayınlanma süreçleriyle barındırdıkları müzikal ögeler arasında bir ilişki olabileceği düşünülmektedir. Bundan dolayı bu tez kapsamında Gnossienne başlıklı eserler; formal, ezgisel, tonal/modal anlayış, armonik ve ritmik yapı bakımından incelenmiştir. Eserlerde -bazı eklentileri de içerecek surette- dönüşlü tek-iki-üç kısımlı şarkı formlarının ve kemer formunun kullanıldığı tespit edilmiştir. Modal dizilerde ise ağırlıkla standartlaşmış bir ismi bulunmayan [A], [B], [C], [D] dizilerinin; Orta Çağ kilise modlarından da Dor, Frig, Lid, Miksolid, Eol, Lokr modlarının bulunduğu saptanmıştır. Dahası, incelenen iki eserin modal dizilerden ziyade arpej/akor seslerinden oluştuğu gözlemlenmiştir. Armonik yapıya gelindiğinde, tonal müziğin işlevsel armonisine, diğer bir deyişle Dominant-Tonik ilişkisine farklı bir bağlamda yer verildiği saptanmıştır. Eserlerde modal diziden akor üretme fikrinin yansıtıldığı tespit edilmiştir. Bunun yanında, daha önce -tonal müzikten alışıldığı şekilde- herhangi bir Dominant-Tonik ilişkisi gösterilmeden kullanılan Plagal Kadans'lara rastlanmıştır. Buna ek olarak, yer yer tonal müzikten alışılagelmişin dışındaki akor yapılarına ve tonal armoniyle açıklanamayan akor ilerleyişleriyle de karşılaşılmıştır. Bahsi geçen bilgilerle birlikte, eserlerin armonik eşliklerindeki ritmik yapıdaki benzerlik/farklılıklar da dikkate alınarak, eserlerin bestelenme/yayınlanma süreçleriyle içeriklerindeki benzerlikler/farklılıklar arasında bir çıkarımda bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Erik Satie, Gnossienne, mod, Lăutar.

BestekarlarBestelerFransız müziği+2
Ahmet Berat Altan
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Temel caz akorları ve modern blok armonizasyon sistem analizi

Bu çalışmada caz müziği teorisi, başlangıcından 20. yüzyıl sonlarına kadar teorik bir sıralama kurgusu ve tarihsel bir bütünlük içinde, sadelik ve anlaşılırlık ön planda tutularak sunulmaya çalışılmıştır. Yer yer yatay yapıların kullanımından bahsedilse de, genel olarak caz müziğinin dikey çoksesli yapısı incelenmiştir. Bütün teorik ve tarihsel süreç literatür taraması ve kaynak seçimi ile uluslararası standartlar gözetilerek hazırlanmıştır. Öncelikle giriş bölümünde bahsedilen teorik konuların zemini hazırlanmış, ardından takip eden yapı ile ilgili genel bilgi verilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın hangi temellere oturtulduğu ve tezin araştırma sistematiği hakkında detaylı bilgiler aktarılmıştır. Üçüncü bölümün başında, kurgulanan teorik sistematik tarihsel gelişim süreci içinde üç ana dönemde incelenmiştir. Dönemler arasındaki geçişler ve bunların müzikteki rasyonel karşılıkları, aktarılacak olan teorik bölüm için temellendirilmiştir. Ardından caz teorisi; olabilecek en temel yer olan "akor kuruluşları" konusundan başlanmak üzere ele alınmış, mümkün olduğunca geniş bir perspektifte incelenmeye çalışılmıştır. Bu sebeple ana hatları ile akor-dizi (dikey-yatay) ilişkisi de ele alınmıştır. Çalışmanın dikey çokseslilik ekseninde, "Voicing" konusu işlenmiş ve literatürde en çok yer alan ve doğrudan performans odaklı olan teknikler incelenmiştir. "Voicing", eşlik temelli bir konu olması sebebiyle öncelikle yazılmış olanın çalım teknikleri incelenmiş, ardından "Modern Akor Yürüyüşü" konusu ele alınmıştır. Bu konu, temel prensiplerden, kadansların kullanımına kadar bütün ana hatlarıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Bununla beraber, konuların anlatımında temel anlamda bir "caz armonisi" çatısı oluşturulmaya gayret gösterilmiştir. Bu kısma kadar ele alınan bütün teorik konuların bir çatı altında toplanması, çağdaş cazın temellerinden birini oluşturan Modern Blok Armonizasyon tekniğini daha anlaşılır kılmaktadır. Bu bölümün devamında teorik yapı, temel caz teorisi sistematiğinden başlanarak, 20. yüzyıl sonlarında çağdaş caz müziğinin de en önemli tekniklerinden biri olan "Modern Blok Armonizasyon" tekniği merkeze alınarak incelenmiştir. Ardından bu teknik, seçilen caz standartları üzerinden orijinal olarak örneklenmiştir. Sonuç bölümünde, öncesinde ele alınan teorik ve tarihsel yapıların objektif bir incelemesi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezin genelinde bütünleşik ve uygulamalı teori düşüncesine yönelik bir dil kullanılmış, verilen örneklerle anlatım güçlendirilmeye çalışılmıştır.

AkorArmonizasyonCaz+3
Ozancan Salurvan
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Buddy Defranco'nun "The Bright One" adlı eserinin yapısal analizi

Bu çalışma, genel bir müzik tarzı ve yaşayışı olarak caz kültürünün içinde barınan Blues ve Bebop akımının irdelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Ünlü bir caz klarinet sanatçısı olan Buddy deFranco' nun caz doğaçlaması tarzını ve yorumlayışını en güzel ifade ettiği eserlerinden olan ve 10 Ağustos 1954'te Los Angeles'ta kaydedilen The Bright One parçası, form yapısı olarak AABA, armonik yapı olarak ise Rhythm Changes olarak adlandırılan grupta yer alır. Bu çalışmada Franco'nun 12 chorus boyunca doğaçladığı eserinde kullandığı yaklaşım notaları, pentatonik diziler, majör ve minör modlar ile blues ve bebop öğelerinin kullanımı incelenmiştir. Bu çalışmanın ilk bölümünde; araştırmanın niteliği, kapsamı, önemi, amacı, evren, örneklem, metodoloji ve sınırlılıklarla ilgili detaylar aktarılmıştır. İkinci bölümde ise; çalışma için ele alınmış olan konu ile ilgili genel bilgiler yer almıştır. Bu çerçevede; ilk olarak caz türü hakkında genel bilgiler verilmiş olup cazın ortaya çıkışı ve dönemin özellikleri hakkında genel bilgiler aktarılmıştır. Caz ve Avrupa Klasik Müziği arasındaki ilişki, doğaçlama, caz standartları, blues formu ve cazın armonik yapısı konuları işlenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde; ilk olarak "The Bright One" eserinin formundan ve genel yapısından bahsedilmiştir. Ardından eserin 12 tekrarla çalınmış olan doğaçlamasının ilk 2 chorus'u ayrıntılı bir biçimde armonik ve melodik olarak analiz edilmiştir. Bu kısımdaki şekillerde, AABA şarkı formuna sahip olan eserin her bir bölümünün tamamı görülmektedir. Dolayısıyla her bir şekil 16 ölçüden oluşmaktadır. Sonrasında ise ayrıntılı melodik analiz bırakılmış ve doğaçlamanın başlangıcından itibaren benzer melodik hareketler tespit edilmiştir. Her bir chorus'un tekrar eden ezgileri bir tablo üzerinde ölçü numarası ve form yapısındaki bölümüne uygun olarak gösterilmiştir. Devamında nota üzerinde benzerlikler, şekiller vasıtasıyla birbiriyle kıyaslanmıştır. Son olarak, Buddy deFranco'nun doğaçlamasının 12 chorus'unun tamamını içeren notasyon, ekler kısmına dahil edilmiş ve sonuç kısmıyla çalışma sonlandırılmıştır.

BestekarlarBestelerCaz+4
Yasin Yavuzcan
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlhan Usmanbaş'ın "Ölümsüz Deniz Taşlarıydı" eserinin müziksel analizi

20. yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, ülkenin sanat alanındaki gelişimi için çeşitli atılımlar yapılmıştır. Bu gelişmeler kapsamında Atatürk; müzik alanında seçtiği beş yetenekli genci, eğitim almaları için Avrupa'ya göndermiştir. Böylece birinci kuşak Türk bestecileri veya "Türk Beşleri" olarak tanınan bu gençler, eğitimleri sonrasında ikinci kuşak sanatçıların yetiştirilmesinde rol almışlardır. Bu araştırmada ikinci kuşak bestecilerinden biri olan İlhan Usmanbaş'ın "Ölümsüz Deniz Taşlarıydı" piyano eserindeki kullanılan besteleme stilleri materyal analizi üzerinden incelenmiştir. İlhan Usmanbaş'ın ilk eserlerine bakıldığında; neo-klasik yapılar ve 19. Yüzyıl sonrası bestecilerinden esintiler duyulmaktadır. Bestecinin kariyerinin ilerleyen dönemlerinde, 20. Yüzyıl çağdaş besteleme stillerinden etkilendiği görülmüştür. Bahsi geçen bu stiller; 12-ton tekniği, küme anlayışı ve rastlamsal (aleatoric) müzik stilidir. Bu üç stil dışında Usmanbaş, Kemal İlerici ile bir yıllık çalışma sonucunda Türk müziği armoni kuramıyla tanışmış ve bu alanda da besteler üretmiştir. Tez konusu olarak belirlenen bestecinin "Ölümsüz Deniz Taşlarıydı" eseri incelenmiş ve bu inceleme sonucunda küçük trikordlardan yola çıkarak, çeşitli trikordların farklı şekillerde sunulduğu keşfedilmiştir. Bu ezgisel trikordların şifrelenmesinde, 12-ton sistemi terminolojisinin (original, retrograde vb.) kullanıldığı, bütün bu çekirdeklerin, ardışık olmayan 10-12 ses dizisinden hareketle ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır.

BestekarlarBestelerMüzik+3
Aysu Türkoğlu
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de lisans düzeyindeki öğretim kurumlarında verilen müzik teorisi eğitiminin karşılaştırmalı incelemesi

Bu araştırmada ülkemizde lisans düzeyindeki öğretim kurumlarında uygulanan müzik teorileri alanı derslerinin incelenmesi, benzerlik ve farklarının ortaya konulması ve alanla ilgili güncel yaklaşımların belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yapılan literatür taramasında bu konuya yakın çalışmaların olduğu, ancak kapsam açısından bu kadar geniş ve karşılaştırmalı bir çalışma olmadığı görülmüştür. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden betimleme modeli ve buna bağlı olarak içerik analizi kullanılmıştır. Bu çalışmada araştırmanın ana problemi olarak belirlenen ''Ülkemizde lisans düzeyinde uygulanan müzik teorileri alanındaki genel ve güncel öğretim yaklaşımları nelerdir?'' sorusuna belirlenen alt problemler yoluyla yanıt aranmıştır. Sırasıyla örneklem kapsamındaki üniversitelerin lisans düzeyinde uygulanan müzik teorileri dersleri incelenmiş, seçilen üniversitelerin lisans düzeyinde öğretimi sürdürülen; Müzik Teorileri ve Uygulamaları, Müzik Tarihi, Müzik Formları ve Analizi, Armoni ve Kontrpuan olarak dört ana başlıkta toplanan derslerinin içeriği incelenmiştir. Sonrasında ülkemizde lisans düzeyinde uygulanan ve dört ana başlıkta kategorize edilen müzik teorileri derslerinin, çalışmaya örneklem olarak seçilen üniversitelerin kendi içindeki ve birbirleri arasındaki karşılaştırmaları yapılmıştır. Çalışmanın alt problemleri; Ülkemizde örneklem kapsamındaki üniversitelerin lisans düzeyinde uygulanan müzik teorileri dersleri genel olarak hangi çerçevede gerçekleşmektedir? Müzik teorileri öğretiminde kurumların kendi içinde ve kurumlar arasındaki benzerlik ve farklar nelerdir? Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi İcra Sanatları Fakültesinde uygulanan müzik teorileri öğretim programının genel çerçevesi, amacı ve diğer kurumlardaki öğretim programlarından farkı nedir? olarak belirlenmiştir. Çalışmanın üçüncü alt problemine ait bulguları çerçevesinde yanıtı aranan soru, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesinin kuruluş felsefesi ile paralellik gösterdiğinden, çalışmanın bu bölümünde Üniversite hakkında çeşitli bilgilere yer verilmiştir. Bu kapsamda Üniversitenin; kuruluşu, akademik birimleri, misyon ve vizyonu kendi web sitesinde yer alan bilgiler ışığında oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda; müzik teorisi öğretimi alanındaki derslerin, konu kapsamı ve birbiriyle ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda; Müzik Tarihi, Müzik Teorileri ve Uygulamaları, Müzik Formları ve Analizi ile Armoni ve Kontrpuan başlıkları altında sınıflanabildiği görülmektedir. Bu saptamalar sonucunda, öğrenci yetiştirme amaçları farklı olan lisans düzeyindeki öğretim kurumlarının öğretim programlarında yer alan müzik teorisi alanı derslerinin; Batı Müziği, Türk Müziği ve özel alanlara yönelik olarak ve bütünleşik olmaktan daha çok müstakil olarak kurgulandığı görülmüştür. İkinci alt problemden elde edilen sonuçlara göre, üniversitelerin kendi içinde ve birbirleri arasında yapılan karşılaştırmalarda, dört başlık altında incelenen derslerde; isim, içerik ve amaç yönünden benzerlik ve farklılıkların bulunduğu görülmüştür. Müzik Teorileri ve Uygulamaları kategorisinde yer alan Batı müziği teori dersleri beş üniversitede de bulunurken Hacettepe Üniversitesinin bazı bölümlerinde bulunmadığı, yine Hacettepe Üniversitesinin bazı bölümlerinde Türk müziği teori derslerinin yer aldığı görülmektedir. Müzik Formları ve Analizi kategorisinde yer alan Batı müziği form bilgisi derslerinin Gazi Üniversitesi hariç diğer üniversitelerin bazı bölümlerinde bulunduğu, Hacettepe Üniversitesinin bazı bölümlerinde form bilgisi dersinin bulunmadığı, Akdeniz Üniversitesinde diğerlerinden farklı olarak çeşitli kültürlerin müziklerine ait genel bir form bilgisi dersi verildiği görülmektedir. Armoni ve Kontrpuan kategorisinde yer alan batı müziği armoni dersleri beş üniversitede de bulunurken Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesinin sadece bazı bölümlerinde bulunduğu görülmektedir.

Karşılaştırmalı eğitimMüzik eğitimiMüzik kuramı+1
Sıla Maş
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İvan Vişnegradskiy'in İki Piyano için Çeyrek Ses Sisteminde 24 Prelüt, Op. 22 eserindeki dikey yapıların set teorisi bağlamında analizi

Bu çalışmada yirminci yüzyılda yaşamış mikrotonal müziğe teorik ve pratik bağlamda birçok katkısı bulunmuş olan besteci İvan Vişnegradskiy'in diyatonik kromatisizm, ultrakromatisizm ve çeyrek ses sisteminin (ÇSS) esaslarını uygulaması açısından önemli olan İki Piyano için Çeyrek Ses Sisteminde 24 Prelüt eserindeki dikey yapılar ÇSSne uyarlanan set teorisi bağlamında incelenmeye ve bestecinin kurguladığı matematik temelli olan çeyrek ses ve diyatonik kromatisizm sistemlerinde tasarlanan eserdeki dikey yapıların yine matematiksel bir sistem olan set teorisiyle açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda bu çalışma beş ana başlık çerçevesinde biçimlendirilmiştir: İlk bölümde, mikrotonalite kavramı, mikrotonal müziğin tarihsel gelişimi, mikrotonal yapıların çeşitleri ve ÇSS anlatılırken, ikinci bölümde İvan Vişnegradskiy'in yaşam öyküsü, mikrotonalite kavramına yaklaşımı ve eserlerinde kullanış biçiminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde set teorisinin aktarılması ve ÇSSne uyarlanmasına çalışılmış, dördüncü bölümde eserdeki dikey yapıların set teorisi bağlamında analizine yer verilmiştir. Son olarak beşinci bölümde ise yapılan analiz bağlamındaki bulgular aktarılmış ve bulgular üzerinden varılan sonuçlar değerlendirilmeye çabalanmıştır.

Selçuk Canberk Dağtekin
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kazak müziğinin tarihsel değişim-gelişim sürecinin incelenmesi ve örnek eser analizleri

Bugün Kazakların yaşadığı ülke olan Kazakistan, Türkistan'ın geniş bozkırları ile eski Türk anayurdu Altaylar'a kadar uzanan bir coğrafyadır. Bu geniş bozkırda yaşayan halka "Kazak" denmektedir. Yüzyıllara dayanan geçmişi, bulunduğu coğrafya, göçebe bir toplum olan Kazak halkının kendi yaşam ritüellerini oluşturduğunu göstermektedir. Her toplumda olduğu gibi Kazak kültüründe de sanat önemli bir yere ve öneme sahiptir. Kazak tarihinde Korkut Ata ile özdeşleşen geleneksel çalgısıyla hikayeler anlatma geleneği Kazak Halk Müziğini büyük ölçüde ifade etmektedir. Kazak kültüründe destanların, efsanelerin hikayeleştirilerek çalgı eşliğinde (domıbra* ve kıl kobız**) söylenmesi bu geleneğe dayanır. 19. yüzyıl, Kazak Halk Müziği ve Edebiyatındaki gelişim döneminin başlangıcı olarak bilinir. Kurmangazı Sagırbayoğlu, Tattimbet Kazangapoğlu, Kazangap Tilepbergenoğlu, Dauletkerey Şıgayoğlu, Dina Nurpeysova bu dönemin en etkili ve kendinden sonrakilere tarihi miras bırakmış olan besteci ve icracılardır. 20. yüzyılda Sovyetler Birliği'nin Kazakistan'ı tamamen hakimiyeti altına aldığı süreçte; sosyal, ekonomik, politik ve kültürel değişikliklerden Geleneksel Kazak Halk Müziği de etkilenmiştir. Bu dönemde Sovyetler Birliği'nin kültürel politikaları çerçevesinde Kazak Müziği de resmi ideoloji doğrultusunda şekillendirilmeye çalışılmış ve Sovyet standartlarına uygun hale getirilmiştir. Bu dönem, Sovyetler tarafından "tek sesli ve ilkel" olarak görülen Kazak Müziği yeniden dizayn süreci olarak tanımlanabilir. Buna rağmen Kazak besteci ve araştırmacıların çabalarıyla Kazak Halk Müziği, geleneksel öğelerini korumuş ve kültürel kimlik sürdürülmüştür. Bu zor süreçte Ahmet Jubanov ve Zatayeviç isimleri ön plana çıkar. Araştırmada Kazak Müziğinin geçmişten bugüne değişim ve gelişim süreci incelenmiş, bu kapsamda özellikle geleneksel eserlerin müzik yazısına aktarım süreci ve yeni çokseslilik anlayışı sorgulanmıştır. Durum çalışması yöntemiyle yürütülen araştırmada ayrıca doküman incelemesi yapılmış, tarihi döneme tanıklık eden ya da bu süreci onlarla geçirerek içinde bulunan kişilerle görüşme yapılmıştır. Araştırma alanı ile ilgili az sayıda yazılı kaynak bulunduğundan, elde edilen verilerde karşılaştırma yoluna gidilmiştir. Notasına ulaşılamayan eserlerin ses kayıtları üzerinden transkripsiyonları yapılmıştır. İncelenen kaynaklar ve yapılan görüşmeler sonucunda; yüzyıllara dayanan ve sözlü gelenekten gelen Kazak Müziğinin 19. yüzyıl ortalarından itibaren değişim sürecine girdiği, müzik yazısına aktarımın 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren başladığı görülür. Bu dönemde Kazak halk şarkılarının derlenmesi kapsamında birçok eserin günümüze aktarılması sağlanmıştır. Gerek Sovyet bestecilerin gerekse yurt dışında öğrenim gören Kazak müzisyenlerin ülkeye dönmeleri ve Avrupa Müziği çoksesliliğini tanıtmaları, eserlerinde kullanarak duyurmaları yeni bir müzik anlayışının doğmasına sebep olmuştur. Aynı dönemde açılan müzik okulları, konservatuvarlar, opera ve orkestralar bu yeni müzik anlayışının genişleyerek yayılmasını sağlamıştır. 20. yüzyılda Kazak Müziğinin değişimi/gelişimi sürecinde besteci, eğitimci, araştırmacı olarak ön plana çıkan müzisyenler; Ahmet Jubanov, Zatayevic, Yerzakoviç, Kapan Musin, Yevgeny Brusilovsky, Sıdık Mukhametzhanov, Gaziza Jubanova, Brusilovsky ve Nurgisa Tilendiev olarak sayılabilir. Bu isimler sayesinde hem Geleneksel Kazak Halk Müziği varlığını sürdürmüş hem de Avrupa Müziği teknikleri ile birleşerek dünyaya tanıtılmıştır.

Aiymgul Bissembayeva
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fikret Amirov'un "Şur senfonik muğamı" eseri ve Azerbaycan halk ezgilerinde şur muğamının kullanım biçimlerinin karşılaştırılarak incelenmesi

Azerbaycan'ın değerli ses sanatçılarından olan Bülbül'ün (Murtuza Memmedov) teklifi üzerine Fikret Amirov'un yazmış olduğu Şur Senfonik Muğamı eseri Azerbaycan Klasik Müziği'nde çığır açmış ve önemli bir model olmuştur. Amirov, eseri yazdığı dönemde ünlü tar icracısı Gurban Pirimov'un muğam bilgilerinden ve Şur muğamının geleneksel icradan yararlanarak yeni bir türün oluşumuna nail olmuştur. Bestecinin yazmış olduğu 3 Senfonik Muğam'dan ilki olarak müzik tarihine geçen bu eser, 5 bölmeyi kapsamaktadır. Diğer 2 Senfonik Muğam eserleri gibi Şur Senfonik Muğamı eseri da belirtildiği üzere Şur muğamının şöbelerine istinaden kurgulanmıştır. Bu çalışma, F. Amirov'un Şur Senfonik Muğamı eseri ile Azerbaycan halk ezgilerinde Şur muğamının kullanım biçimlerinin karşılaştırılarak incelenmesini hedeflemiştir. Azerbaycan'ın kültürel mirası olan muğamın, reng ve tesniflerin, özellikle halk mahnılarının senfonik üslup ile harmanlanması, Fikret Amirov'un besteci olarak Azerbaycan'a kazandırdığı en önemli yapıtlardan birisi olarak değerlendirilmektedir. Betimsel ve doküman analizi yöntemleri kullanılarak yazılmış olan bu çalışmada Şur özelinde Azerbaycan muğamları, muğamın içerdiği Reng, Tesnif, Zerbi-Muğam ve halk mahnıları hakkında kısa bilgiler verilmiş, bu bilgiler üzerinden Şur Senfonik Muğamı eserinda yer alan "Ay Gadası" ve "Evleri Var Hane Hane" halk mahnılarıyla eser arasındaki benzerlik ve farklılıklar araştırılmıştır. Çalışmada halk mahnılarının muğam icrasında yer alan reng ve tesnif olarak konumlandırılması, onların uyum sağladığı ses dizilerine istinaden şöbe veya bölmelerle ilişkilendirilmesi ve senfonik üsluba uyarlanması, düzenleme sonrası almış olduğu yeni bir biçim, önemli etmen olarak değerlendirilmiş ve araştırılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bilgiler doğrultusunda ses kayıtları, halk mahnılarının notasyonu ve Şur Senfonik Muğamı eserinin partisyonu referans alınarak ve karşılaştırılarak incelenmiş, benzerlik ve farklılıklar saptanılmıştır. Çalışmanın konusu, Fikret Amirov'un Azerbaycan müziğine kazandırdığı geleneksel ve kültürel değerleri dünya çapında tanıtarak yarattığı miras ve bu unsurların birlikte kullanımının önemini ihtiva etmektedir.

Afag İsmiyeva
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki yüksek öğretim kurumlarında verilen şeflik eğitiminin incelenmesi

Bu araştırma, Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında sunulan şeflik öğretim programlarını içerik, yapı, uygulama ve etkililik açısından çok yönlü biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. Müzik eğitiminde şeflik, bireyin teknik, iletişimsel ve liderlik becerilerini bütüncül bir şekilde kullanmasını gerektiren disiplinlerarası bir alandır. Tezin temel problemi, söz konusu programların güçlü ve zayıf yönlerinin belirlenmesi olup, bu doğrultuda eğitim yapılanmasının nasıl kurgulandığı, programlar arasındaki benzerlik ve farklılıkların neler olduğu, öğrenci ve mezunların görüşleri ile eğitim sistemine yönelik değerlendirmeleri, alt problem olarak ele alınmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden betimsel araştırma ve tarama modeli kullanılmış; veri toplama sürecinde literatür incelemesi, çoktan seçmeli sorular, yazılı ve sesli görüşmeler ile Likert ölçekli anket uygulanmıştır. Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında verilen şeflik öğretim programlarının ders içerikleri analiz edilerek, şef adaylarının mesleki ve kişisel gelişimlerine olan etkileri değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda; müzikal işitme düzeyi, partisyon okuma ve çalma becerisi, solfej, ritmik çözümleme, müzik teorisi (armoni, kontrpuan, füg), şeflik tekniği, müzik topluluğuna hâkimiyet ve müzik kültürü düzeyi hem öğrenci hem de profesyonel şefler için zorunlu mesleki yeterlilikler olarak öne çıkmaktadır. Buna ek olarak, liderlik, güvenilirlik, sorumluluk bilinci ve kişisel gelişim gibi özellikler, şeflik mesleğinde zorunlu kişisel özellikler olarak tanımlanmıştır. Katılımcıların büyük çoğunluğu iletişim becerisi, olumlu beden dili, Türkçeyi doğru kullanma, yaratıcı düşünme ve genel kültür gibi faktörleri oldukça önemli kişisel yeterlilikler arasında değerlendirmiştir. Katılımcıların büyük bir kısmı mevcut şeflik öğretim programlarını temel müzik eğitimi açısından yeterli bulurken, uygulamalı eğitim boyutunun eksik olduğunu belirtmiş ve kurum dışı tamamlayıcı eğitimlere duyulan ihtiyacı vurgulamıştır. Özellikle orkestrasyon, yabancı dil, ustalık sınıfı, topluluk psikolojisi, şan ve sınıf yönetimi gibi alanlarda dış destek alan katılımcılar, bu programların mesleki gelişimlerini önemli ölçüde desteklediğini ifade etmiştir. Bu durum, şeflik eğitiminde disiplinlerarası yaklaşımların ve uygulama temelli etkinliklerin artırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında şeflik eğitiminin yapılandırılmasında bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır. Mevcut programların yeniden gözden geçirilerek; öğrenci merkezli, sahaya dayalı, liderlik ve müzikal yaratıcılığı destekleyen bir müfredat anlayışı benimsenmelidir. Araştırma, gelecekte geliştirilecek şeflik öğretim programları için yol gösterici öneriler sunmakta olup, müzik eğitiminde kalite ve etkinliğin artırılması yönünde önemli bir katkı sağlamaktadır.

Su Uğurlu
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Nağme olgusu çerçevesinde makam uygulamasına yönelik teorik çözümlemeler

Bu çalışma, Türk müziğinde makam kimliğinin belirlenmesi ve uygulanmasında "makam nağmesi" olgusunu kullanmayı amaçlamaktadır. Araştırmada, makamı tanımlayan temel unsurun her makamın kendine özgü kısa ve karakteristik ezgileri olan nağmeler olduğu varsayılmıştır. Çalışmada öncelikle, makam yapısına dair en eski kaynaklardan başlanarak günümüze kadar hareket, seyir ve nağme kavramlarını doğrudan veya dolaylı biçimde kullanan ve dönemlerinde genel kabul görmüş nazariyecilerin görüşleri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda hareket, seyir ve nağme kavramlarına ilişkin tespitler yapılmıştır. Ardından güvenilir kaynaklardan elde edilen eserler üzerinde nağme tespitleri gerçekleştirilmiştir. Nağmeler, hareketin başladığı ve sonlandığı perdelere göre numaralandırılarak sınıflandırılmış, eserlerdeki kullanım sıklığına göre değerlendirmeye alınmıştır. Daha sonra bu nağmeler başlangıç, seyir ve karar kullanımları bakımından gruplandırılmış ve her makam için Nağme Üzerinden Makam Uygulama Modeli geliştirilmiştir. Bulgular, her makamın kendi kimliğini oluşturan karakteristik nağmelere sahip olduğunu göstermektedir. Örneğin Rast makamında, başlangıç, seyir ve karar bölümlerinden rastlantısal olarak seçilen nağmelerin farklı kombinasyonları dahi yalnızca Rast makamını yansıtmış, başka bir makamın kesinlikle ortaya çıkmadığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak geliştirilen model, makamların uygulanmasında belirli kavramlara ihtiyaç duymadan, doğrudan makamın öz kimliğini belirleyen küçük ezgilere odaklanmaktadır. Bu yaklaşım, Türk müziğinde makam uygulamasına yeni bir bakış açısı kazandırmakta ve nağme merkezli bir yöntemin uygulanabilir olduğunu ortaya koymaktadır.

İlberk Kaya
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Heavy metal müzikteki dizisel ve armonik yaklaşımın death grubunda evrilmesi

Chuck Schuldiner'in önderliğindeki Death grubunun müziği, stilistik unsurlar açısından klasik heavy metal müziğinden belirgin biçimde ayrışmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, geleneksel/klasik heavy metal müziğin izleksel unsurlarını oluşturan temsil gücü yüksek rif, ezgi ve solo örneklerini referans alarak, Death'in müziğinde dizisel ve armonik açıdan nasıl farklılaştığını ve bu farklılaşmanın müzik teorisi düzeyinde nasıl yapılandığını ortaya koymaktır. Araştırmada, nota analizine dayalı betimsel açıklamalarla yürütülen armoni analizlerinde nitel yöntemler tercih edilmiştir. Araştırmanın analiz evreni, Death grubunun tüm resmi stüdyo albümlerini kapsamaktadır ve yayımlanan yedi albüm incelenmiştir. Death grubuna ilişkin olarak, son albümde dört olmak üzere, kalan her albümden temsil gücü yüksek iki parça kesiti seçilmiştir. Death grubunun müzikal dilini klasik heavy metal kalıplarından ayıran yönlerini daha sağlıklı değerlendirebilmek amacıyla, araştırma kapsamına grup öncesi ve dönemindeki heavy metal tarihinin önemli temsilcilerinden de heavy metalin gereç-teknik temsillerini içeren örnekler alınmıştır. Bu doğrultuda, Death grubuna ait 16 ve diğer gruplara ait 62 parça olmak üzere toplamda 78 parça çalışmaya dahil edilerek analiz edilmiştir. Söz konusu parçalar, armonik, dizisel, gereç-teknik ve tarihsel bağlamlar dikkate alınarak seçilmiş; karşılaştırmalı çözümlemeye temel oluşturacak referans noktaları olarak değerlendirilmiştir. Chuck Schuldiner'in bestecilik anlayışı, heavy metal müzikteki çalgı tekniğine dayalı yaklaşımların ötesine de geçerek, türün dizisel ve armonik kapasitesini genişleten özgün bir bestecilik estetiği sergilemiştir. Death grubunun albümleri boyunca sergilediği stilistik çeşitlilik, heavy metalin yalnızca agresif ve hızlı bir müzikal dil olmadığını; aynı zamanda teorik ve estetik derinliğinde yansıtılabileceği bir tür olduğunu göstermektedir.

Alternatif müzikBas gitarElektrogitar+7
Mehmet Serhat Ocaklı
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Op. 101, op. 106, op. 109, op. 110 ve op. 111'den hareketle, Beethoven'ın piyano sonatlarında gelişme bölümlerinin tematik analizi

Bu çalışma, Geç Dönem piyano sonatlarından hareketle Beethoven'ın bütün piyano sonatlarının Sonat-Allegro formundaki birinci muvmanların Gelişme bölümlerinin tematik yapısı üzerine analitik bir incelemedir. Çalışmanın Giriş bölümünde; "Beethoven'ın piyano sonatlarının sınıflandırılması" konusu ele alınmakta, ardından gelen ikinci bölümde ise çalışma yöntemi sergilenmektedir. Analiz başlıklı üçüncü bölümde, Geç Dönem'e ait her bir muvman için "uzunluk, modalite gibi genel özelliklerin ve formal yapının belirlenmesi", "Gelişme bölümlerinde rastlanılan malzemelerin, Sergi'deki formal öğelerle ilişkileri bakımından kökenlerinin saptanması" ve "söz konusu malzemelerin, Gelişme bölümü içindeki dağılımlarının saptanması" aşamalarından oluşan kapsamlı bir analiz gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında Geç Dönem piyano sonatlarının birinci muvmanlarının Gelişme bölümlerinin tematik analizi topluca değerlendirildikten sonra konu ile ilgili daha önce hazırlanmış olan Ferhat Çaylı'ya ait "Beethoven'ın Erken Dönem Piyano Sonatlarında Gelişme Bölümlerinin Tematik Analizi" (2014) ile Saime Zeynep Aydın'a ait "Beethoven'ın Orta Dönem Piyano Sonatlarında Gelişme Bölümlerinin Tematik Analizi" (2018) adlı tez çalışmalarında elde edilen sonuçlarla birlikte dönemsel olarak karşılaştırmalı ve tüm sonatlara ilişkin toplu değerlendirmelerde bulunulmuştur. Tüm dönemlere ait elde edilen bulgular ışığında muvmanların, uzunluklarına göre, "Kısa", "Orta" ve "Uzun" olmak üzere üç grup altında kümelendiği; Gelişme bölümlerinde 10 farklı malzeme çeşidinin kullanıldığı; en sık kullanılan malzemelerin Tema 1 olduğu, Tema 1'e ait malzemenin kullanım oranı dönemler ilerledikçe artış gösterdiği, Gelişme bölümlerinin başlangıç ve sonlarında, "Tema 1" ağırlıklı belirli tematik şablonların kullanıldığı; eşliklerin tematik bağlamları dışında kullanımı dönemler ilerledikçe azalma gösterdiği, sonuçlarına ulaşılmıştır.

Beethoven, Ludwig vanPiyanoPiyano sonatı+1
Yılmaz Anıl Baskı
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beethoven op.30, no.2: Tarihsel ve teorik zeminde bir performans analizi örneği

Müzik performansı analizi, canlı ya da kaydedilmiş olan müziği incelemeyi konu alan disiplindir. Aynı eserin çeşitli seslendirilişlerinde "yorum" olarak ifade edilen farklılıklar, sözlü açıklamaya hiç de elverişli olmayan bir dizi detayı barındırmaktadır. Bu durum, 19. yüzyıl öncesinde, "yorumun", yeterince teorize edilememesine sebebiyet vermiştir. Ancak; 19. yüzyılda sesin kayıt altına alınabilmesiyle birlikte bu durum değişmiş, besteci veya teorisyen tarafından tasarlanmış olan müzikal etkinin, salt bir tahmine dayalı olmasından öteye geçilmiş; güvenilir işitsel kayıtlar sunulması, performans analizi için bir dönüm noktası olmuştur. Böylelikle, bir müzik performansının, bestecilerin kendi eserlerinin nasıl performe edilmesi gerektiğine ilişkin notlarıyla birlikte, müzikolog ve teorisyenlerin özellikle 20. Yüzyıl sonrası çalışmalarından oluşan performans analizine dair teorik külliyat ışığında incelenmesi mümkün olmuştur. Çalışmada, Beethoven Op.30 No.2 Do Minör Piyano-Keman Sonatı birinci bölümünün, performans analizleri yapılmak üzere seçilmiş üç yorumcunun, bestecinin nota üzerindeki beklentilerini ne düzeyde ve ne şekilde karşıladıkları incelenmiştir. Anahtar sözcükler : Performans, Teori, Müzik, Yorum, Analiz.

Beethoven, Ludwig vanKemanKeman sonatı+3
Umut Can Ergörün
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2018
00